Sosyolojiden pedagojiye, mantıktan eğitime, siyasetten felsefeye birçok alanda uzman yazar ve akademisyenleri kadrosunda bulunduran habervakti.com, filoloji ve klasik Türk edebiyatı alanlarındaki makaleleriyle dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ü yazar kadrosuna kattı.

Özgün içerikleriyle verili gerçeğe ve küresel dayatmalara karşı yayım politikası ve yazar kadrosuyla dikkat çeken habervakti.com'da yazıları yayımlanacak olan Öztürk, Orta Doğu ve İslam dünyasındaki olaylara edebiyat ve tarih okumalarıyla yeni bir perspektif getiriyor.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk Hocamıza habervakti ailesine hoş geldiniz diyoruz.
Yazarımız Prof. Dr. Mustafa Öztürk habervakti.com için kaleme aldığı yazısında Dostoyevski'yi toplumsal-siyasal bir kişilik olarak tanıma imkanı sağlayan ve aynı isimli dergideki yazılarından oluşan "Bir Yazarın Günlüğü" adlı esere dair bir okuma yapıyor ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler adlı eserindeki Yahudi izlelere dair yakın okumasını genişleterek okura sunuyor:

"Dostoyevski’nin, Bir Yazarın Günlüğü adlı eseri 1873-1881 yılları arasında kaleme aldığı denemelerinden oluşur. Bugün hâlâ güncelliğini koruyan bu denemelerde Dostoyevski, o dönemin Rusya’sı ile ilgili sosyal, siyasi ve dini fikirlerini paylaşır. Bunun yanında Batılılaşma özentisi, kadın hakları sorunu, anadil meselesi, adalet sistemi, Katolik kilisesi eleştirisi, halkıyla bağını koparan aydınlar, kültürel yozlaşma, Slav halkının yüceltilmesi gibi konulardaki düşüncelerini de dile getirir. Cenazesinde yüz binlerce Rus’un hazır bulunması ve cenazesinin âdetâ milli bir gövde gösterisine dönüşmüş olması, öne sürdüğü düşüncelerin Rus halkı tarafından kabul gördüğünün emâresi olarak kabul edilir.

Dostoyevski’nin bugüne değin pek dikkat çekmeyen veya çekilmek istenmeyen yönlerinden birisi de onun katıksız bir Yahudi karşıtı olduğu gerçeği. Karamazov Kardeşler ve Ecinniler adlı romanlarında Jid (çıfıt) şeklinde kavramsallaştırarak aşağıladığı Yahudiler ile ilgili en geniş ve samimi görüşleri Bir Yazarın Günlüğü eserinde yer alan “Yahudi Sorunu” bölümünde yer alır.

Dostoyevski, Yahudiler hakkında oldukça endişe verici ve bir hayli ürkütücü bir kehâneti daha o günlerden haber verir. Günümüze ışık tutan ve bir bir gerçekleşen bu kehânet veya öngörüler, Yahudilerin dünyayı ele geçirme hırslarının ekonomik boyutlarıyla alakalı:

Dini tesisin açılışında peygamberleri hedef aldı! İBB'nin davet ettiği Tiran belediye başkanı... Dini tesisin açılışında peygamberleri hedef aldı! İBB'nin davet ettiği Tiran belediye başkanı...

Yahudiler, dünya hakimiyetine can atarlar. Bu nedenle bütünleşmiş varlıklarını korumak durumundadırlar. Eğer Yahudilere, Ruslarla aynı yasal haklar verilip ve kendi devlet içinde devletlerini korumalarına izin verilerse, Ruslardan çok daha fazla imtiyazlı hale geleceklerdir. Bu durumun sonuçları Avrupa’da şimdiden çok açıktır. Avrupa'nın her yerinde Yahudiler’in borsalardaki egemenlikleri, sermayeyi kontrol etmeleri, kredinin efendileri olmaları boşuna değildir.

Yahudilerin uluslararası politikayı avuçlarına alacaklarından çok emindir; ama Yahudiler bunu elde ederken insani değerleri, hakikat duygusunu, Hristiyan Avrupa’nın onurunu yerle bir edip bunlara diz çöktürecektir; çünkü Dostoyevski’ye göre bu toplumun damarlarında çok acımasız bir sömürme isteği akmaktadır:

Tekrar ediyorum, onlar uluslararası politikanın efendileridir. Yaklaşan şey, Yahudi ideallerin kesin zaferidir. Bütün bunlardan önce; insani hassasiyetlerin, hakikate susamışlığın, Hıristiyan duyguların ve Avrupa’nın ulusal ve toplumsal onurunun diz çöktürülmesi söz konusu olacaktır. Gelecekte olacaklardan Yahudilerin kendileri de haberdardır
..."

Yazının devamı için:

Dostoyevski’nin gözünden Yahudiler: Bir Yazarın Günlüğü Makale: Dostoyevski’nin gözünden Yahudiler: Bir Yazarın Günlüğü