Korona, tarım ve hayvancılık üzerine

Sanırım sanayi, tarım ve hayvancılık konusunda yeni acil bir planlamaya ihtiyaç var. DPT bu konuda yeniden aktif hale getirilebilir mi? Bu sadece “Bilim Kurulu”nun üstesinden gelebileceği bir konu değil. Bu üç alanın senkronize bir şekilde çalışması gerek. Özellikle tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi 1. derecede önemli. Ayrıca hayati öneme sahip sanayinin belirlenerek, üretimin devamı gerek.

Özellikle tarım belli mevsimlerde yapılan bir iş. Onu öne ya da arkaya almanız mümkün değil. Seracılıktan söz etmiyorum. Konuyu ithalat ve ihracata yönelik ticari faaliyet olarak söylemiyorum. 

Aslında tarımsal üretim için komşu, bölge ya da eskiden kurulan bağlantılar çerçevesinde kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç var. Bu konuda barter yöntemi daha kolay bir çözüm olabilir. Rusya’dan buğday alalım onlara domates, sebze gönderelim mesela. Bizim ve hayvanlarımız için temel gıda ihtiyacımız ne, patates mi, mısır mı? Onlara öncelik verelim. McDonald’s ve benzeri gıda zincirleri kapalı olduğu için onların talep ettiği patates ve soğan yerine kendi yerli ırklarımıza dönebiliriz artık.

Şeker tüketimi de azaltmalıyız. Peki şeker pancarı yerine ne ekelim? Mısır, ayçiçeği ekimi bu anlamda yeniden ele alınmalı.

Bunların depolanması, dağıtımı, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması nasıl olacak?

Nisan’dan başlayarak ekim mevsimi geliyor. Hasad mevsimi geliyor. Çiftçilerin mazot, elektrik, ekipman, tohum, ilaç, gübre ve pazar sorunlarının çözülmesi gerek. Bakın ABD korona tedbir paketinde daha geniş alanlara kenevir ekilmesini programına aldı. Radyasyon ve oksijen konusunda bu konuda hayati önem sahip. Aylardır söylüyoruz ama dinleyen yok. Kenevir tohumu gümrükte bekliyor. 19 il sınırı kaldırılmadı. THC ve CBD konusundaki talepler görmezden geliniyor. Bırakın teşviği açıkça bu iş değişik bahanelerle engelleniyor. Yazıktır, günahtır yapmayın. Nisan başında kenevir ekimi başlayacak. Gümrükteki tohumu ısıl işlemden geçirip murdar edip verecekler. Mevzuat böyleymiş. Değiştirin mevzuatı, Allah’ın emri mi bu! Acil durum var, Afet ve Kriz komitesi içinde “Kamu yararı” komisyonu kurun. Elini yıka evde kal, bize güven, gerisini merak etme sen! Siz de bize güvenin biraz! Siz bizim için varsınız. Siyaset güven değil denetim müessesesidir.

Sebze başta olmak üzere, tarım için ekim zamanıdır. Bu iş uzun sürecek. Yarın gıda da ithal edemeyebiliriz. Bugünden tedbir alınmazsa işimiz zor. Ekimi, hasadı, işlemesi, depolanması kolay ürünlere yönelelim. Hasad edilecek ürünlerin kolay işlenip depolanabileceği şartları hazırlayalım. Üzümü ne yapacağız, inciri ne yapacağız, fındığı, fıstığı ne yapacağız.

Bir de endemik tür bitkiler konusu var. Kekik de toplamalıyız, keçiboynuzu da meyan da sahlep de. Üretmeden tüketemeyiz. Sadece şarkılarla, türkülerle, alkışlarla bu işi çözemeyiz. Üniversitelerimizde, özel şirketlerde bir sürü sağlık ve gıda ile ilgili ARGE’ler var. Bunlar Ankara’da muhatap bulamıyor. Birileri hâlâ işin ticaretinde, ihale kapmaya çalışıyor, aracılar ortalıkta cirit atıyor. Onlar her yere ulaşabiliyorlar. Nasıl oluyor bu iş!

Tarım, havaya, suya, toprağa ve insana bağlı. Hammadde girip ürün almıyorsunuz. Her şey zamana bağlı. Tarım çalışanlarının sağlığını nasıl garantiye alacağız? Mevsimlik işçi olayı da olmayacak. Bakın tarım da sanayileşti artık. Fidanı biri yetiştiriyor, eken başkası, işleyen başkası, satan başkası. Bunları nasıl buluşturacaksınız? Şu anda durum ne, kim ne kadar ekecek. Hangi tohumu kullanacak?

Biber, kabak, fasulye, hıyar, patlıcan, domates ekecek miyiz, ekmeyecek miyiz, ne kadar ekeceğiz, kim nereye ekecek. Patates, soğan, mısır, ayçiçeği, hayvan yemi de önemli bu arada.

Rusya tahıl ihracatını durdurdu. Ciddi anlamda buğday açığımız var. Arpa, yulaf da önemli.. Bakın hayvancılık için de kenevir önemli. Yem olarak da önemli, buzağı ölümlerine karşı ilaç olarak da virüse, bakteriye karşı da önemli. Kenevir bal üretimi için de, insan sağlığı için olduğu gibi hayvan sağlığı içinde, zeytin, incir, elma, diğer meyve sebze üretimi için de önemli. Oksijen salgılıyor ve haşeratı uzaklaştırıyor.

Sütün üretimi, işlenmesi, o da ayrı bir konu. Et üretimi ve dağıtımı ayrı bir planlama gerektiriyor. Tavuk çiftliklerinin durumu ne olacak, regülasyon nasıl sağlanacak. İhracat da yok, ithalat da. Bakliyatta durum ne?

Boşaltılan okullar, spor salonları, stadyumlar, depolama, işleme, hatta spor salonları sera için kullanılamaz mı? Kiraz, ardından vişne geliyor. Tarımın yeniden planlanması ve acil bir destek programına ihtiyaç var. Geç kaldık, yarın aceleye getirirsek, işler daha da içinden çıkılamaz hale gelir. Bakın ne ihracat ne de ithalat bugünkü şartlarda olmayacak. Tarımda insan ve hayvan sağlığı önemli. Bırakın her yere kenevir ekilsin. Köylüyü bilgilendirelim. Afyon üreticisi gibi o da ürününe sahip çıkar. Tarım araçları ve tarımsal üretim sanayisinin envanterini çıkarıp, yeni bir planlama yapmamız gerek. Planlı üretimde devlet alım garantisi vermeli. Tarım Kooperatifi yöneticileri ve gıda sanayicileri ile dirsek teması şart. Sahi, siz bu işi bir virüs salgını mı sandınız? Selâm ve dua ile.

YORUM EKLE

banner5