Modern zamanların görmezden geldiği helak

Abone Ol

Semud’un Sessiz Yankısı…

Yıkılmayan Şehirler, Yıkılan Vicdanlar…

Bir Zamanlar Semud Vardı Şimdi Biz Varız

Zenginleşen Cüzdan, Fakirleşen Ruh… şeklinde birbirinden farklı vurgulu cümleler ile başlamak düşünce dünyamıza katkı sunacak diye umutlanarak tuşlara dokunmaya karar verdim .

Bazen tarih, susarak konuşur.

Satır aralarında değil, yıkıntılarında anlatır insanın nerede hata yaptığını.

Semud kavmi gibi…

Betonla güçlenmiş şehirler, madenlerle oyulmuş dağlar,

refahın şatafatında kaybolmuş vicdanlar…

Hepsi birer “medeniyet göstergesi” sanılırken,

asıl çürüme insanın içindeydi.

Bugün biz, o aynanın tam karşısındayız.

Rakamların, faizlerin, lüks arabaların, gösterişli sofraların, torpillerin

ve “bir imza karşılığı çözülen işlerin” çağında yaşıyoruz.

Adalet değil, bağlantı konuşuyor artık.

Hak değil, çıkar kazandırıyor.

Merhamet değil, menfaat belirliyor insanın değerini.

Ve biz, bütün bunlara “düzenin gereği” diyerek sessiz kalıyoruz.

Kira fiyatları göğe yükseliyor,

insanlar başını sokacak bir ev bulamıyor.

Market raflarında etiketler yarışıyor,

emek yerinde sayıyor.

Faiz, tefecilik, fırsatçılık;

sistemin değil, insanın vicdanındaki depremlerin sonucudur.

Tıpkı Semud kavminin yaptığı gibi…

Allah’ın nimetiyle kibirlenip,

“Biz yıkılmayız.” diyen bir toplumun,

sarsıntıyla hatırlatıldığı o kadim uyarı gibi.

Oysa Covid geldiğinde hepimiz aynı nefese muhtaç kaldık.

Depremler geldiğinde hepimiz aynı enkazın altındaydık.

Savaşlar patladığında hepimiz aynı çaresizliğe sığındık.

Ama unuttuk.

Her defasında “bu son olur” dedik,

ama ders almadık.

Oysa helak sadece gökten taş yağması değildir.

Helak, vicdanın taşlaşmasıyla başlar.

Rüşvetin “normal”, torpilin “zorunlu”, adaletin “lüks” olduğu bir çağda,

insan kendi sonunu fark etmeden yaşar.

Bugün belki gökten taş inmiyor,

ama insanların kalbine taş iniyor.

Her fırsatta birbirini ezen, dolarla dost, vicdanla küs bir toplum olduk.

Ve her sarsıntı, bir uyarı olarak önümüze konuldu:

“Ders almazsan, tarih seni de unutur.”

Artık sormamız gereken soru şu:

Helak etmekte olan Allah mı, yoksa kendimizi helake sürükleyen biz miyiz?

Cevabı herkes kendi içinde bulmalı.

Çünkü helak dışarıdan gelmez…

İçimizden başlar.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }