Mahmut Esad Coşan: Camiler dolusu, ülkeler dolusu yalancıyız!

Merhum Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan Hoca 1987 yılında verdiği vaazında "Hepimiz yalancıyız" vurgusuyla insanların doğru yoldan uzaklaştığını anlatmıştı. Merhum Coşan'ın konuşması halen daha tazeliğini koruyor.

İslam 23.01.2020 - 15:21 23.01.2020 - 15:21 Bülent Deniz

Merhum Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan kendisini dinleyenlere verdiği vaazında insanların doğru yoldan uzaklaştığını, “Hepimiz yalancıyız. Camiler dolusu, cihanlar dolusu, ülkeler dolusu bir sürü sahtekar yalancıyız. ‘Ancak sana ibadet ederiz’ diyoruz. ‘Ancak senden yardım isteriz´ diyoruz. Sözünün eri kaç tane babayiğit var?” vurgusunda bulundu.

‘HEPİMİZ YALANCIYIZ’

"Camiler dolusu, cihanlar dolusu, ülkeler dolusu bir sürü sahtekar yalancıyız." ifadelerini kullanan Coşan, "Hepimiz yalancıyız. Camiler dolusu, cihanlar dolusu, ülkeler dolusu bir sürü sahtekar yalancıyız. ‘Ancak sana ibadet ederiz’ diyoruz. ‘Ancak senden yardım isteriz´ diyoruz. Sözünün eri kaç tane babayiğit var? Kimisi paranın kulu, kimisi kadının kulu, kimisi mevkinin kulu, kimisi makamın kulu, kimisi şöhretin kulu, kimisi nefsinin karşısına geçmiş, emret nefsim, emret nefsim, senin emrindeyim diyor. Kaç tane var Allah’ın has kulu ki, Ya Rabbi ne dersen hoşuma gitse de gitmese de senin emrine tabiiyim. Ancak sana ibadet ederim, ancak senden yardım dilerim. İyi Müslümanlık lafla değildir, işledir, fiilledir, hareketledir. Kavukla-cübbeyle değildir, sakalla-bıyıkla değildir, kalbin temizliğiyledir. Onun için kulluğumuzu bilelim. Biz kuluz, biz isteriz. Bizim işimiz istemektir. O’da Rab’tır, Hâlık’ımızdır. O’da ihsan eder. O’nun şanı odur, O’nun şanına o yakışır. Bizim şanımıza da yokluk yakışır. Yokluk, hiçlik, tevazu, mahviyet, haddini bilmek, edebini takınmak, edebini takınmak, edebini takınmak, edebini takınmak. Edeple, yani insan edebini takınırsa, ilerler. Dünya hayatında ilerler, tasavvufta ilerler, yüksek makamlara çıkar, dereceler alır, cennette yüksek makamları bulur. Edepsiz olursa, her türlü şeyden mahrum kalır." ifadelerini kullandı.

‘SANA ZIRNIK YARDIM ETMEM!’

"Bana Ankara’da birisi geldi." ifadesini kullanan Coşan, "Adımı vemişler, bir Esad hoca var demişler, işte nasıl söylemişerse, geldi bizim fakülteye. Sizinle görüşmek istiyorum dedi. Baktım sakin sakin konuşan bir kimse. Oturabilir miyim dedi. Otur dedim. Karşıma oturdu. Sakin, dengeli, ölçülü, judocu, karateci, karşısındakini kollar gibi oturdu karşıma. Baktım bir pabucu başka bir pabucu başka. Pabuçları farklı. Kıyafetine önem vermiyor ama dengeli. Yani deli gibi değil, feveran etmiyor falan. Peki, buyurun nedir isteğiniz? Ben dedi transandantal meditasyon yapıyorum dedi. Transandantal meditasyon yapıyormuş. Pekala, yani aşkın, insanın şuurunun ötesindeki derinliklere vecv ve istihlak yoluyla dalarak, derin bir konsantre olma halini yaşayıp, ruhi tecrübeler yapıyormuş. Bana yardım edebilir misiniz dedi. Dedim ki sen inanç bakımından Allah’a (c.c) ve Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) inanıyor musun? Anladım adamın şeyini. İnanıyor musun? İnanmıyorum dedi. Peygamberlere sırt çevirmiş, hakikat bulacak ve benden de yardım isteyecek. Öyle şey olur mu? Ben dedim sana zırnık yardım etmem. Zırnık yardım etmem! Çünkü naihiyle ilim örmek ve öğretmek ilme zulümdür. Ehli olmayan bir insana ilmi öğretirsin, ilme zulümdür. İstismar eder, gelir senden ilmi alır, öbür tarafta dünyalık etrafına adam toplamak, bilmem neylik taslama peşinde koşar. Bilmez ki din tevazudur, bilmez ki din tevekküldür, bilmez ki din daha başka şeylerdir. Dünyalığının peşindedir o, mevki peşindedir, hayal peşindedir, vehim peşindedir. Bir şey elde edemez." açıklamalarında bulundu.

‘HÜR DEĞİLİZ, BAĞIMLIYIZ’

Açıklamalarına devam eden Coşan, "Muhterem kardeşlerim, hepimiz kalın kalın zincirlerle, kuvvetli kuvvetli bağlarla, Hakk’a bağlıyız, Hakk’a esiriz." diyerek devam ettiği vaazında, "Doğruluğa, dürüstlüğe esiriz. Doğruluğun mahkumuyuz, hepimiz dosdoğru olmak zorundayız. Başka türlü yapamayız. Hocam birazcık müsaade et, şu zincirleri gevşet, kıvırttırayım. Öyle bir şey yok. Kıvırttırmak yok. Dosdoğru olacak. Yani hepimiz Hakk’a uymaya mecburuz. Hakk’a uymama serbestliğine sahip değiliz. Hakk’a uymama hürriyetine sahip değiliz. Hür değiliz, bağımlıyız. Köleyiz, neye köleyiz? Hakikate köleyiz. Hakikatin, gerçeğin kulu kölesiyiz. Onu söyleyeceğiz. Söylemediğimizden bozuluyor ortalık. Hakk’ı söylemediğimizden, batılın karşısına çıkmadığımızdan, en az edepsizler kadar edepliler aktif olmadığından memleket bozuluyor. Nizam bozuluyor, huzur bozuluyor, asayiş bozuluyor, haksızlıklar, arsızlıklar, zulümler, edepsizlikler alıp gidiyor. Halbuki biz kalabalığız, yani Hakk’ı seven tutan insanlar ekseriyetteyiz. Aldatıyorlar, parçalıyorlar, bölüyorlar, göz boyuyorlar, şey yapıyorlar. Hakk’ı alavere dalavere ile alt ediyorlar yine." şeklinde uyarılarda bulundu.

‘HAKK’I TUTACAĞIZ, ALLAH’A TEVEKKÜL EDECEĞİZ’

Son olarak vaazında Coşan "Boğaza, Beykoz’a çağırdılar, gittik, geldik. Boğazda benim bildiğim, inşaat yasakları var." ifadelerine değindiği vaazını, "Korulukların, yeşilliklerin korunması, korumaya alınmış boğaz, birçok korulukta inşaat gördük. Kılıfına uydurmuşlar, çaresini bulmuşlar. Çamlıca’ya baktım, Çamlıca’nın bile yeşilliği kalmamış, kel tepe olmuş, ağaçları uzaktan sayılabilecek hale gelmiş. Yani yasaklar ne oluyor, çiğneniyor. Bir çaresi bulunuyor, alt ediliyor. Neden? Ses çıkartılmamakta. Ses çıkartılmadığı için, usulü bulunduğundan, zengin olan, rüşveti veren, işini yapıp, kanunsuz bir işi yapıyor. Bir de karşınızda kanunsuzluk abidesi duruyor. Ses çıkaramıyorsunuz. Neden? Ses çıkarırsam, neme lazım bir mafya çıkar karşıma, ya da şöyle olur, ya da böyle olur, ya mevkimden olurum, ya makamımdan olurum, ya da beni sürerler gibi hesaplar yapılıyor. Öyle olmayacak. Hakk’ı tutacağız, Allah’a tevekkül edeceğiz. Doğrunun yardımcısıdır, Hazreti Allah. İmtihan için biraz sıkıntı gelir gibi olur. Yusuf’u (a.s) biliyorsunuz. Ama imtihan etti. Yusuf (a.s) kuyuya atıldı, anne babasından ayrı düştü, hapse girdi, ama sonunda Mısır’a adeta sultan oldu, vezir oldu, tarım bakanı oldu Mısır’a. Kölelikten tarım bakanı oldu. Sabretti, Zeliha Valide’nin nefsani isteklerine hayır dedi." ifadelerini kullanalarak vaazını tamamladı.

Kaynak: HaberVakti

Yorumlar (3)
İsrail'de, aşı karşıtları Başbakan Bennett'in evini bastı!
Adil Öksüz, Erdoğan'a yapılması planlanan suikast girişimini Gülen'e onaylatmış
47 yıl sonra ilk cuma namazı! Kapalı Maraş'ta tarihi anlar...
Gün oldu devran döndü! Mustafa Özer'den Ruşen Çakır'a gönderme...
Casus yazılım skandalı büyüyor! Macron cep telefonunu değiştirdi...
Taliban: Türkiye'nin Afganistan'a girmesine izin vermeyeceğiz
Fahrettin Altun açıkladı: HaberTürk'ü kınıyoruz!
CIA raporundaki şok 'Erbakan' detayı! En büyük problem teşkil eden kişi...
Amerikan Vakfı'nın fonladığı medya kuruluşlarının aldığı rakamlar ortaya çıktı
Türkiye'nin Kıbrıs için sunduğu iki devletli çözüm önerisini ABD reddetti
Namaz Vakitleri
İmsak --:--
Güneş --:--
Öğle --:--
İkindi --:--
Akşam --:--
Yatsı --:--
Anket Tümü

Aşı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ankete Katıl

Gelişmelerden Haberdar Olun

@