banner5

banner29

Kehf süresinin Arapça ve Türkçe okunuşu...Kehf süresinin faziletleri neler? Kehf süresinin iniş sebebi

Kehf süresinin Arapça ve Türkçe okunuşu. Kehf süresinin faziletleri neler? Kehf süresinin iniş sebebinin tüm ayrıntıları haberimizde...

İslam 17.12.2019, 13:26 17.12.2019, 13:35
Kehf süresinin Arapça ve Türkçe okunuşu...Kehf süresinin faziletleri neler? Kehf süresinin iniş sebebi

İNSANLARIN DUNİHİ ALGI VE ZANN’LARIYLA UYDURDUKLARI ZANNÎ KİŞİLİKLER VE VARSAYDIKLARI GÜÇLER ÖLÜMÜ TATMAKLA KAYBOLUR


Kehf Suresi (32-44). ayetlerin mealini hatırlayacaksınız. Serveti kuşatılıp yok edilen zalim ve zengin kişi bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kalmış halde diyordu ki: “Ah! Keşke ben Rabbime hiç bir ortak koşmamış olsaydım!”
Bu zengin ve zalim kişinin gerçeği görmesini o anda ne sağlamış olabilir acaba? Hiç ummadığı anda ve ummadığı yerden bir musibetle karşılaşınca, ilahlık gücünü kendilerinden aldığını zannettiği malının, varlığının yerle bir olduğunu görünce içine düştüğü korkunun vasfı ve derecesi, o an için, duniHİ algı ve zann’ları sebebiyle uydurmakta olduğu zannî kişilik ve güçlerin bir anda kaybolmasına sebep oldu. Bu korku sonucu zengin kişi bütün uydurduklarının kaybolduğu şokunu yaşadı ve bu şok ile gerçeği fark etti ve itiraf etti. Ancak şok geçince aynı düşüncelerde olup olmadığını bilmiyoruz, çünkü fark ettiği gerçek devam edebilir ve kişi tövbe nimetinden yararlanabilir veya tekrar eski mütekebbir haline döner. İnsanların duniHİ algı ve zann’larıyla uydurdukları zannî kişilikler ve varsaydıkları güçler ölümü tatmakla kaybolur [Bakara (166), En’am (24), En’am (94), Yunus (30), Hud (21), Nahl (87), Kasas (75), Mü’min (74), Fussılet (48) Hakka (29), Ahkaf (28)]. Dünya hayatındayken de yaşanan bazı korku tipleri vardır ki, uyduranların uydurdukları o an kendilerinden kaybolur. Dünya hayatındayken bir korku sonucu nefsine zulmeden insandan uydurdukları nasıl kaybolur, bu hal için Yunus Suresi 22 ve 23. ayetlerde inananlara bir ders verilmektedir: “Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdükleri ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah’a halis kılarak: ‘Andolsun bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız’ diye Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki, onlar yine haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey, insanlar! Taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fani dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine Biz’edir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.”


“BU İKİ FIRKANIN MİSALİ KÖR VE SAĞIR İLE GÖREN VE İŞİTEN KİMSELER GİBİDİR. BUNLARIN HALİ HİÇ EŞİT OLUR MU?”


Ayetten öğreniyoruz ki; gemideki yolcular şiddetli fırtına ve dalgaların kendilerini tam kuşattığını ve tehdit ettiğini görünce, yolcular itiraf da içeren bir dua ediyorlar ve mealen şöyle söylüyorlar: “Allahım, bizi bu zor durumdan kurtarırsan, güç ve kuvvetin yalnız sana ait olduğunu kabul edeceğiz; kendimize oluşturduğumuz ve aslında bulunmayan zannî kişiliklerimizden, iddialarımızdan ve güçlerimizden vazgeçeceğiz ve niymetlerin sahibinin Sen olduğunu, hükmün, mülkün ve gücün Sana ait olduğunu bilerek yaşayacağız; bunun için de Sana yemin ediyor, and veriyoruz.” Ancak gemi ve yolcuları Biiznillah zor durumdan çıkarıldıktan bir süre sonra insanların bir kısmı eski iddialarına ve hayat tarzlarına dönüyorlar. Çünkü zor durumdayken oluşan korkunun vasfı ve derecesi sebebiyle bir an için uydurdukları onlardan kayboldu, yani zihin ve zann ekranlarından silindi, ancak her şey normale dönünce zihin ve zann ekranı da görüntü vermeye başladı ve duniHİ ilahlar eski hallerine döndüler. Böylece Allah’la beraber başka ilah oluşturan sadrlarının hâkimiyetinde yaşamaya başladılar (Ankebut-65, 66). Yolcuların bir kısmı ise muktesid olur, ulaştığı hakikat bilgi üzerine dengeli bir şekilde yaşamak ister (Lukman-32).
5) Misaldeki zengin ve zalim kişinin nefs hali ve başına gelenlerin sebebi ayetin sonunda “dunillahi yardımcıları” tanımıyla anlatılmış ve teşhis konmuştur. Ancak duniHİ veya dunillahi tanımları asıl anlatılan mananın dışında meallendirirsek bu nefs hastalığına ya doğru teşhis koyamayız veya hiç teşhis koyamayız. DuniHİ algı ve zann’ları hakkında gerekli açıklamaları “AŞAĞILARIN AŞAĞISI” kitapçığında bulabilirsiniz. DuniHİ algı ve zann’ları ahlak biçimi ve yaşantısı hakkında da “KADER KONUSUNU ANLAYABİLMEK” kitapçığının özellikle 6. Bölümünde bilgi bulabilirsiniz. Sonuç olarak; ayetin sonunda “zengin kişinin duniHİ algı ve zann’ları ve dunillah yardımcıları fos çıkmıştır ve hükmün, mülkün ve gücün Allah’a ait olduğu görülmüştür” denilmektedir.
6) DuniHİ algı ve zann’ları sonucu “Ben duniHİ bir ilahım” diyerek bir hayat tarzı oluşturanlarla Billahi anlamda iman edip bu imana uygun hayat tarzı oluşturanların İndillah’ta eşit olmadıkları da Hȗd Suresi 24. ayet ile misal yollu anlatılmıştır: “Bu iki fırkanın misali kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların hali hiç eşit olur mu? Hala ibret almıyor musunuz?”
Dünya hayatından yararlanabilme açısından bakılınca kör ve sağır olan insanın durumu ile gören ve işiten insanın durumu kıyaslanamayacak kadar farklıdır ve gören ve işiten insanlar dünya hayatı çerçevesinde elbette daha avantajlı bir pozisyondadırlar. İşte “Amentü Billahi” diyen ile “Ben duniHİ bir ilahım” diyen açısından da böyle bir fark vardır, bunlar indillah’ta eşit değillerdir, ahiret hayatı açısından da “Amentü Billahi” diyenler çok avantajlı pozisyondadırlar. Bu misalin ileri manasında kıyaslama insanların fiziksel olarak görememe ve işitememe durumlarıyla ilgili değildir.
Abese Suresinden öğreniyoruz ki, Rasulullah (SAV) Efendimiz’in bir tebliği sırasında etrafındaki kalabalıklar arasında bulunan İbni Ümmü Mektum da bulunmaktaydı ve bu kişi gözleri göremeyen birisiydi. Efendimiz (SAV)’in tebliğine gözleri gören ve kulakları duyanlar sırt çevirmişler ve oradan birer mütekebbir olarak ayrılmışlarken, a’ma olan İbni Ümmü Mektum Rabbimizin de kendisini koruduğu bir imanlı olarak orada Efendimiz (SAV)’ yanında sapasağlam durmaktaydı.


İNSANLAR YA KALPLERİYLE AKLEDERLER YA DA SADRLARIYLA ZANNEDERLER. VARILACAK YERE HANGİSİ DOĞRU ULAŞIR?


Henüz dünya insanlarının maalesef bilimsel olarak fark edemediği bir gerçeği Rabbimiz Hac Suresi 46. ayet ile inananlara öğretmektedir: “(Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Çünkü; dolaşsalardı muhakkak ki akledecekleri kalpleri ve işitecekleri kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki; gözler kör olmaz, fakat sadrlardaki kalpler kör olur.”
Ayetten öğreniyoruz ki, kalbi kör olmuş, katılaşmış inkârcı ile kalbinde lüb aklı faaliyet gösteren imanlı İndillah’ta eşit olmaz. Bazı inananlar bazı inkârcıları sevimli bulsalar da Allah o fasıklardan razı olmaz (Tevbe-96).
Dolayısıyla insanlar ya kalpleriyle aklederler ya da sadrlarıyla zannederler. Sadrlarıyla zannederek yaşayanlar yüz üstü kapanarak yürüyenlerdir, kalpleriyle akledenler ise doğru yolda düzgün yürüyenlerdir. Bunlar eşit olurlar mı? Varılacak yere hangisi doğru ulaşır (Mülk-22)? Doğru yolu bulamayıp a’ma olan ahirette de a’ma’dır. Yol itibarıyla daha sapkındır (İsra-72).
Sadrıyla zannederek kendilerine yön verenler ürettikleri heva ve hevesleri ilah ilan edenlerdir (Furkan-43, Casiye-23, Naziat-40, 41). Bunlar kendilerine göre rabler uyduruyorlar (En’am-150). Allah insanları “Allah’a bir takım benzerler icat etmeyin” diye uyarmaktadır (Nahl-74). Nefsine zulmedenlerin uydurdukları bütün duniHİ ilahlar da Allah’ın kullarıdır (A’raf-94). İki veya daha fazla ilahın mümkün olmadığını Rabbimiz İsra-42, Enbiya-22 ve Mü’minun-91 ayetlerinde sebepleriyle birlikte bildirmiştir.
Kalpleriyle akledenler ise “ayrı bir ilah yoktur, illa Vahidul Kahhar olan Allah vardır” (Kehf-110, Sa’d-65, Zümer-4), “Rabbimiz, semaların ve Arz’ın Rabbidir. O’nun yanısıra bir ilah ilan etmeyiz” (Kehf-14) derler. Amentü Billahi diyenler bilirler ki, “İzzet Allah’ındır (Fatır-10)” ve “Kibriya Allah’ındır” (Casiye-37). Oysa “Ben duniHİ bir ilahım” diyenler kendilerine izzet oluşturanlar (Meryem-81)dır. Bu yüzden o kâfirler bir izzet arayışı ve Allah’a karşı bir muhalefet içerisindedirler (Sa’d-2). İnkârcılar ancak derin bir gaflet içerisinde bulunmaktadırlar (Mülk-20). Allah’ın dünya hayatı için insanlara verdiği mühleti kullanmaktadırlar (Al-u İmran-178). Ancak ahirette Allah zebanilere emreder: Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (Ve deyin ki:) Tat bakalım. HANİ SEN KENDİNCE ÜSTÜNDÜN, ŞEREFLİYDİN! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir (Duhan-47, 48, 49, 50).

Yorumlar (0)
18
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Pierre Loti Tepesi'nin adı değişmeli mi?
Pierre Loti Tepesi'nin adı değişmeli mi?
Namaz Vakti 29 Ekim 2020
İmsak 05:59
Güneş 07:25
Öğle 12:53
İkindi 15:43
Akşam 18:11
Yatsı 19:31
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 6 16
2. Fenerbahçe 6 14
3. Galatasaray 6 10
4. Karagümrük 6 8
5. Çaykur Rizespor 6 8
6. Kasımpaşa 6 8
7. Antalyaspor 6 8
8. Malatyaspor 6 8
9. Göztepe 6 7
10. Erzurumspor 5 7
11. Başakşehir 6 7
12. Beşiktaş 5 7
13. Gaziantep FK 6 7
14. Sivasspor 5 7
15. Hatayspor 4 7
16. Konyaspor 5 6
17. Kayserispor 5 6
18. Trabzonspor 6 5
19. Denizlispor 6 5
20. Gençlerbirliği 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 7 17
2. İstanbulspor 7 16
3. Adana Demirspor 7 14
4. Samsunspor 7 14
5. Ankara Keçiörengücü 7 13
6. Altınordu 7 13
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Balıkesirspor 7 10
10. Adanaspor 7 9
11. Akhisar Bld.Spor 7 9
12. Bursaspor 7 7
13. Menemen Belediyespor 7 6
14. Bandırmaspor 7 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 7 4
17. Boluspor 7 3
18. Eskişehirspor 7 3
Takımlar O P
1. Everton 6 13
2. Liverpool 6 13
3. Aston Villa 5 12
4. Leicester City 6 12
5. Leeds United 6 10
6. Southampton 6 10
7. Crystal Palace 6 10
8. Wolverhampton 6 10
9. Chelsea 6 9
10. Arsenal 6 9
11. Tottenham 5 8
12. West Ham 6 8
13. Man City 5 8
14. Newcastle 6 8
15. M. United 5 7
16. Brighton 6 5
17. West Bromwich 6 3
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 6 1
20. Fulham 6 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 7 14
2. Real Madrid 6 13
3. Granada 6 13
4. Villarreal 7 12
5. Atletico Madrid 5 11
6. Cádiz 7 11
7. Osasuna 6 10
8. Elche 5 10
9. Getafe 6 10
10. Real Betis 7 9
11. Eibar 7 8
12. Barcelona 5 7
13. Sevilla 5 7
14. Valencia 7 7
15. Deportivo Alaves 7 7
16. Athletic Bilbao 6 6
17. Huesca 7 5
18. Celta de Vigo 6 5
19. Levante 5 3
20. Real Valladolid 7 3