Ebu'l-Yeser kimdir? Ebu'l-Yeser’in hayatı...

Ebu'l-Yeser kimdir? Ebu'l-Yeser nerede doğmuştur? Ebu'l-Yeser ne zaman doğmuştur? Ebu'l-Yeser nasıl Müslüman olmuştur? Ebu'l-Yeser nasıl hicret etmiştir? Ebu'l-Yeser nasıl evlenmiştir? Ebu'l-Yeser’in cesareti, Ebu'l-Yeser’in hayatı, Ebu'l-Yeser’in vefatı…

Ebu'l-Yeser kimdir? Ebu'l-Yeser’in hayatı...

İşte, "Ebu'l-Yeser kimdir? Ebu'l-Yeser nerede doğmuştur? Ebu'l-Yeser ne zaman doğmuştur? Ebu'l-Yeser nasıl Müslüman olmuştur? Ebu'l-Yeser nasıl hicret etmiştir? Ebu'l-Yeser nasıl evlenmiştir? Ebu'l-Yeser’in cesareti, Ebu'l-Yeser’in hayatı, Ebu'l-Yeser’in vefatı…" sorusunun cevabı...

EBUL-YESER KİMDİR?

Ebu'l-Yeser (r.a.) Ensardandı. İkinci Akabe Biatina katılmıştı. Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara iştirak etti. Bedir Savaşında çok büyük kahramanlıklar gösterdi. Müşriklere kan kusturduğu bir sırada müşriklerin safında bulunan Peygamberimizin amcası Abbas ile karşılaştı. Onu öldürmedi. Çünkü Resulullah, amcasının öldürülmesini yasaklamıştı. "Resulullah seni öldürmeyi bize yasakladı" dedi. Hz. Abbas da, "Bu onun akraba hakkını ilk gözetmesi değildir" mukabelesinde bulundu. Ebu'l-Yeser daha sonra Abbas'ı esir aldı, Peygamberimize getirdi. Aslında Ebu'l-Yeser zayıf ve kısa boyluydu. Hz. Abbas ise güçlü kuvvetliydi.

EBUL-YESER’İN CESARETİ

Böyle biri tarafından esir edildiği için mahcubiyet duyuyordu. Peygamberimize, "Ya Resulallah, vallahi beni bu adam esir etmedi. Beni insanların en güzel yüzlüsü, başının saçı iki tarafa ayrılmış, mor bir ata binmiş, bunların içerisinde göremediğim birisi esir etti" dedi.

Ebu'l-Yeser de onu tasdik etti, "Ya Resulallah onu esir ederken hiç görmediğim bir zât bana yardımda bulundu. Onun şekli şöyle şöyleydi" dedi. Peygamberimiz (a.s.m.), "Sen onu esir alırken şerefli bir melek sana yardım etmiştir" buyurdu. Ebu'l-Yeser'in Peygamberimizin yanında ayrı bir yeri vardı. Bir defasında onun için, "Ya Rab, ona uzun ömür ihsan eyle" diye dua etmişti. Ebu'l-Yeser bu duânın bereketiyle uzun müddet yaşadı.

EBUL-YESER’İN CÖMERTLİĞİ

Ebu'l-Yeser (r.a.), sıkıntı içerisinde olanlara yardım etmekten çok büyük haz duyardı. İmkânı varsa alacağından vazgeçer, bağışlardı. İmkânı yoksa da alacağını tehir ederdi. Bu hususta Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet ederdi:

"Hiçbir gölgenin olmadığı Kıyâmet Gününde Arşın gölgesinde gölgelenmek kimi sevindirirse, borçluya mühlet versin veya alacağından vazgeçsin."

Hz. Ebu'l-Yeser, namazlarını son derece huşu içinde kılar, bütün şartlanna riâyet ederdi. Başkalarına da böyle yapmaları tavsiyesinde bulunurdu. Bununla ilgili olarak da Resulullahın şöyle buyurduğunu rivayet ederdi:

"Bazılanınız namazlarını tam olarak edâ ediyorlar. Fakat bir kısmınız namazını yarı, kiminiz üçte bir, kiminiz de dörtte bir edâ ediyor."

EBUL-YESER’İN VEFATI

Ebu'l-Yeser (r.a.) halim selim birisiydi. Yufka yürekliydi. Resulullah ile birlikte geçen günlerini hatırladıkça ona duyduğu muhabbetten ağlardı. Sebebi sorulduğunda da "Sona kaldım" derdi. Hicretin 55. senesinde vefât etti. Allah ondan râzı olsun.

Ebu'l-Yeser'in peygamberimizden rivayet ettiği bir hadisin meâli şöyledir: "Allah'ım! Yıkılmaktan, düşmekten, suda boğulmaktan, bunaklık derecesinde ki ihtiyarlıktan Sana sığınırım. Ölürken şeytanın beni aldatmasından, Senin yoluna sırt çevirmiş ve zehirli hayvanlar tarafından sokulmuş olarak ölmekten Sana sığınırım."

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2020, 16:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5