banner5

05.01.2020, 16:06

Muhakemesiz mahkeme

Hırstan, hınçtan, kanaatsizlikten, büyüklükten, sömürücülükten, kavmiyetçilikten, mezhepçilikten, iktidarını kaybetme korkusundan, politik rekabetten... başları dönmüş yöneticilerin dünyasında yaşıyoruz.

Bu yüzden uyandığımız her sabaha “eyvah, üçüncü dünya savaşı mı çıkacak?” sorusuyla başlıyor, ülkemizin güvenliğine mahsus olarak alınan sınır-içi ya da sınır-dışı hemen her tedbire karşı bozguncuların, içimizdeki satılmışların başlattıkları yeni kampanyaların saldırılarına maruz kalıyoruz.

Hızla değişen olayların, internet ve medya ortamından üstümüze boca edilen onca olumsuz kampanyaların etkisinde, giderek durup düşünebilme imkanını da yitirdiğimizden, söz konusu durumları, insan olmak bakımından kendi gerçekliğimizle doğru bir değerlendirmeye tabi tutamadığımız gibi, onları ait oldukları insani maya bakımından tasnif etmekten ve dolayısıyla tashihe, tamire yönelmekten de yoksun hale geliyoruz.

Muhakemenin kaybı olarak özetleyebileceğimiz bu sonucun, mahkeme tutkusunu beraberinde getirdiği ise malumdur. Çünkü, Sokrates’in söyleyişiyle, “mahkemelerde hiçbir zaman kimse hakikatlerle ilgilenmez, herkes ikna edici olanlarla ilgilenir.”

Muhakeme, “Bir konuyu dikkatle inceleme, iyice düşünme, akıl süzgecinden geçirerek karar verme; bilinen ve kabul edilenler üzerinde düşünüp gerekli incelemeleri yaparak yeni yargılara varma işi, akıl yürütme”dir (Misalli sözlük).

Sosyal medyadaki işleyişe bakarak söyleyecek olursak, oradaki mahkemede herkesin kendisini cezalandırma heyetinden sayması, önceden kesinleştirilmiş bir hüküm doğrultusunda iknaya memur olarak davranması ve bu minvalde infaza kalkışması ancak muhakemenin kaybıyla açıklanabilir.

Gerçekte ise muhakemenin kaybı, bir cinnet halidir ve buna maruz kalanların, toplumun selameti bakımından, muhakemelerini yeniden kazanıncaya kadar tecrit edilmeleri gerekir.

Bu noktada, sosyal medyanın toplumu temsil ettiğini var saymak en büyük tehlikedir, zira bu varsayım cinnetin genelleştirilerek makulleştirilmesini beraberinde getirir, diğer bir söyleyişle toplumun tümü cinnette ortak hale gelirken, yazmızın başında zikrettiğimiz yönetici tiplerinin varlığı da bir kadere dönüşür: Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuştur. Bu buluşta, toplumun mu yöneticiye, yoksa yöneticinin mi topluma tencere ya da kapak olduğunun hiçbir önemi yoktur.

Bizim açımızdan asıl önemli olansa, yukarıda zikrettiğimiz şekliyle maruz kaldığımız (değerlendirme yoksuluğu, düşünme güçlüğü vb.) olumsuzlukların kapımızı aşıp, hepimizi içine çekmeye başladığı bu süreçten, ilk etapta korunmanın ve devamında kurtulmanın imkanlarını bulmaktır.

Bu manada aklımıza ilk gelen, sosyal medya ortamında yer almamaktır. Bu korunma bakımından uygun görülse de, kurtulmaya bitişik olmadığı sürece yetersizdir. Diğer bir söyleyişle, bu yolla korunma, bizi bir süreliğine selin dışında tutar ama seli ortadan kaldırmadığı gibi, onun bizim seyrettiğimiz yere erişmesini de engellemez.

Yaşadığımız hayatın şartlarınca kuşatıldığımıza, modernleşme terimiyle makulleştirmeye çalışsak da teknolojinin esaretine tabi olmaktan kaçınamayacağımıza göre, mezkur şartları insanileştirebileceğimiz, teknolojiyi esaret nesnesi olmaktan çıkartıp, yararlılık esasına tabi kılabileceğimiz bir yol ve yönteme muhtacız.

Muhakeme konusu burada da öne çıkmaktadır zira, muhakeme kaybının yol açtığı olumsuzluk, ancak onun ters-yüz edilmesiyle olumluluğa tebdil edilebilir; yitirilen şey, değerinin yeniden farkedilmesi yoluyla bizzat yitikliğinden bulunmayı tekrar hak edebilir.

Buna mahsus bir gayreti, felsefenin içinden baktığımızda Delfi’deki Apollan tapınağının girişinde yazılan “kendini tanı” düsturundan başlatabileceğimiz gibi, “kendini bilen Rabbini bilir” düturundan başlatmak da mümkündür. Çünkü hakikat daima birdir ve özü itibariyle değişmez, ancak şekli itibariyle değişebilir.

Kendini tanıma, bilme cihetinden muhakeme etmek, şeylerle olan ilişkilerini muhakeme etmek, diğer bir söyleyişle başkasının, ötekinin varlığını farketmek ve kendini onlara göre konumlandırmaktır. Bu konumlandırma her durumda, nefs yoluyla nefisleri tanımaktır.

Tasavvufun nefs terbiyesinden işe başlaması, ilk mutasavvıfların eserlerini nefs hakkında vermeleri bu bakımdan çok önemlidir.

Söz konusu metinlerde, “Kendi nefsin için yapılmasını istemediğini, sen başkasına yapma” düsturunun ortaklaşa işlenmesi, hangi nedenle ve şekilde kurulmuş olursa olsun sair mahkemelerde şu ya da bu yünde taraf olmama değil, öncelikle bulunmama tercihini beraberinde getirir.

Yorumlar (0)
-1
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12