Kelbistan

Abone Ol

Emperyalizm... Türkçe mealiyle sömürgenlik cereyanı... Şekilden şekile bürünüp yapacağından zerre miskal sapmıyor. 17. Yüzyılda "kara büyü" ile hortlatılıp, alem-i insanlığa musallat edilmiş bir mumya... Tarih denen bilim(?) etrafından dolaşsa da peygamber kıssalarından tanıyıp bildiğimiz şer şebekesi... Vesveselerin üzerinde yükselen ifsad mekanizması...

Emperyalizm, köpekleşme temayülünü kullanmakta çok mahir... Zira emperyalizmin köpeği çok! Derenin taşıyla derenin kuşunu avlamak eskimez taktik... Çok sıkıştı mı iti ite kırdırıp ombudsman(!) bile kesilebilir. Ya da son kullanma tarihi dolan itini azıttığı da görülmüştür.

Çöreklenmediği coğrafya kalmış mıdır bilinmez? Lakin nihai hamle için, kanlı tırnaklarını manikürle gizlemeye dahi gerek duymayacak kadar aceleci epeydir. Karabasan misali dünyanın üstüne çöküşü aşikâr... Koskoca küre... Sömürgen güruh için... Zahir... Şikâr! Yani av... Köpeksiz av olmaz malum...

Tekno-pagan tamtamları çalınırken... Çalıntı renklerle bezemeye çalıştığımız ümit duvarı ecel teri dökedursun... Fiziki hamakat ile sanal akıl(?) arasında bir yerde... Eğilmeyenin kırıldığı yahut ahtapot tarafından yumuşak yumuşak sarıldığı vâki... Adım başı hayal kırıklığı, adım başı şâki... Farkındalığın farkında olmak fuzuli, uyaroğlu meşrebince uyurgezerlik bâki...

Laf köpekten açılınca... Köpeksiz köyde değneksiz dolaşmak... Aykırı esen yellerle Cervantes'e selam yollamak ne kadar benzeşik... Bir de bağlı taşların hikayesi var malum... Anglo-Sakson kafası "It's raining cats and dogs" demiş sağanaklara... Hakikaten coğrafyalara kedi köpek yağıyor! Kediler neyse de... Harita ve halitaların köpeklerle imtihanı çok çetin... Hükmü kaldı mı acep; kan, kemik ve etin?

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }