Netenyahu'nun Dürzi hamlesi

Abone Ol

Netenyahu’nun Dürzi hamlesinin arkasında yatan gerçek: Gazze’den Suriye’ye kaçış planı

İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu, siyasi ömrünü krizleri manipüle ederek uzatmaya alışkın bir isim. Ancak bu defa karşı karşıya kaldığı tablo alışıldık senaryolarla aşılabilecek gibi değil. Gazze’deki direniş, İsrail ordusuna işgal tarihinin en ağır yenilgisini tattırdı. İsrail, Gazze'de tam anlamıyla bataklığa saplanmışken; içerideki yolsuzluk davaları ve siyasi baskı, Netenyahu’yu köşeye sıkıştırmış durumda.

Bu sıkışmışlığı aşmak için eline fırsat geçmesini bekleyen Netenyahu, İran’a yönelik düzenlenen saldırıları tam bir propaganda aracı olarak kullandı. Tahran’ın askeri merkezlerini hedef alan saldırılar, İsrail içinde kısa süreli bir “güvenlik zaferi” algısı oluşturdu. Bu saldırılar, muhalefetin bile takdirini kazandı. Netenyahu, bu hamleyle içeride uzun zamandır kaybettiği kamuoyu desteğini kısmen geri kazanmayı başardı. İran saldırıları öncesi yapılan kamuoyu araştırmalarında 2026 seçimlerinde Netenyahu'nun partisi 120 koltuklu meclise 16 ila 20 milletvekili ile gönderebileceği görülüyordu. İran'a yönelik gerçekleştirilen saldırılar sonrasında Netenyahu siyasi kariyerindeki belki de en büyük kamuoyu desteğine ulaştı. Yapılan anketlere göre Netenyahu'nun partisi meclise 30 -32 milletvekili gönderebiliyor.

Netenyahu, İran saldırıları ile elde ettiği bu kamuoyu desteğini seçim sandığına taşımak istiyor. Ancak Gazze’deki savaşın uzaması, halkın sabrını zorluyor. İsrail toplumunda Gazze'deki esirlerin geri getirilmesi kırmızı çizgi olarak kabul ediliyor. Uzayan çatışmalar, Gazze'deki esirlerin geri gelişini uzattığı gibi Netenyahu için daha fazla oy kaybı anlamına geliyor. Tam da bu noktada devreye soktuğu yeni hamle, dikkatleri Gazze’den uzaklaştırmak ve askeri bir yön değişikliğiyle iç siyasette elini güçlendirmek üzerine kurulu: Suriye’de desteklenen ayrılıkçı Dürzi grupların yeniden harekete geçirilmesi

Netenyahu için bu adımın ardında birden fazla hedef yatıyor:

I. Suriye’ye yönelik saldırılara kılıf hazırlamak,

II. 16 Temmuzda görülmesi gereken yolsuzluk davasını erteleme fırsatı yakalamak,

III. Suriye'de yaşanan gelişmeleri bahane edip, Gazze’deki iki işgalci tümeni Suriye sınırına kaydırarak, “Gazze’den zaferle çekilen ordu” imajını üretmek.

ABD’li yetkililer, Gazze’de 60 günlük bir ateşkes ve esir takası anlaşmasının çok yakın olduğunu açıkladı. Netenyahu bu süreci dikkatlice yönetiyor.

Hesapları açık:

Gazze’den esir takası anlaşması ile geri dönecek esirlerle toplumda “zafer kazandık” hissiyatını oluşturmak,

Suriye’de gerçekleştirdiği saldırılar üzerinden, tıpkı İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırılarda yaptığı gibi; “İsrail için tehditleri bertaraf ettik” algısı üretmek,

Tüm bu adımlarla erken seçime giderek krizi fırsata çeviren güçlü lider imajı çizmek.

Fakat gerçekler masadakinden çok farklı: İsrail, Gazze’nin yiğitlerinin destansı direniş karşısında ateşkese mecbur kalmıştır. Askerî olarak yıpranmış, stratejik olarak tükenmiş bir noktada durmaktadır. Netenyahu’nun Dürzi hamlesi, bu mecburiyeti perdelemek; dikkati Gazze’den Suriye’ye kaydırarak yenilgiyi örtbas etmek için kurgulanmış bir kaos planıdır.

Ama bu planlar artık sökmeyecek. Çünkü bölge halkları artık bu oyunları tanıyor. Direniş sadece Gazze’nin sokaklarında değil, Suriye’nin dağlarında, meydanlarında, evlerinde ve köylerinde, Lübnan’ın sınır hatlarında ve tüm ümmetin yüreğinde mayalanıyor.

Çünkü artık bu coğrafyada, işgalin ürettiği her yeni senaryoya karşı, uyanık bir bilinç ve direnişin haklı öfkesi var.

Zaman, işgalcilerin hesaplarının kazandığı zaman değil; direnişi büyüten hakikatin zamanıdır.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }