banner5

banner29

Bilâl-i Habeşi kimdir? Bilâl-i Habeşi‘nin hayatı...

Bilâl-i Habeşi kimdir? Bilâl-i Habeşi nerede doğmuştur? Bilâl-i Habeşi ne zaman doğmuştur? Bilâl-i Habeşi nasıl Müslüman olmuştur? Bilâl-i Habeşi nasıl hicret etmiştir? Bilâl-i Habeşi nasıl evlenmiştir? Bilâl-i Habeşi’nin cesareti, Bilâl-i Habeşi‘nin hayatı, Bilâl-i Habeşi’nin vefatı…

İslam 20.12.2019, 17:30
Bilâl-i Habeşi kimdir? Bilâl-i Habeşi‘nin hayatı...

İşte, “Bilâl-i Habeşi kimdir? Bilâl-i Habeşi nerede doğmuştur? Bilâl-i Habeşi ne zaman doğmuştur? Bilâl-i Habeşi nasıl Müslüman olmuştur Bilâl-i Habeşi nasıl hicret etmiştir? Bilâl-i Habeşi nasıl evlenmiştir? Bilâl-i Habeşi’nin cesareti, Bilâl-i Habeşi‘nin hayatı, Bilâl-i Habeşi’nin vefatı…” sorularının cevapları…

Bilal, Habeşistanlı bir köleydi. Ümeyye bin Halef in kölesi. Bilal'in yüksek ruhu bir hakikat arıyordu. Aradığı İslâm nurundan başka bir şey değildi. Peygamber Efendimiz İslâm dinini yaymaya başlayınca Bilal-ı Habeşi bu kudsi kervanın ilkler halkasında yer almakta gecikmedi. Ruhunun ezeli ihtiyacını İslamiyetle giderdi. Efendisinin işlerini aksatmamak üzere zaman zaman Resulullaha gider, mübârek sohbetini dinlerdi. Efendisi Ümeyye bin Halef Islâmiyete şiddetle karşıydı. Bilal'in Müslüman olmasını kesinlikle kabul etmezdi. Bilal'in İslâma girdiğini duyunca çılgına döndü. Yeni girdiği dinden caydırmak için her türlü baskıya başvurdu. Akıl almaz işkenceler tatbik etti. Ellerini ayaklarını bağlayarak kızgın kumların üzerine yatırır, karnının üzerine koca koca taşlar koyardı. Bu halde günlerce aç ve susuz bırakırdı. "Ya Muhammed'i inkâr eder, putlarımıza taparsın, yahut ölünceye kadar bu hal üzere kalırsın" derdi.

Bilal, şayet dininden vazgeçer, Peygambere dil uzatırsa bütün işkenceler sona erecek, âzâd bile edecekti. Fakat o sabır kahramanı Hz. Bilal, bu zâlim efendisine boyun eğmedi. Arzularının hiçbirini yerine getirmedi. "Allah" dedi. "Peygamber" dedi. Hattâ işkencelerin şiddetinden inlerken bile bir an olsun Allah'ı unutmadı. Daimâ Allah'ın birliğini haykırarak "Ehad, Ehad" dedi. Azılı müşrik Ümeyye bu işkencelerle de yetinmedi. Taşkınlığını daha da arttırdı. Hz.Bilal'in boynuna ip takıp, Mekke şaşkınlarının ellerine teslim etti. Onlar da Mekke etrafında dağ tepe demeden dolaştırıp işkence ettiler. Ümeyye, imanı zorbalıkla boğacağını sandı. Fakat aldandı. Bilal'in imanı daha da parladı. O işkencelerinin şiddetini arttırdıkça Bilal hep "Ehad, Ehad" dedi.

Bilal'in yanında bütün bu işkencelerin hiçbir değeri yoktu. Onu asıl üzen, yoluna canını koyduğu zâttan, Resulullahtan uzak kalmaktı. Resulullahın hasretine dayanamıyordu.

Bir gün yine böyle işkenceler altında inlerken yanından Hz Ebû Bekir geçti. Bilal'in bu içler acısı hâlini görünce çok üzüldü. Dayanamayarak, "Ümeyye, Allah'tan kork! Bu zorbalığa ne zamana kadar devam edeceksin?" diye çıkıştı. Ümeyye utanmaz bir tavırla, "Onu bozan sensin, putlarımızdan sen soğuttun. Çok acıyorsan, gel de kurtar" diye küstahça karşılık verdi. Hz. Ebû Bekir bir müddet düşündü. Sonra, "Tabii ki kurtarırım, benim Müslüman olmayan bir kölem vardır. İstersen Bilal'le değişelim. Hem o Bilal'den daha güçlü ve kuvvetlidir" diye teklifte bulundu. Uzun bir pazarlıktan sonra nihayet Ümeyye teklifi kabul etti. Hz. Ebû Bekir böylece Hz. Bilal'i bu işkencelerden kurtardı ve Allah için azad etti.

Bilal (r.a.) kendisini âzâd eden Hz. Ebû Bekir'e teşekkür ettikten sonra ona şöyle dedi: "Eğer beni Allah rızası için azad ettiyseniz, Allah yolunda çalışmam için beni serbest bırakın. Yok beni kendinize hizmetkâr yapmak için bu iyiliği yaptıysanız çalışacağım yeri gösterin ki, çalışayım." Bu sözler karşısında son derece duygulanan Hz. Ebû Bekir (r.a.) şöyle dedi:

"Evet, seni sâdece ve sadece Allah rızası için azad ettim. Allah rızası için çalış. Onun rızâsını kazansan bana yeter."

Resulullah ve Sahabîler müminleri namaza çağırmak için müzakerede bulunuyorlardı. Nihayet birçok Sahabînin gördüğü bir rüya üzerine mü'minlerin namaza çağrılması için ezanın bugünkü şekli benimsendi. Ve ezanı okuma vazifesi de Hz. Bilal'e verildi. Günde beş defa işittiğimiz ezanın ilki Hz. Bilâl tarafından okundu. Sabahın erken saatlerinde yanık sesiyle okuduğu ezân-ı Muhammedi, kalblerde derin izler bıraktı. Beni Neccar'dan bir kadın Bilal'in ezanıyla ilgili bir hâtırasını şöyle anlatıyor:

"Bizim ev mescidin etrafındaki evlerin en yükseğiydi. Bilâl buraya erkenden gelir, tan ağarmasını beklerdi. Tan ağarınca ezan okurdu." Onun ezanıyla mü'minler namaz kılmak üzere câmie akın ederdi. Ezan okunması emredildiği günden itibaren Resulullahın vefatına kadar, ezanı hep o okumuştur.

Bilâl'in en çok sevdiği şeylerden biri Resulullahın kendisine, "Bilal, kalk ezân oku!" hitabıydı. Resulullah, "Ne mutlu Bilalle, o müezzinlerin efendisidir" beyanıyla Bilal'e olan sevgisini dile getirmişti. Bilal Hazretleri bütün İslâm tarihinde müezzinlerin efendisi mânâsında "seyyidül-müezzinin" ünvanıyla yâdedildi.

Peygamber Efendimizin Bilal'e ezanı okuma vazifesini vermesi, İslâm düşmanlarını çılgına çevirdi. Eskiden köleleri olan biri, bugün kalkıp onları açıktan açığa Allah'a çağırıyordu. Mekke Fethinden sonra Hz. Bilal Ka'be'de ezan okurken kendi aralarında konuşan İslâmın amansız düşmanları, "Muhammed ezân okutacak şu kara kargadan başka kimse bulamadı mı?" diyecek küstahlığı gösteriyorlardı. Fakirlerin, zayıfların böylesine şeref kazanmalarını, İslâmiyet ile yücelmelerini bir türlü hazmedemiyorlardı. Hatta Hz. Peygambere, "Şu Bilal gibi fakir ve kimsesiz kişileri yanından kovarsan sana iman edeceğiz. Bunlarla eşit olamayız" diyorlardı.

İslâm düşmanlarının kin ve nefretlerine karşı Hz. Resulullahın sıcak sevgisini kazanan, kudsi medhine ve senâlarına mazhar olan Hz. Bilal, müşriklerin söylediklerine aldırmazdı. İman zevki, Resulullah sevgisi mutluluğunun kaynağıydı. Maddi refahı yoktu. Kâinatın efendisi olan Hz. Peygamberle (a.s.m.) o da aç dolaştı. Kalp ve ruhu huzur ve saadet içindeydi. Okuduğu ezanlarda o hazzı tattı, tattırdı.

Resulullah Efendimiz birgün Hz. Bilalle, "Ya Bilal, [Mirac Gecesinde] Cebrail ile birlikte Cennet'e girerken arkamda ayak seslerini duydum. Cebrail'e, 'Bu ayak sesleri kimindir?' diye sordum. Cebrail bana, 'Bilal'indir' dedi. Sen hangi hayırlı işleri yapıyorsun ki bu dereceye vardın?" diye sordu. Hz. Bilâl şöyle dedi:

"Ya Resulallah, farzları yerine getiriyorum. Bir de her zaman abdestli bulunmaya dikkat ediyorum." İşte Hz. Bilal'in mânevî mertebesini yücelten hasletlerden birkaçı bunlardı. Farzları yerine getirmek, haramlardan kaçınmak, mü'minin mânevî silâhı olan abdestli olmaya çalışmak.

Peygamberimizin (a.s.m.) hakkındaki senâsı Bilal'i gurura sevketmedi. Dâimâ tevazu ve mahviyet içinde bulundu. Kendisine faziletleri, Peygamber Efendimizin hakkındaki senâları hatırlatıldığında, "Daha dün Habeşli bir köle değil miydim?" derdi. Tevazu gösterdiğinden Cenâb-ı Hak onun mânevî makamını yüceltmişti. Cennette Resulullaha komşu eylemişti.

Hz Bilal Resulullah ile birlikte Bedir, Hendek ve Uhud gibi birçok savaşa katıldı. Cihad etti, Allah'ın kelâmını yüceltmek için çarpıştı. Resulullahın vefatı ruhunda derin bir yara açtı. Artık Medine'de kalamayacaktı. Çünkü Medine'nin dağları, taşları ona Resulullahı hatırlatıyordu. Hz. Ebû Bekir beraber kalması için çok israr ettiyse de ikna edemedi. Hz. Bilal Şam'a gitti. Şam'da Hz. Ömer'in teşrifleri esnasında okuduğu bir ezanla bütün mücâhidleri ağlattı.

Şam'da gördüğü bir rüya üzerine Medine'yi ziyarete geldi. Hz. Hasan ve Hüseyin'i Resulullahın kabri saadeti yanında gördü. Eski hatıraları tazelendi. Resulullahın vefatından sonra Medine'de hiç ezan okumamıştı. O büyük Peygamber bu fani dünyadan gittikten sonra ezan okuyamıyordu. Resulullahtan, "Bilal kalk ezan oku!" emrini almaya öylesine alışmıştı ki, ondan sonra ezan okumaya dayanamıyordu. Fakat son olarak Medine'de bir ezan okumaya karar verdi.

Okuduğu sabah ezanıyla Medine'de dağ taş, âdeta Resulullahın hasretiyle tutuştu. Sokaklar insan seli oldu. Bütün ahâlî sokağa dökülmüştü. Resulullahın devrini hatırlıyor, ağlaşıyorlardı. Sanki Resulullah kalkmış, Bilâl'e ezan okutmuştu. O gün Medine'de ağlamayan kalmamıştı. Herkes Resulullaha olan hasretini bir derece gidermişti.

Hz. Bilâl tekrar Şam'a döndü. Hicretin 20. senesinde Şam'da vefât etti.

Allah ondan razı olsun.

Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 30 Kasım 2020
İmsak 06:31
Güneş 08:02
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7