banner5

17.03.2020, 12:40

Osmanlı Devleti Melâmîliğe karşı nasıl bir siyaset gütmüştür?

Melâmîlere yapılan en büyük eleştiri, riya olmasın diye ifa ettikleri hâlde nâfile ibadetlerin yanında farz olanları da halktan gizlemeleri sebebiyle bazı zındıkların (ateistlerin/fırsatçıların) kendilerini gizleyerek, melâmîlerin arasına karışıp sapkınlıklar yapmalarıdır. Hakikaten Osmanlı toplumunda bu art niyetli kişiler, melâmîlik anlayışını kötüye kullanarak, sahte ve gerçek melâmîlerin ayırt edilmesini zorlaştırmıştır. Bu istismarın yol açmasında âbid ve zâhid olduğu halde halk tarafından fâsık (günahkâr) olarak bilinmesini isteyen gerçek melâmîler de bu ifrata kaçan hareketleriyle gayri ihtiyari de olsa rol almış olabilir.

Özellikle hiç de gerekli olmadığı halde bilinçli olarak Müslümanların kınamasını, öfkelenmesini ve kızgınlıklarını celbedecek aşırı davranışların sergilenmesi, toplumsal fitneye ve spekülasyonlara yol açmıştır. Bu arada sahte melâmîler de, halk ve bilhassa diğer tarikatların tepkilerini hiçe sayarak, kendi günahlarını perdelemek için, ortaya çıkmış olabilir.

Osmanlı Devleti, melâmîliği kabul etmeyen bazı müderrisler ve(ya) bazı rakip tarikat mensupları tarafından “bunlar hem halkı sapıklığa davet ediyor, hem de saltanat davası güdüyor” şeklinde yapılan şikâyetler/ihbarlar üzerine zaman zaman bütün melâmîleri aynı kefeye koyarak, onlara karşı sert davranmıştır. Bu bağlamda şeyhülislâm Kemalpaşazâde (İbn-i Kemâl) (1469-1534) fetvasıyla mülhit (sapkın/ateist) ilan edilen melâmî İsmail Ma’şukî (1508-1529) çok genç yaşta 12 müridiyle birlikte İstanbul-Atmeydanı, Çukur Çeşme'nin üstünde idam edilmiş ve denize atılmıştır. İsmail Ma’şukî’nin idam edilme sebebi, vahdet-i vücud üzerine söylediği sözlerdi.

Osmanlı Devleti, gerek vahdet-i vücud konusunu, gerekse melâmîliğin istismarına bağlı olarak ortaya çıkan fitnenin önüne geçebilmek için, daha ferasetli yollara müracaat edebilirdi. Mesela Osmanlı uleması, gerçek melâmîlerle fikrî diyaloğa geçerek, tartışmalı ve aydınlığa kavuşturulması gereken bazı konular hakkında ilmî müzakereler yapabilir, bilhassa farz ibadetlerde aleniyetin asla riya sayılamayacağını söyleyerek, melâmîlerden olası veya vukuu bulan fitnenin giderilmesine yönelik olarak kendilerinden farz olan namazları cemaatle kılmaları yönünde ikna edici bir girişimde bulunabilirdi.

Ayrıca mademki melâmîlikte nefse hoş gelen temayüllerle mücadeleyi ihlâs için şart addederek, bunlara karşı nefsini levm etmek (kınamak) gerekli görüldüğünü göre Osmanlı Devleti, cezalandırmak/idam etmek yerine özellikle şüpheli görülen melâmîleri tımarhane, miskinler tekkesi ve bimarhane gibi aklen/zihnen sorunlu hastaların bakıldığı sosyal/tıbbî hizmet kurumlarında (belirli bir süre için) istihdam zorunluluğu getirebilirdi. Bakıcının nefsine ağır gelen bu işi, layıkıyla yerine getirmeyenler ve(ya) hizmet sözleşmesinden önce bırakanların da böylece gerçek anlamda melâmî olmadığı anlaşılabilir, tarikattan uzaklaştırılabilir ve gerektiğinde makul ölçülerde bir ceza verilebilirdi.

İbn-i Arabi’nin de tespit ettiğine göre gerçek melâmîler, Allah’ın kendisine yönelttiği halk içinde de olsa halka seve seve hizmet eden ve daima ibadet hâlinde olan özel bir zümredir. Dolayısıyla öz itibariyle melâmîlik, murad-ı ilâhîye aykırı bir tutum/davranış/hareket/tarikat değildir. Nitekim Osmanlı Devleti’nde bütün müdahalelere rağmen melâmîlik anlayışı, Anadolu’da Hacı Bayram-ı Veli (1352-1430) tarafından kurulan Bayramiye Tarikatı vasıtasıyla günümüze kadar korunabilmiştir.

Osmanlı’nın son dönemlerinde özellikle ilim sahibi olup melâmî ekolüne sahip mutasavvıflar, tarikatlarını kamusal engel görmeksizin yaşayabilmiştir. Yoksa Fatih Sertürbedârı Tirnovalı Şeyh Ahmet Amîş Efendi (1807-1920), son Osmanlı Meclis-i Mebûsânı ikinci Başkanı şair ve siyaset adamı Abdülaziz Mecdi Tolon (1865-1941) ve on bin ciltlik bir kütüphanesini Beyazıt Devlet Kütüphanesine bağışlayan yazar, şair, müzisyen İsmail Fenni (Ertuğrul) Efendi (1855-1946) gibi iman ehli şahsiyetler, müderris ve bir melâmî şeyhi olan Seyyid Muhammed Nûru’l Arabî’nin (1813 - 1887) müritleri olmazdı.

Melâmîlik, Bugün Manevî Sosyal/Tıbbî Hizmetlerde Aranan En Önemli Özelliktir

Şöyle bir nefis muhasebesi yapalım. Bugün hangi Müslüman, nefsinin aşağılanmış olmasından dolayı bırakınız hiç öfkelenmemeye ve tepki göstermemeye katlanmak tam aksine manen neşelenebilir? Ancak bu olgun tavrın özellikle yaşlı, hasta ve engelli bakım hizmetlerinde görev almak isteyen bakıcı personelde olması gereken bir hususiyettir. Dolayısıyla melâmî meşrepli bakıcıları, sosyal ve manevî bakım hizmetlerinde değerlendirmek mümkündür.

Sosyal hizmet alanında özellikle sosyal bakımı ve rehabilitasyonu müşkül olan demanslı hastalar, ağır derecede zihinsel engelliler ve(ya) akıl hastalarının tutum ve davranışları karşısında sosyal hizmet elamanlarından yüksek motivasyon ve dayanma gücü beklenmektedir. Öfke kontrolünü nefsanî yönden korumakta zorlanan birçok bakım elemanı ve hemşire, belirli bir hizmet dönemden sonra genelde tükenmişlik sendromuna yakalanmakta ve bakıma muhtaç yaşlı, hasta ve engellilere eziyet etmeye başlamaktadır. Melâmî terbiye almış olan profesyonel bakıcılar, bu gibi ağır hizmetleri hiç rahatsızlık duymadan neşe içinde yerine getirebilme ehliyetine sahip olacaktır. Özellikle yaşlı, hasta ve engelli bakımı gibi özel alanlarda istihdam edilecek sosyal hizmet elemanlarına genelde tasavvufî özelde ise melâmî eğitimin verilmesi, bakım kalitesinin sürdürebilirliği açısından son derece önemlidir.

Yorumlar (0)
11°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:54
Akşam 18:18
Yatsı 19:41
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Bursaspor 18 30
7. Tuzlaspor 17 30
8. Ankara Keçiörengücü 17 28
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 19 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 20 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13