HDP Milletvekili Semra Güzel’in PKK’lı teröristle örgüt kamplarında çektirdiği sarmaş dolaş fotoğraflar, HDP-PKK ilişkisini bir kez daha gündeme getirdi. Teslim olan itirafçılar ve güvenlik kaynakları, HDP’de belediye meclis üyeliğinden milletvekilliğine kadar tüm adayların, Kandil’deki örgüt yönetimi ve Kandil’in görevlendirdiği teröristler tarafından mülakatla belirlendiğini ifade ediyor.

TEK TEK KCK SEÇİYOR

Güvenlik kaynakları ve teröristlerin ifadelerine göre; milletvekili adaylarında ana belirleyici Kuzey Irak’ın Kandil bölgesinde bulunan örgüt elebaşlarının oluşturduğu KCK Yürütme Konseyi. Seçimler öncesinde sözde komisyon kuran Konsey, partiden ve örgütten gelen isimleri tek tek inceliyor. Bazı adaylar mülakata bile çağırılıyor. Bu süreç sonunda çıkan listede son kararı yine KCK elebaşları veriyor.

TORPİLLİLER LİSTEYE

Belirlenen isimlerin aday olacakları iller ve sıraları da yine Kandil’de belirleniyor. KCK’da görev alan bazı isimler ise bu sürece dahil edilmeden doğrudan listeye giriyor. 2018 genel seçimlerinde KCK içinde faaliyet yürüten ve şu an TBMM’de bulunan HDP’li 3 milletvekilinin bu kontenjandan listeye konulduğu aktarılıyor. Listeler oluşturulurken dağ kadrosu ile irtibatı olanlar da önceleniyor. Şu an TBMM çatısı altında bulunan 18 milletvekilinin dağ kadrosu ile bağlantılı olması, bu iddiayı doğruluyor.

YERELDE DE SÖZ KANDİL’İN

Yerel yönetimlerde de yine Kandil belirleyici. Teslim olan teröristlerin ifadelerine göre; örgüt seçim dönemleri öncesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine “kadro” diye tabir edilen teröristler gönderiyor. Aday belirleme konusunda tam yetkili olan bu teröristler, belediye meclis üyesi adaylarından belediye başkan adaylarına kadar herkesi mülakata alıyor. Bu teröristlerin belirlediği isimler daha sonra yine örgüt elebaşlarına sunuluyor.

HER BAŞKANA BİR “KADRO”

“Kadro” diye tabir edilen bu teröristler seçim sonrasında da kazanılan belediyelerde söz sahibi oluyor. Kandil’den gelen talimatlar doğrultusunda HDP’li belediye başkanlarına, il ve ilçe belediye meclis üyelerine doğrudan emir ve talimatlar verebiliyor. Kadrolar, belediyeye alınacak personelden yapılacak atamalara kadar HDP’li başkanlardan daha üst bir pozisyonda faaliyet gösteriyor.

ELEBAŞLARININ MEKTUPLARI ORTAYA KOYDU

Kandil’in HDP üzerindeki konumunu operasyonlarda ele geçirilen sözde üst düzey teröristlere ait mektuplar da ortaya koyuyor. HDP’li Gülten Kışanak hakkında hazırlanan iddianamede, PKK’nın elebaşlarından Sabri Ok’un PKK’lı teröristlere gönderdiği mektuba yer veriliyor. Ok mektupta, HDP’yi yetersizlik ve hazırsızlıkla suçlayıp şunları söylüyor:

“Son derece rehavet içinde disiplinsiz, tedbir adına kafasını kuma gömen bir tarz. Böyle olur mu hiç?! Duyarsızlık çok rahatsız edici boyutta... Yapamıyor veya yapmayacaksanız görevinizi bırakırsınız başkası yapar. Bu kadar ciddiyiz. Hemen en kısa sürede bize durumunuzu, gelişmeleri rapor edin. Parti MYK’sı neden toplanmıyor? Grup başkan vekilleri değişikliği gündemde ise görüşünüz veya kararınız nedir? Çatı partisi ile hangi komite, kimler ilgili, rapor edeceksiniz. Derhal raporunuzu gönderin ya da bizzat birisine verin, bize yetiştirsin.”

TUTANAKLAR DOĞRULUYOR

PKK’nın Kandil’deki sözde üst yönetiminin milletvekili adaylarını nasıl belirlediği İmralı tutanaklarında da yer alıyor. PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İdris Baluken ve Sırrı Süreyya Önder arasında geçen diyaloglarda, “adayları seçim komisyonunun belirlediğinin” söylenmesi üzerine Öcalan şunu soruyor: “Kimdir bu seçim komisyonundakiler? Bunlar Kandil tarafından mı belirlendi, yoksa siz mi belirlediniz?”, Önder “Kandil belirledi” yanıtını veriyor. Öcalan’ın “Tamamıyla mı onlar belirledi? Parti Meclisi’nde belirlenmedi mi bu komisyon” sorusuna Pervin Buldan, “Hayır, parti meclisinde ya da MYK’da belirlenmedi” cevabını vererek, HDP’li milletvekili adaylarını Kandil’in seçtiğini ifade ediyor.