banner5

banner29

Safiyye bint-i Abdülmuttalib kimdir? Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in hayatı

Safiyye bint-i Abdülmuttalib kimdir? Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in hayatı, Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in vefatı…

İslam 01.10.2020, 15:18
Safiyye bint-i Abdülmuttalib kimdir? Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in hayatı

Hanım sahabilerden biri olan Safiyye bint-i Abdülmuttalib hakkında “Safiyye bint-i Abdülmuttalib kimdir? Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in hayatı, Safiyye bint-i Abdülmuttalib’in vefatı” gibi soruların cevapları tüm detaylarıyla haberimizde…

SAFİYYE BİNT-İ ABDÜLMUTTALİB KİMDİR?
SAFİYYE BİNT-İ ABDÜLMUTTALİB’İN HAYATI

Asr-ı Saadet İslâm meşalesini elden düşürmeyen, İslâmiyet’in gönülleri fethetmesi için canlarıyla, mallarıyla mücadele eden, bu hususta beylerinden çocuklarından geri kalmayan hanımlar da vardı. İşte dünya durdukça kalplerde, gönüllerde yaşayacak bu Sahabilerden birisi de Peygamberimizin halası Hz. Safiyye'ydi (r.a.). Hz. Safiyye, yeğenini küçük yaşından beri bir anne şefkatiyle bağrına basmış, ona annesizliğini hissettirmemek için elinden gelen fedakârlıktan geri durmamıştı. Yeğenini çok seviyordu. Onun ileride insanlar içerisinde mühim bir mevki kazanacağını tahmin ediyor, merakla ve sabırsızlıkla o günlerin gelmesini bekliyordu.

Aradan yıllar geçti. Sevgili yeğeni peygamberlikle vazifelendirildi. İnsanları İslâmiyet’e dâvet etti. Hz. Safiyye, hiç tereddüt göstermedi, imân ederek, ilk Müslümanlar halkasına katıldı. Bundan böyle, ona olan maddi ve manevi desteğini daha da arttırdı. İslâmiyet’in yayılması için canla başla çalıştı.

Fakat kaderin garip bir tecellisidir ki, kardeşi Ebû Leheb sevgili yeğenine  düşmanlık etmekte başı çekiyordu. Başta Peygamberimiz olmak üzere, bütün Müslümanlara işkence etmekten, acı çektirmekten menhus bir lezzet alıyordu. Hz. Safiyye, bu vicdansızlığa son derece üzülüyor, hiç tahammül edemiyordu.

Bir gün yine Ebû Leheb'in Resulullahı incittiğini duydu. Hemen yanına gitti ve sert bir şekilde onu ikaz etti:

"Kardeşinin oğlunu ve onun dinini yardımsız bırakmak sana yakışır mı? Ehl-i Kitap âlimleri Abdülmuttalib'in soyundan bir peygamber çıkacağını söylüyorlar. İşte o peygamber yeğenimiz Muhammed'dir" dedi. Fakat Ebû Leheb'in hakkı ve hakikati görebilecek gözü yoktu. Kalbini öfke ve kin kaplamıştı. Kardeşinin bu ikazına Cahiliye Devrinde kadının durumunu aksettiren şu cümle ile karşılık verdi: "Zaten kadınların sözleri erkeklere ayak bağıdır." Ebû Leheb'e laf anlatmanın mümkün olmadığını anlayan Hz. Safiyye mahzun bir şekilde oradan ayrıldı.

Hz. Safiyye kardeşini Resulullaha yardımcı olmaya ikna edememişti, fakat oğlu Zübeyr'in Resulullahın bir fedâisi olabilecek şekilde yetişmesi için azami gayret gösteriyordu. Disiplinli bir anneydi. Bazen hafifçe dövdüğü de olurdu. Sebebi sorulduğunda, "Yetişmesi için yapıyorum. Çünkü o ileride orduları idare edecek" derdi. Gerçekten de onun yetiştirdiği Hz. Zübeyr, İslâmiyet’in kahraman bir fedaisi oldu. Peygamberimiz (a.s.m.) "Her peygamberin havarisi, yardımcısı vardır. Benim de yardımcım Zübeyr'dir" buyurarak onu taltif etti. Ayrıca onu Cennetle müjdeledi. Böylece Hz. Safiyye Cennetle müjdelenen on Sahabiden birinin annesi olma şerefini kazanıyordu.

Peygamberimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde sevgili halası onu orada da yalnız bırakmadı. Oğlu Zübeyr'le (r.a.) birlikte Medine'ye hicret etti. Böylece Allah yolunda hicret etme faziletine de mazhar oldu.

Hz. Safiyye Allah ve Resulü uğrunda hayatını ortaya koymaktan çekinmezdi. İslâm tarihinde "Kafiri öldüren ilk Müslüman kadın" ünvanının sahibiydi. Hadise Uhud Savaşı esnasında cereyan etti. Peygamberimiz Uhud Savaşına çıkarken, sağlam olduğundan kadınları, kızları ve çocukları Hz. Hasan'ın evine yerleştirmişti. Yaşlı ve sakat olduğu için Hz. Hassan'ı da Uhud Savaşına götürmeyip evde bırakmıştı. Mücâhidler Uhud’da cansiperane kılıç sallarken, bunu fırsat bilen bir Yahudi sinsi sinsi kadınların ve çocukların bulunduğu eve yaklaştı. Savunmasız insanları şehit edip, sonra da aklısıra kahramanlık taslayacaktı. Sonrasını Hz. Safiyye'nin kendisinden dinleyelim:

"Resulullah ile irtibatımız kesikti. Zaten Resulullah ile Sahabiler yardıma gelebilecek durumda değildi. Yahudinin evin etrafından dolaşıp durduğunu görünce, Hassan'a gittim, durumu haber verdim. Bu Yahudiyi öldürmesini istedim. Hz. Hassan hem yaşlı, hem de hastaydı. 'Ey Abdulmuttalib'in kızı, Allah senden razı olsun. Bilirsin ki ben bunu yapabilecek güçte değilim' dedi. Artık vazife bana düşüyordu. Yanımızda silâh da yoktu. Elime büyük bir odun parçası aldım. Yavaşça aşağıya indim. Adamın sırtına bir darbe indirdim; adam yere serildi. Sonra öldürünceye kadar vurdum."

Böylece büyük bir tehlikeyi önleyen Hz. Safiyye yüksek bir yere çıkıp savaş alanını seyretmeye başladı. Kalbine bir sızı düşmüştü. Gözü dönmüş müşriklerin sevgili yeğenine bir zarar vermelerinden endişe ediyordu. Tam o sırada, Müslümanların mağlubiyete uğradığı haberi bir bomba gibi patlayıverdi. Hz. Safiyye daha fazla bekleyemezdi. Birkaç kadınla birlikte Uhud'un yolunu tuttu. Karşılaştığı ilk mücâhide Resulullahın sıhhatini sordu. Sağ olduğunu, fakat kardeşi Hz. Hamza'nın şehid düştüğünü öğrendi. Mübarek şehidin cesedini görmek istiyordu. Peygamberimiz (a.s.m.) onun geldiğini görünce oğlu Zübeyir'e "Anneni geri çevir, kardeşinin cesedini görmesin" buyurdu. Hz. Zübeyr annesini karşıladı ve geri dönmesini istedi. Resulullahın böyle istediğini söyledi. Fakat, Hz. Safiyye kardeşinin cesedini görmek istiyordu. Büyük bir teslimiyet ve sabır içerisinde oğluna şöyle dedi:

"Şayet kardeşime yapılanı görmeyeyim diye geri döneceksem, ben onun ke silip parçalandığını biliyorum. Kardeşim bu felakete Allah yolunda uğradı. Bundan daha büyük bir makam var mı? Biz Allah yolunda bundan daha fazlasına uğramaya da rıza gösteririz. Sabretmeye kararlıyım. Sabrımın sevabını ise sadece Allah'tan bekliyorum." Hz. Zübeyr, dayısının başında fenalaşmasından endişe duyduğu annesinin bu metaneti karşısında bir defa daha hayranlığını ifade etti. Böyle bir annenin oğlu olduğu için de Cenab-ı Hakka şükretti. Sonra Resulullaha giderek annesinin sözlerini nakletti. Peygamberimiz sevgili halasının samimiyetine inanıyordu. "O halde bırak görsün" buyurdu. Sonra da elini halasının göğsü üzerine koyup duâ etti. Hz. Safiyye, kardeşinin cesedi başına geldi. Vücudu paramparçaydı. Bazı azâları kesilmişti. Bu dehşet verici hadise karşısında Hz. Safiyye gayet sakindi, mütevekkildi. Üzerinde hiçbir şikayet emaresi görülmüyordu. Zaten onun gibi birinin kadere itiraz etmesi düşünülür müydü? Hem artık bunun manen zarardan başka hiçbir faydası olur muydu? O halde yapabileceği tek şey Cenab-ı Hakkın onun derecesini biraz daha yükseltmesi için duâ ve niyazda bulunmaktı.

Şöyle dua etti: "Allah'ım, hepimiz Senin kullarınız. Hepimiz Sana döneceğiz. Kardeşimin varsa, kusurlarını affeyle."

Onun bu sabır ve metaneti Peygamberimizi çok sevindirmişti. Onun sabrını daha da kuvvetlendirecek şu müjdeyi verdi: "Bana Cebrail (a.s.) geldi. Melekler katında Hamza'nın 'Allah'ın ve Resulünün arslanıdır' diye yazıldığını haber verdi. Bu haber gerçekten de çok sevindiriciydi. Eliyle gözyaşlarını sildi ve oradan ayrıldı. Hz. Safiyye Peygamberimizin vefatına kadar onu bir anne şefkatiyle bağrına bastı. Ona öksüzlüğünü hissetmemek için elinden gelen gayreti gösterdi. Fakat artık Resulullahın fâni dünyadan ayılıp yüce Rabbine kavuşma zamanıgelmişti. Hz. Safiyye Peygamberimizin başucunda duruyor, gözyaşlarını tutamıyordu. Bir ara Peygamberimiz ona ve sevgili kızına şu ikazda bulundu: "Ey Muhammed'in kızı Fâtıma, ey Resulullahın halası Safiyye! Allah katın da makbul ameller işleyiniz. Bana güvenmeyiniz. Çünkü ben sizi Allah'ın azabından kurtaramam." Peygamberimiz bu sözlerden biraz sonra fani hayata gözlerini kapadı.

Hz. Safiyye, metaneti, kahramanlığı yanında şairliği ile tanınıyordu. Resulullahın ardından günümüze kadar yaşayan şöyle bir şiir yazdı:

"Ey Allah'ın Resulü, sen bizim ümit kaynağımız oldun/Sen bize karşı iyilik yapandın; cefa eden olmadın./Sen esirgeyen, yol gösteren ve öğreten olmuştun/Artık bugün senin üzerine kim ağlayacaksa ağlasın./Allah'ın Resulüne anam, teyzem ve amucam./Dayım sonra kendi nefsim fedadır./Şayet insanların Rabbi Peygamberimizi bize bıraksaydı/Mesud olurduk. Fakat Allah'ın emri geçerlidir./Allah tarafından bir tahiyye olarak selâm sana olsun./Senden razı olarak Adn Cennetlerine koysun.

Peygamberimizin vefatından sonra on sene daha yaşayan Hz. Safiyye Hicreti tin 20. yılında Hz. Ömer'in hilafeti zamanında vefat etti. Medine'de Baki' Kabristanına defnedildi.

Allah ondan razı olsun.

Yorumlar (0)
19
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Koronavirüs yasakları arttırılmalı mı?
Koronavirüs yasakları arttırılmalı mı?
Namaz Vakti 26 Ekim 2020
İmsak 05:56
Güneş 07:21
Öğle 12:53
İkindi 15:47
Akşam 18:15
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 6 16
2. Fenerbahçe 6 14
3. Galatasaray 6 10
4. Karagümrük 6 8
5. Kasımpaşa 6 8
6. Antalyaspor 6 8
7. Malatyaspor 6 8
8. Göztepe 6 7
9. Erzurumspor 5 7
10. Sivasspor 4 7
11. Başakşehir 6 7
12. Gaziantep FK 6 7
13. Hatayspor 4 7
14. Konyaspor 5 6
15. Kayserispor 5 6
16. Çaykur Rizespor 5 5
17. Trabzonspor 6 5
18. Denizlispor 5 5
19. Beşiktaş 4 4
20. Gençlerbirliği 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 7 17
2. İstanbulspor 7 16
3. Adana Demirspor 7 14
4. Samsunspor 7 14
5. Ankara Keçiörengücü 7 13
6. Altınordu 7 13
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Balıkesirspor 7 10
10. Adanaspor 7 9
11. Bursaspor 6 7
12. Akhisar Bld.Spor 6 6
13. Menemen Belediyespor 6 5
14. Bandırmaspor 7 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 7 4
17. Eskişehirspor 7 3
18. Boluspor 6 2
Takımlar O P
1. Everton 6 13
2. Liverpool 6 13
3. Aston Villa 5 12
4. Leicester City 6 12
5. Leeds United 6 10
6. Southampton 6 10
7. Crystal Palace 6 10
8. Wolverhampton 6 10
9. Chelsea 6 9
10. Arsenal 6 9
11. Tottenham 5 8
12. West Ham 6 8
13. Man City 5 8
14. Newcastle 6 8
15. M. United 5 7
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 6 1
20. Fulham 6 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 7 14
2. Real Madrid 6 13
3. Granada 6 13
4. Villarreal 7 12
5. Atletico Madrid 5 11
6. Cádiz 7 11
7. Osasuna 6 10
8. Elche 5 10
9. Getafe 6 10
10. Real Betis 7 9
11. Eibar 7 8
12. Barcelona 5 7
13. Sevilla 5 7
14. Valencia 7 7
15. Deportivo Alaves 7 7
16. Athletic Bilbao 6 6
17. Huesca 7 5
18. Celta de Vigo 6 5
19. Levante 5 3
20. Real Valladolid 7 3