banner5

07.01.2019, 16:35

Metafiziğin neresindeyiz

Önceki yazımızda, Maurice Merleau-Ponty’nin “Dünya sorunu ve başlangıç olarak kişiye has beden sorunu şundan ibarettir: her şey onda ikamet eder” sözünden yola çıkarak, insan açısından metafiziğin neliğini ve gerekliliğini dile getirmeye çalışmıştık.

Metafizik, “insan bu, meçhul”den başlayıp tefekkür alemindeki uzun ve çok yorucu bir yolculuktan sonra yine buraya dönerek, çerçevelenmesi bir hayli zor olan kendi tanımında karar kılar, zira metafizik dendiğinde insanî idrakin içinde (belki de fevkinde) işleyen kuşatılması, tanımlanması imkansız bir dirakin varlığı kendiliğinden ortaya çıkar.

Nitekim, “Tanrı vardır” dememek için kırk dereden su getiren Merleau-Ponty bile, konu idrakin fenomenolojisi olduğunda, insan hakkında meçhul olanı, insan oluşunun bir karakteri sayıp, onunla ilgili bir durum sınırlamasıyla izahta karar kılmaya çalışsa da konuyu metafiziğe tevdi etmekten kaçınamaz:

“İnsani varoluşu ‘baş aşağı’ çevirmek söz konusu değildir. Hiç kuşku yok ki, mahcup olup utanmanın, arzunun ve sevginin genel olarak metafizik bir imlemeye sahip olduğunu, yani insana doğa yasasıyla yönetilen bir makine veyahut bir ‘içgüdü demeti’ muamelesi edildiğinde bunların anlaşılmaz olduğunu, bunların bilinç olarak insanla ve özgürlük olarak insanla ilgili olduğunu kabul etmek gerekir. İnsan normalde bedenini göstermez ve gösterdiğinde de bunu ya endişeyle ya da etkilenme yönelimiyle yapar. Ona öyle gelir ki bedenini kateden yabancı bakış onu kendissinden kaçırır veya tersine, bedeninin sergilenmesi başkasını savunmasızca ona teslim edecektir ve o zaman da köle durumuna indirgenen başkası olacaktır. O halde utanç ve utanmazlık, köl-efendi diyalektiği olan ben ve başkası diyalektiği içinde yer alır: bir bedenim olduğu ölçüde, başkasının bakışı altında nesneye indirgenebilirim ve onun için bir kişi olmaktan çıkabilirim veya tersine, onun efendisi olabilir ve ona bakabilirim. Ama bu efendilik bir çıkmaz yoldur, zira benim değerim başkasının arzusuyla kabul edildiği andan itibaren, başkası artık beni tanımasını istediğim kişi değildir. Etki altındaki bir varlıktır, özgürlüğü yoktur ve bu bakımdan artık benim için önemli değildir. Öyleyse bir bedenim olduğunu söylemek, bir nesne gibi görülebileceğimi ve özne gibi görülmeye çalıştığımı, başkasının benim efendim veya kölem olabileceğini, öyle ki utanç ve utanmazlığın bilinçler çoğulluğunun diyalektiğini ifade ettiğini ve bunların pekala bir metafizik imlemesi olduğunu söylemenin bir yoludur.” (Algının Fenomenolojisi, çev.: Emine Sarıkartal – Eylem Hacımuratoğlu, İthaki Yayınları, İstanbul 2017)

Bu bahsi, kendi dindarlığımız nedeniyle, felsefecilerin, fenomenologların imanını merak ederek açmadığımız aşikardır. O halde bu uzaktaki bilgiyi yakınımıza çekerek kısa yoldan bize gelebilmek için sormamız gereken “metafiziğin neresindeyiz?” şeklindeki soruyu, aynı zamanda pratiğe aktarmak suretiyle dönüştürerek soralım:

Önce, gerçekten, Tasavvuf planında İslam metafiziğinin neresindeyiz? Diğer bir soruşla, bugün Tasavvuf dediğimizde aklımıza gelen ilk şey metafizik midir?

Elbette ki değildir. Bugünkü durduğumuz (ya da evrile çevrile getirildiğimiz) yerden baktığımızda Tasavvuf adına zihnimizi işgal eden imgeler cübbeli-sarıklı bir takım meczuplardan, kendisine inanmış yoksulların yoksulluğunu bile paraya tedavül etmeyi bilen kimi uyanıklardan ve din bilgini sıfatıyla bunlara söven ilahi kelam ve hadis yargıcı muhtelif pozitivistlerden ibarettir.

Hal böyle olunca, terimi kendi hakettiği mahalle yerleştirip, bu sayede sorulabilecek her soruya karşı, onun asliyetini koruma altına aldıktan sonra ancak “Tasavvuf planında İslam metafiziğinin neresindeyiz?” diye sorabiliriz.

Bu seviyeye eriştiğimizi farzederek, şimdi yukarıda zikrettiğimiz dönüştürmeye teşebbüs edebiliriz:

Bunun için, “insan bu, meçhul” deyişi çevresinde, Abdülhak Şinasi Hisar ile Ahmet Hamdi Tanpınar, Bergson’dan, Sezai Karakoç, Kierkeegaard’dan neden etkilenmişlerdir sorusuyla yol alalım.

Bu sorunun cevabı, 1-kendi zamanlarının dil, düşünce ve anlayışıyla insanı yeniden anlatabilmek, 2-tarikatların yasaklandığı, tekke ve zaviyelerin kapatıldığı bir ortamda, insan kavrayışına ilişkin İslam metafiziğinden (Tasavvuftan) söz etme yasağını bu sayede delmek, şeklinde olabilir.

Peki, onların söz konusu etkilenme yoluyla görebildiklerini biz neden göremedik ve neden olanların edebiyat merkezli metafizik tefekkürlerini kendi zamanımıza zenginleştirerek taşıyamadık. Yoksa Hisar, Tanpınar ve Karakoç edebiyatının Tasavvufî boyutlarıyla ilgili çalışmalar yapıldı da ben mi bundan habersizim.

Habersiz olduğumu sanmıyorum ve onu mezkur isimlerin dışında gelişen ilmî ilgideki (düşünce ortamındaki) kısırdöngüyle ilişkilendiriyorum.

Bu kısırdöngüye ve sonrasına mahsus tespitlerimizle tamamlayalım inşallah bu bahsi.

Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12