Ebû Fukeyhe kimdir? Ebû Fukeyhe‘nin hayatı...

Ebû Fukeyhe kimdir? Ebû Fukeyhe nerede doğmuştur? Ebû Fukeyhe ne zaman doğmuştur? Ebû Fukeyhe nasıl Müslüman olmuştur? Ebû Fukeyhe nasıl hicret etmiştir? Ebû Fukeyhe nasıl evlenmiştir? Ebû Fukeyhe’nin cesareti, Ebû Fukeyhe‘nin hayatı, Ebû Fukeyhe’nin vefatı…

Ebû Fukeyhe kimdir? Ebû Fukeyhe‘nin hayatı...

İşte, "Ebû Fukeyhe kimdir? Ebû Fukeyhe nerede doğmuştur? Ebû Fukeyhe ne zaman doğmuştur? Ebû Fukeyhe nasıl Müslüman olmuştur? Ebû Fukeyhe nasıl hicret etmiştir? Ebû Fukeyhe nasıl evlenmiştir? Ebû Fukeyhe’nin cesareti, Ebû Fukeyhe‘nin hayatı, Ebû Fukeyhe’nin vefatı…" sorularının cevapları...

Ebû Fukeyhe (r.a.) bir köleydi. Kalbi Islâmla nurlanmıştı. Fakat efendisi bunu hazmedemiyordu. Çünkü kendisi, kör, sağır, cansız putlara tapmaktaydı. "Nasıl olur da bir köle olduğu halde, bizim yolumuzu terk eder?" diyor, vazgeçirmeye çalışıyordu.

Ebu Fukeyhe'yi çeşitli işkencelere tâbi tutuyor, ezâ cefa çektiriyordu. O kadar ki, güneşin alev alev yanan sıcağında onu çöllere götürüyor, kızgın çakıl taşlarının ve kumların üzerine sırt üstü yatıyor, üzerine kalkamayacağı kadar ağır taşlar koyuyordu.

Ebû Fukeyhe'de zerre kadar imanından pişmanlık duygusu görülmüyordu. O an için Allah'a sığınmak ve sabretmekten başka silâhı da yoktu. Efendisi, her geçen gün onu daha değişik işkencelere maruz bırakıyordu. Ayağına bağladığı kocaman zincirlerle sokak sokak dolaştırıyordu. Ayrıca Eba Fukeyhe, çeşit çeşit hakaretlere maruz kalıyor, taş yağmuruna tutuluyor, alaya alınıyordu.

Bir ara müşriklerden Safvan b. Ümeyye onu gördü. Alay ederek, "Söyle bakalım, senin Rabbin ve Mâbudun benim babam değil mi?" dedi. Ebu Fukeyhe, yaydan fırlayan ok gibi haykırdı:

"Baban da kim oluyormuş? Benim de, senin de, babamın da, babanın da Rabbi ve Mâbudu ancak Allah'tır."

Bu cevap müşriki hiddete getirmeye yetmişti. Ebû Fukeyhe'nin boğazına takılı bulunan ipi çekmeye başladı. Yanındakilerin de kışkırtmasıyla o kadar çektiki, Ebû Fukeyhe'nin neredeyse nefesi kesilmiş, boğulacak dereceye gelmişti.

Bu sıkıntıları niçin çekiyordu? Hak ve hakikate inandığı için değil miydi? Hak dâvâ uğruna canını feda etmeye hazırdı. Dâvâ için yeri gelince fedâ edilmeyen canın, malın ne ehemmiyeti olabilirdi? Ebû Fukeyhe, imtihanı kazanmıştı. Cenab-ı Hak bir sebep halk etti. Tam o an da Hz. Ebû Bekir çıkageldi. Şefkat dolu kalbi bu işkenceye dayanamadı. Onu satın aldı ve hürriyetine kavuşturdu.

Ebû Fukeyhe (r.a.) hürriyetine kavuştuktan sonra, ikinci kafile ile Habeşistan'a hicret etti. Hicretten hemen sonra, Bedir Gazvesinden önce vefât etti.

Allah ondan razı olsun.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5