banner5

banner29

Hz. huzeyfe (Huzeyfe bin Yeman) kimdir? Hz. Huzeyfe'nin hayatı

Huzeyfe bin Yeman kimdir? Huzeyfe bin Yeman nerede doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman ne zaman doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl Müslüman olmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl hicret etmiştir? Huzeyfe bin Yeman nasıl evlenmiştir? Huzeyfe bin Yeman’ın cesareti, Huzeyfe bin Yeman‘ın hayatı, Huzeyfe bin Yeman’ın vefatı…

İslam 08.09.2020, 14:49
Hz. huzeyfe (Huzeyfe bin Yeman) kimdir? Hz. Huzeyfe'nin hayatı

İşte, "Huzeyfe bin Yeman kimdir? Huzeyfe bin Yeman nerede doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman ne zaman doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl Müslüman olmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl hicret etmiştir? Huzeyfe bin Yeman nasıl evlenmiştir? Huzeyfe bin Yeman’ın cesareti, Huzeyfe bin Yeman‘ın hayatı, Huzeyfe bin Yeman’ın vefatı…" sorularının cevapları.

HZ. HUZEYFE (HUZEYFE BİN YEMAN) KİMDİR?
HZ. HUZEYFENİN HAYATI

Resulullahın (a.s.m.) sır arkadaşıydı. Resulullah Efendimiz münafıklarla ilgili bütün sırları ona söylemişti. "Kıyâmet Gününe kadar olmuş olacak şeyleri Resulullah bana haber verdi" diyordu, Huzeyfe bin Yeman. Bundan dolayı, Hz. Ömer bir vefât olduğunda Huzeyfe’yi takip ederdi. Hz. Huzeyfe'yi cemaat arasında görmezse, o kimsenin cenaze namazına gitmezdi. Zira Huzeyfe'nin o kimsenin cenaze namazına gitmemesi, Hz. Ömer için kâfi bir delil sayılırdı. Hz. Ömer kendisinden ricâ eder, münâfıklar hakkında bilgi isterdi. Hz. Ömer bir defasında vâlileri arasında münâfık olup olmadığını öğrenmek istiyordu. Hüzeyfe (r.a.) sır vermemiş, ancak bir kişinin bulunduğunu, fakat ismini söylemeyeceğini belirtmişti. Hz. Ömer daha sonra bu şahsı öğrenmiş sonra da azletmişti. İslâm’a hizmet aşkıyla coşan Hz. Ömer'in de içinde bulunduğu bir Sahabî cemaati bir araya gelmiş, Allah'a kendileri için imkân yaratması için dûa ediyorlardı. Her biri dûasında Allah'tan farklı şeyler isteyerek onlarla hizmet etmeyi düşünüyorlardı. Kimisi ev dolusu altın istiyor, kimisi bağ bahçe ve arazi istiyor, bazılan da daha kıymetli şeyler vermesi için Allah'a duâ ediyorlardı. Fakat Hazret-i Ömer'in duası hepsinden farklıydı. "Ben," diyordu, "Allah'tan Ebû Ubeyde, Muâz bin Cebel ve Huzeyfe bin Yeman gibi mücahitler istiyorum ki, onlarla Allah yolunda hizmette bulunayım. Kendime yardımcı edineyim. "Evet, o gözü pek davâ adamı, bütün varlığını inancı uğrunda harcamaktan çekinmeyen kahramanlar istiyordu. Zaten hizmeti yapanlar da bunlar değil miydi?

Babası, Yeman lakabıyla bilinen büyük Sahabi Hisl bin Câbir'di. Uhud Savaşı sırasında yaşının büyük olması sebebiyle savaşa katılamamıştı. Resulullah, onun Medine'de kalmasını, çoluk çocuklara bakmasını istemişti. Uhud Savaşından gelen mağlubiyet haberi ruhunu feverana getirmişti. Savaşa katılmalı, İslâm düşmanlarına kan kustumalıydı. "Bugün değilse yarın kabre gireceğiz, burada ölmektense harb meydanında ölüp şehadet kazanalım" diyordu. Oğlu Huzeyfe, Allah'ın kelamını yüceltmek için cansiperâne cihad ederken, evde oturmak ağırına gidiyordu. Kılıcını kuşanıp mücâhitlere katıldı. Baba oğul birlikte savaşacaklardı. Savaşın en dehşetli anında, Hisl (r.a.) bir ara farkında olmayarak müşriklerin safına karışmıştı. O günkü savaşın parolasını da bilmiyordu. Harbin verdiği dehşetle, Müslümanlar onu tanıyamamış, başına üşüşmüşlerdi. Babasının uğradığı tehlikeyi gören Huzeyfe, "Aman ne yapıyorsunuz, bu benim babamdır" deyinceye kadar iş işten geçmiş, babası şehit olmuştu.

Huzeyfe bin Yeman kimdir? Huzeyfe bin Yeman nerede doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman ne zaman doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl Müslüman olmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl hicret etmiştir? Huzeyfe bin Yeman nasıl evlenmiştir? Huzeyfe bin Yeman’ın cesareti, Huzeyfe bin Yeman‘ın hayatı, Huzeyfe bin Yeman’ın vefatı…

Hz. Huzeyfe bu durumda ne yapmalıydı? En sevgili varlığı babası bir hata neticesinde öz dâvâ arkadaşları tarafından şehid edilmişti. Huzeyfe (r.a.), belki de tarihin kaydettiği en büyük fedakârlık örneğini gösteriyordu: Sahabelere dönerek yalnız şunu şöyledi: "Allah rahmet ve merhamet sahibidir. Bu hatânızı affeder, inşallah." Böylesine büyük bir fedakârlık numunesini gösteren Huzeyfe (r.a.) Resulullahın tayin ettiği diyetin de Müslümanlar arasında sadaka olarak dağıtılmasını istedi.

Hz. Huzeyfe, savaşlarda en mühim vazifeleri üzerine alırdı. Hendek Savaşında da müşrik ordularının durumunu öğrenmekle vazifelendirildi. Gece zifiri karanlıktı. Rüzgâr ve soğuk iliklere kadar işliyordu. Resulullahın etrafında sadece on kişi kalmış, diğerleri dağılmıştı. Bunlardan biri Hz. Huzeyfe idi. Kendisi bu hadiseyi şöyle anlatır:

"Resulullah gecenin bir kısmını namazla geçirdikten sonra bize doğru yöneldi: 'Bizim için, gidip müşriklerin ne yaptığını gördükten sonra yanımıza dönecek biri var mı? Ki ben onun Cennette bana arkadaş olmasını yüce Allah'tan dileyeyim' buyurdu. Cevap veren çıkmadı. Hepimiz korku, açlık ve şiddetli soğuk yüzünden ayağa kalkamaz durumdaydık. Sustuk. Resulullah aynı daveti tekrarladı. Yine cevap veren çıkmadı. Resulullah yavaş yavaş yanıma geldi. Üzerim de ne düşmandan korunabileceğim kalkanım, ne de soğuktan korunabileceğim bir elbisem vardı. Boyu dizlerimi geçmeyen kısa bir elbiseden başka üzerimde bir şey yoktu. Resulullah yanıma gelince utancımdan dizlerimin üzerine çöküp büzüldüm. Resulullah bana işaret ederek, 'Kimdir bu?' deyince ben, Huzeyfe'yim, yâ Resulallah' dedim. 'Beni duymadın mı? Niçin kalkmadın?' diye sordu. 'Seni hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, açlık ve soğuktan dolayı dâvetine icabet edemedim.

Resulullah şu emri vermişti: "Git, müşrikler hakkında bilgi topla. Yanıma dönüp gelinceye kadar da onlara ne ok, ne taş atacaksın; ne mızrak, ne de kılıç kullanacaksın."

Peygamberimiz (a.s.m.) teminat vermişti. Ona hiçbir zarar dokunmayacaktı. Ne açlık, ne soğuk ve ne de öldürülme tehlikesi olmayacaktı. Huzeyfe kılıcını, yayını aldı, müşriklere doğru yola koyuldu. Endişe edecek hiçbir şey kalmamıştı. Uzun bir maceradan sonra müşriklerin içine girdi, bütün malumatları alıp Resulullaha getirdi. Şiddetli açlık ve soğuğun onlara da isabet ettiğini; Ebû Süf yan'ın başında toplanmış birkaç kişiden başka hepsinin dağılıp gittiğini bildirdi. Peygamberimiz ona iltifatta bulundu.

Hz. Huzeyfe, katıldığı bütün savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermişti. Bu kahramanca hizmetiyle Cennette Resulullaha arkadaş olacağını isbat ediyordu. Nihavend Savaşında da kumandan Nu'man bin Mukarrin şehid olunca sancağı o aldı, Hemedan, Rey, Dinor gibi mühim merkezlerin fethini gerçekleştirdi.

Huzeyfe bin Yeman kimdir? Huzeyfe bin Yeman nerede doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman ne zaman doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl Müslüman olmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl hicret etmiştir? Huzeyfe bin Yeman nasıl evlenmiştir? Huzeyfe bin Yeman’ın cesareti, Huzeyfe bin Yeman‘ın hayatı, Huzeyfe bin Yeman’ın vefatı…

Hz. Huzeyfe'nin hayatta en çok çekindiği şey fitnelerdi. Şeytandan Allah'a sığındığı gibi, fitne ve fesattan da yine Ona iltica ederdi. Ona göre fitne, doğru ile yanlış, hak ile bâtılı birbirinden ayıramayacak kadar basiretsiz olmaktı. Müslümanların fikir ve zihnini bulandıran, onların mânevî hayatlanını alt üst eden fitnelerin âhir zamanda daha da yaygın olacağını belirtiyor, mü'minleri onlara karşı uyanık ve dikkatli olmaya dâvet ediyordu.

Bir defasında şöyle demişti: "Fitnenin durak yeri olan yerlerden uzak durun!" Bu ikazını duyanlar sordular: "Ey Abdullah'ın babası, Fitnenin çok olduğu durak yerleri nerelerdir?" Şu cevabı verdi: "İdarecilerin kapılarıdır. Sizden biriniz bir emirin [idarecinin) huzuruna girer, yalanı te'vil ederek tasdik eder, onda bulunmayan şeyleri de ona mal ederek anlatır.

Bu aziz Sahabisinin basiretli, ileri görüşlü ve isabetli bir fikir sahibi olduğunu yakından bilen Resul-i Müçtebâ Efendimiz onun hakperestliği hususunda şöyle buyurur: "Benden sonra size bir şahsı halife olarak tayin edebilirim, fakat siz ona itaat etmezseniz azaba çarpılırsınız. Ancak Huzeyfe ne söylerse onu tasdik edin, söylediklerini kabul edin.

Gerçekten de Hz. Huzeyfe'nin sezgisi çok kuvvetli idi. Peygamberimiz ileri de olacak hadiseleri ona haber vermekle beraber, hâdiselerin nasıl, ne şekilde hangi şartlarda meydana gelebileceğini önceden hissederdi. Bu hususiyetini bilen örnek idareci Hz. Ömer, "fitneler" hakkında onun düşüncelerini öğrenmek istiyordu. Çünkü tehlikeyi önceden sezip tedbir almak bir idarecinin başta gelen vazifelerindendi. Bununla alakalı bir hâdiseyi Hz. Huzeyfe'nin kendi ağzından dinleyelim: Buhârî'de şöyle anlatılır:

Bir gün Mü'minlerin Emîri Ömer'in (r.a.) yanında oturuyorduk. "Resululla hın (a.s.m.) fitne hakkındaki sözlerini bakalım hanginiz bellemiş" diye sordu. Ben, "İnsanın ehli, malı, evlâdı, komşusu yüzünden maruz kaldığı fitneye imtihana); namaz, oruç, sadaka, iyiliği tavsiye, kötülükten uzaklaştırma keffaret olur" dedim. Ömer (r.a.), "Hayır, sormak istediğim bu fitne değildir. Deniz nasıl kudurursa öylece kuduran fitnedir" dedi. Bunun üzerine şöyle dedim: "Ey Mü'minlerin Emîri, o fitneden sana bir şey yok. Çünkü muhakkak seninle onun arasında bir kapı vardır." Hz. Ömer "Kapı kırılacak mı?" diye soması üzerine, "Kırılacak" dedim. O da, "Demek ki, tâ Kıyamete kadar kilitlenmeyecek" dedi. O sırada bir zât Hz. Huzeyfe'ye sordu: "Ömer kapıyı biliyor muydu?" Hz. Huzeyfe: "Evet, yarından önce bu akşamın geleceğini bildiği gibi biliyordu. Benim ona söylediğim sözde yalan yanlış yoktur." "Ya kapı kimdir" şeklinde bir suale ise "Ömer'in kendisidir" cevabını vermişti.

Hz. Ömer muhkem bir kale kapısı gibi fitne ve fesadın İslâm sarayına girmesine mâni olmuştu. Fakat vefâtından sonra fitne kazanı kaynamaya başlamış, münâfiklar büyük mesafe alarak Müslümanların birliğini sarsmaya çalışmışlardı.

Zühd ve takvada müstesna bir şahsiyet olan Hz. Huzeyfe'nin bu hususiyeti, bütün hayatı boyunca ayrılmayan bir meziyet oldu. Bu meziyeti onun şahsî ha yatında açıkça görüldüğü gibi, mesuliyet gerektiren bir mevkiye geldiği zaman da hiç ayrılmadı. Hz. Ömer bu sadık dostunu Selman-ı Fârisî'den boşalan Medâin Valiliği’ne tayin etti. Yeni valinin geleceğini haber alan şehir halkının ileri gelenleri onu karşılamak için yola çıktılar. Bölge vâlisi bir merkebe binmiş olduğu halde uzaktan göründü. Şehre girdi. Azık olarak da yanında bir parça kuru ekmek, bir miktar da kurutulmuş kemikli et bulunuyordu.

Toplanan halka Halifenin mektubunu ve emirnâmesini okudu. Şehir halkı kendisinin bir isteği olup olmadığını sordular. İsteği gayet sâdeydi: "Bana yetecek bir miktar erzak ve hayvanıma yem verirseniz kâfidir." Resulullahtan tam ders alan bu örnek idarecilerin ortak vasfı, mes'uliyet makamında hiçbir zaman kendi rahat ve refahlarını düşünmemeleri, halktan birisi gibi yaşamak istemeleriydi.

Huzeyfe bin Yeman kimdir? Huzeyfe bin Yeman nerede doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman ne zaman doğmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl Müslüman olmuştur? Huzeyfe bin Yeman nasıl hicret etmiştir? Huzeyfe bin Yeman nasıl evlenmiştir? Huzeyfe bin Yeman’ın cesareti, Huzeyfe bin Yeman‘ın hayatı, Huzeyfe bin Yeman’ın vefatı…

Hz. Huzeyfe zaman zaman Müslümanlara nasihatta bulunurdu. Bir defasında halka şöyle hitap etti: "Fitnelerden sakınınız, herhangi biriniz fitneye bulaşmasın. Allah'a yemin ederim ki, kim fitneye doğru giderse sellerin pislikleri sürükleyip götürdüğü gibi, fitne de o kimseyi öylece sürükleyip götürecektir. Fitne başlangıçta hak kisvesine bürünerek başlar. Öyle ki câhil kimse onu hak zanneder. Şu halde onu gördüğünüz zaman evlerinizde oturun, kılıçlarınızı kırın ve yaylarınızın ipini kesin."

Hz. Ömer, diğer vâliler gibi Hz. Huzeyfe'nin durumunu soruşturuyor, ondan bir değişikliğin bulunup bulunmadığını öğrenmek istiyordu. Uzun müddet başarılı bir şekilde vazifesini yapan Hz. Huzeyfe Ye, Halife'nin taltifi mânidardı: "Ya Huzeyfe, ben senin, sen de benim kardeşimsin."

HZ. HUZEYFE’NİN VEFATI

Allah korkusu ve Resulullaha olan hasret, Hz. Huzeyfe Ye o kadar tesir ediyordu ki, bilhassa son zamanlarında, yani âhiret yurduna yaklaştığını anladığı sırada bu durumu iyice hissediyordu. Zaman zaman da ağlıyordu. Sordular. "Ey Peygamber dostu, neden ağlıyorsun?" Cevap verdi: "Ben dünyadan aynı kalacağıma üzülmüyorum. Aksine ölüm benim için daha sevimlidir. Lâkin Rabbimin rızâsına uygun olarak yaşayıp yaşamadığımı kesin olarak bilmiş değilim." Fâni âlemden ayrılacağı sırada ise şöyle duâ ediyordu:

"İşte bugün dünyadaki son, âhiretteki ilk günümdür. Allah'ım, Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, Sana kavuşmayı benim için hayırlı ve mübarek kıl, benim hakkımda iyi muamele et."

Hz. Huzeyfe, Hicretin 36. yılında (Milâdî 658) hayata gözlerini yumdu. Son olarak onun rivayet ettiği bir hadisi nakledelim: "İnsanın ailesi, malı, çocuklar ve komşusu ile ilgili kusurlarına namaz oruç, sadaka, iyiliği tavsiye ve kötülükten sakındırmak gibi güzel amelleri keffaret olur.

Allah ondan râzı olsun.

Yorumlar (0)
22
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 23 Eylül 2020
İmsak 05:19
Güneş 06:45
Öğle 13:02
İkindi 16:27
Akşam 19:09
Yatsı 20:29
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 2 6
2. Alanyaspor 2 6
3. Göztepe 2 4
4. Karagümrük 2 4
5. Beşiktaş 2 4
6. Hatayspor 2 4
7. Antalyaspor 2 4
8. Fenerbahçe 2 4
9. Kasımpaşa 2 3
10. Sivasspor 2 3
11. Erzurumspor 2 3
12. Kayserispor 2 3
13. Konyaspor 1 1
14. Gaziantep FK 2 1
15. Trabzonspor 2 1
16. Gençlerbirliği 2 1
17. Malatyaspor 2 1
18. Denizlispor 2 1
19. Çaykur Rizespor 2 0
20. Ankaragücü 1 0
21. Başakşehir 2 0
Takımlar O P
1. Ankara Keçiörengücü 2 6
2. Tuzlaspor 2 4
3. Samsunspor 2 4
4. Adana Demirspor 2 4
5. Adanaspor 2 4
6. Balıkesirspor 2 3
7. Bursaspor 2 3
8. Altınordu 2 3
9. Bandırmaspor 2 3
10. İstanbulspor 2 3
11. Ankaraspor 2 3
12. Ümraniye 2 3
13. Akhisar Bld.Spor 2 1
14. Altay 2 1
15. Boluspor 2 1
16. Eskişehirspor 2 1
17. Giresunspor 2 1
18. Menemen Belediyespor 2 1
Takımlar O P
1. Leicester City 2 6
2. Everton 2 6
3. Arsenal 2 6
4. Liverpool 2 6
5. Crystal Palace 2 6
6. Tottenham 2 3
7. Wolverhampton 1 3
8. Brighton 2 3
9. Aston Villa 1 3
10. Leeds United 2 3
11. Chelsea 2 3
12. Newcastle 2 3
13. Man City 0 0
14. Burnley 1 0
15. M. United 1 0
16. West Ham 2 0
17. Sheffield United 2 0
18. Fulham 2 0
19. Southampton 2 0
20. West Bromwich 2 0
Takımlar O P
1. Granada 2 6
2. Real Betis 2 6
3. Villarreal 2 4
4. Celta de Vigo 2 4
5. Valencia 2 3
6. Osasuna 2 3
7. Getafe 1 3
8. Cádiz 2 3
9. Real Sociedad 2 2
10. Real Madrid 1 1
11. Eibar 2 1
12. Huesca 2 1
13. Real Valladolid 2 1
14. Atletico Madrid 0 0
15. Barcelona 0 0
16. Elche 0 0
17. Sevilla 0 0
18. Levante 1 0
19. Deportivo Alaves 2 0
20. Athletic Bilbao 1 0