banner5

08.03.2019, 09:09

Muharrirden köşe yazarına

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün “Türkiye’de ‘yerli medya’nın geleceği konusunda çok ciddi endişelerimiz var” diye başlayan 12 Şubat 2019 tarihli yazısı şöyle devam ediyordu:

“Finansal, ekonomik güç olarak hiç olmadığı şekilde güç kazanan ancak içerik ve dil olarak hiç olmadığı kadar zayıflayan, kamuoyunu etkileme gücü her geçen gün azalan medyamızın geleceği konusunda çok acil bir şeyler yapılması gerekiyor. Ne yazık ki; bu alanda yeterince çaba harcanmadığını üzülerek görüyorum.”

Problem böyle çerçeveledikten sonra, kapımızdaki tehlikenin nedenlerini ve muhtemel akibeti de şöyle belirliyordu:

“Yeni bir ‘medya dili’ üretilmesi artık bir zorunluluktur. Konvansiyonel medya dili eskimiştir. Haberler üzerine bir medya yapılanması artık gerçekçi değildir. Analiz, yorum, dil ve içerik üretemeyen medya organlarının, medya gruplarının daha da güç kaybedeceği artık aşikârdır. Kendini dönüştüremeyen medya organları ve yapılanmalarının hızlı bir şekilde çökeceğini düşünüyorum.”

Problemin “Konvansiyonel medyadan dijitale geçiş”le açıklamayı bir kaçış olarak niteleyen Karagül’ün, medya esaslı yabancı sermayenin Türkiye’ye yönelişini de sorguladığı bu yazı, bekledim ki, hiç değilse, daha birkaç yıl öncesindeki altıyüz binlik bayi satışı bugünlerde seksen bine düşen sözümona amiral gemisinin köşe yazarlarınca mesele edinilsin. Ama yazının yayımından bugüne yaklaşık bir ay geçmesine rağmen, malum medyadan tık çıkmadı.

Ne medya dilindeki değişim ne de yabancı sermaye hareketi, benim üzerinde hüküm yürütebileceğim hususlar değil. Ancak, Karagül’ün, “köşe yazarlarının hiçbir iddiasının kalmaması, günü kurtarma dışında bir kaygı ile kendilerini zorlama ihtiyacı duymamaları, çoğunun ‘kerhen’ bir yazı yazıp günü kurtarması, iddia ve fikirden çok ‘ilişkiler’ üzerine motive olmaları hazin bir göstergedir” şeklinde temellendirdiği, “Entelektüel iddia neden yok?” sorusu ise, tek başına beni huzursuz etmeye yetti.

“Huzursuz” derken şahsi bir kaygıdan değil, bidayetinden beri dikkat çekmeye çalıştığımız medya dilindeki sığlaşmanın, yozlaşmanın, lümpenleşmenin şimdi bir Genel Yayın Yönetmeni’nce net bir tanımlamayla teyit edilişinin neden olduğu irkiltici bir durumdan söz ediyorum.

Hatırlayanlar çıkacaktır, bir muharrir kelimemiz vardı; gazetenin Batı’dakilerine göre bizdeki gecikmişliğiyle geç kalan ve Türkçe’nin maruz kaldığı resmi tecavüz nedeniyle erken kaybolan bir kelime...

Arapça hrr / harrara’dan muharrir, yazıcı, tahrir memuru demek. Çağbayır Sözlüğü’nün tam karşılığını “gazete yazarı” olarak verdiği bu kelimenin “yazıcı” olarak ilk kullanılışı Nişanyan Sözlüğü’nde 1876, “gazeteci, yazar” olarak kullanılışı ise 1900 olarak verilmiş.

Muharrir olarak hatırlara kazınan ilk isim, öykü ve romanlarıyla edebiyatın da kilometre taşlarından biri olan Refik Halid’dir.

1908’de aylıksız mütercim ve muharrir sıfatıyla çalışmaya başladığı Servet-i Fünûn’dan Tercümân-ı Hakikat’e geçen, Son Havâdis adıyla kendi gazetesini çıkaran, mizah dergisi Kalem’in Kirpi’si olan, Saday-ı Millet’te ve Cem’de baş muharrirlik eden, sürgün yıllarında da muharrirliği sürdüren Refik Halid!

Sonra yine edebiyatın içinden diğer ünlü isimler gelir: Yakup Kadri, Peyami Safa, Necip Fazıl...

Bu isimler, muharrirliğin fikrî ve siyasî çile çekmekle aynı anlama geldiğini belirtmek için yeterlidir; Türkiye’nin ve yerli düşüncenin düze çıkmasını isteyen bir avuç ismin zihin yorarak, dirsek çürüterek, sorgulanmaları, mahkumiyetleri sineye çekerek, kalemleriyle yürümelerinin adıdır muharrirlik.

Bu bağlamda muharrir’in yerini köşe yazarı’na terketmesi ise, onunla birlikte bir tür müreffeh (tuzu kuruda) yazıcılığın hakimiyet kurması ve dolayısıyla düşünmenin de geriye çekilmesi demektir. Gelinen noktada ise, tam da Karagül’ün belirttiği şekilde kaygısız, iddiasız, günü kurtaran, özel ilişkileri sayesinde medyada tutunan bir güruhun, kamuoyuna tasallutudur artık köşe yazarlığı!

M. Şükrü Hanioğlu Hocamızın muharrirliğe “veda” edişindeki şu tokat gibi teşekkürün içerdiği hakikatin ta kendisidir köşe yazarlığı: “Tahlillerin yerini 280 vuruşluk sanihâtın aldığı, ortalama nesir cümlesinin beş kelimeden oluştuğu, kişilerin ‘ne yazdığı’na değil ‘nerede yazdığı’na bakılarak değerlendirildiği bir toplumda bu nitelikte yazıları okuma ve görüşlerini iletme zahmetinde bulunan değerli okuyuculara müteşekkirim.”

Entelektüel iddiadan da vaz geçtik, kahve dedikodularını magazin söylemiyle köşelerinde işlemeyi maharet bilerek, düşünmeden muaflığı arsızlıkla, şımarıklıkla makulleştiren, sosyal medyada Trend Topic olan konuları işlemeyi uyanıklık sanan köşe yazarlığına dur denilmesi bir zorunluluktur.

Bu husus, yerli medyanın yüz yüze geldiği dahili ve harici diğer tehlikeler kadar önemlidir.

Zira, “Bu, bir Türkiye meselesidir. Ortak meselemizdir. Başımızı öne eğip düşünme zamanı gelmiştir.”

Yorumlar (0)
-1
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 17 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:47
Akşam 18:09
Yatsı 19:34
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Tottenham 18 33
5. Man City 16 32
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12