banner5

06.02.2020, 17:45

Karabulutlar üzerimizden niçin kalkmıyor?

Bismillahirrahmanirrahıım

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allahımıza hamd; Başöğretmenimiz, Önderimiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehl-î Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Mümin kardeşlerimize, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olanlara, Din ve Vatan muhafızı Gazi ve Şehidlerimize salat ve selam olsun!

Depremler, seller, tsunamiler, çığ düşmeleri, uçak, tren ve araba gibi trafik kazaları, savaşlar, cinayetler, mikroplar, virüsler, hastalıklar ve ölümler...!

Dünya’ya gönderilen Hz. Âdem (a.s)’in evlatlarının kıyamete kadar sürecek kulluk imtihanlarındandır!

Doğumlar, bayramlar, düğünler, tatiller, eğlenceler, servetler, şöhretler de kıyamete kadar sürecek imtihanlarımızdandır!

Varlıkta da yoklukta da, sağlıkta da hastalıkta da her an imtihandayız!

"Ant olsun ki sizi bazen (Ölüm, kazalar, deprem, sel vs. afetler, düşman saldırısı gibi ) korkularla, bazen açlık ve yoksullukla, bazen de servetinizi, sağlığınızı ve ürünlerinizi elinizden alarak imtihan edeceğiz. (tedbirleri alarak bu imtihanlar karşısında isyan etmeden) sabredenleri müjdele!

“O sabırlı Mü’minler ki, (başlarına bir imtihan olarak üzücü bir olay) bir musibet geldiği zaman, "Bizler zaten Allah'a aidiz ve sonunda hepimiz ona döneceğiz. Sahip olduğumuz bütün nimetler, bize Allah'ın emanetidir ve istediği zaman elbette geri alacaktır. ” derler. (Bakara s. 155-156) İlahi uyarılarının imtihanındayız!

Kulluk imtihanının gereği; olağan ve olağanüstü musibetlerin ve tabiat olaylarının acı neticeleri karşısında maddi ve manevi tedbirleri alıp tüm bunlara sabrederek itaat etme özgürlüğümüz de var! Tedbirsizlik ve isyan hürriyetimiz yani özgürlüğümüz de var! Her iki durumda da tercih bizim!

Dünya’ya gelen ve gelecek her insan; acıları ve mutlulukları mutlaka tadacaktır!!

Yaşlı Meşhur Arab şairinin ;

“ Evladım! Dünya’nın sıkıntıları bitmez! Sevinçleri de bayramlar gibi kısadır ve geçicidir! Evladım! Uzun ömrümün tecrübesiyle Dünya hayatının özeti şudur: Dünya’da rahat yoktur! Ancak varlıkta da yoklukta da ve her şartta rahatın ve mutluluğun devamlı olduğu tek ilaç ve tek yol Allah’ı anmak, Allah’a kul olmak ve Allah’ı her şeyden ve herkesten çok sevmektir” dediği gibi kalbler ve ruhlar ancak Yaratıcımız, Yaşatıcımız Ve Yöneticimiz Allah’ımızı anmak ve O’nun her emir ve yasağına boyun eğmekle huzur bulur!

“Peki, bunlar, her yıl defalarca çeşitli belâ ve musibetlerle imtihan edildiklerini görmüyorlar mı ki, hâlâ bunlardan ibret alıp tövbe etmiyorlar?” (Tevbe S.126) ilahi mesajı, musibetlerden ders almayan ve günahlarını savunup tövbe etmeyen nifak ehlinin bolluk ve darlıktaki acı hallerinden bahseder! Bollukta Allah’ı unutur, darlıkta ise Allah’a yalvarır! ,

Darlık ve sıkıntı geçince yeniden Allah’a kulluğu terk ederek şeytan ve aveneleriyle beraber isyana devam ederler! Tövbeyi yani hatalardan,yanlışlıklardan ve günahlardan dönmeyi unutur!

Gerçek mü’minler ise; “Ey inananlar, hepiniz kötülüklerden, günahlardan tövbe edip topluca Allah’a yönelin ki, dünyada ve âhirette mutluluğa ve kurtuluşa erebilesiniz.” İlahi mesajındaki talimata her zaman uyarlar! Varlıkta Allah’a kulluk ile şükreder, yoklukta ve darlıkta da Allah’a teslimiyet şuuruyla sabrederek Allah’a kulluk görevlerine devam ederler!

Netice;

Ana Hayat Yasamız Kur’an-ı Kerim “...Unutmayın ki; Sadece Allah'ı zikirle, anmakla (Allah'ın övünç kaynağı kelâm olan Kur’an-ı okuyarak, anlayarak ve yaşayarak) kalpler ancak huzura kavuşur, sükûnet bulur” ( Rad S.28) buyurarak; felaketler karşında depresyonlara ve psikolojik buhran ve bunalımlara düçar olan insanı tedavi edecek tek ilacın Allah’a kulluk olduğunu hatırlatır.

Huzur; Allah’ı Zikir ve şükürdür.

Bizi bu nimetlerden uzaklaştırmaya çalışan nefis, şeytan ve rejimleriyle Cihad’dır!

Ferdinde, toplumlarında ve devletlerinde görevi budur! Nefsini, Ailesini ve Vatandaşlarını Allah’a bağlı, sağlam bir İman ve amel şuuruyla sonsuz Hayat Ahiret Yurduna hazırlamaktır! Sahtekârlığı, suiistimali, yolsuzluğu, yoksulluğu, buhranları, bunalımları, cinayetleri ve işgalleri önlemenin en önemli yolu budur!

Zira; Dünya rahatı az, sıkıntısı çok bir cezaevidir! İçinde az misafir kalınacak geçici bir handır! İstikrar yurdu, ceza ve mükâfat yurdu sadece Ahiret Hayatıdır! Akıllı insan az kalacağı yer için sonsuz kalacağı ebedi yurdunu unutmaz! Asla İhmal etmez!

Nefislerini, nesillerini ve vatandaşlarını hepimize bir nefes yakın olan ölüm ve ötesi Ahiret Yurduna hazırlamayanların vay hallerine!

Allah (c.c), tüm bela ve musibetleri ölüm gelmeden kendisine dönenerek, önlemeye çalışan kullarının yar ve yardımcısı olsun! Dünya’da da iyilikleri ve mutlulukları, Ahirette de iyilik ve mutlulukları lütfetsin! Üzerimizdeki karabulutları İslam’ın tedbir, dua, tövbe ve rahmet rüzgarlarıyla kaldırsın! Amin.

Salı Akşam saat 20.30'da, Akit TV ve Kanal 68 tv’den canlı olarak yayınlanan MİLLİ DİRİLİŞ programında buluşmak ve daha kapsamlı konuşmak duasıyla Allah'a emanet olunuz.

Hak, Adalet, İlim, İman ve Terbiyeyle oluşacak ahlak ve İrfan toplumuyla Fethin sembolü Ayasofya'mızın açılması, Mescid-i Aksa'mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız kutlu olsun.

Selam, sevgi ve duayla...

Şevki Yılmaz

www.sevkiyilmaz.net

www.habervakti.com

Twitter:

@sevkiyilmaz

Facebook:

@sevkiyilmaztr

@sevkiyilmaz1955

Yorumlar (5)
yılmaz bay 13 ay önce
Ahmed Yesevî hazretleri vakitlerinin bir çoğunu Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmekle, talebelerine zâhirî ve bâtınî ilimleri öğretmekle geçirirdi. Çok kısa bir zaman ayırarak, kaşık ve kepçe yapardı. Bir öküzü vardı. Bu öküzün sırtına bir heybe asar, içine de yaptığı kaşık ve kepçeleri koyardı. Bu öküz pazara çıkar, istiyenler kaşık veya kepçe alırlar, ücretlerini yine heybeye koyarlardı. Ücretini vermeyen olursa, öküz o kimsenin peşini bırakmaz, nereye gitse peşinden o da giderdi. Aldığı şeyin ücretini heybeye koymadıkça, o kimsenin yanından ayrılıp başka yere gitmezdi. Öküz, akşam olunca Hâce Ahmed hazretlerinin evine gelirdi. Hâce hazretleri heybedeki paraları talebelerinin ihtiyâçları için sarfederdi.
Ahmed Yesevî hazretlerinin şöhreti, kerâmetleri her tarafa yayılıp, talebelerinin sayısı yüz bine yaklaşınca, kendisini çekemeyenler, Allahü teâlânın evliyâsına düşman olanlar, bu zâta iftira edip, sohbet meclislerinde örtüsüz kadınlar da geliyor, erkeklerle birlikte oturuyorlar dediler ve bunu kendilerine ma’rifet sayarak etrâfa yaydılar. Bu şâyi’ayı duyan makam sahipleri, ba’zı müfettişler vazîfelendirerek bu durumu araştırmalarını emrettiler. Bu müfettişler, Ahmed Yesevî hazretlerinin ders verdiği meclise gelip, gizlice araştırmalar yaptılar. Her şeyin, herkese açık olduğu bu yerde, insanlardan ve kanunlardan saklı uygunsuz bir şeyin bulunmadığını gördüler. Söylenilenlerin tamamen asılsız olduğunu, bu zâta iftira etmek için uydurulduğunu bildirdiler.
Hâce Ahmed Yesevî ( radıyAllahü anh ), kendisine iftira edenlere bir ders vermek istedi. Bunların bulunduğu bir meclise geldi. Elinde ağzı mühürlü bir kutu vardı. Orada bulunanlara hitaben: “Baliğ olduğu günden bu âna kadar, sağ elini avret mahalline hiç uzatmamış bir velî zât istiyorum. Kim vardır? Bu mühim kutuyu ona teslim edeceğim” buyurdu. Hiç kimse çıkamadı. O sırada, Ahmed Yesevî’nin ( radıyAllahü anh ) talebelerinden, Hâce Atâ isimli zât oraya geldi. Hâce Ahmed hazretleri kutuyu bu talebeye verip, bu kutuyu Horasan ve Mâverâünnehr memleketlerine götürmesini emretti.
Talebe kutuyu alıp, bildirilen yere vardı. Her tarafa haber salınıp, âlimler ve Hâce hazretlerine iftira edenler geldiler. Herkes, bu kutunun içinde ne olduğunu merak ediyordu. O talebe, toplananlara, bu kutuyu hocası Ahmed Yesevî hazretlerinin gönderdiğini söyleyip kutuyu açtı. Kutu açılınca, herkes gördükleri manzara karşısında donakaldılar. Kutunun içinde bir miktar ateş ve bir miktar da pamuk
Salih Yıldız 13 ay önce
Acayip hadiseler deccal küfü yıkılana, sahte mehdiler bertaraf olana kadar artarak devam edecek.
Muhammet Poyraz 13 ay önce
Allah cc razı olsun hocam
M mehmet Akçay 13 ay önce
Hocam ALLAH Sizden Razı olsun bizleri aydılatıyorsunuz Aydınlanmayan katı kalpleride Rabbim yumuşatsın İNŞALLAH Hürmetler Hocam
Mehmet efe 13 ay önce
Hz.Allah yaptığın hayırlı konuşmalarını cennetine sebep kılsın.selamlarımla.
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?