banner5

20.12.2020, 14:55

Psikolojik yönleriyle çağımızın hastalığı: Yitirilmiş güven

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma, dinleme,değer katma ve bağlanma duygusudur.
" Güven "
"Güvensiz kalplerimizi karaktersiz insanlara borçluyuz."
Güven, birine herhangi bir kaygı, kuşku ve tereddüt duymadan bağlanmak ve inanmaktır, kendini ona teslim edebilmektir. Güvendiğiniz kişiye kendinizi tüm açıklığıyla sunar, duygularınızı, düşüncelerinizi paylaşırsınız, çünkü güvenin olduğu yerde dürüstlük, yakınlık, destek ve en önemlisi taahhüt vardır.
Bu, güvenin mutlak ve kör biçimde, karşımızdakilerin her durumda güvenilir ve güvenilmeyi hak eder nitelikte olması gerektiğini düşünmek demek değildir.
Çünkü asıl yanılgı burdan başlar. Basit hırsları ve beklentileri uğruna neler yapmaz ki insan denilen varlık. Bazen kendisini size kabul ettirmek için her türlü dramayı uygulayabilir karşınızdaki.
- Dini referansları kullanabilir.
- İdeolojik yaklaşımları kullanabilir.
-Yaşamadığı durumları yaşamış gibi dramatize ederek kullanabilir.
- Yoksulluğu dramatize edebilir.
........
Yapılması gereken nedir?
Bu sorunun cevabı, bütün bu ihtimalleri düşünerek hareket etmek ve ona göre değer katmaktır,travmalar yaşamamak için.
Güvensiz ortamın doğal sonucu da kaos ve savaştır. Thomas Hobbes bu durumu “insan insanın kurdudur” olarak dile getirir.
KARŞILIKLI GÜVENİN ÖNEMİ NEDİR?
Stephen Covey’e göre: “Güven, insan motivasyonunun en yüksek biçimidir. İnsanların doğasında var olan 'iyi' ve 'güzel'i ortaya koymalarına imkan verir.”
Sorumluluk makamındaki herkese şunu söylemek isterdim; güven kazanmak kolay bir şey değildir. Denizde elle balık yakalamak gibi bir durumdur. Yakalayan da elinden kayıp kaçmaması için çok ama çok dikkatli olmalıdır. Balık denize kaçarsa yakalamak imkânsız gibi bir şeydir. Güven kazanmak zor, kaybetmek ise kolaydır. Binlerce güzellikleriniz iyilikleriniz olabilir size güvenenleri bir kenara bırakıp size güvenenlerin kendisine güvenmediği birileri ile yol yürüme hatasına düşersiniz, bir hayal kırıklığı yaşatırsınız, değil bir çuval inciri, bir silo inciri berbat edersiniz…
"İnsanın yapabileceği en büyük fenalık, kendisine olan güvenini kaybetmesidir."
(Richɑrd Benedici )
Güven ortamını oluşturacak insanları bir “tohum” gibi, güven ortamının oluşacağı kurum kültürünü de bir “toprak” gibi düşünmek gerekir. Güven duygusunun yaşanabilmesi hem bireysel özelliklere, hem de kitle ilişkilerin kalitesine bağlıdır.
Bir noktadan baktığımızda, insanların tümünün başkalarına güvenebileceği belirli ve sabit bir dünyada yaşamak için nefes aldığını görürüz. Böyle bir dünya var olmadığından, aynı insanların, örneğin sözleşme yapmak gibi ve buna benzer birtakım davranışları neden aşamalı olarak resmileştirme ve yasallaştırma eğiliminde olduklarını anlayabiliriz. Her türlü akitte karşılıklı güvenin önemi büyüktür. Sözleşmeyi imzalayan iki taraf arasında ya da daha genel deyişle şirket çalışanları arasında güvenin hiçbir şekilde inşa edilememiş olması, parçalanmayı da beraberinde getirir. Verilen sözün sistematik olarak tutulmaması zaten varlığın kendisini bile tehlikeye sokar niteliktedir.
MADALYONUN İKİ YÜZÜ:
GÜVEN-İHANET
İnsanların birbirine duyduğu güven kendi içinde ihanetin tohumunu barındırır ve öncelikle insanların zaaflarından ve kusurlarından beslenir.
Belli bir açıdan, güven ve ihanet birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Yaratıcı ’dan farklı olarak, insanoğlu fanidir. Yaratıcı ile kulları arasındaki ilişkiyi insanlar arasındaki ilişkiye uyarlamak, insanın da Yaratıcı gibi zaafsız ve hudutsuz olabileceğine inanma yanılgısına düşürür.
İnsanın güzergâhı, “doğruluk” değil “doğruculuk” güzergâhıdır.
Güven bağdan doğar – ilk bağlar, aile ve yakınlarla kurulan bağlar – ancak gerçek gücü, her daim kırılgan da olsa, daima bağa hayat vermesinde saklıdır. Aile en önemli noktadır bağların oluşması noktasından.
-Sevgi
-Saygı
-Güven
Anne- babası ile bu ilişkileri doğru kurmayan bireyler ileride çocukluk cağı ile başlayıp ergenlik çağı ile hızlı bir duruma dönüsecek topluma karışma süreçlerinde ciddi sorunlar yaşar daha doğrusu yaşanmasına vesile olurlar.
PSİKOLOJİ BAKIŞ AÇSINDAN , "GÜVEN" :
Birçok farklı şekilde tanımlanmaktadır. Güvenin genel olarak çocukluk çağında ilk olarak anne-baba ile geliştiği bilinmektedir. Çocukluk çağında gelişen güvenin ileriki yaşlarda gelişen sosyal ilişkilerine transfer edildiği öne sürülür .
Örneğin:
▪Erik Erikson'ın psikososyal gelişim modelinde, güven duygusu ilk basamaktır: Bebekler ilk iki yılında ilk önce bakım vericilerine güven duyarlar, korunmuşluk hissini yaşarlar ve hep yanında olacaklarına dair iyimserlik duyarlar. Güven bu aşamada gelişmediğinde ise bebekler kendilerini tehlikeye açık hissederek ebeveynlere karşı güvensizlik hissederler.
▪John Bowlby'nin psikolojideki güven üzerine en temel teorilerden biri olan bağlanma teorisinde ise çocuklukta gelişen güven duygusu ileriki yaşlarda kurulan ikili ilişkilerin daha korunaklı veya tehlikere açık hissedilmesine neden olmaktadır.
Tutarlı bir şekilde güven ipuçları vermeyen ebeynlerin çocukları ise güvensiz bağ geliştirebilirler .
Aile ile başlayan süreç okuldaki eğitim ile taçlanır. Ancak günümüz eğitim anlayışının buna uygun olmadığının altını burada çizmek gerek. Ezberci ve salt bilgi merkezli bir eğitim anlayışının toplumsal çöküntünün temel sebeplerinden biri olduğunun farkında olsaydık toplum olarak kaygılarımız cok daha fazla olurdu bu durumda bizi hızlı çözümler noktasında çalışmalara sürüklerdi!!!!
Aile, okul ve sosyal çevre bir araya gelince, ben merkezci güvenden yoksun,kurnazlık-hızlı yükselme..vb gibi kavramları süs olarak kabul gören bu rezil yüzyıl da kaderimiz olmuş oluyor.
Güvensiz ortamın doğal sonucu da kaos ve savaştır. Thomas Hobbes bu durumu “insan insanın kurdudur” olarak dile getirir.
"Güven duyduğum kurumların,kişilerin aslında güven duyulmaması gerektiğini çok geç anladım.".
12°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 20 34
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13