banner5

banner29

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr’ın hayatı

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı.

İslam 21.09.2020, 17:12
Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr’ın hayatı

İşte, "Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı." sorularının cevabı.

ÜSEYD BİN HUDAYR KİMDİR?
ÜSEYD BİN HUDAYR’IN HAYATI

Medineliler, kendilerine İslâm’ın hakikatlerini öğretecek bir muallime muhtaçtılar. Çünkü, Peygamberimiz henüz Medine'ye hicret etmemişti. Bu itibarla, İslâmiyet’i kendilerine öğretecek birisinin bulunması lâzımdı. Medineli Müslümanlar Peygamberimize müracaat ederek bu ihtiyaçlarını arz ettiler. Peygamberimiz, genç Sahabilerden Mus'ab bin Umeyr'i (r.a.) bu maksatla Medine'ye gönderdi. Hz. Musab Medine'ye gidince Es'ad bin Zürare'ye (r.a.) misafir oldu. Bundan sonra Hz. Esad'ın evi, Müslümanlar için bir tebliğ ve irşad merkezi huviyetine büründü. Burası aynı zamanda bir mektepti. Medineli Müslümanlar burada toplanıyorlar, Hz. Mus'ab'dan Kur'ân-Kerim öğreniyorlardı. Bir gün Hz. Mus'ab ile Es'ad bin Zürare Beni zafer kabilesine ait bir kuyunun başına oturmuş, sohbet ediyorlardı. Müslümanlardan bazıları da onların etrafına toplanmış, sohbetlerini dinliyordu.

Üseyd bin Hudayr ile Sa'd bin Muaz o sırada Müslüman değildi. Kalabalığı görünce son derece rahatsız oldular. Sa'd bin Muaz arkadaşı Üseyd'e, "Git de gençlerimizi yoldan çıkarmak için gelen şu iki adamı defet ve bir daha gelmemelerini söyle. Biliyorsun ki, Es'ad bin Zürare benim teyzemin oğludur. Eğer o olmasaydı bu işi sana bırakmaz, kendim hallederdim" dedi.

Üseyd de mızrağını alıp o tarafa yöneldi. Es'ad bin Zürare, Üseyd'in kendilerine doğru geldiğini görünce, Mus'ab bin Umeyr'e, "Bu, kavminin büyüğüdür. Buraya geldiğinde ona îmânı telkin et" diye hatırlatmada bulundu. Useyd onların yanına varır varmaz, "Ne işiniz var burada? Buraya gelip gençlerimizi baştan çıkarmak mı istiyorsunuz? Eğer canınızı seviyorsanız burayı terk edin!" şeklinde tehdit savurdu. Mus'ab bin Ümeyr halim selim, yumuşak huylu bir insandı. Aynı zamanda yüce bir dâvânın temsilcisiydi. Hiddet edip heyecana kapılmamalıydı. Muhatabını anlayışla karşıladı. Onu, efendiliği ve güzel ahlâkıyla mağlûp etmeye çalıştı:

"Hele bir oturuver. Biz de sana bir şey söyleyelim. Uygun görürsem edersin, yoksa bildiğini yapabilirsin."

Beklediği sert karşılığı göremeyen Üseyd sakinleşti. Daha fazla üstelemek içinden gelmedi: "Vallahi, sen insaflı konuşuyorsun" dedi ve mızrağını yere dikerek oturdu. Hz. Mus'ab ona İslâmiyet’i anlattı ve Kur'ân'dan bazı âyetler okudu. Üseyd bin Hudayr, okunan Kur'ân'ı huşu içinde dinledi. İslâm nuru yüzünde tecelli etmeye başladı.

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı.

"Bu ne güzel şey. Siz bu dine girmek için ne yapıyorsunuz?" diye hissiyatını belli etti. Hz. Mus'ab, ona gusletmesini söyledi. Gusülden sonra kelime-i şehadeti telkin etti. Üseyd bin Hudayr hiç tereddüt etmeden kelime-i şehadet getirdi ve Müslüman oldu. Daha sonra kendisini merakla bekleyen Sa'd bin Muaz'ın yanına gitti. Onun da İslâmiyet’le müşerref olmasına vesile oldu. Bu iki insanın hidayete ermesi, kendi kabileleri üzerinde de müsbet tesir bıraktı. Çok geçme den pek çok insan, îman halkasına katıldı.

Üseyd bin Hudayr bütün güç ve kuvvetini, maddî mânevî imkânlarını İslâm uğrunda kullandı. Medineli Müslümanlardan 75 kişi ile ikinci Akabe Biatına katıldı. Peygamberimizin bu Müslümanlar içerisinden seçtiği on iki temsilciden birisi de Üseyd bin Hudayr'dır.

Hz. Üseyd, hak dinin muhtaç gönüllere ulaşmasına vesile olan cihad ordularında da yer aldı. Canını ve varlığını bu yola adadı. Uhud Savaşında Evs kabilesinin sancağı Hz. Useyd'de idi. Bu savaşta cesaret ve şecaat örnekleri gösterdi. Yedi yerinden ağır bir şekilde yaralandı.

Mücahitler Medine'ye döndükten hemen sonra, Peygamber Efendimiz, müşriklerin geri dönüp Medine'ye baskın yapma ihtimalini göz önünde tutarak, Hz. Bilali, "Resululah düşmanı takip etmenizi istiyor!" diye seslenerek Müslü manlara duyurmasını emretti. Bu sırada Üseyd yaralarını tedavi ettirmek istiyordu. Resulullahın davetini işitince, "İşittim, Allah'ın Resulünün emrine boyun eğiyorum!" dedi. Silâhını eline aldı. Yaralarının tedavisine ehemmiyet vermeyerek Peygamberimizin yanına geldi. Hazır olduğunu söyledi. Cihad daveti ve Resulullahın emri, ona, bütün dert ve yaralarını unutturmuştu. Müşrikler, Hicretin 5. yılında İslâm’ı ve Müslümanları ortadan kaldırma emeliyle kalabalık bir ordu hazırlayarak Medine'ye yürüdüler.

Peygamberimiz mudaafaayı uygun buldu. Medine etrafına müdafaa hendekleri kazdırdı. Müşrikler bu tedbir karşısında şaşkına döndüler. Etrafı kuşattılar, kuşatma günlerce devam etti. Peygamberimiz kuşatmanın uzayıp gittiğini, soğuğun, kıtlık ve açlığın günden güne arttığını görünce, bir hal çaresi düşündü. Çeşitli kabilelerden meydana gelmiş olan müşrik ordusunu zayıf düşürerek morallerini bozmayı plânladı. Bunun için, Gatafanların kumandanı Uyeyne bin Hısn ile Hâris bin Avfa şöyle bir haber gönderdi: "Müslümanları muhasaradan vazgeçip yurtlarına döner giderlerse, kendilerine, Medine'nin yıllık meyve mahsulünün üçte birini veririm."

Fakat onlar üçte bire razı olmadılar ve mahsulün yarısını istediler. Peygamberimiz daha fazla vermeyince, sonunda buna razı oldular. On kişilik bir heyetle Peygamberimizin huzuruna geldiler.

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı.

Onlar Resulullahla görüşürlerken Üseyd bin Hudayr bir vesileyle Peygamberimizin yanına girdi. Uyeyne bin Hısn’ın Resulullahın karşısında ayağını uzatarak saygısız bir şekilde oturduğunu gördü. Bu saygısızca davranışa tahammül edemedi ve sert bir şekilde çıkıştı: "Topla ayaklarını! Resulullahın önünde ayaklarını ne hakla uzatıyorsun? Vallahi eğer Resulullahın huzurunda olma saydın, şu mızrağımı sana saplardım."

Gatafan kumandanın ne maksatla geldiğini öğrenince de Peygamberimize hitaben son derece saygılı bir şekilde, "Ya Resulullah! Bu, Cenab-ı Haktan gelen bir emir ise onu yerine getiriniz. Eğer bu işin altında ulvî bir gayeniz varsa, dilediğinizi yapın. Ona da bir diyeceğim yoktur. Şayet bunlardan başka, bize zarar gelmemesi için buna başvuruyorsanız, vallahi bizim onlara kılıçtan başka verecek bir şeyimiz yoktur. Onlar ne zaman bizden bir şey koparmayı umdular ki, şimdi umabilsinler" dedi.

Hz. Üseyd bu sözleriyle Allah Resulünün yapılmasını arzu ettiği bir işi nefsi istemese de teslimiyetle kabul edeceğini ortaya koyarak Resulullaha olan bağlılığını açık bir şekilde göstermiş oldu. Diğer taraftan, bu sözler, onun, Allah ve Resulünün yolunda her türlü tehlikeyi göze alacağının ve müşriklere hiçbir şekilde taviz vermeye yanaşmayacağının da bir ifadesiydi.

Üseyd bin Hudayr'ın bu konuşması Resulullahı sevindirdiği gibi, orada bulanan Sahabîleri de gayrete getirdi. Ensardan Sa'd bin Muaz, Sa'd bin Ubâde (r.a.) gibi Sahabiler de Hz. Üseyd gibi cevap verince Peygamber Efendimiz, Gatafanlılarla anlaşmaktan vazgeçti.

Uyeyne bin Hısn ile Hâris bin Avf, son derece ümitsiz ve üzüntülü olarak oradan ayrıldılar. Ashabın ihlâs, sabır ve metanetlerini, Peygamberimizin emirlerine göre hareket etmekten vazgeçmeyeceklerini görünce, Medine'yi hiçbir şekilde ele geçiremeyeceklerini anladılar. Karargâhlarına gittiler. Kabilelerinden neticeyi soranlara da şöyle itirafta bulundular:

"Meseleyi halledemedik. Biz, son derece basiretli, ileri görüşlü ve Peygamberleri uğrunda canlarını seve seve feda edebilecek bir kavim gördük. Biz de mahvolduk, Kureyşliler de mahvoldular. Kureyşliler Muhammed'e birşey yapamadan dönüp gidecekler. Muhammed de Benî Kurayza Yahudilerinin üzerine düşecek. Biz geri dönüp gidince onların hepsini, ellerini uzatıp boyunlarına bağlattırıncaya kadar kalelerinde kuşatacaktır."

Hâris sözlerine devamla, Yahudiler hakkında, "Gebersinler, Cehenneme gitsinler. Muhammed bize Yahudilerden daha hayırlıdır" dedi. Böylece Peygamberimizin düşündüğü gerçekleşmiş oldu. Gatafanlılar muhasaradan vazgeçerek yurtlarına döndüler.

Üseyd bin Hudayr, Mekke'nin fethine de katıldı. Hz. Ebû Bekir ile birlikte Peygamberimizin hemen yanı başında yer aldı. Huneyn ve Tebük Savaşlarında Evs Kabilesinin sancaktarlığını yaptı.

Hz. Üseyd, vaktinin büyük kısmını Resulullahla birlikte geçirirdi. Bir defasında Peygamberimizin mübarek sohbetini tatlı tatlı dinlerken içeri bir bedevî girmişti. Peygamberimiz adamın durumundan şüphelenmişti. "Şu adamın niyeti kötü. Su-i kastte bulunmak istiyor" buyurdu. Az sonra bedevi yaklaşarak, "Abdülmüttalib'in oğlu hanginizdir?" diye sordu. Peygamberimiz, "Benim" diye karşılık verdi. Bedevi, menhus maksadını gerçekleştirmek üzere Resulullaha doğru ilerlerken, Üseyd bin Hudayr eteğinden tutarak hızla çekti. Bir anda bedevînin, elbisesi içerisinde gizlediği hançeri ortaya çıktı. Hz. Üseyd, adamın yanına vararak onu tesirsiz hale getirdi.

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı.

Daha sonra Peygamberimiz bedeviyi sorguya çekti. Bedevi, kendisinin müşrikler tarafından kiralandığını itiraf etti. Alemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Nebi, kendisini öldürmeye gelen bedeviye, "Ben seni serbest bırakıyorum. Nereye gitmek istersen git, yahut senin için bundan daha hayırlı olanı tercih et" buyurdu ve onu İslâm’a dâvet etti. Bedevi Peygamberimizin bu âlicenaplığı karşısında, hiç tereddüt etmeden, "Allah'tan başka ilâh yoktur. Sen de muhakkak Allah'ın Resulüsün" diyerek Müslüman oldu.

Peygamber Efendimizin "Ne iyi kimsedir!" şeklinde methine mazhar olan Üseyd bin Hudayr'ın sesi çok güzeldi. Bu sesini Kur'ân okumakla süslerdi. Kur'ân okumaya başladığı zaman bambaşka bir âleme girerdi. Bir gece hurma sergisinde Bakara Sûresini okuyordu. Yanında bağlı bulunan atı birden şahlandı. Hz. Üseyd okumayı kesti, at sakinleşti. Tekrar okumaya başladı, at yine şahlandı; Üseyd sustu, at sakinleşti. Üseyd tekrar okumaya başladı. At yine şahlandı. Artık okumaktan vazgeçti. Atının yanına gitti, başını kaldırdı, semâya baktı. Birden şaşırdı. Çünkü, başının üzerinde gölgeye benzer bir sis içinde kandiller gibi birçok parıltılar gördü. Daha sonra bu gölge tabakası, içinde ışık manzumesiyle birlikte semâya çekilip gitti ve görünmez oldu. Hz. Üseyd, sabah olur olmaz hemen Peygamberimize koştu ve şöyle dedi:

"Ya Resulallah! Dün gece yarısı, hurma sergisinde Kur'ân okurken, birden bire atım ürkmeye başladı."

Resulullah, "Oku ey Hudayr oğlu!" buyurdu.

Üseyd, "Ben okumaya devam ettim. Sonra at yine şahlandı." Resulullah, "Oku ey Hudayr'ın oğlu!" buyurdu.

Üseyd, "Ben okumaya devam ettim. Sonra at yine şahlandı." Resulullah, "Oku ey Hudayr'ın oğlu" buyurdu.

Hz. Üseyd, "Ben yine okudum. Fakat at yine şahlandı" dedi.

Peygamber Efendimiz üçüncü defa, "Oku, ey Hudayr'ın oğlu" buyurdu. Hz. Üseyd devamım şöyle anlattı:

"Ya Resulullah! Ben artık okumaktan vazgeçmek zorunda kaldım. Çünkü, oğlum Yahya, ata yakın bir yerde bulunuyordu. Atın, çocuğu çiğnemesinden korktum. O sırada başımı semâya doğru kaldırıp baktığımda bulut gölgesi gibi bir beyazlık içinde kandiller misali yıldızların parlamakta olduğunu gördüm. Sonra bu beyaz gölge içindeki parlaklık manzumesi çekilip gitti. Artık onu göremez oldum."

Resulullah, "Bilir misin, onlar nedir?" diye sordu. Hz. Üseyd, bilmediği cevabını verince de şöyle buyurdu:

 "Ey Üseyd, onlar meleklerdi. Senin Kur'ân okuyan sesine gelmişlerdi. Sesini dinliyorlardı. Eğer okumaya devam etseydin, sabaha kadar seni dinlerler, insanlar da kendilerini seyrederlerdi. Onlar insanlardan gizlenmezlerdi."

Evet, Kur'ân okumak nurani ruhları, melekleri cezbeden pek güzel bir ibadettir. Sırf iyilik ve hayır yapmak için yaratılmış olan meleklerin semâdan inmesine sebeptir.

Üseyd bin Hudayr kimdir? Üseyd bin Hudayr nerede doğmuştur? Üseyd bin Hudayr ne zaman doğmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl Müslüman olmuştur? Üseyd bin Hudayr nasıl hicret etmiştir? Üseyd bin Hudayr nasıl evlenmiştir? Üseyd bin Hudayr’ın cesareti, Üseyd bin Hudayr’ın hayatı, Üseyd bin Hudayr’ın vefatı.

Üseyd bin Hudayr, ilimden bir hakikat öğrenebilmek için, bazen geç saatlere kadar Resulullahla sohbet ederdi. O meseleyi öğrenmeden rahat edemezdi. Bir gün, yine bir arkadaşıyla birlikte Resulullahın sohbetinde bulunmuşlardı. Huzurdan ayrıldıklarında ortalık iyice kararmıştı. Ellerindeki baston ışık vermeye, yollarını aydınlatmaya başladı. Birbirlerinden ayrıldıktan sonra ışık ikiye ayrıldı. Her biri kendi bastonunun aydınlığında yürüyerek evlerine gittiler.

Hz. Üseyd, Kur'ân okumak ve dinlemekten, Resulullahın sohbetinde bulunmaktan o derece huzur duyuyordu ki, âdeta bunlar ondan bir parça olmuştu. Bir sözünde, bu durumu şöyle ifade eder: "Bütün arzum, ömrümü üç hal üzere geçirmek ve bu hallerden hiçbir zaman ayrılmamaktır. Bunlar:

“Kur'ân okuduğum veya dinlediğim zamanki hâlim. Resulullahın konuşmasını dinlediğim zaman ki hâlim ve bir cenazeyi gördüğüm zamanki hâlim."

Hz. Üseyd, Hicretin 20. yılında, Hz. Ömer'in hilâfeti zamanında vefat etti. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırdı.

Allah ondan razı olsun.

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteği nasıl boluyorsunuz?
Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteği nasıl boluyorsunuz?
Namaz Vakti 21 Ekim 2020
İmsak 05:51
Güneş 07:15
Öğle 12:54
İkindi 15:52
Akşam 18:22
Yatsı 19:42
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Erzurumspor 4 7
6. Galatasaray 5 7
7. Sivasspor 4 7
8. Kasımpaşa 5 7
9. Hatayspor 4 7
10. Göztepe 5 6
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. İstanbulspor 5 12
2. Tuzlaspor 5 11
3. Altay 5 10
4. Ankara Keçiörengücü 5 10
5. Adanaspor 5 9
6. Altınordu 5 9
7. Adana Demirspor 5 8
8. Samsunspor 5 8
9. Giresunspor 5 8
10. Bursaspor 5 7
11. Balıkesirspor 5 6
12. Akhisar Bld.Spor 5 5
13. Bandırmaspor 5 5
14. Ümraniye 5 4
15. Ankaraspor 5 4
16. Eskişehirspor 5 3
17. Menemen Belediyespor 5 2
18. Boluspor 5 1
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 4 12
3. Liverpool 5 10
4. Leicester City 5 9
5. Arsenal 5 9
6. Wolverhampton 5 9
7. Tottenham 5 8
8. Chelsea 5 8
9. West Ham 5 7
10. Leeds United 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Cádiz 6 10
6. Granada 5 10
7. Real Betis 6 9
8. Atletico Madrid 4 8
9. Barcelona 4 7
10. Sevilla 4 7
11. Osasuna 5 7
12. Elche 4 7
13. Valencia 6 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3