Murat Bardakçı o yazarı 'yalancılıkla' suçlamıştı... Meğer yalancı kendisiymiş!

Gazeteci-yazar Murat Bardakçı ile yazar Selim Gürselgil arasındaki atışma devam ediyor.

Murat Bardakçı o yazarı 'yalancılıkla' suçlamıştı... Meğer yalancı kendisiymiş!

Habertürk yazarı Murat Bardakçı, geçtiğimiz cuma günü yayımlanan köşe yazısında, Milli Mücadele yıllarında Padişah Vahdettin ile Mustafa Kemalarasındaki haberleşmenin İzmir'in kurtuluşuna kadar sürdüğü ile ilgili Habertürk TV'de söylediği sözlerine kitabında yer veren yazar Selim Gürselgil'i isim vermeden 'yalancılıkla' suçlayarak, "Bu sözler bana ait değildir" demişti.

Bardakçı, 'İşte meydan burada! Bu palavraların bana ait olduğunu ispat edin!' başlıklı yazısında, yazar Selim Gürselgil'in Altüst Oluşun Sebepleri adlı eserinde yer verdiği konuşmalarını yalanlamış ve yazarın eserini de 'kitap olduğu iddia edilen garabet' olarak nitelemişti. Bardakçı, "Tekrar olacak ama, söylemem gerekiyor: Bu sözler bana ait değildir, hiçbir televizyon programında böyle birşey söylemedim, üstelik bunları ortaya atanlar kadar cahil olmadığım için söylemem de imkân haricinde" demişti.



GÜRSELGİL, O KONUŞMAYI TWİTTER'DAN PAYLAŞTI

Yazar Selim Gürselgil, Murat Bardakçı'nın 'söylemedim' dediği sözlerini içeren konuşmasını Twitter'dan paylaştı. Bardakçı, Habertürk TV'deki programda, Vahdettin ile Mustafa Kemal arasında İzmir'in kurtuluşuna kadar devamlı haberleşme olduğunu belirterek, "Fakat İstiklal Harbi boyunca Büyük Taarruz'un, daha doğrusu İzmir’in kurtuluşuna kadar devamlı haberleşme olmuştur. Bu mektuplar yayınlanmadı, bir devlet kuruluşunda muhafaza ediliyor. Şimdi çok soru gelecek, peşinen söyleyeyim; o devlet kuruluşu Genelkurmay Başkanlığı falan değil" ifadelerini kullanıyor.

'ÖZÜR DİLEYECEK MİSİN?'

Yazar Gürselgil, Twitter'dan paylaştığı videonun ardından maskesi düşen Bardakçı'ya 'Özür dileyecek misin?' diye sordu. Kendisini yalancılıkla suçlayan Bardakçı'nın asıl yalancı olduğunu ortaya çıkaran Gürselgil, attığı tweetin devamında, "Dileme, gerek yok. Ben özür dilerim: Senden alıntı yaparak çalışmamın ciddiyetine gölge düşürdüğüm için, tüm okuyuculardan!.." diye yazdı.



 

MURAT BARDAKÇI NE DEMİŞTİ?

Geçtiğimiz cuma günü Habertürk'teki köşesine bu konuyu taşıyan Bardakçı, şöyle yazmıştı:

Bundan birkaç sene önce çıkmış bir kitabın tanıtım yazısında da ismimin âlet edildiği bir başka yalandan, geçenlerde bir okuyucumun gönderdiği e-mail sayesinde haberdar oldum...

“Kitap” olduğu iddia edilen garabetin reklâmını yapmamak için yayının ismini vermiyorum ve bir tarafından bana atfen bir şeyler uyduran kişinin okur-yazarlığı ile ilmî seviyesinin nasıl yerlerde süründüğünü görebilmeniz için de tuhaf imlâsı ile üslûbuna dokunmadan, aynen naklediyorum:

Adam “Aktüel tarihçi Murat Bardakçı, bir televizyon proğramında, Mustafa Kemal ile Vahîdüddin arasında haberleşmenin İzmir’in kurtuluşuna kadar hiç kesilmediğini, bu haberleşmeye dair evrakların bir devlet kurumu tarafından saklandığını ve halka açıklanmadığını, o devlet kurumunun Genelkurmay Arşivi olmadığını, sözkonusu evrakı kendisinin gördüğünü açıklamıştır. Demek ki, milletçe henüz “Logos-Fikir Çağı”mız gelmemiş, “Mitos -Masal Çağı”nı idrak etmekteyiz; adına “idrak” mi, “idrakin iğdiş edilmesi” mi denir, bilemediğimiz...” diyor!

Tekrar olacak ama, söylemem gerekiyor: Bu sözler bana ait değildir, hiçbir televizyon programında böyle birşey söylemedim, üstelik bunları ortaya atanlar kadar cahil olmadığım için söylemem de imkân haricinde!

Böyle bir tuhaflığı benim ağzımdan ortaya atıp varakpâresinin reklâmında kullanan kişi şayet azıcık hayâ hissine sahip ise bu saçmalıkları hangi kanalda ve ne zaman ettiğimi bulur, görüntüsünü yayınlar ve beni utandırır!

Güncelleme Tarihi: 02 Aralık 2018, 16:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5