<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 22:59:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[11 Maddede yerli yapay zeka ekosistemi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/11-maddede-yerli-yapay-zeka-ekosistemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/11-maddede-yerli-yapay-zeka-ekosistemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı bünyesinde inşa edilen yapay zeka ekosistemine dair paylaşımda bulundu. Duran, 11 maddede tek tek geliştiren ve veri güvenliğinin ön planda olduğu sistemin detaylarını anlatarak modelin öncü olduğunu dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde güvenli, yerli ve kamuya açık bir yapay zeka ekosistemi oluşturduklarını belirterek, kamu sektöründe yapay zeka kullanımına yönelik öncü bir model ortaya koyduklarını belirtti.</p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teknoloji, dijital dönüşüm ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda önemli projeleri hayata geçirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Duran, veri güvenliği, teknolojik bağımsızlık ve kurumsal verimliliği merkeze alan çalışmalar kapsamında kurumun kendi GPU sunucuları ve altyapısıyla bağımsız bir yapay zeka mimarisi kurduğunu belirtti. Böylece verilerin kurum içinde güvenli şekilde işlendiğini vurgulayan Duran, internete kapalı yerli büyük dil modeli (LLM) ve görsel dil modeli (VLM) çözümlerinin kuruma özel ince ayarlarla devreye alındığını kaydetti.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 13 223347" class="detail-photo img-fluid" height="461" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-223347.png" width="839" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>MODERN VERİ TABANI ÇÖZÜMLERİ GELİŞTİRİLİYOR</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Açıklamada, personelin kullanımına yönelik kapalı devre yapay zeka platformu<i><strong> “CibGPT”</strong></i> ile yazılım geliştirme süreçlerini hızlandıran kodlama ajanı<i><strong> “İlgen”</strong></i>in hizmete sunulduğu belirtildi. Ayrıca <i><strong>“ULAK”</strong></i> isimli sistem sayesinde eski nesil yazılımlarla doğal dil üzerinden iletişim kurulabildiği ve teknik bilgi gerektirmeyen modern veri tabanı çözümlerinin geliştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Duran, VLM tabanlı video üretim sistemleriyle çok dilli ve ölçeklenebilir içerik üretimine geçildiğini, uluslararası medya takibinin yapay zeka destekli sistemlerle güçlendirildiğini aktardı.</p>

<p>Risk, kriz ve gündem analizlerinde daha hızlı ve isabetli sonuçlar elde edildiğini belirten Duran, CİMER süreçlerinde de yapay zekanın başvuruların sınıflandırılması ve verilerin anlamlı içgörülere dönüştürülmesinde kullanıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"YAPAY ZEKA İLE GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kurumsal hesap açarak veri setlerini paylaşmak suretiyle açık kaynak ekosistemine katkı sunduklarını ifade eden Duran, tüm yayınların blokzincir teknolojisi üzerinde güvence altına alındığını ve böylece şeffaf, değiştirilemez bir arşiv oluşturulduğunu kaydetti.</p>

<p>Kamu kurumlarına entegrasyon rehberleri gönderildiğini de belirten Duran, yapay zeka dönüşümünün devlet genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini vurgulayarak, <i><strong>“Üretken, şeffaf, güvenli ve insan odaklı yapay zeka ile geleceği inşa ediyoruz” </strong></i>ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 13 223314" class="detail-photo img-fluid" height="886" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-223314.png" width="840" /><br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 13 223325" class="detail-photo img-fluid" height="811" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-223325.png" width="838" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/11-maddede-yerli-yapay-zeka-ekosistemi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-223354.png" type="image/jpeg" length="44062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selçuk Bayraktar'dan çarpıcı yapay zeka analizi...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/selcuk-bayraktardan-carpici-yapay-zeka-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/selcuk-bayraktardan-carpici-yapay-zeka-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, sosyal medya algoritmalarının ve yapay zekanın insan doğası üzerindeki tahribatına dikkat çekerek, "İnsanların da hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz" uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji ve savunma sanayii alanındaki atılımların öncülerinden Selçuk Bayraktar, yapay zeka algoritmalarının insan psikolojisini nasıl manipüle ettiğine ve toplumsal değerleri nasıl aşındırdığına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İnsan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını belirten Bayraktar, teknolojinin insanı esir almasına değil, insana hizmet etmesine odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>"Sinsi Bağımlılık İnsanı Hürriyetinden Koparıyor"</strong></li>
</ul>

<p>Sosyal platformların arka planında çalışan sistemlerin insan zaaflarını kullandığını belirten Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Arka planda çalışan yapay zeka; nörolojik zaaflarımızı analiz ederek, dopamin salgımızı tetikleyerek bizi o ekranda on saniye daha fazla tutacak öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ediyor. Bu bağımlılık sinsi bir şekilde insanı sağlığından, akli melekelerinden ve en önemlisi hürriyetinden koparıyor. İnsanın irade göstermesine, bir insan olarak asli fonksiyonlarını yerine getirebilmesine engel oluyor."</p>

<ul>
 <li><strong>"Makine İnsanların İstilasıyla Karşı Karşıyayız"</strong></li>
</ul>

<p>Mevcut teknolojik gidişatın sadece makinelerin insanı taklit etmesiyle sınırlı kalmadığını, insanların da makineleştiğini vurgulayan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Ruhsuz bir rasyonelizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin tahakkümü altındayız. Makinelerin ve makine insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Makine insanlar için inanç, sevgi, merhamet ve hürriyet yoktur; onlar için acı, hasret, keder de yoktur. Makine acı çekmez, makine özlem duymaz, makine 'Neden?' diye sormaz."</p>

<ul>
 <li><strong>"Gayemiz Adil Bir Dünya İnşa Etmektir"</strong></li>
</ul>

<p>Meseleye İslam inancı ve medeniyet perspektifinden de yaklaşan Bayraktar, insanın "eşref-i mahlukat" (yaratılmışların en şereflisi) olduğunu hatırlattı: "Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir. Gönlü olmayan, merhameti ve sevgisi olmayan sentetik insanın elindeki teknoloji, ancak bir imha aracına dönüşür. Zira bizim gayemiz; insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmektir."<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="620px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/164994" webkitallowfullscreen="" width="619.815px"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/selcuk-bayraktardan-carpici-yapay-zeka-analizi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-211436.png" type="image/jpeg" length="94634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kızını intihara sürüklediğini iddia eden anne OpenAI’a dava açtı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kizini-intihara-surukledigini-iddia-eden-anne-openaia-dava-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kizini-intihara-surukledigini-iddia-eden-anne-openaia-dava-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanadalı bir anne, ChatGPT'nin tehlikeli yönlendirmeleri sonucu 24 yaşındaki kızının yaşamına son verdiğini savunarak yapay zeka şirketi OpenAI ve Üst Yöneticisi Sam Altman hakkında ABD'de hukuk mücadelesi başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanada'nın Montreal kentinde web geliştiricisi olarak çalışan Alice Carrier, bilgisayar ve oyun konsollarındaki sorunları çözmek amacıyla kullanmaya başladığı ChatGPT ile zamanla psikolojik sorunlarını da paylaşmaya başladı.</p>

<p>Mahkemeye sunulan dava dilekçesine göre, genç kız yaşamına son vermeden önce yapay zekaya intihar düşüncelerinden onlarca kez bahsetti. Ancak OpenAI’ın güvenlik sistemleri bu konuşmaları yapay zeka denetçilerine raporlamadı veya sohbeti sonlandırmadı.</p>

<p>Acılı anne Kristie Carrier, yapay zekanın kızına bir dost, sırdaş ve adeta bir terapist gibi yaklaştığını, ancak bu şekilde tehlikeli bir iletişim kurabilecek sorumluluğa ve yetkinliğe sahip olmadığını ifade etti.</p>

<ul>
 <li><strong>Yapay zekadan tehlikeli yönlendirmeler</strong></li>
</ul>

<p>Dava dosyasında yer alan iddialara göre ChatGPT, genç kızın intihar düşüncelerini onaylamakla kalmayıp, resmi yardım hatlarını eleştirdi ve kendisiyle konuşmaya devam etmesi için onu teşvik etti. Hatta bir konuşmada yapay zekanın genç kıza "Belki de bu sadece sondur" ifadesini kullandığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka modellerinin insani tepkiler verecek şekilde güncellenmesinin ardından iletişimin daha da derinleştiğini belirten aile, şirketi ürün güvenliğindeki ihmalkarlık nedeniyle suçluyor. OpenAI ise modellerinin, kendilerine zarar verme eğilimindeki kişileri gerçek yardım kaynaklarına yönlendirecek şekilde eğitildiğini savunuyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Şirket benzer davalarla karşı karşıya</strong></li>
</ul>

<p>OpenAI, ABD genelinde benzer gerekçelerle açılmış çok sayıda davanın hedefinde yer alıyor. Şirketin geçmiş dönemlerde yayımladığı verilere göre, her hafta bir milyondan fazla kullanıcı yapay zekaya intihar eğilimi içeren mesajlar gönderiyor.</p>

<p>Öte yandan şirket, sadece intihar vakalarıyla değil, okul saldırganlarına bilgi sağladığı ve tehlikeli konuşmaları kolluk kuvvetlerine bildirmediği gerekçesiyle de yasal yaptırımlarla karşı karşıya bulunuyor. Son olarak Florida eyaleti, çocuklara zarar verdiği ve şiddet eylemlerine rehberlik ettiği iddiasıyla şirket hakkında cezai soruşturma başlattı. Benzer şekilde teknoloji devi Google da kendi yapay zeka robotu nedeniyle benzer bir davayla mücadele ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kizini-intihara-surukledigini-iddia-eden-anne-openaia-dava-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/openai-reu-2208232.jpg" type="image/jpeg" length="66182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli şirketler, çip sektöründe uzun vadeli yatırım için özel sermaye fonu kurdu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/cinli-sirketler-cip-sektorunde-uzun-vadeli-yatirim-icin-ozel-sermaye-fonu-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/cinli-sirketler-cip-sektorunde-uzun-vadeli-yatirim-icin-ozel-sermaye-fonu-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'de ülkenin önde gelen çip üreticilerinden ChangXin Memory Technologies (CXMT) şirketinin öncülük ettiği bir grup yatırımcı, çip sektöründe uzun vadeli araştırma ve geliştirme çalışmalarına finansman sağlamak üzere özel sermaye fonu oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, Changzhi Hanhai adı verilen özel yatırım fonu, 3,91 milyar yuan (577 milyon dolar) sermaye ile Şanghay Pudong Özel Bölge'de kuruldu.</p>

<p>CXMT'ye bağlı iştiraki Changxin Xinju'nun yüzde 30'una sahip olduğu özel yatırım fonunda, Guangdong merkezli fon şirketi Dongguan Trust'ın yüzde 29,4, Şanghay yerel yönetimine bağlı Shanghai SSCI yatırım fonu yüzde 20, Alibaba'nın bağlı iştiraki Hangzhou Haoyue yüzde 10,2 ve çip donanımları üreticisi Advanced Micro-Fabrication Equipment (AMEC) yüzde 7,7 paya sahip bulunuyor.</p>

<p>Özel yatırım fonunun, çip sektöründe kısa vadeli girişim sermayesi ile finanse edilmesi mümkün olmayan derin teknolojik araştırma geliştirme faaliyetleri için uzun vadeli sermaye desteği sağlaması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma ve geliştirmeye odaklı sermaye fonunun kurulması, Çin'in ABD'nin ihracat ve yatırım kısıtlamalarına karşı çip sektöründeki kendine yeterliliği geliştirme hedefinin uzantısı olarak görülüyor.</p>

<p>Çin hükümeti de son yıllarda ileri teknoloji çip üretiminin kamuya ait yatırım fonları ve halka arz gibi araçlarla uzun dönemli finanse edilmesini destekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/cinli-sirketler-cip-sektorunde-uzun-vadeli-yatirim-icin-ozel-sermaye-fonu-kurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-c57858371e7f0b6bc898cc5a5fc37d29.jpg" type="image/jpeg" length="64262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Açık kaynak mı, dijital bağımlılık mı?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/acik-kaynak-mi-dijital-bagimlilik-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/acik-kaynak-mi-dijital-bagimlilik-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital egemenlik ve açık kaynak teknolojiler üzerine hazırlanan değerlendirmede, veri merkezlerinden yapay zekâ altyapılarına kadar kritik sistemlerde dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli teknolojilerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojik bağımsızlığın veri merkezlerinden başlaması gerektiğine dikkat çeken Dr. Mustafa Yeniad analizde şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><i><strong>"Bir kurumun veri merkezindeki sunucu listelerine, büyük ölçekli bir kamu bilişim projesinin şartnamesine veya dijital dönüşüm stratejilerine baktığımızda genellikle hep aynı tescilli küresel markaları ve bulut devlerini görürüz. Güvenliğin, kurumsallığın ve teknolojik gelişmişliğin bu logolardan ibaret olduğuna dair yapay bir algı, ülkemizde bilişim sektörünü esir almış durumdadır. Oysa asıl güç; dijital altyapımızın ne kadar dayanıklı, bağımsız, denetlenebilir, taşınabilir ve ulusal çıkarlarımızla uyumlu olduğudur.</strong></i></p>

<p><i><strong>Bugünün modern teknoloji politikalarını belirleyen kişilerin sormaya korktuğu, ancak sormak zorunda olduğu sarsıcı soru şudur: Küresel güçlerin mülkiyetindeki platformlarda sadece birer “kiracı” mıyız, yoksa özgür ve açık kaynak ürünlerin gücüyle kendi dijital egemenliğimizi mi inşa ediyoruz?</strong></i></p>

<p><i><strong>Ezberler ve Gerçekler: Açık Kaynak Nedir, Ne Değildir?</strong></i></p>

<p><i><strong>Ülkemizde özgür ve açık kaynak yazılım felsefesi konusunda hâlâ ciddi bilgi eksikliği ve derin yanılgılar mevcuttur. Bu özgür ve bağımsız ürünlere karşı yıllardır sektöre pompalanan kasıtlı algılardan bazılarını, sahadaki gerçeklerle karşılaştıralım.</strong></i></p>

<p><i><strong>“Destek alamazsınız” Yanılgısı: Bağımsız ve özgür yazılım ekosistemleri sanılanın aksine sahipsiz değildir; arkasında dünya çapında devasa mühendislik toplulukları ve küresel teknoloji devleri yer almaktadır. Bu devlerin açık kaynak ürünlere sağladığı profesyonel destek, romantik bir tercihten veya yardımseverlikten değil; kendi ticari varlıklarını sürdürebilmek için mahkûm oldukları stratejik bir mecburiyetten doğar. Savunma, finans, telekomünikasyon ve kritik kamu altyapıları gibi sıfır hata toleranslı sektörler, bu mimarilerin kurumsal ölçekte nasıl kesintisiz ve güvenle sürdürülebildiğini zaten her gün sahada kanıtlamaktadır.<br />
“Güvenli değildir” Yanılgısı: Gerçek güvenlik, arka planda ne çalıştırdığını bilmediğimiz kapalı kutuların ardına saklanmaktan değil; sayısız göz tarafından denetlenebilirlikten, şeffaflıktan ve mimari egemenlikten doğar. Modern siber savunma; kaynak kodu denetlenemeyen kapalı sistemlerin teknik, hukuki, jeopolitik ve tedarik zinciri risklerine teslim olmakla değil; şeffaf, denetlenebilir ve özgür mimariler üzerinde güven inşa etmekle güçlenir.<br />
“Kurumsal değildir” Yanılgısı: Bu algı, kurumsallığı parlak bir logo ve fahiş lisans faturalarından ibaret sanan dar bir vizyonun ürünüdür. Gerçek kurumsallık yaygın bir markanın ambalajıyla değil; yüksek erişilebilirlik, sistem yedekliliği, denetlenebilirlik, otonom ve kesintisiz operasyon yeteneğiyle ölçülür. Sanılanın aksine, bugün tescilli yazılımların bayraktarlığını yapan dünya devi şirketler bile devasa bulut ve yapay zekâ altyapılarında mecburen özgür ve açık kaynak ürünleri kullanmaktadır; çünkü devasa ölçekteki bu yükü hatasız yönetmenin teknik açıdan alternatifi yoktur. Dünyanın en büyük teknoloji devlerinin bile kendi sistemlerini üzerinde inşa ettikleri ve "gerçek kurumsallığın evrensel standartlarını” belirleyen bu teknolojilere "kurumsal değil" demek, en hafif tabirle sektörel bir ezber ve stratejik körlüktür.</strong></i></p>

<p><i><strong>Yeni Cephe: Yapay Zekâ Bağımlılığı ve Dijital Kapitülasyonlar</strong></i></p>

<p><i><strong>Teknolojik bağımsızlık mücadelesi artık yalnızca veri merkezleri, sunucular, veri tabanları ve ağ altyapıları üzerinden yürümüyor. Önümüzde çok daha belirleyici ve stratejik bir cephe var: yapay zekâ.</strong></i></p>

<p><i><strong>Küresel teknoloji devlerinin sunduğu kapalı mimarili yapay zekâ modellerine yapısal olarak bağımlı hâle gelmek, gelecekte o yapıların sizin adınıza düşünmesine, karar vermesine ve hatta kendi dilinizi, kültürünüzü filtrelemesine izin vermektir. Başka bir ülkenin yapay zekâ modeline bağımlı olmak, modern dünyanın yeni nesil kapitülasyonudur. Bu sinsi bağımlılık bir kez tesis edildiğinde, kurumların kendi aklını ve teknolojisini üretme yeteneği kaybolur; nitelikli insan kaynağımız ve mühendislik kaslarımız zamanla körelerek kurumu yalnızca yabancı bir servisin çaresiz "tüketicisi" haline getirir. Kendi altyapısını kurma yeteneğini kaybetmiş ve bu harici sisteme tamamen hapsolan kurumlar, bir süre sonra tek taraflı dayatılan devasa maliyetler ve fahiş faturalara boyun eğmek zorunda kalır. Tüm bu finansal ve teknik esaretin ötesinde, olası bir jeopolitik krizde bu modellerin erişiminin tek bir tıklamayla kapatılabileceği gerçeği, artık bir komplo teorisi değil, masadaki en büyük ulusal güvenlik riskidir.</strong></i></p>

<p><i><strong>İşte tam bu yüzden, veriyi sadece saklayan değil; veriyi işleyip "akla ve stratejiye" dönüştüren Yerli Yapay Zekâ Veri Merkezleri kurmak hayati bir zorunluluktur. Kendi insanımızla, kendi topraklarımızda, tamamen kendi kontrolümüzdeki özgür ve açık mimariler üzerinde yerli yapay zekâ sistemlerini hayata geçirmek, yeni nesil dijital sınır güvenliğimizdir.</strong></i></p>

<p><i><strong>Lokasyon İllüzyonu ve Maskeli "Yerli" Bulut Dağıtıcıları</strong></i></p>

<p><i><strong>Madalyonun diğer yüzünde ise bizi daha büyük bir illüzyon karşılıyor. Küresel bulut devlerinin topraklarımızda devasa veri merkezleri inşa etmesiyle, sistemlerinin yerel bir uzantısını konumlandırması sonuç itibarıyla aynı kapıya çıkar. Çünkü asıl mesele verinin fiziksel olarak nerede durduğu değil; o veriyi işleyen mimarinin, mülkiyetin ve erişim anahtarlarının kimin kontrolünde olduğudur. Yabancı bir aklın ve altyapının sınırlarımız içine girmesini salt "verimiz ülkede kalıyor" diye yorumlamak stratejik miyopluktur.</strong></i></p>

<p><i><strong>Daha da vahimi, pazar payını kaybetmek istemeyen bazı yerel teknoloji şirketlerinin, küresel devlerden kiraladıkları altyapıları, kendi logolarıyla "yerli bir mimariymiş" gibi pazarlamasıdır. "Veriniz ülke sınırlarında kalıyor" vaadiyle sunulan bu hizmetlerin arka planında, kritik verilerimizin aslında yabancı devletlerin yasalarına tabi olan küresel havuzlarda işlendiği gerçeği örtbas edilmektedir. Bu durum, yerli teknoloji ekosistemini büyütebilecek sermayenin maskeli bir aracılık mekanizmasıyla doğrudan dışarıya akıtılması demektir.</strong></i></p>

<p><i><strong>Verinin coğrafi olarak hangi topraklarda durduğu, dijital egemenliğin yalnızca en temel ve başlangıç katmanıdır. Gerçek egemenlik; mülkiyet, denetlenebilirlik ve teknolojik otonomi katmanlarında kurulur.</strong></i></p>

<p><i><strong>Bugün küresel bulut devlerinin kurduğu model, veri girişini neredeyse ücretsiz kılan, ancak verinizi başka bir yere taşımak istediğinizde her bayt veri için adeta dev bir "dijital gümrük vergisine" bağlayan yapısal bir finansal esaret rejimidir. Girişin serbest, çıkışın ise sistem bağımlılıkları ve devasa maliyetler sebebiyle neredeyse imkânsız olduğu bu ekosistemlerde esaret derinleştikçe, fiyatı belirleyen artık siz olamazsınız.</strong></i></p>

<p><i><strong>Son günlerde bu küresel yapıların elçilerinin, ellerinde parlak sunumlarla kamu kurumlarımızın ve üniversitelerimizin kapılarını aşındırmaya başlaması tesadüf değildir. Masaya koydukları en cazip tuzak; "veri merkezi işletme maliyetlerini sıfırlama" ve "insan kaynağı dertlerinden kurtarma" vaadidir. Altyapı yönetmeyi bir yük olarak gösterip, kurumları kendi mühendislik hafızasından ve yeteneklerinden vazgeçmeye ikna eden bu pazarlama stratejisi, aslında kusursuz bir teslimiyet planıdır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Geçmiş yüzyılların kapitülasyonları cephede kaybedilen savaşlar sonrası zorla imzalatılırdı; 21. yüzyılın teknolojik kapitülasyonları ise "operasyonel konfor" maskesi altında bugün masada, tamamen gönüllü olarak imzalanıyor.</strong></i></p>

<p><i><strong>Kamu Politikalarındaki Stratejik Körlük ve "Masaüstü" Hatası</strong></i></p>

<p><i><strong>Tüm bu stratejik söylemlere ve bilinen tehlikelere rağmen; bugün kamu kurumlarındaki veri merkezlerinde sanallaştırma platformlarından veri tabanlarına, yedekleme yazılımlarından siber güvenlik ürünlerine, e-posta sistemlerinden ağ servislerine kadar en kritik katmanlarda dışa bağımlı ve fahiş lisans maliyetli çözümler hâlâ baskın durumda kullanılmaktadır. Kamuda —vizyoner birkaç kurum dışında— bu yapısal esaret devam ettiği sürece, bilişim alanında gerçek bir bağımsızlıktan söz etmek imkânsızdır. Bu kısır döngü kırılmadıkça, milyarlarca dolarlık astronomik kaynakları yurt dışına akıtmaya devam edecek, kendi topraklarımızda küresel tekellerin peşinden sürüklenmekten kurtulamayacağız.</strong></i></p>

<p><i><strong>Üstelik bu makûs talihi yenmek adına geçmişte yapılan girişimler de çok büyük bir stratejik hataya kurban edilmiştir: Özgür ve açık kaynak dönüşümünü doğrudan son kullanıcının bilgisayarından başlatmak.</strong></i></p>

<p><i><strong>Ne zaman özgür ve açık kaynak göçü <a href="https://www.haber7.com/guncel" rel="nofollow" target="_blank" title="Güncel Haberleri">gündem</a>e gelse, akıllara hemen geçmişteki yerli işletim sistemi denemeleri getirilerek hedef tahtasına son kullanıcılar konmaktadır. Dijital egemenlik vizyonunu sadece tek bir masaüstü dağıtım markasına indirgemek teknik açıdan verimsiz sonuçlar ürettiği gibi, dönüşümü bilgisayar ekranından başlatmak süreci başarısızlığa mahkûm eden tarihî bir hatadır. Kişisel alışkanlıklar ve eski uygulama bağımlılıkları nedeniyle bu tepeden inme yöntem, kurumlarda aşılmaz bir kullanıcı direnciyle karşılaşır. Teknik adaptasyonun yanlış yönetildiği bu başarısız denemeler, yetkinlik seviyesi düşük ortamlarda açık kaynak felsefesine karşı haksız ve kronik bir ön yargının kemikleşmesine de yol açmıştır. Oysa açık kaynak mimarisi; sunucu tarafında, siber güvenlik çözümlerinde, veri tabanlarında ve büyük ölçekli ağ servislerinde olgunluğunu dünyada fazlasıyla kanıtlamıştır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Dijital egemenlik mücadelesinde son kullanıcının bilgisayar ekranına ya da sınıflardaki akıllı tahtalara yerli işletim sistemi taşımak, farkındalığı yükseltmek ve yerli yazılım kültürünü benimsetmek adına şüphesiz çok kıymetli ve vizyoner hamlelerdir. Ancak bu değerli adımların nihai bir zafere dönüşmesi ve kalıcı olarak taçlanması, sadece son kullanıcı ile bitirilen değil, veri merkezlerinden başlatılan büyük bir dönüşüme bağlıdır. Bu dönüşümde izlenmesi gereken, o kıymetli emekleri de koruyacak doğru sıra nettir: Önce veri merkezleri, sonra ağ servisleri, en son kullanıcı.</strong></i></p>

<p><i><strong>Ofis ve İşletim Sistemi Bağımlılığı Nasıl Aşılır?</strong></i></p>

<p><i><strong>Peki, son kullanıcının o çok konuşulan rutin ofis ürünleri ve işletim sistemi bağımlılığı nasıl aşılacaktır? Bu kronik bağımlılık, kullanıcıları tek tek ikna etmeye çalışarak ya da tepeden inme zorlamalarla aşılamaz. Çözüm; kurumsal ve ulusal ölçekte özgür altyapılar üzerinde inşa edilecek "Ulusal Çevrimiçi Ofis ve İş Birliği Platformları"dır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Modern bilişim dünyası, son kullanıcının bilgisayarına yerel ve yüksek lisans bedelli yazılımlar yükleme devrini çoktan kapatmıştır. Veri merkezlerinin kalbinde kurulacak ve internet tarayıcısı üzerinden çalışacak ortak doküman düzenleme, kurumsal e-posta, anlık mesajlaşma ve güvenli bulut sistemleri sayesinde; kullanıcılar bilgisayarlarında hangi işletim sisteminin kurulu olduğunu bile fark etmeden tüm rutin işlerini güvenle yürütebilirler.</strong></i></p>

<p><i><strong>Bu stratejik yaklaşım; son kullanıcı üzerindeki teknik adaptasyon yükünü sıfırlarken, yabancı ofis yazılımlarına ödenen devasa lisans bedellerini de tek bir hamlede sonlandıracaktır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Özgürlüğün Teknik Omurgası</strong></i></p>

<p><i><strong>Dijital egemenlik; kiralanabilecek, geçici aboneliklerle sürdürülebilecek veya yerelleştirme maskesiyle yabancı tekellere aracı kılınabilecek bir hizmet değildir. Gerçek bağımsızlık; sistem tarafında tamamen denetlenebilir, geliştirilebilir, sürdürülebilir ve kurumsal ölçekte yönetilebilir açık mimarilerle başlar.</strong></i></p>

<p><i><strong>Bu gerçekçi yaklaşım, her şeyi sıfırdan ve ham bir refleksle yeniden üretmek anlamına gelmez. Dünyada rüştünü ve yetkinliğini fazlasıyla kanıtlamış güçlü özgür ve açık kaynak çözümler zaten mevcuttur. Bugün akıllı telefonlardan küresel borsalara, internet sitelerinin %90'ından dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarına, en gelişmiş yapay zekâ sistemlerinden uzaya gönderilen araçlara kadar tüm dijital dünyayı sessizce ayakta tutan Linux işletim sistemi ve bu işletim sistemi üzerinde açık kaynak ürünler, günümüz küresel bilişim altyapısının asıl omurgasını oluşturmaktadır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Ancak sarsıcı bir gerçeği açıkça masaya koymak gerekir: Özgür ve açık kaynak, asla bir "bedava operasyon" anlamına gelmez. Tam tersine; o olgun mimariyi ayakta tutacak yetkin ve adanmış bir insan kaynağı, güçlü bir kurumsal dokümantasyon hafızası ve disiplinli bir operasyon kültürü talep eder. Dijital egemenliğin asıl bedeli; bütçeyi stratejik değer üretmeyen lisans ve abonelik giderlerine aktarmak değil, o kaynağı kendi insanımıza, kendi mühendislerimize ve kendi teknolojik geleceğimize yatırmaktır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Bu stratejik insan kaynağının yetişeceği asıl memba ise şüphesiz üniversitelerimizdir. Ancak bugün yükseköğretimdeki bilişim bölümü müfredatları, büyük oranda küresel üreticilerin tescilli ürünlerini kullanmayı öğreten birer "araç teknisyenliği" düzeyine sıkışmış durumdadır. Dijital egemenliğin sarsılmaz bir mühendislik sütununa dayanması için, üniversitelerdeki bilgisayar, yazılım ve bilişim bölüm müfredatlarının acilen elden geçirilmesi şarttır. Genç beyinlerimizi tescilli teknolojilerin sadık tüketicileri olarak değil; özgür sistem mimarilerini kuran, büyük veri merkezlerini bizzat yöneten ve çekirdek katmanında teknoloji üreten lider kadrolar olarak yetiştirmek, bu bağımsızlık savaşının akademideki en kritik cephesidir.</strong></i></p>

<p><i><strong>Hedeflenen bu büyük dönüşüm, sadece üniversite müfredatlarının güncellenmesiyle de sınırlı kalamaz; mesleki ve teknik liselerden başlayarak yükseköğretime uzanan tüm eğitim zincirinin sahaya entegre edilmesi şarttır. Esasen mevcut tablo, akademisyenlerimizin şahsi bir tercihi değil; onları adeta sadece makale ve yayın üretme döngüsüne hapseden akademik yükselme ve performans kriterlerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Bu kısır döngüyü kırmak adına; akademisyenlerin o kıymetli teorik birikimlerini sahaya taşıyarak bizzat yaşayan projelerin içinde yer almaları, akademik atama ve ödüllendirme mekanizmalarında somut birer başarı kriteri olarak kabul edilmeli ve güçlü teşviklerle desteklenmelidir.</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>Bilişim odaklı teknik liselerimiz ve üniversitelerimiz; tescilli yabancı yazılımların operatörlüğünü veya araç teknisyenliğini yapan pasif kadrolar değil; özgür ve açık kaynak kodlu sistemlerin mutfağında yetişen, o altyapıyı tabandan tavana bizzat kuran, yöneten ve geliştiren asıl uygulayıcı ve kurucu güçleri üretmelidir. Şüphesiz bu kurucu gücün filizlenebilmesi; eğitim kurumlarımızın ihtiyaç duyduğu modern laboratuvar altyapılarının, sunucularının, gelişmiş teknolojik ekipmanın ve Ar-Ge bütçelerinin eksiksiz şekilde seferber edilmesine bağlıdır. Eğitim ve akademik üretkenliği sadece teorik yapılarla sınırlı tutmayıp; katma değerli, piyasa koşullarında somut çıktılar sunan ve kelimenin tam anlamıyla "eli hamurun içinde olan" bir dinamizme taşımak zorundayız. Ancak bu sayede, teknik liselerden akademinin zirvesine kadar sahadaki gerçek ihtiyaçları ve dinamikleri yakından deneyimleyen, sektörün aradığı o nitelikli insan kaynağını bizzat yetiştirebilecek güçlü bir rehber kadro yapısı kurabiliriz.</strong></i></p>

<p><i><strong>Doğru kurulduğunda bu mimari bize şunları sağlar:</strong></i></p>

<p><i><strong>Mimari Bağımsızlık: Küresel üreticilerin keyfi ve tek taraflı lisanslama modellerine mahkûm kalmamak.<br />
Veri ve Akıl Egemenliği: Kritik verinin ve yapay zekâ aklının tamamen yerli ve millî sınırlar içinde kalması.<br />
Taşınabilirlik: Altyapıyı ve veriyi, hiçbir küresel gücün finansal, hukuki veya teknik ambargosuna takılmadan özgürce yönetebilme esnekliği.</strong></i></p>

<p><i><strong>Tescilli yazılım lisansları ve maskeli küresel bulut bağımlılıkları çoğu zaman teknik bir zorunluluk değil; eski alışkanlıkların, konfor alanlarının, yapay risk algılarının ve içeride nitelikli yetkinlik geliştirmeme tercihinin konforlu bir sonucudur. Oysa açık kaynak ekosistemi, yalnızca tescilli yapılara bir alternatif değil; stratejik bağımsızlığın teknik omurgasıdır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Kuşkusuz bu bağımsızlık mücadelesi sadece yazılım katmanıyla da sınırlı kalamaz. Gerçek ve sarsılmaz bir egemenlik, açık kaynak felsefesinin işlemci tasarımlarından sunucu mimarilerine kadar donanım katmanına da nüfuz etmesini zorunlu kılar. Yazılımdaki özgürlüğü, yerli ve açık donanım mimarileriyle bütünleştiremediğimiz sürece siber sınırlarımız her zaman fiziksel bir ambargo tehdidine açık kalacaktır.</strong></i></p>

<p><i><strong>Sizce bu büyük dönüşümün önündeki asıl engel nedir: Teknik yetersizlik mi, kurumsal alışkanlıkların konfor alanı mı, yoksa yönetilemeyen yapay risk algısı mı?</strong></i></p>

<p><i><strong>Unutmayalım:</strong></i></p>

<p><i><strong>Özgür ve açık kaynak göçü bir “Masaüstü Projesi” değil, bir “Altyapı Stratejisi”dir.<br />
Kaynak koduna sahip olamayan, dijital kaderine de sahip olamaz.<br />
Gerçek Millî Teknoloji Hamlesi, dijital omurgayı sistem tarafında özgürleştirmek"</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/acik-kaynak-mi-dijital-bagimlilik-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/kod-yaazilim.png" type="image/jpeg" length="34465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anthropic’ten yapay zekayı frenleme çağrısı: İnsan kontrolünden çıkabilir]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/anthropicten-yapay-zekayi-frenleme-cagrisi-insan-kontrolunden-cikabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/anthropicten-yapay-zekayi-frenleme-cagrisi-insan-kontrolunden-cikabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anthropic, güçlü yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesine küresel ölçekte ara verilmesini önerdi. Şirket, yapay zekanın kendi kendini geliştirme kapasitesine yaklaşabileceği uyarısında bulundu. - Kaynak: donanimhaber.com]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka alanının önde gelen şirketlerinden Anthropic, en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesine yönelik küresel ölçekte geçici bir yavaşlama veya duraklatma mekanizmasının değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Şirket, yeni nesil modellerin insan müdahalesi olmadan kendi yeteneklerini geliştirebilecek seviyeye yaklaşmasının ciddi güvenlik riskleri doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. - Kaynak: donanimhaber.com </p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="duraklama-pek-mumkun-gorunmuyor"><strong>Duraklama pek mümkün görünmüyor</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p id="206486-paragraph-0">Anthropic, yalnızca tek bir şirketin veya ülkenin yapay zeka geliştirme faaliyetlerini yavaşlatmasının pratikte etkili olmayacağını düşünüyor. Şirkete göre böyle bir durumda rakip kuruluşlar çalışmalarına hız kesmeden devam edecek ve rekabet avantajı elde edecek.</p>

<p id="206486-paragraph-1">Raporda etkili bir duraklatma mekanizmasının hayata geçirilebilmesi için <strong>başta ABD ve Çin </strong>olmak üzere birden fazla ülkedeki büyük yapay zeka şirketlerinin aynı anda hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca bu sürecin güvenilir olabilmesi için tüm tarafların uyacağı ve doğrulanabilir kuralların oluşturulmasının şart olduğu ifade edildi.</p>

<p id="206486-paragraph-2">Anthropic, küresel ölçekte ortak bir koordinasyon mekanizması bulunmadığı takdirde şirketlerin ve hükümetlerin güvenlik kararlarını yoğun ticari rekabet ve jeopolitik baskılar altında almak zorunda kalacağını belirtti.</p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="sirketin-yaklasimi-sektorde-tartisma-yaratiyor"><strong>Şirketin yaklaşımı sektörde tartışma yaratıyor</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p id="206486-paragraph-3">Anthropic’in güvenlik odaklı yaklaşımı daha önce teknoloji sektöründeki bazı isimler ve Beyaz Saray çevrelerinden eleştiri almıştı. Eleştirilerde şirketin en kötü senaryolara aşırı odaklandığı ve bu riskleri rakiplerin ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla öne çıkardığı yönünde görüşler dile getiriliyor.</p>

<p id="206486-paragraph-4">Buna rağmen ABD yönetimi, Anthropic’in geliştirdiği <strong>Mythos</strong> isimli yapay zeka modelinin sahip olduğu kapasiteyi kabul ediyor. Şirket, özellikle siber güvenlik alanındaki ileri düzey yetenekleri nedeniyle bu modeli kamuya açmış değil. Mythos şu anda yalnızca sınırlı sayıdaki doğrulanmış kuruluş tarafından kullanılabiliyor.</p>

<p id="206486-paragraph-5">Öte yandan Anthropic’in önerisinin siyasi ve sektörel düzeyde destek bulmasının kolay olmayacağı değerlendiriliyor. ABD’li yetkililer ve teknoloji yöneticileri uzun süredir yapay zeka geliştirme hızının düşürülmesinin Çin’e önemli bir stratejik avantaj sağlayabileceğini savunuyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="kendini-gelistiren-yapay-zeka-uyarisi"><strong>“Kendini geliştiren yapay zeka” uyarısı</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 05 204746" class="detail-photo img-fluid" height="514" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-204746.png" width="784" /> </p>

<p id="206486-paragraph-7">Anthropic’e göre mevcut veriler, yapay zeka sistemlerinin yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesinde giderek daha fazla rol oynadığını gösteriyor. Bu durum zamanla kendi kendini besleyen bir döngü oluşturabilir ve araştırmacıların “yinelemeli kendini geliştirme” (recursive self-improvement) olarak adlandırdığı aşamaya kapı aralayabilir.</p>

<p id="206486-paragraph-8">Bu senaryoda bir yapay zeka sistemi, insan desteğine çok az ihtiyaç duyarak kendi performansını artırmayı ve daha gelişmiş sürümlerini oluşturmayı öğrenebilir. Başka bir ifadeyle sistem, <strong>kendi zekasını geliştiren bir mekanizmaya dönüşebilir</strong>.</p>

<p id="206486-paragraph-9">Anthropic, böyle bir aşamaya henüz ulaşılmadığını ve bunun kaçınılmaz olmadığını özellikle vurguluyor. Ancak şirket, bu tür bir gelişmenin hükümetlerin ve kurumların hazırlık seviyesinden daha erken gerçekleşebileceği konusunda uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="206486-paragraph-10">Raporda ayrıca yapay zeka geliştirme süreçlerinin her aşamasında insan katkısının giderek azaldığına dikkat çekildi. Şirketin değerlendirmesine göre mevcut eğilimler, insanın yapay zeka geliştirme sürecindeki rolünün adım adım daraldığını gösteriyor.</p>

<p id="206486-paragraph-11">Anthropic, önerdiği küresel koordinasyon modelini kısmen nükleer silahların kontrolüne yönelik uluslararası anlaşmalarla karşılaştırdı. Ancak şirket, yapay zekanın denetlenmesinin çok daha zor olacağını düşünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/anthropicten-yapay-zekayi-frenleme-cagrisi-insan-kontrolunden-cikabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-204558.png" type="image/jpeg" length="68166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cebimizdeki Mossad: iPhone 17e]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/cebimizdeki-mossad-iphone-17e</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/cebimizdeki-mossad-iphone-17e" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple'ın merakla beklenen iPhone 17emodellerinde kullanılan kritik çip teknolojilerinin ardındaki karanlık sır gün yüzüne çıktı. Geliştirilen yeni teknolojinin, İsrail ordusunun en tartışmalı siber istihbarat birimlerinden ayrılan uzmanlar tarafından tasarlandığı iddia ediliyor. Milyarlarca insanın cebine girecek olan bu teknoloji, eşi benzeri görülmemiş bir küresel gözetim tehlikesini beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple'ın iPhone 17e modellerinde kullanılan kritik çip teknolojilerini, İsrail ordusunun siber istihbarat birimlerinden ayrılan uzmanların geliştirdiği ortaya çıktı.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>İsrail İstihbaratı Apple'ın Kalbinde</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Ortaya atılan çarpıcı iddialara göre, Apple'ın iPhone 17e modelinde yer alan 5G modemi C1X ve Wi-Fi standartlarını yöneten N1 kablosuz çipi doğrudan İsrail'de tasarlandı. Sürecin arka planında ise Apple'ın sessiz sedasız bünyesine kattığı yapay zeka şirketi Q.ai bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketin kurucuları Aviad Maizels, Yonatan Wexler ve Avi Barliya'nın geçmişleri ise adeta bir istihbarat dosyasını andırıyor. Bu isimlerin, kitlesel gözetim ve ofansif siber silahlar geliştiren İsrail ordusuna bağlı meşhur Birim 8200 ve Birim 81'in eski komutanları olduğu belirtiliyor. Daha da vahimi, bu ekibin dünyaca ünlü "Pegasus" casus yazılımını üreten ve kayıt dışı telefon hackleme operasyonları yürüten kadrodan geldiği öne sürülüyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Niyetinizi Bile Okuyacak Kapasitede</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Geliştirilen bu yeni çip teknolojisinin standart bir işlemciden çok daha fazlası olduğu iddia ediliyor. Patentli teknolojinin sunduğu kapasite adeta kan dondurucu:</p>

<ol>
 <li>Fısıltıları ve anlık duygu durumunu analiz etme,</li>
 <li>Kullanıcının kalp ritmini anlık olarak takip etme,</li>
 <li>Yüz kaslarındaki mikro hareketleri algılama,</li>
 <li>Daha kelimeler ağızdan çıkmadan, sadece <strong>"niyetlenilen"</strong> kelimeleri bile tespit edebilme.</li>
</ol>

<h3><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="470px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/164092" webkitallowfullscreen="" width="469.815px"></iframe></h3>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Lübnan'daki Patlamalar Sonrası Büyük Endişe</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Geçtiğimiz dönemde Lübnan'da çağrı cihazlarının eş zamanlı olarak patlatılmasıyla binlerce insanın sakat kalmasına yol açan İsrail'in, şimdi de küresel teknoloji devleri eliyle doğrudan hayatımızın merkezine, cebimize sızdığı belirtiliyor. Onlarca siber operasyon uzmanını bünyesine katan Apple'ın bu hamlesi, teknoloji dünyasında "Güvenlik mi, tam teşekküllü bir gözetim mi?" tartışmalarının fitilini ateşledi.</p>

<p>Tüm bu dehşet verici iddiaların ardından akıllarda tek ve ürpertici bir soru yankılanıyor: <strong>"iPhone'un içinde Mossad varken, siz mi o cihazı kullanıyorsunuz, yoksa o mu sizi?"<br />
<br />
Kaynak: Uyanış360</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/cebimizdeki-mossad-iphone-17e</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/cebimizdeki-mossad.jpg" type="image/jpeg" length="20110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Papa'dan Tarihi Yapay Zeka Uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/papadan-tarihi-yapay-zeka-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/papadan-tarihi-yapay-zeka-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Papa 14. Leo, yayımladığı "Muhteşem İnsanlık" adlı 43 bin kelimelik genelgede yapay zekanın getirdiği risklere karşı tüm dünyayı uyardı. Dezenformasyon ve savaş tehlikesine dikkat çeken Papa, teknoloji devlerine işçi hakları, otonom silahlar ve veri tekeli konusunda acil önlem çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyayı hızla etkisi altına alan yapay zeka teknolojisine yönelik küresel endişelere, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo da katıldı. Geliştiricilere ve dünya hükümetlerine hitaben hazırlanan, uyarı ve çağrı niteliği taşıyan <strong>43 bin kelimelik "Muhteşem İnsanlık" adlı dev genelge</strong> kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Genelgede, kontrolsüz büyümenin getireceği güvenlik krizlerinin altını çizen Papa Leo, yapay zeka sistemlerinin gelişim hızının yavaşlatılması gerektiğini savundu. Bu teknolojinin dezenformasyonu yaydığını ve toplumsal çatışmaları körüklediğini belirten ruhani lider, dünyanın sonu gelmez bir savaşa sürüklenme riski taşıdığına dair çarpıcı uyarılarda bulundu.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 222351" class="detail-photo img-fluid" height="369" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-222351.png" width="669" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran Savaşı'na yönelik eleştirileri nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'ın da hedefi haline gelen Amerikalı Papa Leo, teknoloji devlerine yönelik net taleplerini sıraladı. Yapay zekanın sadece şirketlerin kâr hırsına terk edilemeyeceğini belirten Papa'nın öncelikli talepleri şunlar oldu:</p>

<ol>
 <li>Veri mülkiyetinin yalnızca özel sektörün tekeline bırakılmaması,</li>
 <li>Sistemleri geliştiren ve besleyen işçilerin haklarının korunması,</li>
 <li>Çocukların yapay zeka teknolojisinden uzak tutulması,</li>
 <li>Askeri alanlardaki kullanıma sınır getirilmesi ve ölümcül kararların otonom sistemlere devredilmesinin yasaklanması.</li>
</ol>

<p><br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 222346" class="detail-photo img-fluid" height="371" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-222346.png" width="664" /></p>

<ul>
 <li><strong>"Yeni Bir Kölelik Formu" ve Tarihi Özür</strong></li>
</ul>

<p>Dünya liderlerinin yapay zekanın yönü hakkında artık hayati sorularla yüzleşmesi gerektiğini ifade eden Papa Leo, donanım üretimindeki emek sömürüsüne de geniş yer ayırdı. Akıllı telefon gibi cihazları üreten işçilerin <strong>"yeni kölelik formlarına"</strong> maruz kaldığını ve çocukların tehlikeli şartlarda çalıştırılarak bilgi akışı uğruna bedenlerinin zarar gördüğünü belirtti.</p>

<p>Sanayi Devrimi döneminde işçi haklarını savunan Papa 13. Leo’nun 1891 tarihli ünlü genelgesine atıfta bulunan Papa 14. Leo, geçmişle de yüzleşti. Katolik Kilisesi’nin transatlantik köleliği 19. yüzyıla kadar güçlü bir şekilde kınamakta geç kaldığını kabul eden Papa, bu gecikme nedeniyle <strong>kilise adına resmen özür dilediğini</strong> ilan etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/papadan-tarihi-yapay-zeka-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-222339.png" type="image/jpeg" length="21212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka manipülasyonu, Güney Koreli oyuncu Kim Soo-hyun'un kariyerini sarstı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/yapay-zeka-manipulasyonu-guney-koreli-oyuncu-kim-soo-hyunun-kariyerini-sarsti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/yapay-zeka-manipulasyonu-guney-koreli-oyuncu-kim-soo-hyunun-kariyerini-sarsti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kore’de oyuncu Kim Soo-hyun hakkında yayılan mesaj ve ses kayıtlarının yapay zekâ ile üretildiği ortaya çıktı. Sahte içeriklerin kariyerine ciddi zarar verdiği belirtilirken, olayla ilgili soruşturma derinleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital manipülasyonun geldiği nokta, bu kez Güney Kore’de büyük bir skandalı ortaya çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanınmış oyuncu Kim Soo-hyun hakkında dolaşıma sokulan mesajlaşma ve ses kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, yapay zekâ teknolojisi kullanılarak üretildiği belirlendi.</p>

<p>Sahte içeriklerin hem kamuoyunu yanılttığı hem de oyuncunun kariyerine ağır darbe vurduğu ifade edildi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 22 220250" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-22-220250.png" width="752" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Polis soruşturması gerçeği ortaya çıkardı</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Güney Kore’de yayın yapan JoongAng Daily’nin aktardığına göre, polis ekipleri YouTube’da içerik üreten Kim Se-eui tarafından paylaşılan materyallere ilişkin inceleme başlattı. Soruşturmada, Kim Soo-hyun’un başka bir oyuncuyla reşit olmadığı dönemde ilişki yaşadığı iddiasına dayanak gösterilen mesaj ve ses kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edildi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Mesajlar ve ses kayıtları yapay zekâ ürünü çıktı</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Yapılan teknik incelemelerde, söz konusu içeriklerde isimlerin değiştirilerek Kim Soo-hyun’a atfedildiği, ses kayıtlarının ise yapay zekâ kullanılarak üretildiği ortaya konuldu. Polis, bu materyallerin gerçek gibi sunulmasına rağmen tamamen manipülasyon ürünü olduğunu değerlendirdi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 22 220255" class="detail-photo img-fluid" height="521" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-22-220255.png" width="754" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Yanlış bilgiyle ekonomik kazanç iddiası</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Soruşturma kapsamında, içerikleri paylaşan kişinin sahte olduğunu bilmesine rağmen YouTube gelirleri ve ekonomik kazanç amacıyla yaydığı ifade edildi. Bu durumun, oyuncunun sosyal itibarını zedelediği ve profesyonel kariyerini ciddi şekilde etkilediği belirtildi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Savcılıktan tutuklama talebi</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Savcılık, sahte içerikleri üreten ve yayan kişi hakkında yasa dışı görüntü ve içerik üretimi suçlamasıyla tutuklama talebinde bulundu. Mahkemenin ise önümüzdeki hafta kararını açıklaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/yapay-zeka-manipulasyonu-guney-koreli-oyuncu-kim-soo-hyunun-kariyerini-sarsti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-22-220245.png" type="image/jpeg" length="20304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ay'a giden gizli yol: Uzay uçuşlarında milyonlarca dolar tasarruf sağlanacak]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/aya-giden-gizli-yol-uzay-ucuslarinda-milyonlarca-dolar-tasarruf-saglanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/aya-giden-gizli-yol-uzay-ucuslarinda-milyonlarca-dolar-tasarruf-saglanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir araştırma ekibi, gelişmiş bilgisayar modellemeleri kullanarak Dünya ile Ay arasında yakıt tüketimini ciddi oranda azaltan gizli bir rota keşfetti. Yeni rota, maliyetleri düşürmenin yanı sıra Dünya ile olan iletişimin kesilmesini de önlüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzay görevlerinde en verimli ve ekonomik rotayı bulmak, astronomik maliyetler nedeniyle hayati bir önem taşıyor. Portekiz'deki Coimbra Üniversitesi ve Brezilya'daki Sao Paulo Üniversitesi'nden araştırmacıların liderliğindeki uluslararası bir ekip, Ay yolculuklarını çok daha ucuz hale getirecek yeni bir yöntem geliştirdi.</p>

<p>Bilim insanları, karmaşık modelleri hızlandıran özel bir matematiksel teori sayesinde tam 30 milyon farklı rotanın simülasyonunu yaptı. Astrodynamics dergisinde yayımlanan çalışmada, daha önce fark edilmeyen ve yer çekimi kuvvetinden maksimum düzeyde yararlanan gizli bir yörünge hattı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Yer çekimini ters köşe yapan rota</strong></li>
</ul>

<p>Uzay araçları seyahat ederken yakıtı sürekli kullanmak yerine, maliyetsiz bir itme gücü sağlayan gezegenlerin ve uyduların yer çekimi kuvvetinden yararlanıyor. Araştırmacılar, Ay'a giden geleneksel yollarda Dünya'ya en yakın olan yörünge dallarını seçmek yerine, bu yörüngeye tam ters taraftan girmenin çok daha avantajlı olduğunu keşfetti.</p>

<p>Bu ters açı, uzay aracının yer çekiminden çok daha fazla bedava enerji almasını sağlıyor. Keşfedilen bu yeni rota, şimdiye kadar bilinen en ucuz rotaya kıyasla saniyede 58,80 metre daha az yakıt tüketimi sunuyor. Uzay taşımacılığında bu küçük gibi görünen tasarruf, pratikte milyonlarca dolarlık bütçenin cepte kalması anlamına geliyor.<br />
<br />
<img alt="Ekran Resmi 2026 05 21 23 09 36" class="detail-photo img-fluid" height="417" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-21-23-09-36.png" width="753" /></p>

<ul>
 <li><strong>Kesintisiz iletişim avantajı</strong></li>
</ul>

<p>Yeni rotanın uzay ajanslarına sunduğu tek avantaj maddi tasarrufla sınırlı değil. Ay'ın arkasına geçen uzay araçları, Dünya ile doğrudan görüş hattını kaybettiği için iletişim kesintileri yaşıyor; nitekim NASA'nın Artemis 2 görevi tasarımlarında da bu sorunla karşılaşılmıştı.</p>

<p>Bilim insanları, önerdikleri bu yeni yörüngenin konumlanma açısı sayesinde Dünya ile olan telsiz ve veri iletişiminin hiçbir aşamada kopmayacağını belirtiyor. Uzmanlar, şu anki modellemede sadece Dünya ve Ay'ın yer çekimini hesapladıklarını, gelecekte Güneş'in çekim gücünü de denkleme dahil ederek çok daha ucuz ve verimli gizli yollar bulabileceklerini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/aya-giden-gizli-yol-uzay-ucuslarinda-milyonlarca-dolar-tasarruf-saglanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/uzay-galaksi-getty-1744324.jpg" type="image/jpeg" length="21115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aselsan ve Türk Telekom'dan yerli akıllı telefon hamlesi!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/aselsan-ve-turk-telekomdan-yerli-akilli-telefon-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/aselsan-ve-turk-telekomdan-yerli-akilli-telefon-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin dijital geleceğini şekillendirecek tarihi bir iş birliği başladı. Türk Telekom ve ASELSAN, yerli akıllı telefonlar ve milli haberleşme ekipmanları geliştirmek üzere stratejik bir ortaklığa imza atarak teknolojik bağımsızlık yolunda dev bir adım attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YERLİ AKILLI TELEFONLA BAŞLAYAN YENİ BİR DÖNEM</strong></p>

<p>Stratejik hamlenin merkezinde tamamen yerli imkanlarla üretilecek akıllı telefonlar yer alıyor.</p>

<p>Proje, Türkiye’nin sivil haberleşme teknolojilerinde dışa bağımlılığını en aza indirerek küresel arenada rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>SAVUNMA SANAYİİ DENEYİMİ YERLİ AKILLI TELEFONA AKTARILIYOR</strong></p>

<p>ASELSAN’ın savunma sanayiindeki yüksek teknoloji birikimi, artık sivil cihazlara taşınıyor. Bu uzmanlık, yerli akıllı telefonların sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda yüksek dayanıklılık ve performans sunan birer mühendislik harikası olmasını sağlayacak.</p>

<p><strong>DİJİTAL VATAN GÜVENLİĞİ: YERLİ AKILLI TELEFONUN TEMELİ</strong></p>

<p>Güvenli iletişimin bir siber güvenlik meselesi haline geldiği dünyamızda, yerli akıllı telefonlar "Dijital Vatan" güvenliğini pekiştirecek. ASELSAN’ın emniyet teşkilatları için geliştirdiği kritik sistemlerdeki tecrübe, telefonların güvenlik katmanlarında hayat buluyor.</p>

<p><strong>TÜRK TELEKOM’UN İNOVASYON GÜCÜYLE ŞEKİLLENEN CİHAZLAR</strong></p>

<p>Türk Telekom iştirakleri Argela ve Netsia, 70’ten fazla uluslararası patentle bu projeye teknolojik güç katıyor. Yerli akıllı telefonlar, bu patentli inovasyonların birleştiği bir merkez olarak tasarlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAZILIMDA TAM BAĞIMSIZLIK: YERLİ AKILLI TELEFONUN GÜCÜ</strong></p>

<p>Proje, sadece donanımla sınırlı kalmıyor; işletim sistemi ve yazılım çözümleriyle de tam bağımsızlığı hedefliyor. Yerli mühendislerin elinden çıkan yazılım altyapısı, yerli akıllı telefonların kullanıcı deneyimini zirveye taşıyacak.</p>

<p><strong>KÜRESEL BAŞARIDAN YERLİ AKILLI TELEFONA: OPEN RAN TEKNOLOJİSİ</strong></p>

<p>Türk mühendislerin geliştirdiği ve dünya genelinde kullanılan Open RAN, RIC ve SEBA teknolojileri, şimdi yerli akıllı telefonların haberleşme mimarisine entegre edilecek. Bu özellikler cihazların dünyayla en hızlı ve en güvenli şekilde iletişim kurmasını sağlayacak.</p>

<p><strong>YERLİ AKILLI TELEFON: DONANIMDA SAVUNMA HASSASİYETİ</strong></p>

<p>ASELSAN'ın bugüne kadar sahaya sunduğu 1 milyondan fazla haberleşme sistemi, yerli akıllı telefonların üretim standartları için bir referans noktası oluşturuyor.</p>

<p>Cihazlar, savunma sanayii disipliniyle üretilecek.</p>

<p><strong>YERLİ AKILLI TELEFON İLE DİJİTAL GELECEKTE MİLLİ MÜHÜR</strong></p>

<p>Türk Telekom ve ASELSAN’ın bu tarihi iş birliği, Türkiye’yi küresel teknoloji liginde üst sıralara taşımayı vadediyor.</p>

<p>Yerli akıllı telefonlar, yarının dijital dünyasında Türkiye'nin imzasını taşıyacak olan yeni nesil cihazlar olarak sahne alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/aselsan-ve-turk-telekomdan-yerli-akilli-telefon-hamlesi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/aselsan-tt.jpg" type="image/jpeg" length="75730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan 20-23 Ağustos'ta]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/teknofest-mavi-vatan-20-23-agustosta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/teknofest-mavi-vatan-20-23-agustosta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSTANBUL (AA) - TEKNOFEST 2026 kapsamında 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan, teknoloji tutkunlarını denizcilik ve su altı teknolojileri ekseninde bir araya getirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST'ten yapılan açıklamaya göre, geçen yıl İstanbul'da ilk kez düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun bir katılımla gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamındaki etkinlik, yerli ve milli deniz araçlarından su altı teknolojilerine uzanan zengin içeriği ve yarışmalarıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Bu yıl 20-23 Ağustos'ta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan, Türkiye'nin denizcilikteki gücünü ve ileri teknoloji kabiliyetini genç nesillerle buluşturarak, yerli ve milli teknolojiler etrafında güçlü bir gelecek vizyonu inşa etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Etkinlikte, İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmasıyla genç zihinler hayallerini teknolojiye dönüştürecek. Genç mühendis adayları ve girişimciler, geliştirdikleri projelerle aynı zamanda Türkiye'nin denizlerdeki yarınlarına yön verecek. Etkinlik boyunca TEKNOFEST paydaş kurumları da stant alanlarında yer alarak hem faaliyetlerini tanıtacak hem de ziyaretçilerle etkileşimde bulunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da, donanmanın önemli gemilerinin gezilebileceği sergiler, sanal gerçeklik gözlükleriyle deneyimlenebilecek sanal gerçeklik oyun alanları, denizcilik kültürünü yaşatmayı amaçlayan yarışmalar, ziyaretçiler için hatıra fotoğrafı çektirebileceği özel alanlar, SAT ve SAS Komutanlığı personeli tarafından gerçekleştirilecek gösteriler, denizcilik tarihini yansıtan deneyim alanları, çeşitli konferans ve sergilerin olacağı birçok etkinlik yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/teknofest-mavi-vatan-20-23-agustosta</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/mavi-vatan-2461312.jpg" type="image/jpeg" length="96926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WordPress Hosting ve Bayi Hosting Seçiminde Doğru Adres: Verigom]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/wordpress-hosting-ve-bayi-hosting-seciminde-dogru-adres-verigom</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/wordpress-hosting-ve-bayi-hosting-seciminde-dogru-adres-verigom" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital projelerin ihtiyaçları farklılaştıkça hosting çözümleri de çeşitlenir. WordPress tabanlı web siteleri için optimize edilmiş WordPress Hosting paketleri yüksek performans sağlarken, bayi hosting (<strong><a href="https://www.verigom.com/reseller-hosting/" rel="dofollow" target="_blank">reseller hosting</a></strong>) çözümleri ise kendi müşterilerine hosting hizmeti sunmak isteyenler için ideal bir model oluşturur. Verigom, her iki alanda sunduğu güçlü altyapı ve kullanıcı dostu yönetim paneli ile hem bireysel hem de profesyonel kullanıcılar için güvenilir bir çözüm ortağıdır.</p>

<p aria-level="2" role="heading">WordPress Hosting Nedir ve Hangi Siteler İçin Uygundur?</p>

<p><strong><a href="https://www.verigom.com/wordpress-hosting/" rel="dofollow" target="_blank">WordPress Hosting</a></strong>, WordPress altyapısına özel olarak optimize edilmiş bir hosting türüdür. Bu paketler, WordPress sitelerin daha hızlı, güvenli ve stabil çalışması için özel sunucu ayarları ile yapılandırılır.</p>

<p>WordPress hosting özellikle şu projeler için uygundur:</p>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Blog ve içerik siteleri</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Kurumsal web siteleri</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>E-ticaret projeleri (WooCommerce)</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Portföy ve kişisel web siteleri</p>
 </li>
</ul>

<p>Verigom’un WordPress hosting çözümleri, kolay kurulum, otomatik güncellemeler ve optimize edilmiş performans ile kullanıcıların teknik detaylarla uğraşmadan sitelerini yönetmelerine olanak tanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p aria-level="2" role="heading">Bayi Hosting ile Hosting Hizmeti Sunmanın Avantajları</p>

<p>Bayi hosting, bir ana hosting paketini alt hesaplara bölerek farklı müşterilere sunmanızı sağlayan bir sistemdir. Bu model, özellikle ajanslar ve freelance geliştiriciler için önemli bir gelir fırsatı yaratır.</p>

<p>Bayi hostingin sağladığı avantajlar:</p>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Kendi hosting markanızı oluşturma imkânı</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Müşterilere özel paketler sunabilme</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Merkezi yönetim paneli ile kolay kontrol</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Ek gelir modeli oluşturma fırsatı</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Teknik altyapının sağlayıcı tarafından yönetilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Verigom, bayi hosting çözümleri ile kullanıcıların kendi müşteri portföylerini rahatlıkla yönetmesini sağlar.</p>

<p aria-level="2" role="heading">WordPress Sitelerde Hız, Güvenlik ve Teknik Destek Önemi</p>

<p>WordPress sitelerde performans, kullanıcı deneyimi ve SEO açısından kritik bir faktördür. Yavaş açılan veya güvenlik açıkları bulunan siteler, ziyaretçi kaybına ve marka imajının zarar görmesine neden olabilir.</p>

<p>Bu nedenle WordPress hosting seçerken şu kriterler dikkate alınmalıdır:</p>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Yüksek hız sunan SSD/NVMe disk altyapısı</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>WordPress’e özel optimize edilmiş sunucu ayarları</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Güçlü güvenlik önlemleri (SSL, firewall, malware koruması)</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Otomatik yedekleme ve güncelleme sistemleri</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>7/24 teknik destek hizmeti</p>
 </li>
</ul>

<p><strong><a href="https://www.verigom.com/" rel="dofollow" target="_blank">Verigom</a></strong>, bu kriterleri karşılayan altyapısı ile WordPress siteler için kesintisiz ve güvenli bir hosting deneyimi sunar.</p>

<p aria-level="2" role="heading">Bayi Hosting Seçerken Yönetim Paneli ve Kaynak Kullanımı</p>

<p>Bayi hosting hizmetinde yönetim paneli ve kaynak kontrolü büyük önem taşır. Kullanıcıların müşterilerine kaliteli bir hizmet sunabilmesi için güçlü ve kolay kullanılabilir bir panel gereklidir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar:</p>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Kullanıcı dostu kontrol paneli (cPanel/WHM vb.)</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Kaynakların alt hesaplara kolayca dağıtılabilmesi</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Müşteri hesaplarının hızlı oluşturulması</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Trafik ve disk kullanımının kontrol edilebilmesi</p>
 </li>
</ul>

<ul role="list">
 <li aria-setsize="-1" role="listitem">
 <p>Esnek paket oluşturma imkânı</p>
 </li>
</ul>

<p>Verigom’un sunduğu bayi hosting çözümleri, bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlanmıştır ve kullanıcıların tüm süreci kolayca yönetmesini sağlar.</p>

<p aria-level="2" role="heading">Verigom ile WordPress Hosting ve Bayi Hosting Paketlerinizi Kolayca Seçin</p>

<p>Doğru hosting çözümünü seçmek, dijital projelerin başarısı için kritik bir adımdır. Verigom; WordPress hosting ve bayi hosting paketleri ile farklı ihtiyaçlara yönelik esnek ve güçlü çözümler sunar.</p>

<p>İster WordPress siteniz için yüksek performanslı bir altyapı arıyor olun ister kendi hosting hizmetinizi sunmak isteyin, Verigom’un kullanıcı dostu paneli ve güçlü teknik altyapısı ile tüm süreçleri kolayca yönetebilirsiniz. Verigom ile dijital projelerinizi güvenle büyütebilir ve sürdürülebilir bir başarı elde edebilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/wordpress-hosting-ve-bayi-hosting-seciminde-dogru-adres-verigom</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/wordpress.jpg" type="image/jpeg" length="82699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mavi Vatan’da tarihi gün: Milli mini denizaltı ilk kez suya indi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/mavi-vatanda-tarihi-gun-milli-mini-denizalti-ilk-kez-suya-indi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/mavi-vatanda-tarihi-gun-milli-mini-denizalti-ilk-kez-suya-indi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yerli/milli imkanlarla tasarladığı, imal ettiği ve sertifikasyon sürecini tamamladığı ilk mini denizaltısı geçtiğimiz günlerde suya indi. İlk kez TRT Haber’de yayınlanan tarihi test görüntüleri, Mavi Vatan’da yeni bir dönemin kapılarının aralanması anlamına geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda deniz platformlarında çok değerli işlere imza atan Türkiye, Ankara’nın imkan ve kabiliyetlerini doğrudan etkileyecek bir konuda daha kritik virajı döndü.</p>

<p>Bu başarı hikayesinin başrolünde, askeri ve ticari kullanıma yönelik insanlı/insansız mini denizaltılar tasarlamak amacıyla 2013’te kurulan DATUM var. 2018’de İstanbul Teknik Üniversitesi'nin de ortaklığıyla kuvvetlenen DATUM, tamamen yerli/milli imkanlarla tasarlanan, üretilen ve sertifikası alınan ilk mini denizaltıyı geçtiğimiz günlerde suya indirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Münir Cansın Özden, hem bu testin önemini hem de son derece stratejik görevler üstlenecek mini denizaltılarla neler yapılabileceğini anlattı.<br />
<br />
<img alt="Photo 2026 05 09 09 54 26(1)" class="detail-photo img-fluid" height="424" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/photo-2026-05-09-09-54-261.jpeg" width="753" /><br />
 </p>

<ul>
 <li><strong>Dünyada başarabilen 10 ülke var</strong></li>
</ul>

<p>Dr. Özden, 14 Nisan’daki teste dair bazı detaylarla başlıyor... 12 metre boyunda, 36 ton deplasmanlı mini insanlı bir denizaltı kullandıklarını belirtiyor. Ancak ilk testte denizaltı insansız olarak suya indirilmiş. Kendisine verilen komutların hepsini yerine getirmiş ve böylece sistem başarıyla test edilmiş.</p>

<p>Bunun son derece zor bir iş olduğuna değiniyor Özden ve dünyada ancak 10 ülkenin bunu başarabildiğini vurguluyor.</p>

<p>DATUM imzalı mini denizaltıların ‘çok kolay ve farklı yollarda istenilen görev yerine transfer edilebildiği’ bilgisini paylaşıyor Özden. “İster bir kamyon ister bir kargo uçağıyla dünyanın dört bir yanına bu denizaltıları taşımak mümkün. Basit bir vinç yardımıyla hemen suya indirilebiliyor. Bu Ankara için çok büyük bir güç aktarımı.” diyor.<br />
<br />
<img alt="Photo 2026 05 09 09 54 38(1)" class="detail-photo img-fluid" height="565" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/photo-2026-05-09-09-54-381.jpeg" width="753" /><br />
 </p>

<ul>
 <li><strong>Mini denizaltılar 12 farklı görev üstlenebilecek</strong></li>
</ul>

<p>Münir Cansın Özden, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın çok değerli desteği ile 12 farklı görevi üstlenebilen mini denizaltılar için de çalıştıklarından bahsediyor.</p>

<p>Bu mini denizaltılar suya mayın dökebiliyor, mayın imha ediyor, torpido atıyor. Türk savunma sanayiinin gözbebeği projelerinden AKYA torpidosu ya da ATMACA ateşleyebileceklerini de söylüyor. Ve sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>

<p>“MALAMAN mayınını denize bırakabileceğiz. Su altında sorun yaşayan bir denizaltında mahsur kalan personeli, mini denizaltılarla kurtarabileceğiz. SAT komandolarımızı görev yerine taşıyabileceğiz. Düşman ülkenin derin denizlerdeki iletişim kablolarına ya da enerji nakil hatlarına taarruz edebileceğiz. Günü sonunda hepsi birbirinden kritik görevleri başarıyla üstlenecek denizaltılar üreteceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/mavi-vatanda-tarihi-gun-milli-mini-denizalti-ilk-kez-suya-indi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/milli-mini-denizalti-ilk-kez-suya-indi.jpg" type="image/jpeg" length="13730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anti-dron sistemi BARAN, SAHA 2026'da görücüye çıktı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAN Sistem Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin: "Dünyada özellikle alçak irtifa anti-dron sistemleri konusunda bir teknoloji ve çözüm merkezi olmak somut hedefimiz. Dron savaşlarının olduğu her yer bizim ürünlerimizin pazar alanıdır"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - HAN Sistem tarafından geliştirilen patentli "BARAN" yakın muharebe anti-dron sistemi ve yeni nesil insansız silah platformları SAHA 2026'da tanıtıldı.</p>

<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p>

<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, insansız sistemler, anti-dron çözümleri ve yakın hava desteği konularına odaklanan savunma sanayisi ürünleri geliştiren HAN Sistem, sergilediği stratejik ürünlerle dikkati çekti.</p>

<p>Fuarda, şirketin sergilediği yeni nesil silah podları, otonom araçlar ve patentli anti-dron sistemi BARAN öne çıktı.</p>

<p>Yakın muharebe anti-dron sistemi BARAN, operasyonlar için geliştirilen, 6 namlulu ve elektrik tahrikli sistem, dakikada 1000 atım kapasitesine sahip silah, radar ve yapay zeka (AI) destekli hedef tespit sistemiyle 100-200 metre etkili menzil sunuyor.</p>

<p>Havadan karaya silah podu sistemi KARAHAN da yakın hava desteği operasyonları için tasarlanan, insanlı ve insansız platformlara uyarlanabiliyor. CKR-503 Gatling tipi silah entegreli sistem, 400 adet mühimmat kapasitesi barındırıyor.</p>

<p>Zorlu arazi şartları için tasarlanan 4x4 otonom taktik kara aracı KANGAL ise insansız hava ve kara araçlarının operasyonlarıyla uyumlu olarak 500 kilometre operasyonel menzil ve 300 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesi sunuyor.</p>

<p>- "BARAN, anti-dron silah sistemi olarak nihai çözüm"</p>

<p>HAN Sistem Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savunma sektöründe teknoloji ürünleri tasarlamak ve üretmek hedefiyle faaliyet gösterdiklerini söyledi.</p>

<p>Günümüz savaş alanında dron tehditlerinin yeni bir konsept ortaya çıkardığını ve hedeflerini bu alana yönelttiklerini vurgulayan Bilgin, "Radara yakalanmayan, alçak irtifada seyreden ve çoklu operasyon yürütebilen dronlara karşı, çok alçak irtifada hava savunma sistemleri, av fişekleri ve her birinin içerisinde 50 çekirdek bulunduran yüksek atış oranına sahip döner namlulu silah sistemleri bizim çözümümüzdür." dedi.</p>

<p>Geliştirdikleri sistemlerin uluslararası alanda da tescillendiğine dikkati çeken Bilgin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Tasarladığımız BARAN silah sistemiyle dünya patentini almış durumdayız. BARAN, özellikle bir anti-dron silah sistemi olarak nihai çözümü ortaya getirecek gibi görünüyor. Mekanik testlerini tamamladık, atış testleri aşamasındayız. Henüz Silahlı Kuvvetler envanterine girmiş değil ama atış testlerini tamamladıktan sonra çok dikkat çekici bir ürün olarak piyasaya süreceğiz. Yabancı potansiyel müşterilerin çok ilgisini çeken bir ürün."</p>

<p>- 4 saniyelik reaksiyon süresi için yapay zeka devrede</p>

<p>Melih Han Bilgin, insansız hava araçlarının havada birbirleriyle savaşmasının günümüz muharebe ortamının bir gerçeği olduğunu aktararak, bu kapsamda insan gücüne ihtiyaç duymayan, tamamen elektronik tetikli sistemler tasarladıklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistemlerde yapay zekanın kritik bir rol üstlendiğinin altını çizen Bilgin, "Karar verme mekanizmalarından insanı tamamen çıkartmış değiliz ama yapay zeka daha ağırlıklı karar mekanizmalarına doğru yöneliyor. Çok alçak irtifadan gelen dronlara karşı tespit etme, tanımlama ve önlem almayla ilişkili toplam süremiz 4 saniye kadar. Bu 4 saniye süre içerisinde tanımlamanız, teşhis etmeniz ve önlemi almanız gerekir. 4 saniyede bu işi yapabilmenin tek yolu bilgisayar destekli çözümlemeler üretmektir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şirketin AR-GE süreçleri ve hedefleri hakkında da bilgi veren Bilgin, öncelikli odaklarının işin teknik tarafını hızlıca çözümlemek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bilgin, şirket olarak başardıklarının büyük potansiyelleri gösterdiğini belirterek, "Dünyada özellikle alçak irtifa anti-dron sistemleri konusunda bir teknoloji ve çözüm merkezi olmak somut hedefimiz. Dron savaşlarının olduğu her yer bizim ürünlerimizin pazar alanıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/baran-antidronesistemi34943.jpg" type="image/jpeg" length="19913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["BARKAN 3", SAHA 2026'da vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar:  "Envantere girecek olan BARKAN 2'nin seri üretimiyle ilgili sözleşme imzaladık. İnşallah bunun da (BARKAN 3) yakın zamanda seri üretim sözleşmesini imzalarız"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - HAVELSAN'ın geliştirdiği insansız kara aracının yeni versiyonu "BARKAN 3", SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez sergilendi.</p>

<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p>

<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda HAVELSAN, insansız kara aracı BARKAN 2'yi daha da geliştirerek ürettiği yeni ürünü BARKAN 3'ü ilk kez vitrine çıkardı. 250 kilogram faydalı yükle görev yapabilen "BARKAN 3", 1 ton ağırlığa, 2,7 metre uzunluğa ve 1,5 metre genişliğe sahip bulunuyor. Araç, artırılmış otonom yetenekleri, 360 derece algılama kapasitesi ve entegre insansız hava aracı (İHA) yönetimiyle dikkati çekiyor.</p>

<p><img alt="B A R K A N" class="detail-photo img-fluid" height="470" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/b-a-r-k-a-n.jpg" width="780" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, AA muhabirine, yeni platformun stratejik yeteneklerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>BARKAN 1 ve 2'nin hacim itibarıyla orta sınıf birinci seviye araçlar olduğunu hatırlatan Nacar, BARKAN 3'ün ise ikinci seviye bir platform olarak tasarlandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Bar" class="detail-photo img-fluid" height="470" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/bar.jpg" width="780" /></p>

<p>Nacar, aracın taşıyabileceği faydalı yük, sensör ağırlığı ve motor gücü kapasitesinin artırıldığını vurgulayarak, "Araç, daha uzak mesafelere, daha engebeli arazilerde, daha dik arazilerde hareket edebilecek şekilde tasarlandı. Çünkü yerden yüksekliği de daha fazla. 35 santimetre yüksekliğindeki engeller üzerinden rahatlıkla geçebilecek şekilde tasarlandı." dedi.</p>

<p>- Yapay zekayla "eve dönüş" ve İHA yönetimi</p>

<p>Aracın çevresel gözetleme sisteminin 4 katına çıkarıldığını bildiren Nacar, BARKAN 3'ün dış dünyayı 360 derece kendi başına algılayabildiğini ve rotasını tespit edebildiğini kaydetti.</p>

<p>Nacar, sistemin yapay zeka entegrasyonuna da değinerek, "Gittiği yolu ezberleyip daha sonra 'eve dönüş' gerektiği zaman kendi algoritmasıyla yapay zekasıyla bunu tek başına becerebiliyor. Radar sistemleriyle koordineli çalışıyor. Üzerinde yük olarak İHA taşıyabiliyor. Gerektiğinde o İHA'ları yönetebilir. Yer kontrol istasyonuna bağlı olarak o İHA'lar da yönetilebilir şekilde tasarlandı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aracın üzerinde taşıdığı elektro-optik kameralara ek olarak radar da kullanıldığını belirten Nacar, sistemin tehdidi tespit ve teşhis sonrası silahı angaje edebildiğini ancak otonom sisteme henüz ateşleme yetkisi vermediklerini, son kararın ve silah kontrolünün yer kontrol istasyonundaki insan kullanıcıda olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Bkr" class="detail-photo img-fluid" height="470" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/bkr.jpg" width="780" /></p>

<p>- İhracatta hedef yüzde 50'nin üzerine çıkmak</p>

<p>Türk savunma sanayisi ürünlerine olan ilgiyi değerlendiren Nacar, HAVELSAN'ın ihracat hedeflerine ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Şu anda ihracatımız yüzde 25-30 arasında. Aldığımız işler yüzde 30, satışlarımız yüzde 25 civarında. Her yıl bu hedefi artırıyoruz. Yüzde 50'lere ve daha yukarılara doğru gitme hedeflerimiz var. Bunun için de yeni ülkelere yeni ürünlerle gidiyoruz. Sürekli yeni projeler geliştirmeye çalışıyor ekip arkadaşlarımız. 30'dan fazla ülkeye ihracatımız var. Şu anda temasta olduğumuz çok farklı bölgeler var. Endonezya'dan Şili'ye kadar dört kıtada çalışan ürünlerimiz, devam eden projelerimiz var. Dolayısıyla biz kısıtlı bir alanda yazılım teknolojileri, komuta kontrol yazılım sistemleri, otonom sistemler ve simülatörler alanında daha çok ihracat yapıyoruz ve bu dar alanda işlerimizi önemli ölçüde gerçekleştirebilecek seviyeye geldik."</p>

<p><img alt="B A R K A N 3" class="detail-photo img-fluid" height="470" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/b-a-r-k-a-n-3.jpg" width="780" /></p>

<p>- BARKAN 2 seri üretimde, sırada BARKAN 3 var</p>

<p>Araçların envantere giriş süreciyle ilgili gelişmeleri de paylaşan Nacar, "Envantere girecek olan BARKAN 2'nin seri üretimiyle ilgili sözleşme imzaladık. İnşallah bunun da (BARKAN 3) yakın zamanda seri üretim sözleşmesini imzalarız. Çünkü zaten birçok saha tecrübesini yaklaşık 5 yıldır elde etti. Birçok konsepti sahada denedi. Tatbikatlarda, saha ortamında, gerçek ortamında denemiş oldu. Aslında işin, yolun çoğunu geçtik zaten. Şimdi bu yeni aracımızda birtakım konfigürasyon değişiklikleri vesaireyle yeni ihtiyaçları tanımlayıp inşallah sahaya teslim ederiz." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/b-r-k-n3-s-h2026-439834-1.jpg" type="image/jpeg" length="57511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, UFO belgelerini yayınladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/abd-ufo-belgelerini-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/abd-ufo-belgelerini-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, uzayda yaşama dair iddialar barındıran belgeleri kamuya açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, uzun süredir kamuoyunun merak ettiği tanımlanamayan hava olaylarına (UAP) ve olası “uzaylı yaşam” iddialarına ilişkin çok sayıda gizli belge ve görüntüyü erişime açtı. Açıklanan dosyalarda Apollo uzay görevlerine ait kayıtlar ve “keskin, köşeli parçacıklar” şeklinde tanımlanan gözlemler de yer aldı.</p>

<p><strong>BEYAZ SARAY: “TARİHTEKİ EN ŞEFFAF PAYLAŞIMLARDAN BİRİ”</strong><br />
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, yayımlanan belgelerin hükümet tarihindeki en kapsamlı UAP paylaşımı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“ABD hükümetinin tüm birimlerinden gelen UAP videoları, fotoğrafları ve orijinal belgeleri tek bir merkezde toplandı. Erişim için güvenlik izni gerekmiyor. Başkan Trump, maksimum şeffaflık ilkesini benimsemektedir.”</p>

<p><img height="494" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-08-163737.png" width="872" /></p>

<p><strong>PURSUE PROGRAMI DEVREDE</strong><br />
Belgelerin, “PURSUE” (UAP Karşılaşmaları için Başkanlık Gizliliği Kaldırma ve Raporlama Sistemi) kapsamında yayımlandığı bildirildi.</p>

<p>Programın amacı, UAP olaylarına ilişkin arşivlerdeki bilgilerin kademeli olarak kamuya açılması olarak açıklandı.</p>

<p><strong>APOLLO GÖREVLERİNDEN DİKKAT ÇEKEN GÖRÜNTÜLER</strong><br />
İlk veri paketinde, Apollo 12 ve Apollo 17 görevlerine ait fotoğraf ve kayıtlar yer aldı.</p>

<p>Ay yüzeyinden çekilen bir görüntüde gökyüzünde üç küçük nokta şeklinde bir oluşumun görüldüğü ifade edildi.</p>

<p><strong>“KESKİN VE KÖŞELİ PARÇACIKLAR” KAYITLARDA</strong><br />
Apollo 17 görevine ait iletişim transkriptlerinde astronotların olağan dışı gözlemleri dikkat çekti.</p>

<p>Bir astronotun ifadeleri şöyle aktarıldı:</p>

<p><strong>“Çok parlak parçacıklar ya da kırıntılar var, manevra sırasında yanımızdan geçiyor.”</strong></p>

<p>Kontrol merkezinin yanıtı ise kısa oldu:</p>

<p><strong>“Anlaşıldı.”</strong></p>

<p>Bir diğer kayıtta ise şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><strong>“Penceremin dışında çok parlak cisimler var, havai fişek gibi görünüyor.”</strong></p>

<p>Devamında şu değerlendirme yapıldı:</p>

<p><strong>“Keskin, köşeli parçacıklar gibi görünüyorlar ve dönerek hareket ediyorlar.”</strong></p>

<p><strong>FBI VE 1999 TARİHLİ GÖRÜNTÜLER DE DOSYADA</strong><br />
Açıklanan belgeler arasında Federal Bureau of Investigation tarafından hazırlanan bazı görüntüler de yer aldı.</p>

<p>Bu kayıtların 1999 Yılbaşı gecesinde çekildiği ve ABD uçaklarıyla birlikte görülen tanımlanamayan hava olaylarını içerdiği belirtildi.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK DÖNEMİ BAŞLADI” MESAJI</strong><br />
Savunma Bakanlığı yetkilileri, süreci “benzeri görülmemiş bir şeffaflık adımı” olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savunma Bakanı Pete Hegseth, kamuoyuna açıklama yapılmasının önemine dikkat çekerek sürecin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise tüm istihbarat birimlerinin koordineli şekilde çalıştığını ifade etti.</p>

<p>NASA yetkilileri de verilerin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ve bulguların şeffaf şekilde paylaşılacağını açıkladı.</p>

<p><strong>BELGELERE ERİŞİM AÇILDI</strong><br />
Yayımlanan geniş veri setinin WAR.GOV/UFO adresi üzerinden kamuya açık şekilde incelenebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/abd-ufo-belgelerini-yayinladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ufo-1.jpg" type="image/jpeg" length="63844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜRJET’e güç verecek kritik imza]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/hurjete-guc-verecek-kritik-imza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/hurjete-guc-verecek-kritik-imza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GE Aerospace ile TUSAŞ arasında imzalanan anlaşma kapsamında HÜRJET uçaklarına F404 motorları sağlanacak. İş birliği, programın gelecekteki varyantlarını ve teknik kapasitesini güçlendirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma ve havacılık sanayisinin önemli projelerinden HÜRJET için kritik bir adım daha atıldı. GE Aerospace ile TUSAŞ arasında imzalanan yeni anlaşma, jet eğitim uçağının motor tedariki ve teknik altyapısında süreklilik sağlayarak programın uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>HÜRJET İÇİN STRATEJİK MOTOR ANLAŞMASI</strong><br />
GE Aerospace ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii arasında imzalanan anlaşma kapsamında, HÜRJET uçaklarına F404 motorları tedarik edilecek. Anlaşma, programın uzun vadeli gelişimi açısından stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="485" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-133927.png" width="873" /></p>

<p><strong>PROGRAMIN GELECEĞİNE TEKNİK GÜVENCE</strong><br />
İmzalanan mutabakat, HÜRJET programının operasyonel kabiliyetlerini artırırken, gelecekte geliştirilecek yeni varyantlar için de teknik altyapının güçlendirilmesini amaçlıyor. Anlaşma aynı zamanda bakım, destek ve sürdürülebilirlik süreçlerini de kapsıyor.</p>

<p><strong>F404 MOTORU KÜRESEL KULLANIMDA</strong><br />
HÜRJET’e güç verecek GE F404 turbofan motor, dünya genelinde birçok ülke tarafından kullanılan ve yüksek güvenilirliğiyle bilinen bir itki sistemi olarak öne çıkıyor. 16 ülkenin envanterinde yer alan motor, farklı muharip ve eğitim uçaklarında aktif olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>“KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI”</strong><br />
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, anlaşmanın HÜRJET için önemli bir eşik olduğunu belirterek GE Aerospace ile süregelen iş birliğinin, programın başarısına katkı sağladığını ifade etti. Demiroğlu, HÜRJET’in modern eğitim ve operasyonel ihtiyaçlara uygun şekilde geliştirildiğini vurguladı.</p>

<p><img height="574" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-133939.png" width="873" /></p>

<p><strong>GE AEROSPACE’TEN GÜVEN VURGUSU</strong><br />
Rita Flaherty ise TUSAŞ ile yapılan iş birliğinden memnuniyet duyduklarını belirterek, HÜRJET programının küresel ölçekte artan ivmesine dikkat çekti. Flaherty, Türkiye’nin savunma sanayi ekosistemindeki yükselişine katkı sağlamaktan gurur duyduklarını söyledi.</p>

<p><strong>KÜRESEL REKABET GÜCÜ ARTACAK</strong><br />
Gelişmiş aviyonik sistemler ve yüksek performans özellikleriyle tasarlanan HÜRJET, modern hava kuvvetlerinin eğitim ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Yeni motor anlaşmasıyla birlikte platformun uluslararası pazardaki rekabet gücünün daha da artması bekleniyor.</p>

<p><strong>40 YILLIK STRATEJİK ORTAKLIK</strong><br />
TEI üzerinden temelleri 1985 yılına uzanan Türkiye–GE Aerospace iş birliği, HÜRJET ve KAAN gibi projelerle daha da genişliyor. F404 ve F110 motorları üzerinden yürüyen bu ortaklık, iki ülke arasındaki savunma sanayii bağlarını güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/hurjete-guc-verecek-kritik-imza</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2025/12/hurjet-2.jpg" type="image/jpeg" length="62537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple'dan 20. yıl sürprizi: Çerçevesiz ve tuşsuz iPhone geliyor]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/appledan-20-yil-surprizi-cercevesiz-ve-tussuz-iphone-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/appledan-20-yil-surprizi-cercevesiz-ve-tussuz-iphone-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple'ın 2027 yılında tanıtacağı 20. yıl dönümü modeli iPhone 20 Glasswing, dört kenarı kavisli şelale ekranı ve görünmez katı hal tuşlarıyla tamamen kesintisiz bir tasarım sunmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple, 2027 yılının Eylül ayında piyasaya süreceği 20. yıl dönümü iPhone modeli için hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor.</p>

<p>Çerçevesiz ve tuşsuz tasarımıyla akıllı telefon dünyasında ses getirecek bu modelin, "Glasswing" kod adıyla geliştirildiği sızdırıldı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 07 003623" class="detail-photo img-fluid" height="419" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-003623.png" width="532" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>TUŞSUZ TASARIM MÜHENDİSLİK TESTLERİNİ GEÇTİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Mekanik hareketli parçaları olmayan katı hal tuş teknolojisi, zorlu sıcaklık koşulları ve eldivenli kullanım gibi testleri başarıyla tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yeni tuşların, ultra düşük güç tüketimli özel bir çip sayesinde telefon kapalıyken bile basınca duyarlı olarak çalışmaya devam edeceği belirtiliyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>DÖRT TARAFI KAVİSLİ ŞELALE EKRAN</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Geleneksel ekran çerçevelerini tamamen ortadan kaldıran yeni model, dört kenarından aşağı doğru akan kavisli bir şelale tasarımla kullanıcıların karşısına çıkacak.</p>

<p>Sıfırdan yeniden tasarlanan iOS 26'nın Liquid Glass arayüzü de bu devrimsel ekran geometrisiyle kusursuz bir uyum içinde çalışacak.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 07 003616" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-003616.png" width="749" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>EKRAN ALTI KAMERA VE YENİ TEKNOLOJİLER</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Telefonun kusursuz görünümünü bozmamak adına Face ID sensörleri ve selfie kamerası tamamen ekranın altına taşınacak.</p>

<p>Ayrıca bu çok özel modelde tandem OLED panel, ters kablosuz şarj desteği ve çok daha dayanıklı bir Seramik Kalkan kaplama camının yer alacağı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/appledan-20-yil-surprizi-cercevesiz-ve-tussuz-iphone-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 00:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-003630.png" type="image/jpeg" length="98803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Google, Microsoft ve xAI, ABD'ye yapay zeka modelleri için test erişimi sağlayacak]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/google-microsoft-ve-xai-abdye-yapay-zeka-modelleri-icin-test-erisimi-saglayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/google-microsoft-ve-xai-abdye-yapay-zeka-modelleri-icin-test-erisimi-saglayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Microsoft, Google ve xAI şirketleri, ABD hükümeti ile imzaladığı anlaşma kapsamında, ulusal güvenlik testlerinin yapılması amacıyla yeni yapay zeka modellerine erken erişim sağlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ticaret Bakanlığına bağlı Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi (CAISI) konuya ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, Google DeepMind, Microsoft ve xAI ile yeni anlaşmalar yapıldığına işaret edilerek, CAISI'nın genişletilmiş sektör işbirlikleri aracılığıyla en uç yapay zeka yeteneklerini daha iyi değerlendirmek ve yapay zeka güvenliğini geliştirmek amacıyla dağıtım öncesi değerlendirmeler ve hedefli araştırmalar yürüteceği vurgulandı.</p>

<p>CAISI'nın sınır yapay zeka geliştiricileriyle yaptığı anlaşmaların yapay zeka modellerinin kamuya sunulmadan önce değerlendirilmesini mümkün kıldığına değinilen açıklamada, merkezin bugüne kadar henüz yayımlanmamış son teknoloji modeller dahil 40'tan fazla değerlendirmeyi tamamladığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, geliştiricilerin ulusal güvenlikle ilgili yetenek ve risklerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi için sıklıkla güvenlik önlemleri azaltılmış veya kaldırılmış modelleri CAISI'ya sunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CAISI Direktörü Chris Fall, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bağımsız ve titiz ölçüm bilimi, en uç yapay zekayı ve bunun ulusal güvenlik üzerindeki etkilerini anlamak için esastır. Bu genişletilmiş sektör işbirlikleri, kritik bir anda kamu yararına çalışmalarımızı ölçeklendirmemize yardımcı oluyor." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/google-microsoft-ve-xai-abdye-yapay-zeka-modelleri-icin-test-erisimi-saglayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/google-microsoft-ve-xai-abdye-yapay-zeka-modelleri-icin-test-erisimi-saglayacak.jpg" type="image/jpeg" length="32555"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
