banner5

08.01.2020, 12:40

Libya'da çok işimiz var!

TBMM tarafından Libya'ya asker gönderme tezkeresi onaylandıktan sonra, eskiden beri süregelen çatlak sesler tekrar yükseldi: "Libya'da ne işimiz var?" Öyleyse hemen cevap verelim: "Libya'da çok işimiz var!"

Türkiye artık bugüne kadar takındığı "tarihi mirasını reddeden" şaşkın evlat rolünü bırakıp, yüzyıllarca idare ettiği toprakların, sömürgeci zihniyetlerin paylaşım sahası olmasına asla izin vermeyecektir. Bir zamanlar "Türk Gölü" haline gelen Akdeniz'in askeri ve siyasi egemenliğini kaybedip, sadece kıyılarında balık tutarak yüzebileceği bir yer olmasına rıza göstermeyecektir. Rahmetli şehit Mursi'nin devrilmesiyle Siyonist odaklı ABD zihniyetinin Sisi'yi kullanarak Mısır ve Türkiye'yi düşman kardeşler haline getirme projesi yürümektedir. İslam dünyasını bu iki kutup arasında sıkıştırmak isteyenlerin Libya'daki hesapları ve oyunlarının bozulması, ancak Türkiye'nin bu cesur asker gönderme hamlesiyle mümkün olacaktır.

İtalyanlara karşı verdiği mücadele sonunda 1951'de bağımsızlığını kazanan Libya, fakir bir çöl ülkesi iken 1959 yılında petrol rezervlerinin bulunmasıyla bölgenin en zengin devleti oldu. 1969'da Kral İdris'i devirerek işbaşına gelen Albay Muammer Kaddafi, 40 yıldan fazla Libya'yı idare etti. Ülkesindeki İtalya ve ABD üslerini kapatıp petrolü millileştirdiği için, batılı emperyalist güçler tarafından "tahammül edilmesi mümkün olmayan lider" olarak tanımlanmıştı. Kaddafi'nin batıyı ve ABD'yi sömürgeci olarak görüp Arap Birliği ve Afrika Birliği kurma gayretleri, emperyalistleri çok rahatsız ettiği için ölüm fermanı imzalanmıştı.

Arap Baharı bahanesiyle 2011 yılında çıkarılan iç savaş sonunda, Nato kuvvetlerinin "insancıl müdahalesi" (!) ile devrilen Kaddafi, memleketi olan Sirte'de yakalanıp vahşice linç edildi. Osmanlı ve Türk dostu olan, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ülkemize destek verip askeri yardım sağlayan Kaddafi'den sonra, Libya'da bir daha istikrar sağlanamadı.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin, 2259 sayılı BM kararı ve 2015 tarihli Süheyrat Anlaşması ile meşruiyetinin tanınmasına rağmen, isyancı Hafter güçleri başlattığı iç savaş ile iktidarı ele geçirmeye çalışıyor. Son olarak Türkiye ile Libya arasında imzalanan "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" anlaşmasından sonra dengeler tamamen değişti. Libya'nın meşru hükümet başkanı Serrac'ın talebiyle Türkiye bu ülkeye asker gönderme kararı aldı. Şimdi dilerseniz Libya'daki tarihi sürece bir göz atalım.

Trablusgarp Operasyonu

İngiltere'nin 1882'de Mısır'ı işgal etmesiyle başlayan süreç, 20. Yüzyılın başında diğer Avrupa ülkelerinin de Kuzey Afrika'da sömürge sahibi olma heveslerini artırmıştı. Libya'yı gözüne kestiren İtalya, çeşitli bahanelerle 29 Eylül 1911 tarihinde Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. 20 Ekim'de Trablusgarp'a giren İtalyan ordusu, yerli halkın direnişiyle karşılaştı. Osmanlı Devleti'nin bu işgale askerî gücüyle karşı koyma imkanı olmadığı için, gayrı resmi olarak direnişi desteklemeye karar verdi.

İleride Teşkilatı Mahsusa'nın en önemli elemanları olacak gönüllü genç subaylar Trablusgarp operasyonuna katıldı. Binbaşı Enver Bey komutasındaki ekipte kardeşi Nuri Bey (Killigil), amcası Halil Bey (Kut), Kuşçubaşı Eşref ile kardeşi Hacı Selim Sami, Süleyman Askeri, Ali Fethi Okyar, Mustafa Kemal, Fuat Bulca ve Ömer Fevzi Mardin gibi farklı yetenekleri olan kişiler vardı. Hatta katılanlar arasında Mehmed Âkif ve Said Nursi'nin de olduğu söylenmekteydi. Özellikle Kuşçubaşı Eşref ve Ömer Fevzi Bey'in Mısır'daki çevrelerinden istifade edilmesi düşünülüyordu.

Elemanlara verilecek sahte kimlik ve pasaportlar ve mesleklerine uygun kıyafetler Kara Kemal tarafından temin edildi. Hepsine Kuzey Afrika'ya hangi noktadan giriş yapacağı, kimlerle irtibata geçeceği talimatla bildirildi. Sevkiyat ve haberleşme merkezi olarak İskenderiye seçilmişti. Teşkilat mensuplarının çoğu Alman denizaltılarıyla Afrika kıyılarına ulaştı. Enver Bey gönderdiği mektuplarda, 21 Ekim 1911 tarihinde İskenderiye'ye vardığını, 11 Kasım'da ise Trablusgarp'a geçtiğini yazıyordu.

Trablusgarp'ta bulunan Miralay Neş'et Bey ve Şeyh Ahmed es-Sünusi'nin (1873-1933) liderliğindeki mücahitlere silah, cephane ve para yardımı yapılmaya başlandı. Gelen subaylar yerli halka eğitim veriyor ve çete savaşı taktikleriyle İtalyanları sürekli sıkıştırıyordu. Trablusgarp ve Bingazi'deki aşiretlerin yanı sıra Tunus'tan, Cezayir'den gönüllü mücahitler geliyordu. Libya'nın Milli kahramanı Ömer Muhtar da Şeyh Sunusi'nin gönüllüleri arasında bulunuyordu.

Sudan'dan gelen gönüllüler arasında 2 metre boyunda dev gibi bir zenci herkesin dikkatini çekmişti. Libya'ya gelince Kuşçubaşı Eşref'in emir eri olan Musa, onun yanından hiç ayrılmadı. Enver Bey'in kardeşi Nuri Bey ise keskin nişancıydı. Tek başına 100'den fazla İtalyan askerini öldürdüğü söyleniyordu.

Eşref Kuşçubaşı'nın ne zaman nerede görüneceği belli olmadığı için “Uçan Şeyh” deniyordu. Bu genç zabitlerin desteğindeki gönüllüler, 100 bin kişilik İtalyan ordusunu sahile hapsettiler. Bingazi ve Derne'de çete savaşı ve vur-kaç taktiğiyle düşmana göz açtırmayan bu fedailer ancak beş ay burada kalabildiler.

Bu sırada Osmanlı Devletinin Trablusgarp Savaşı'yla meşgul olmasını fırsat bilen Balkan Devletleri birleşerek, Batı Trakya'ya saldırdılar. Kasım 1911'de Selanik, Mart 1912'de Edirne işgal edildi. Bunun üzerine Enver Bey ve arkadaşları İstanbul'a geri dönmek zorunda kaldılar. Bu tarihten sonra cephane ve erzakları azalan kuvvetlerin savaşmaları çok zorlaştı. Balkan Savaşı yüzünden Osmanlı Devleti İtalya ile barış görüşmelerine başladı. 18 Ekim 1912'de Uşi Barış Antlaşmasıyla savaş resmi olarak sona erdi.

Ocak 1913'te Osmanlı kuvvetleri çekildikten sonra buradaki mücahitler direnişlerine devam ettiler. Temmuz ayında İtalyanlara önemli zayiat verdiren Müslüman kuvvetler, Sünusilerin direnişi ile moral kazandılar.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Osmanlı Devleti, Trablusgarplı olan Süleyman el-Baruni ile birlikte 20 subayı bölgeye gönderdi. Fakat bu defa Ahmed es-Sünusi beklenen desteği vermedi. Enver Paşa ise Mısır'a yapılacak Kanal Harekâtı'na yeni kuvvetler sağlamak için bu bölgeye tekrar askerî personel göndermeye karar verdi. Bunun için kardeşi Yüzbaşı Nuri'yi (Killigil) Trablusgarp'a gönderdi. Daha sonra fahri paşalık da verilen Nuri Bey, 1918 yılına kadar burada İtalyanlarla savaştı.

***

Libya Milli Mücadelesi Ömer Muhtar liderliğinde uzun yıllar devam etti. İtalyanlara ağır kayıplar verdiren Ömer Muhtar, 1931 yılında yaralanarak İtalyanlara esir düştü. İtalyan Komutan General Graziani, Bingazi'de kurduğu mahkemede Muhtar'a eğer silahlı direnişten vaz geçerse hayatının bağışlanacağını söyledi.

Çöl Aslanı Ömer Muhtar ona, tarihe geçen şu sözlerle cevap verdi:

“Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığını ve Hz. Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğunu ispatlayan işaret parmağımız tek bir sahte kelime yazamaz, teslim olmaz. Biz ya galip geliriz, ya da ölürüz!”

Bunun üzerine Ömer Muhtar idama mahkum edildi. 16 Eylül günü asılarak şehit edildi. Allah rahmet eylesin

Yorumlar (0)
1
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 17 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:47
Akşam 18:09
Yatsı 19:34
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Sivasspor 18 23
11. Başakşehir 18 23
12. Konyaspor 18 22
13. Göztepe 18 22
14. Kasımpaşa 17 22
15. Malatyaspor 17 21
16. Rizespor 17 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Man City 16 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12