Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, sözlerine İstanbul Barosu'nun ilk kadın başkanı olan Filiz Saraç'ı tebrik ederek başladı.

Filiz Saraç'ı tebrik etti

Kılıçdaroğlu, "İstanbul Barosu seçimleri yapıldı, ilk kez bir kadın İstanbul Baro Başkanı oldu; Filiz Saraç. Kendisini kutladım ama önemli olan şu bütün CHP'nin kendisini kutladığını ifade etmek için de buradan tekrar kendisini kutluyorum. Gezici mahkemeler istemiyoruz, onlara son vereceğiz. Adalet neredeyse onu arayıp bulacağız." dedi.

"Birikimlerimizi, vizyonlarımızı, heyacanlarımızı yarıştıralım"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yüreğin yetiyorsa çık karşıma." sözlerine karşılık veren Kılıçdaroğlu, "'Birikimlerimizi, vizyonlarımızı, heyacanlarımızı yarıştıralım' diyor bana meydan okuyor Erdoğan. Kendisine her yerde, her ortamda vizyonsa vizyon, bilgiyse bilgi, kültürse kültür, tarihse tarih ne istiyorsan çık karşıma açıkça seninle konuşalım.

"Hodri meydan diyorum"

Korkma Erdoğan korkma ben adam yemem. Bilgiyle, birikimle gel karşıma neden korkuyorsun? Vizyon konuşacakmış gelsin konuşalım. 50 tane televizyonun var, 100 tane gazeten var. Ben söyledim yine söylüyorum. Sizin lideriniz neden bir Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkmaya cesaret edemiyor? 27.5 yıl devlete hizmet ettim. Kul hakkı yiyen birisi, kul hakkı yemeyenin karşısına çıkamaz, işin temelinde bu var. Bakanlarını, danışmanlarını, prompterını da al neyi alırsan çık karşıma. Hodri meydan diyorum."

"85 milyonu kucaklayacağız"

Kişisel bir hırsımız yok diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Biz bu ülkenin kalkınması için Türkiye'de huzurun olması için mücadele eden bir partiyiz. 85 milyon kardeşimiz duysun hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonu kucaklayacağız. Bütün karamsarlığına rağmen güzel imzaların da atıldığı bir Türkiye'deyiz." diye konuştu.

"Gezi'ye buradan selam göndermek benim boynumun borcudur"

Gezi olayları sonucu tutuklananların ailelerini ağırlayan Kılıçdaroğlu, "Gezi olayları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, vatandaşlarının haksızlık karşısında yükselttikleri sestir. Bu ses bir bayraktır. Bu bayrak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bayrağıdır. Demokrasi, adalet bayrağıdır o bayrak. Milyonlarca gencimizin haykırdığı, adalet istediği bir bayraktır.

Yargılanıyorlar. 13. Ağır Ceza Mahkemesi bir soru bile sormadan, bir tek tanık bile dinlemiyor, delil var mı yok mu onu bile araştırmıyor 'Sizi hapse atacağım' diyor. Vicdan sahibi olanların vicdanına havale ediyorum bu duruşmayı. Ne olursa olsun, bedeli ne kadar ağır olursa olsun bu ülkeye adaleti ya getireceğim ya getireceğim. Adalet kutsal bir kavramdır. Bu kadar tahrip edemezsiniz adaleti. 6 aydır içerideler. Tek soru sorulmadan. Vera'yı babasıyla buluşturacağım ahtım var. Gezi'ye buradan selam göndermek benim boynumun borcudur." ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Ankara'da oturup ben dert dinledim diyemezsiniz"

"Anadolu farklı bir şey. Eğer dert dinlemek, sorunları yerinde görmek istiyorsanız Anadolu'ya gideceksiniz. Ankara'da oturup ben dert dinledim diyemezsiniz. Gidiyor bir yere beyefendi, valiler il başkanı gibi çalışıyorlar. AK Partili yöneticiler evlere giremediği için devletin memurlarını gönderiyorlar.

Bakan Varank'tan Davutoğlu'na: Yanına suyundan koydun mu tamam Bakan Varank'tan Davutoğlu'na: Yanına suyundan koydun mu tamam

"Bu devlete bir tek fabrika dahi yapmadılar"

Bu fabrikanın önünde bir toplantı yaptım. Sendika temsilcisi de geldi pancar ve tütün üreticileri de geldi. Hepsine söz verdim. Şunu söyledim; '20 yıldır AK Parti hükümetlerinin yaptığı bir tek fabrika var mı?' Mesela gübre fabrikası, mesela şeker fabrikası yaptın mı? Şimdi bütün çiftçilere söylüyorum, gübreyi alıyorum pahalı diyorsun, gübre fabrikasını niye yapmıyorlar diye soracaksın? Bu devlete Allah rızası için bir tek fabrika dahi yapmadılar. Ama yapılanların tamamını sattılar ve yediler. Açık ve net söylüyorum AK Parti iktidarları yeni bir fabrikayı yapabilecek düşünceye sahip değiller. Onlar tam anlamıyla bir yıkım ekibidirler. Her şeyi yakıp yıktılar. Bütün fabrikaları!

"Bütün taşeron işçilerini kadroya geçireceğiz"

Bir umutsuzluk dalgası var. Bu dalgayı yok edeceğiz inşallah. Teşvik yapmışlar bunlar. Yeni bir sanayi bölgesi var. Nuri Demirağa'nın adını vermişler çok teşekkür ederiz. Oraya 28 Aralık 2021 tarihli bir kararname ile orası cazibe merkezi ilan edilmiş. Diğer sanayi bölgeleri ilan edilmemiş.  Doğal olarak Sivaslı üretici diyor ki nasıl rekabet edeceğim. Bir il teşvik açısından ikiye bölünür mü, çifte standart olur mu! Bunu da kaldıracağız. Hızlı tren açacağız demişler. Sivaslı kardeşime söyledim, bu kadar yalana yeter deyin.

Türkiye'de hangi kurumda olursa olsun bütün taşeron işçilerini kadroya geçireceğiz. Devlet taşeron mu çalıştırır ya!"