Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır?

Ramazan ayı içerisinde en sık rastlanılan terimlerden bir tanesi "Fidye" dir. Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder. Peki, Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır? Miktarı ne kadardır? İşte detaylar.

Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır?

Ramazan ayı içerisinde en ço karşılaşılan konulardan biri oaln "Fidye" konusunu Adana İl Müftüsü Dr. Hasan Çınar cevapladı. Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır? Miktarı ne kadardır? gibi sıkça sorulan sorulara verdiği yanıtlardan önce "Fidye"nin anlamı nedir ona bakalım:

FİDYE NEDİR? HANGİ DURUMLARDA GEREKİR?

Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dinî bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.

Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.” (Bakara, 2/184) buyrulmaktadır. Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkânı bulamazsa, her gününe karşılık bir fidye öder (Serahsî, el-Mebsût, III, 100; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 395-397).

Öte yandan Şâfiîlere göre Ramazan ayının kaza borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki Ramazan gelecek olursa, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar (Nevevî, el-Mecmû’, VI, 364; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 645).

Şâfiî mezhebinde fidye ödeme yükümlüğünün ortaya çıktığı bir diğer mesele de gebe ve emzikli kadınlarla ilgilidir. Emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe duyan annelerin, oruç tutamadıkları günleri hem kaza etmeleri hem de fidye vermeleri gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir (Nevevî, el-Mecmû’, VI, 267).

Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196).

Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” ile aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkânı olanların daha fazla vermesi daha iyidir (Bakara, 2/184; Merğînânî, el-Hidâye, II, 270).

İşte Dr. Hasan Çınar Hocanın Fidye hakkında sorulan sorulara verdiği cevap:

Soru: Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır? Miktarı ne kadardır?

Cevap:

İhtiyarlıktan veya iyileşme ümidi olmayan bir hastalıktan dolayı tutulamayan orucların ilerde kazası yapılamazsa bedel olarak fidyesi verilir. Eğer oruç tutacak sağlığa kavuşursa fidye vermiş olsa bile orucu tutması farzdır. Bu durumda verdiği fidye ise sadaka olur. Kişi fidye vermeden vefat ederse bıraktığı mirastan borçlar çıktıktan sonra geriye kalanın üçte biriyle ödenir. Yetmezse varislerin insafına kalmıştır. Fidyeyi verip vermemekde serbesttirler. Bu gibi işleri ölüm sonrasına bırakmamak gerekir. Ölüm her an gelebilir. Bu konuda vasiyet etmek iyi olur. 
Bir fidye bir fitre miktarıdır. 
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde bulunan Din İşleri Yüksek Kurulu titiz bir çalışmayla, her yıl fitre miktarını tesbit eder. Fidye bir kişiye de birden fazla kişiyede verilebilir. Fidye, kendilerine zekat verilen fakirlere verilir.
Selam ve Hürmetlerimle ...


Dr. Hasan ÇINAR
Adana İl Müftüsü

Habervakti.com

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2020, 13:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5