Marcus Tullius Çiçero'nun tarihi konuşması!

Gençliğinde kekeme olan ancak ağzına doldurduğu çakıl taşları ile konuşma pratikleri yaparak kekemeliğini yenen hitabet ustası Romalı devlet adamı, filozof ve hatip Marcus Tullius Çiçero'nun tarihi konuşması...

Tarih 24.01.2020 - 18:50 24.01.2020 - 18:50 Bülent Deniz

Romalı devlet adamı, filozof ve hatip Marcus Tullius Çiçero, tarihin kendisine ‘hatiplerin hatibi’ unvanını verdiği, mahir bir konuşmacıydı. Gençliğinde kekeme olan ancak ağzına doldurduğu çakıl taşları ile konuşma pratikleri yaparak kekemeliğini yenen hitabet ustasının konuşmaları Roma tarihi araştırmalarına da ışık tutmaktadır.  “Konuşarak üstesinden gelebileceğim herhangi bir şay varsa, hakkımda varılan iyi kanıya binaen ve bu kabiliyetim şereflendirildiği için bu vazifemi yapacağım.” sözü en dikkat çekiciler arasında yer almaktadır.

İşte Çiçero'nun tarihi konuşması:

“Ey Romalılar!

Sizlerin meclisi, bana göre, bir kimsenin hitap edebileceği en iyi topluluk; bu mekân, davaların yürütüleceği en şerefli ve konuşmalarım için güzide bir yer olmasına rağmen, burada konuşmam engellenmek istenmiştir. Bilirsiniz ki forumun kapıları her faziletli kişiye ardına kadar açıktır. Özgür irademe aykırı olarak, gençlik yıllarımdan beri benimsemiş olduğum bir hayat sisteminden alıkonuldum.

Şimdiye kadar buranın yetkin bir yerine izinsiz girmeye kalkışmış da değilim. Ayrıca buraya büyük bir gayretle, çok yoğun çalışarak ve neredeyse tüm zamanımı harcayarak açıklamaya çalıştığım çok önemli meseleler haricindeki davaları getirmenin uygun olmayacağını düşündüm hep. Bundan dolayı forum, sizlerin davalarını savunanlar tarafından hiç boş bırakılmadı. Benim gayretim, dürüstçe ve erdemli bir şekilde çalışmam, birtakım özerk ve tehlikeli şahıslara karşı sizi savunmam, sizler tarafından da takdir edilmekle en şerefli mükâfatını aldı. Komitenin görev süresi bittiğinde tüm birlikler tarafından üç kez üst üste pretor 1 seçildim.

Romalılar!

Benim hakkımdaki kanaatinizi hemen sezdim, diğerlerine göstermiş olduğunuz tavırlarla ne istediğinizi de anladım. Şimdi bende bu yetki bulunurken -ki bu, sizin bana bağışladığınız bir onurdur, bunun böyle olmasını sizler istediniz- hizmetim, hemen hemen her gün forumdaki davalarda konuşmamı gerektirir. Tüm olaylarda, kendini mutat bir şekilde forumda bulmaya alışmış ve her an için göreve hazır ve ihtiyatlı biri olarak, eğer yetkim de varsa, bu vazifeyi bana verenlerin önünde icra etmem icap eder. Evet, bu işi bana verenlerin huzurunda görevimi yerine getireceğim. Konuşarak üstesinden gelebileceğim herhangi bir şey varsa, hakkımda varılan iyi kanıya binaen ve bu kabiliyetim şereflendirildiği için bu vazifemi yapacağım. Her şeyden öte bu anlaşmaya sevinmem gerektiğini anlıyorum, zira şu an hiç alışık olmadığım bir yerde konuşuyorum. Etkili sözlerin tesirinde kalmayan kimsenin olmayacağı bir davayı savunacağım. Çünkü Cnaeus’un o eşsiz ve yüce fazileti hakkında konuşuyor olacağım. Böyle bir konuda konuşmamı nasıl bitireceğime karar vermek, benim için konuşmaya başlamaktan daha zor. Bundan anlıyorum ki davalarımın çeşitliliği ve bolluğundan ziyade onları itidal ile ele almam daha yerindedir.”

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@