banner5

26.08.2020, 12:11

Kur’an-ı Kerim’de Ortadoğu Jeopolitiği (2)

Arap yarımadası, İslam öncesi dünya ticaretinin önemli merkezlerinden biriydi. Asya’dan ve Afrika’dan getirilen ürünler bu yarımada üzerinden dünyaya yayılırdı. Yemen ve Bilad-ı Şam arasındaki yol güzergahı önemli bir ticaret merkeziydi. Zerdüşt dininden olan dönemin Pers ülkesi ile Hıristiyan olan Bizans jeopolitik öneme sahip olan Arap yarımadasını ele geçirmek için büyük bir mücadele veriyordu. Yemen ve Şam arasındaki Mekke ticaretin uğrak noktasıydı. Buraya hükmeden Kureyşliler, gün be gün zenginleşiyordu. Yemen ve Şam’da büyük kiliseler inşa edilmesine rağmen tacirler, Mekke’deki Kâbe’ye büyük ilgi duyuyordu. Kureyşlilerin bu gelişme ve ilerlemesi karşısında o asrın süper güçleri endişeye kapıldı ve bunun engellenmesi için harekete geçti. İlaf (ittifak) dönemi süper güçlerin oyunları ile bozulmuş ve bölge adım adım kargaşaya doğru sürükleniyordu.

Fars ve Bizans imparatorlukları hem asker hem de donanmaları ile Habeşistan kralına destek verecek, o da oluşturduğu ordunun başına, yardımcısı ve aynı zamanda em önemli komutanı olan Habeşçe Ebrehe adı verilen Arapça İbrahim olarak telaffuz edilen bedbahtı getirecekti.

Habeşistan Krallığı, deniz kuvvetlerine sahip olmadığı için Bizans imparatorluğu gönderdiği donanma ile Habeşistan’ın on binlerce askerini Cibuti üzerinden Yemen sahillerine çıkardı. Bunların yanı sıra, Farslar Irak ve Fars körfezi üzerinden Arap yarımadasını kuşattı. Rumlar ise Akdeniz ve Kızıldeniz’deki donanmaları ile Arapların ticaretine son vermişti. Sıra, Bizans’ın büyük desteğini alan Habeşistan’a gelmişti. Habeş ordusu Yemen’i alacak ve sonra Mekke’ye gidip Kâbe’yi yıkacaktı. Ebrehe’nin M. 543’te Yemen’de inşa ettiği Sedd-i Mağrib Rum Kayseri, İran Şah’ı, Hire ve Gassan Şahlarının elçilerinin katılması ile törenle açılmıştı. Bu kitabe bugün halen vardır.

 Yemen’de iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra Bizans’ın ve onun müttefiki Habeşistan krallığının planları doğrultusunda gerçek amacını uygulamaya koymak üzere harekete geçen Ebrehe, dönemin zırhlı araçları filler ve on binlerce askeri ile Yemen’den Mekke’ye doğru hareket etti. Hedefi hem Hristiyanlığı yaymak hem de ticaret yollarını Arapların ellerinden almaktı. Ebrehe’nin koca ordusu ve dev filleri karşısında mukavemet edemeyeceğini anlayan Kureyşliler, “Kâbe’nin bir Rabbi’i var ve O, bu evi koruyacaktır” deyip dağlara çekildi ve olup bitenleri izlemeye başladı.

 Ama bir mucize gerçekleşti. Allah’ın kudretinin bir mucizesi olarak Ebabil kuşları Ebrehe’nin 70 bin kişilik koca ordusunu taşladı ve helak etti. Mekke’den Yemen’e kadar bütün yol boyunca her tarafta Ebrehe’nin ölü askerleri vardı. Kur’an-ı Kerim’de Fil Suresi bu olayı anlatır. Kâbe’nin Allah’ın evi olduğuna inanan Arapların, Kureyş’e olan güvenleri daha da arttı. Böylece yaz ve kış bölgede ticari seferler yoğunlaştı. Yaz Şam ve Filistin’e, kış ise güney Arabistan’a ve Yemen’e kafileler hareket ediyordu. Hz. Peygamberin dedelerinden Haşim yine bir ticaret için gittiği Filistin’in Gazze şehrinde hastalandı ve orada vefat etti. 

 Ebrehe o zamanlar mukaddes şehir Mekke’yi fethedip Kâbe’yi yıkmayı başarabilseydi, sadece Kureyş’in değil, Kâbe’nin de güvenilirliği kaybolacaktı. İslam öncesi dönemde bile bu Ev’in Allah’a ait olduğunu kabul eden Arapların Kâbe’ye olan güvenleri sarsılacaktı. Çevre kabilelerin, Kâbe’nin hizmetkârı oldukları için Kureyş’e duydukları güven bir anda yok olacaktı. Habeşliler Mekke’yi ele geçirselerdi, Bizanslılar Şam ve Mısır’a giden ticaret yoluna hâkim olacaklardı. Böylece Sıfır Sorun Politikası bitecek ve Arap yarımadasının durumu dört kardeşin yürüttüğü siyasetten önceki durumdan daha kötü bir hal alacaktı.

 Bizans İmparatoru’nun, Mısır ve Şam üzerinde hâkimiyet sağladıktan sonra, doğu Afrika, Hint kıtası ve Endonezya gibi ülkelere yönelmesinin nedeni, Bizans ile bu ülkeler arasındaki ticarette asırlardır rol alan Arapların aradan çıkarılarak Bizans’ın ticaret yoluna tek başına hâkim olmak istemesidir. Böylece, Arap tacirlerin aradan çıkarılması ile bu ülkelerle doğrudan ticaret yapma imkânı doğacaktı.

 HABEŞİSTANLI PRENSES VE MÜEZZİN BİLAL

 Habeşistan ordusunun yüksek rütbelileri, genç kız ve kadınlarını da yanlarında getirmişlerdi. Savaş esnasında yolculuğun tadını çıkarmak ve ona renk katmak için ayrıca çalgıcılar, şarkıcılar ve dansözler de programa alınmıştı. Yanlarına aldıkları bu güzel hanımları, kızları ve cariyeleri, çölde ve Kâbe etrafındaki şehirlerde yaşayan haşin Araplara kaptıracaklarını akıllarının ucundan bile geçirmemişlerdi.

 Habeşistan kralı, prenses kızını da savaşı kazanması halinde Ebrehe ile evlenmesi için Ashab-ı Fil ile göndermişti. Ordusuyla birlikte Mekke’ye giren Ebrehe, Kâbe’ye herhangi bir zarar vermediği gibi, Mekke’den muzaffer bir şekilde, başı dik olarak da ayrılamadı. Bilakis hezimete ve bozguna uğrayarak, çeşitli felaketlere maruz kalarak ayrıldı. “Ebabil Kuşları” onları kahrı perişan etti. Çil yavrusu gibi sağa ve sola kaçışan Ebrehe’nin ordusunun üzerine Ebabil kuşları,  ateşte pişirilmiş tuğlalar türünden taşlar yağdırıyordu. Yaralı olarak Yemen’e kaçan Ebrehe orada da uzun yaşayamadı.

 Habeşistan prensesi ise ganimet toplayıcısı Has’amlı Suheym b. Süheylin eline köle olarak düştü. Süheyl, prensesi Halef b. Vehb’e hediye etti. Habeşistan ordusunun helâkını gören Halef de Allah’ın gazabına uğramamak için kötü muamele etsin diye güzel Habeşistan prensesini yine Habeşistanlı olan azatlı kölesi Rabah ile evlendirdi. Köle ruhlu olan Rabah ülkesinin prensesine hizmette asla kusur etmedi. Günler ve haftalar böyle geçti. Rabah, ülkesinin prensesine asla dokunmadı. Sonra aralarında aşk zuhur etti ve Rabah’ın prenses ’ten bir çocukları oldu. Adını Bilal taktılar. Yani Bilal b. Rabah el-Habeşi. Sonradan İslam’ın ilk müezzini olacak Bilal-i Habeşi idi o.

ORTADOĞU VE DİNİN JEO-POLİTİĞİ

İngiltere’nin 19. yüzyılda “Middle-East” (Ortadoğu) olarak isimlendirdiği bu coğrafya en çok peygamberin geldiği yer olarak da bilinir. Dünyamızın en büyük dinleri de doğal olarak yine bu coğrafyada doğmuştur; İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Zerdüştlük veya Süryanilik gibi kadim inançlar bu coğrafyanın bereketidir. İster siyasi, ister ekonomik olsun, bu bölgede yapılan her eylemin arkasında dinin mutlaka bir rolü vardır. Kur’an’ın övdüğü ilaf (sıfır sorun) politikasına katkıda bulunacak her adım bazı kötü emellerin müdahalesine uğrayacaktır. Çünkü bu kötü emelleri barındıran Dünyanın süper güçleri barış veya huzur halinde bu coğrafyanın güçleneceğini tarihi vesikalardan dolayı iyi bilirler. Bu yüzden bu bölgede barış yerine kaosu tercih ederler. Maddi güç veya silah teknolojisi açısından ne kadar zayıf olursa olsuz, galip gelmek bu bölge insanlarının, huzur ise bu coğrafyanın tabiatında vardır.

Son günlerde Suriye’de tanıklık ettiklerimiz veya daha önce Irak’ta, Afganistan’da gördüklerimiz Ebrehe’nin ordusunun emelleri ile aynıdır. Ve bugün ki saldırılar, geçmişte yapılan saldırılarla aynı hüviyeti taşımaktadır. Bu hüviyetin çerçevesinde ticaret yollarını, ticari kaynakları ele almak olduğu gibi, bölgeyi siyasi olarak kontrol altına almak ve kendi inançlarını bu bölge halkına dayatmak da vardır.

Kur’an-ı Kerim Hz. Musa’nın kıssasında Allah yolunda savaşmayanları lanetlerken Fil Suresindeki Ebrehe kıssasında ise elinden geleni yapmış olanlara Allah’ın yardım vaadinin hak olduğu garantisini veriyor. Bu yazdıklarım çağımızın Müslümanlarına mücadeleyi bırakın mesajı değil, Allah’ın vadettiği zafer için sonuna kadar mücadele edin mesajı vermektedir.

Tarihi okuyarak bu coğrafyada at koşturmak isteyen zalimler yine tarihin not ettiği bir noktayı es geçiyorlar. Bu kadim coğrafya hem intikam ahdi, hem de vefa duygusu ile nam salmış bir coğrafyadır. Bölgede kan isteyen kanında boğulmuş, huzur isteyene de Hz. Allah ahdi üzere huzuru vermiştir. Bugün ikisi için de birbirileri ile savaşanların galibini belirleyecek olan Allah’tır. Ve zalimlerin tarihten almadıkları ve asla almayacakları tek ders budur.

Yorumlar (0)
-5
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12