Her haftaki Pazar duasını genellikle İncil'den alıntı ve öğretilere ayıran Katolik Kilisesi lideri Papa Franciscus, bugün ise yalnızca Ukrayna'ya değindi. Vatikan'daki San Pietro Meydanı'nda yapılan dua öncesi Papa şunları söyledi:

"Ukrayna'daki savaşın gidişatı büyük endişe yaratacak kadar ciddi, yıkıcı ve tehdit edici bir hal almıştır... İnsanlığın bu korkunç ve akıl almaz yarası iyileşmek yerine, yayılma riskiyle daha fazla kanamaya devam ediyor.'

İnsanlığın bir kez daha atom bombası tehdidiyle karşı karşıya olmasını 'absürt' diye niteleyen Papa, "Son günlerde uluslararası hukuk ilkelerine aykırı yeni eylemlerle ortaya çıkan vahim durumdan derin üzüntü duyuyorum. Nükleer tırmanma riski, dünya çapında kontrol edilemez ve yıkıcı sonuçlardan korkulacak kadar artıyor" dedi.

"SİLAHLAR SUSSUN"

Papa, 'Savaşın asla bir çözüm olmadığını, sadece yıkım olduğunu anlamamız için daha ne kadar kan akması gerekiyor?' diye sorarak, 'Tanrı adına ve her yürekte yaşayan insanlık duygusu adına, derhal ateşkes çağrımı yineliyorum. Silahlar sussun' çağrısı yaptı.

Çin, ABD'yi kaçakçılık suçladı Çin, ABD'yi kaçakçılık suçladı

Öncelikle Rusya lideri Vladimir Putin'e seslenen Papa şunları söyledi:
"Rusya Federasyonu Devlet Başkanı'na, kendi halkının iyiliği için de bu şiddet ve ölüm sarmalını durdurması için yalvarıyorum. Öte yandan, Ukrayna halkının maruz kaldığı saldırılar sonucunda çektiği büyük acılardan dolayı üzüntü duyarak, Ukrayna Devlet Başkanı'na ciddi barış önerilerine açık olması çağrısında bulunuyorum. Uluslararası toplumun tüm baş aktörlerine ve ulusların siyasi liderlerine, savaşa son vermek için ellerinden gelen her şeyi yapmaları ve diyalog girişimlerini teşvik edip desteklemeleri çağrısında bulunuyorum."

Papa konuşmasında savaşı 'hata', 'dehşet' ve 'çılgınlık' diye niteledi ve 'Lütfen genç nesillerin savaşın kirli havasını değil, barışın sağlıklı havasını solumasına izin verin' dedi.

'MOSKOVA İLE DİYALOG KANALLARINI AÇIK TUTMAK İSTİYOR'

BBC Türkçe'nin haberine göre; Papa Franciscus daha önce de Ukrayna'daki de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde süren savaş ve çatışmaların durması yönünde defalarca çağrı yapmıştı. Ancak Ukrayna konusunda Rusya yönetimine yönelik sert ifadelerden kaçınması bazı kesimler tarafından eleştirilirken, Vatikan'a yakın kaynaklarca Moskova ile diyalog kanallarını açık tutma niyetinin göstergesi olarak yorumlanıyordu.

Papa, Ukrayna işgali başladıktan hemen sonra protokollerin dışına çıkarak Rusya'nın Vatikan Büyükelçiliği'ne gitmiş ve kaygılarını şahsen iletmişti. İlerleyen haftalarda da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill ile görüşmek için girişimlerde bulunmuş, ancak Rusya tarafından bu görüşmelere onay gelmemişti.

Son olarak da geçen ay Papa Franciscus ile Patrik Kirill'in Kazakistan'da bir araya gelmesi beklenirken Kirill bu geziye katılmaktan vazgeçmişti. Papa Kazakistan gezisinde de, Ukrayna işgaline destek veren açıklamalar yapan Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'e gönderme olarak yorumlanan bir konuşma yapmış ve 'şunları söylemişti:

"Şiddeti asla haklı göstermemeliyiz! Kutsalların, kutsal olmayanlar tarafından sömürülmesine izin vermemeliyiz! Tanrı barıştır ve her zaman barışa götürür, asla savaşa götürmez."