Popüler Diyetlerin Tuzağına Düşmeyin!

Diyetisyen Merve Ceylan Alp karabuğdaya dair kaleme aldığı yazısında popüler diyetlerin tuzaklarına karşı önemli uyarılarda bulundu.

Sağlık 25.02.2018 - 21:42 25.02.2018 - 21:42 Bülent Deniz
Polygonaceae (Kuzukulağıgiller) familyasına ait, tahıl bileşimine benzer içeriğe sahip tohumları nedeniyle “tahıl benzeri” olarak adlandırılan bir bitkidir. Dünyada yaygın olarak tüketilen iki cinsi bulunmaktadır. Bunlar Fagopyrum esculentum Moench (genel karabuğday) ve Fagopyrum tataricum Gaertn. (Tatar karabuğdayı)’dir. Genel karabuğdayın tohumları daha büyüktür ve tohum kabukları kolay soyulabilir; lezzetli olduğu için daha çok tercih edilir. Tatar karabuğdayının tohumları daha küçüktür, zor soyulur ve acımsı tada sahiptir.

Bileşimi: Nişasta, lif, linoleik asit; B1, B2, B6 vitaminleri, mineral maddeler, tanen, fitik asit, proteaz inhibitörleri, flavonoid (rutin, kuersetin, kuersitrin), D-chiro-inositol, temel aminoasitler (lisin, treonin, triptofan).

Yapılan çalışmalar karabuğdayla beslenen farelerde bağırsak pasaj süresinin daha kısa olduğunu, oksidatif stresin daha düşük, antioksidan aktivitenin daha yüksek olduğunu göstermiştir.



Karaciğer hasarı oluşturulan deney hayvanlarında, karabuğday ekstrelerinin, karaciğer koruyucu etkisi tespit edilmiştir.

Karabuğday unundan yapılan kurabiyelerin, iki hafta kadar bir sürede inflamasyonu önlemeye yardımcı olduğu ayrıca kolesterol düşürücü etkisi olduğu gözlenmiştir.

Başka bir çalışmada sıçanların kan serumundaki total kolesterol, LDL kolestrol ve trigliseridlerin (TGC) azaltılması üzerine karabuğday veya çavdar-karabuğday ekmeği tüketiminin, istatistiksel olarak anlamlı bir yararlı etkisi olduğu gösterilmiştir. Bu etkiden karabuğdayın içerdiği yüksek miktardaki dirençli nişastanın sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Tip-1 diyabetli farelere verilen karabuğday ekstresinin, iki saat içerisinde kan glukoz değerlerini yaklaşık olarak %20 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Bu anti-hiperglisemik etkiden içerdiği D-chiro-inositolün sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Sağlıklı ve Tip-2 diyabetli yetişkinlerle yapılan bir çalışmada pirinç unu ve karabuğday unundan yapılan krakerlerin tüketimi sonrası bireylerde tokluk hormonları ve insülin, glukoz düzeylerine bakılmıştır. Sonuçta karabuğdayın akut glisemi ve insülin düzeylerinde değişime neden olmadığı, fakat tokluk hormonlarını düzenlediği saptanmıştır.

YENİ FONKSİYONEL ÜRÜN TASARIMLARI İÇİN HAMMADDE OLABİLİR

Karabuğday ununun, buğday ununa eklenmesi ile hazırlanan kurabiyelerde; lif, yağ, mineral, toplam fenolik madde içeriğinin ve kurabiyelerin antioksidan özelliklerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Karabuğday ununun, geliştirilmiş biyoaktivite potansiyeli olan kurabiye için potansiyel bir hammadde olabileceği düşünülmektedir.

Karabuğdayın genel anlamda diyetle ilgili hastalıkların; örneğin ateroskleroz (damar sertliği), hipertansiyon, obezite, kabızlık ve kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde işlevsel bir gıda olarak kullanılabileceği düşünülmektedir.

DİKKAT

Karabuğday özellikle Uzak Doğu’da yaygın olarak bilinen bir alerjendir. Besin alerjisi olan bireylerde alerjik etki etme olasılığı normal bireylere kıyasla daha yüksektir. Karabuğday alerjisi, özellikle de çocuklar arasında en şiddetli besin alerjisi tiplerinden biridir. Kore kökenli buğday alerjisi bulunan çocukların klinik ve laboratuvar bulgularının incelendiği bir çalışmada, karabuğday alerjisine sahip çocukların diğer buğday çeşitlerine karşı ayrıca bazı fasulye çeşitlerine karşı da duyarlılık gösterebildiği, yaklaşık üçte ikisinde anafilaksinin (şiddetli alerjik reaksiyon) gelişebildiği ve bu çocuklarda karabuğday alımı ile IgE (İmmünoglobulin E) düzeylerinde artış gözlendiği kaydedilmiştir.

ÇÖLYAK (GLUTEN İNTOLERANSI) HASTALARI TÜKETEBİLİR

Buğdayda bulunan bir çeşit protein olan glutene karşı intoleransı olan kişilerin, buğday ve buğday unundan yapılan ekmek, hamur işi, kurabiye, gofret vb gıdaları tüketimleri oldukça kısıtlanmakta veya yasaklanmaktadır. Karabuğday ve unu gluten içermediği için, gluten intoleransına sahip bireyler için iyi bir alternatif olabilir. Yalnız yukarıda da bahsettiğimiz gibi, besin intoleransı olan bireylerde karabuğday alerjisi olma ihtimali, normal bireylere kıyasla daha yüksektir. Bu nedenle gıda alerji testi yaptırılmalı, karabuğday alerjisine sahip olunmadığından emin olunmalıdır.



POPÜLER DİYETLERİN TUZAĞINA DÜŞMEYİN

Karabuğday diyeti, ya da Greçka diyeti isimleri ile anılan, haftada on kilo ya da daha fazlasını verdireceğini iddia eden diyet listelerinden uzak durulmalıdır. Sağlıklı diyet yeterli ve dengeli beslenme esasına dayanır. Yavaş verilen kilolar uzun vadeli verilir yani yeniden kilo almamanıza yardımcı olur. Tek bir besine dayalı diyet size sağlık getirmenin aksine zarar verecektir. Kısa sürede kilo verme, vücudunuzun dengesini bozacak ve kısa süre sonra verilenden daha çok kilo almanıza ve pek çok kan bulgusunda sağlıksız aralıklara gelmenize neden olacaktır. Sizi birtakım mikro besin ögeleri açısından yetersiz veya eksik bırakacaktır. Eğer kilo probleminiz varsa bu sorunu, sağlık iddiaları asılsız, sonrasında olabileceklerle ilgili hiçbir uyarının bulunmadığı, hiçbir bilimsel kaynağa dayanmayan ve sağlığınızı tehlikeye atan hazır popüler diyet listeleriyle çözmeye çalışmamalısınız. Bu konu için bir diyetisyene veya beslenme uzmanına başvurmalısınız.

FİTOTERAPİ BİLİMİ BAKIŞIYLA KARABUĞDAY

Karabuğday bitkisinin tıbbî amaçla kullanılan kısmı “herbasıdır”; yani yaprak çiçek ve saplarını içeren toprak üstü kısmıdır. Ticari amaçla, Macaristan'dan ve Afrika'dan getirtilen karabuğday herbasının kalite standartları, Avrupa Farmakopesi’nde belirtilmiştir. Tıbbî amaçla kronik venöz yetmezlik evresi I ve II'de (damar yetmezliğinde) olduğu gibi mikrosirkülasyon bozukluğu (kan dolaşımında bozukluk) ve aterosklerozda (damar sertliğinde) kullanımları vardır.  Karabuğday bitkisi, halk arasında bacak yorgunluğu şikâyetlerinde kullanılmaktadır. Kesilmiş karabuğday bitkisi, tıbbî çay yapımında, toz edilmiş karabuğday bitkisi ise, tablet şeklindeki fitofarmakonların (bitkisel ilaçların) içine girmektedir.

Çayının Hazırlanışı ve Tavsiye edilen Tüketim Sıklığı

  • Kesilmiş karabuğday bitkisinin 2 gramına, 150 ml kaynar su eklenir, 5-10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Birkaç hafta boyunca günde 3 kez 1 bardak içebilir.


İlaçlarla etkileşimine dair bulgu bulunmamaktadır yine de eğer ilaç kullanıyorsanız, hekiminize danışarak tüketmelisiniz.

Gebe ve emziklilerde karabuğday çayının zararsız olduğuna dair bulgular olmadığı için bu gruptaki bireyler dikkatli olmalıdırlar.

Sık görülmemekle birlikte yan etki olarak baş ağrısına neden olabilir.

  • Çay yapımında bahsettiğimiz karabuğday, gıdaî amaçla kullanılan tahıl görünümlü tohumları değil, karabuğday bitkisinin çiçek , yaprak ve sapından oluşan kısmıdır.


KAYNAKÇA

Jan U, Gani A, Ahmad M, et al. Characterization of cookies made from wheat flour blended with buckwheat flour and effect on antioxidant properties. Journal of Food Science and Technology. 2015;52(10):6334-6344. doi:10.1007/s13197-015-1773-8.

Park K, Jeong K, Lee S. Clinical and laboratory findings of childhood buckwheat allergy in a single tertiary hospital. Korean Journal of Pediatrics. 2016;59(10):402-407. doi:10.3345/kjp.2016.59.10.402.

Doç. Dr. Gökhan Baysoy, Fonksiyonel Besinler, 2013

Orzel, D., Zmijewski, M., & Bronkowska, M. (2015). Impact of products from ground buckwheat added to balanced diets on biochemical blood markers in Wistar rats. Roczniki Państwowego Zakładu Higieny66(3).

http://www.koop-phyto.org/en/medicinal-plants/buckwheat.php

HABER VAKTİ

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@