<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/edebiyat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 02:30:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/edebiyat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Anlam iyileşmesi nedir? Anlam iyileşmesine uğramış kelimeler hangileridir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/anlam-iyilesmesi-nedir-anlam-iyilesmesine-ugramis-kelimeler-hangileridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/anlam-iyilesmesi-nedir-anlam-iyilesmesine-ugramis-kelimeler-hangileridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir gramer terimi olan  "anlam iyileşmesi" ne demektir? Anlam iyileşmesine uğramış kelimeler hangileridir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kötü anlamlı bir kelimenin zamanla iyi bir anlam kazanması olayı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖRNEKLER</strong></p>

<p>&nbsp;Eski Türkçe çok defa yablak «kötü, fena» kelimesi ile birlikte kullanılan yabız yablak «kötü, fena» anlamından XVI. yüzyıldan sonraki gelişme ve ses değişmesi ile bugün Türkiye Türkçesinde yavuz şekline ve «iyi, yiğit, kahraman» anlamlarına dönüşmüş olması gibi. Yavuz Sultan Selim; O yavuz adamdır vb. Yahşı «iyi» kelimesinin zıt anlamlısı olan yaman «kötü» kelimesindeki anlam iyileşmesi de 'yavuz'a paralel bir gelişme göstermiştir.</p>

<p>Aynı gelişme ET. emgek «ıztırap, eziyet, mihnet» emgek emgenmek «acı çekmek, ıztırap çekmek» kelimesinden değişen emek «çekilen zahmet, herhangi bir iş için gösterilen özen,<br />
harcanan beden ve kafa gücü» kelimesi için de söz konusudur: Bu gelişmede onun büyük emeği vardır vb.</p>

<p>Korkmaz, Z.,1992, Gramer Terimleri Sözlüğü,Türk Dil Kurumu Yayınları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/anlam-iyilesmesi-nedir-anlam-iyilesmesine-ugramis-kelimeler-hangileridir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/11/tdk.jpg" type="image/jpeg" length="62095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk edebiyatının "Mona Roza"sı 70 yıl sonra sessizliğini bozdu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-70-yil-sonra-sessizligini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-70-yil-sonra-sessizligini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şair Sezai Karakoç'un adına Mona Roza şiirini yazdığı, Cemal Süreya'nın uğruna soyadından bir harf eksilttiği 94 yaşındaki Muazzez Akkaya, 70 yıl sonra sessizliğini bozdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şair Sezai Karakoç'un adına Mona Roza şiirini yazdığı, Cemal Süreya'nın uğruna soyadından bir harf eksilttiği 94 yaşındaki Muazzez Akkaya, "Bana yazılan şiirleri zaman içinde ne yazık ki kaybettim, buna gerçekten üzülüyorum, keşke saklasaydım." dedi.<br />
Mülkiye Mektebi'nin 1950'li yıllardaki öğrencileri Cemal Süreya ve Sezai Karakoç, gönlünü sınıf arkadaşları Muazzez Akkaya'ya kaptırdı.</p>

<p>Aynı zamanda yakın arkadaş olan, birbirlerine Akkaya'ya yazdıkları şiirleri okuyan iki büyük şair, genç kadın için kaybeden tarafın soy isminden bir harfi eksilteceği iddiaya bile tutuştu.</p>

<p>Kim Muazzez'in gönlünü kazanırsa diğeri soy isminden sonsuza kadar bir harfi silecekti. Rivayet o ki iddiayı Cemal Süreyya kaybetti ve soy ismindeki "y" harfinden vazgeçti. Şair Karakoç ise Akkaya için edebiyatın en dokunaklı şiirlerinden, "Tek Gül" anlamına gelen "Mona Roza"yı kaleme aldı. Bu şiirde kıta başlarındaki harfler yan yana getirildiğinde "Muazzez Akkayam" akrostişi ortaya çıkıyordu.</p>

<p><img height="497" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2024/01/muazzez-akkaya3.jpeg" width="458" /><br />
<br />
<strong>'Mona Roza' 70 yılı aşkın süre gizemini korudu</strong><br />
Mona Roza'nın sırrı 2007'de kamuoyuna yansıdı ancak döneme ilişkin birçok ayrıntı 70 yılı aşkın süre gizemini korudu.<br />
Yaşama veda eden iki şairin hafızalara kazınan aşk şiirlerinin baş kahramanı, şimdilerde 94 yaşına basan, evlatları ve 6 torunuyla mutlu bir yaşam süren Muazzez Akkaya ise uzun yıllar sonra sessizliğini bozdu.</p>

<p>Akkaya, açıklamalarıyla hem o döneme ışık tuttu hem de Cumhuriyet'in ilk 10 yılında doğan, 1950'lilerin Türkiye'sinde maliye ve hukuk eğitimini tamamlayarak, kendi ayakları üzerinde durma gücünü gösteren Muazzez'in bilinmeyen yönlerini anlattı.</p>

<p><strong>"Genç Cumhuriyet'in çocukları, gururlu bir nesildik"</strong><br />
Geyve'de 1930'da dünyaya gelen, yakın zamanda yaşamı Emine Öte tarafından "Mahrem Şiir: Mona Rosa" ismiyle kitaplaştırılan Akkaya, babası Hamit Akkaya'nın Kurtuluş Savaşı'nda görev aldığını, İstiklal Madalyası'nın bulunduğunu belirterek, ailesinin Cumhuriyet'in kıymetini bildiğini ve okumak isteyen kız evlatlarına hep destek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ciddi yokluk ve zorluklarla mücadele etmiş bir aile olduklarını söyleyen Akkaya, "Bizler İstiklal Harbi'nden yeni çıkmış genç Cumhuriyet'in çocukları, gururlu bir nesildik. Genç kızlara, kadınlara değer veren Cumhuriyet'le birlikte çok mutluyduk." dedi.</p>

<p><strong>Mülkiye'nin yatılı sınavını kazanan ilk kız öğrenci</strong><br />
Kandilli Lisesi'ni bitirmesinin ardından 1949'da Mülkiye Mektebi'nin yatılı sınavını kazanan ilk kız öğrenci olduğunu ama o dönem kız yatakhanesi olmadığı için okula evden gidip geldiğini anlatan Akkaya, ilk senesinde iki kız olarak başladıkları üniversite yıllarında zorlanmadığını, sonrasında 8 kız öğrenci arkadaşıyla güzel anılar biriktirdiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>"Cemal Süreya cebime şiirler koyardı"</strong><br />
Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan sevgisine ilişkin, "Cemal Süreya daha çok cebime şiirler koyardı. Sonra sınıfa girince aynı şiiri tahtada da görürdüm. Şiirlerin ona ait olduğunu sonradan öğrendim. Ben o dönem bu şekilde bir arkadaş edinmeyi, ilerletmeyi hiç düşünmedim." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Sezai Karakoç benden küçüktü, ilk handikap oydu"</strong><br />
Sezai Karakoç'un ise daha ısrarcı bir tavrının bulunduğunu vurgulayan Akkaya, o dönem yaşananları şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>"Büyüklerimizin kafamıza çiviyle çaktıkları bazı fikirler var, 'erkek yaşça büyük, hanımı ondan küçük olmalı' gibi. Annem-babam, çevremdeki herkes de böyleydi. Sezai Karakoç da benden 1-2 yaş kadar küçüktü, benim için ilk handikap oydu zaten. Bu nedenle ihtimalini bile düşünmedim çünkü kafamda yaş konusu yerleşmişti."</p>

<p><strong>"Soy ismindeki harfi bizi aynı masada gördüğü için sildirdi"</strong><br />
Cemal Süreya'nın soy isminden bir harfi eksilttiği olaya da ilk kez açıklık getiren Akkaya, şöyle konuştu:</p>

<p>"Benimle gelip konuşmaya hiç çalışmadı. Bir iddiaya girmişler, onun sonucu soy isminden bir harfi attığı doğru. Hangimiz daha ileride olursak, diğeri bir şeyinden vazgeçecek diye iddiaya girmişler. Bu olay olduğunda Mülkiye'nin kafesinde arkadaşlarımızla oturuyorduk. Arkadaşlarım yanlarında Sezai Karakoç'la gelmişti. Aynı masadaydık. Sonra diğer arkadaşlar kalkıp gidince ve sadece Sezai Karakoç'la benim masada kaldığım anı görünce Cemal Süreya, soy isminden bir harfi sildirmiş. Bana böyle izah etmişlerdi."</p>

<p><strong>"Tercih yapmayı hiç düşünmedim, eşimle mutlu bir hayatım oldu"</strong><br />
Sezai Karakoç'la da detaylı hiçbir diyaloğunun olmadığını vurgulayan Akkaya, "Üniversite 2. sınıftaydık. Yazdığı şiirleri bana vermek için çok uğraşıyordu, ben mecburen tekrar ısrar etmesin diye alıyordum. Ama dediğim gibi o zamanlar okuldan biriyle arkadaş olmayı, ikisinden birini tercih etmeyi hiç düşünmedim. Okul sonrası seçtiğim eşim, o da Mülkiye mezunu olan rahmetli Orhan Giray'la çok mutlu bir hayatım oldu, 4 güzel evlat yetiştirdik." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"Keşke o şiirleri saklasaydım, bunun için üzülüyorum"</strong><br />
Karakoç ve Süreya'ya yakınlık gösterecek, umut verecek bir davranışta da bulunmadığının altını çizen Akkaya, üniversitede sosyal, enerji dolu bir öğrenci olduğunu ve pinpon oynamayı çok sevdiğini aktardı.</p>

<p>Muazzez Akkaya, "Bana yazılan şiirleri zaman içinde ne yazık ki kaybettim, buna gerçekten üzülüyorum. Evlenirken problem olmasın diye düşünerek ablamın evinde bir yere koymuştum. Sonra da eşimle bir sorun yaşamayalım diye geri almadım. Maalesef orada da şiirler zamanla telef oldu. Buna gerçekten üzülüyorum, keşke o şiirleri saklasaydım." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Sezai Karakoç'u vefatından bir ay önce sahilde gördüm"</strong><br />
Muazzez Akkaya, ömrü boyunca evlenmemeyi tercih eden Karakoç'a ilişkin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Böyle bir duruma sebep verdiysem diye üzülüyorum ama bir yerden de teselli oluyorum çünkü hiçbir yakınlık göstermedim, umut vermedim. Ancak üzüldüğüm bir şey var, Sezai Karakoç'u vefatından bir ay kadar önce Fenerbahçe sahilinde gördüm. Karşıdan yürüyordu ve o kadar dikkatli bana bakıyordu ki... Ama beyaz saçları, sakalları olunca tanıyamadım. Bir süre sonra gazetede vefat ilanını görünce onun Sezai Karakoç olduğunu anladım. Eğer o olduğunu bilseydim, bir kafede oturup beraber bir kahve içmek isterdim."</p>

<p><strong>"Eşimin bana yazdığı şiir hep hatırımda"</strong><br />
Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan sevgisini eşi Orhan Giray'ın hiç dile getirmediğini anlatan Akkaya, "Rahmetli eşimle çok mutlu günler geçirdik, iyi ki de onu seçmişim. Eşimle bu konuları hiç konuşmadık ama belki de haberi vardı. Çünkü bana küçük bir şiir de yazmıştı. Dizeleri hatırımda, ezberimde, 'İsterim ömrümce, buldum ben gönlümce/Gözlerimde yaş, arzuyla demlenince' böyle bir şiirdi. Belki çok küçük bir şiir ama emek verip, buna uğraşması benim için çok kıymetliydi." dedi.<br />
Akkaya, edebiyat tarihinde adına şiir yazılan çok fazla kadın olduğunun da altını çizdi.</p>

<p><img height="731" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2024/01/muazzez-akkaya.jpeg" width="533" /></p>

<p><strong>"Hayatımın kitaplaştırılmasından onur duydum"</strong><br />
Hayatının Emine Öte tarafından kaleme alınan, "Mahrem Şiir: Mona Rosa" isimli kitapta bir araya getirilmesinden mutluluk ve onur duyduğunu ifade eden Akkaya, "Emine Hanım, torunlarımdan birinin edebiyat öğretmeniydi. Torunum benden bahsedince o da hayatımı kitaplaştırmak istedi. Bu vesileyle tanıştık, sağ olsun güzel bir kitap yazdı." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mülkiye'nin ardından hukuk okuduğunu, 30 yıl boyunca Hazine avukatlığı yaptığını ve bir yandan da dört çocuk büyüttüğünü belirten Akkaya, tüm zorluklarına karşın işini bırakmayı hiç düşünmediğini söyledi.</p>

<p>Yanına aldığı, maddi zorluklar içerisindeki bir genç kızın desteğiyle çocuklarını büyüttüğünü vurgulayan Akkaya, bugünün kız çocuklarına da "Kız çocuklarının muhakkak eğitimlerini alması, çalışmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları lazım." önerisinde bulundu.</p>

<p>Zaman içerisinde dört evladından birini kaybettiğini, İstanbul'da yaşadığını, torunlarıyla vakit geçirmeyi ve kitap okumayı çok sevdiğini aktaran Akkaya, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını, sosyal yaşamdan hiç kopmadığını ve hayatını renklendirmek için çabaladığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>"Kitabımı Cumhuriyet'in 100. yılında Türk kadınlarına armağan olarak çıkarttım"</strong><br />
Yazar Emine Öte de Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde okuyucuyla buluşan "Mahrem Şiir: Mona Rosa" kitabına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Türk edebiyatına damga vuran nice şairle birlikte ölümsüzleşen kadınlar da var. Bence Muazzez Hanım da onlardan biri. Kitap, sadece aşkı değil, bir Cumhuriyet kadını Muazzez Hanım'ı, genç Cumhuriyet'i ve kızların eğitim almasının ne denli önemli olduğunu işliyor. Mülkiye Mektebi'ni bitirip çok önemli noktalara gelen kadınlar var. Bu düşünceyle de kitabımı Cumhuriyet'in 100. yılında, 29 Ekim'de Türk kadınlarına bir armağan olarak çıkarttım. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan olsun, Muazzez Hanım'ın hayatı genç nesillere örnek olsun istedim."<br />
Öte, kadınların hayatın her alanında, yönetim kademelerinde ve siyasette daha çok var olması temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-70-yil-sonra-sessizligini-bozdu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jan 2024 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2024/01/muazzez-akkaya1.jpeg" type="image/jpeg" length="31703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osman Zeki Yüksel "Serdengeçti" rahmet ve minnetle anılıyor...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/serdengectinin-sevenleri-10-kasimda-cebecide-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/serdengectinin-sevenleri-10-kasimda-cebecide-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün Osman Yüksel Serdengeçti'nin vefatının 40. yıldönümünde rahmet ve minnetle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1917 yılında dünyaya gelen Osman Zeki Yüksel Bey, ilk ve ortaokulu doğduğu Antalya’da okudu.</p>

<p>Ankara Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra kazandığı Dil Tarih Coğrafya Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyken, 1944 Türkçülük Hareketine karıştığı için öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.1944 Türkçülük Hareketinde Hüseyin Nihal Atsız ve Başbuğ Alpaslan Türkeş’le birlikte yargılandı, bir süre tutuklu kaldı.</p>

<p>Serbest bırakılınca, yarım bırakmak zorunda kaldığı öğrenim hayatını tamamlamak istedi; ancak kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e, “Yüksek makamın alçak vekiline” cümlesiyle başlayan bir dilekçe yazdı. Dilekçe nedeniyle yeniden hapse girdi. &nbsp; Yarım bıraktığı öğrenim hayatını Yusufiye Medreselerinde tamamladı! &nbsp; Hapisten çıktığında, birçok sayısı dönemin iktidarı tarafından toplattırılacak olan “Serdengeçti” dergisini çıkarttı.</p>

<p>Dergideki yazılarından dolayı okuyucuları onu Serdengeçti olarak andı. Bu nedenle Osman Yüksel Bey sonradan Serdengeçti soyadını aldı. &nbsp; Hakkında sayısız dava açıldı, çoğu kez “Açın kapıları Osman geliyor” diyerek girdi hapse. Mücadelesini Allah davası, Millet davası, Vatan davası olarak tanımlayan Osman Yüksel Serdengeçti, 66 yıllık ömrünün 4 yılını Meclis’te, 10 yılını hapiste geçirdi… &nbsp; 1965’te Adalet Partisi Antalya Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren Osman Yüksel Serdengeçti, Partisine yönelttiği eleştiriler nedeniyle bir süre sonra Adalet Partisi’nden ihraç edildi. &nbsp; Adalet Partisi’nden ihraç edilen Osman Yüksel Serdengeçti, 1968 Nisanında Genel Başkanlığını Başbuğ Alparslan Türkeş’in yaptığı Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti rozetini bizzat Başbuğ Alparslan Türkeş taktı. &nbsp; Osman Yüksel Serdengeçti’nin, CMKP’ye geçmesi üzerine Başbuğ Alparslan Türkeş; <strong>“Serdengeçti gibi tavizsiz bir Türk milliyetçisi iman ve gönül adamının CKMP'ye katılması partimize büyük bir güç ve kuvvet vermiştir”</strong> yorumunu yaptı. Osman Yüksel Serdengeçti ise CMKP’ye katılması hakkında şu konuşmayı yaptı; <strong>“...Ben CKMP'yi bir parti olmaktan ziyade, bir dostlar, arkadaşlar meclisi, bir İman ve fikir ocağı kabul ediyorum. Aranıza bu duygularla katılmış bulunuyorum. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlarım...”</strong>.</p>

<p>1969 seçimlerinde milletvekili seçilemeyen Osman Yüksel Serdengeçti, aktif siyasi hayata ve yazılarına devam etti. İdeolojik çatışmalarının yeni başladığı, komünist sol terörün azgınlaştığı, terör ortamında, ülkücü gençliğin küfre karşı mücadelesinde hep yanındaydı. Ülkü Ocakları’nın düzenlemiş olduğu mitinglerde, konferanslarda, seminerlerde baş konuşmacılardan biriydi. Nerede Ülkü Ocakları'nın bir faaliyeti varsa Serdengeçti hep oradaydı.</p>

<p>10 Kasım 1983’te Hakk’a yürüyen Osman Yüksel Serdengeçti’yi, ölümünün 40. yıldönümünde rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz; Ruhu şad, Mekânı Cennet olsun…&nbsp;</p>

<p><strong>ESERLERİ:</strong> Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatler, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/serdengectinin-sevenleri-10-kasimda-cebecide-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Nov 2023 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/11/osman-yuksel-serdengecti.jpg" type="image/jpeg" length="13725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmed Kısakürek vefat etti]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/mehmed-kisakurek-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/mehmed-kisakurek-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek'in oğlu Mehmed Kısakürek hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Doğu Yayınları sahibi, NFKKAV Mütevelli Heyeti Başkanı; Necip Fazıl Kısakürek'in oğlu Mehmed Kısakürek vefat etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU</strong><br />
Merhum Kısakürek'in cenazesi 22 Ekim Pazar günü öğle namazını müteakiben Eyüp Sultan Camii'nde kılınacak namazın ardından Eyüp Sultan Mezarlığındaki aile kabristanına defnedilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/mehmed-kisakurek-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Oct 2023 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/10/mehmet-kisakurek.jpg" type="image/jpeg" length="93735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Necip Fazıl'ı anmak Kudüs'ü, Filistin'i hatırlamayı gerektirir]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bakan-tekin-necip-fazili-anmak-kudusu-filistini-hatirlamayi-gerektirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bakan-tekin-necip-fazili-anmak-kudusu-filistini-hatirlamayi-gerektirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Şimdi dünya barışını, dünya milletlerinin haklarını korumakla mükellef kuruluşlar, muhtemelen tüm bu saldırılar bitip, İsrail amaçladığı hedeflere ulaştıktan sonra çıkacaklar ve kendilerini bu bahsettiğimiz metinlerden referanslarla İsrail'in saldırılarını meşru, İsrail'in kazanımlarını makul ve mantıklı olarak bulacaklar, bize de açıklayacaklar. Ben artık bu düzenden gerçekten bıktım.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Tekin, Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür Merkezi'nde Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneğince düzenlenen "Eğitim ve Gençlik" temalı, "Vefatının 40. Yılında Necip Fazıl Kısakürek Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, çocukluğundan beri İsrail'in Filistin'e yaptığı zulümlerin rutin aralıklarla gündeme geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>Uluslararası kuruluşların zulme karşı kayıtsız tutumlarını eleştiren Tekin, şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"Bizim rahatsız olduğumuz, bize uymuyor dediğimiz, bizi huzursuz eden her ne varsa bir şekilde uluslararası insan hakları metinlerinde karşılıklarını buluyorlar, bize getiriyorlar. Biz de her seferinde mağdur oluyoruz. Şimdi dünya barışını, dünya milletlerinin haklarını korumakla mükellef kuruluşlar, muhtemelen tüm bu saldırılar bitip, İsrail amaçladığı hedeflere ulaştıktan sonra çıkacaklar ve kendilerini bu bahsettiğimiz metinlerden referanslarla İsrail'in saldırılarını meşru, İsrail'in kazanımlarını makul ve mantıklı olarak bulacaklar, bize de açıklayacaklar. Ben artık bu düzenden gerçekten bıktım. O yüzden Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 'dünya 5'ten büyüktür' mottosunu çok farklı ve değerli bir ifade olarak buluyorum. Gelin hep beraber dünyada insan hakları metinlerini tartışmaya açalım, yoksa sürekli her defasında önümüze bunlar getirilecek."</p>

<p>Tekin, Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneğinin kuruluş hikayesini övünerek yazdığını ve kurucu genel başkanı olmaktan onur duyduğunu belirterek, binlerce yıllık geçmişin gelecek kuşaklara aktarılmasını arzu eden, bir neslin dönemini ifade eden derneğin, Türkiye'de en çok ses getiren etkinlikler yapan sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu anlattı.</p>

<p>Sempozyumun hayırlara vesile olmasını dileyen Tekin, Necip Fazıl'ın sadece Türk edebiyatının bir şair ve yazarı olmadığını, aynı zamanda Türk düşüncesinin, Türkiye'deki entelektüel zeminin, Müslüman düşüncesinin de son derece en önemli fikir adamlarından birisi olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Necip Fazıl'ın Türkiye'nin siyasi yasak ve baskılarla tarihe geçmiş bir döneminde, inandığı değerler uğruna edebiyatı entelektüel bir fantezi olarak değil, edebi ifade imkanını Müslüman toplumun hizmetine adamış bir sanatkar olduğunu aktaran Tekin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yaşadığı çağ, doğrudan mücadele alanında olmayı gerektiren, insanlık ve Müslümanlık için aksiyonun tam merkezinde yer almayı zorunlu kılan bir çağdır. Türk demokrasi tarihinin sıklıkla vesayet kültürüyle baskı altına alındığı dikkate alındığında, merhum Necip Fazıl'ın bir anlamda darbeler arasına sıkışmış bir şair olduğunu söylemek de aslında yanlış değildir. Sanatkarlığını fikri ruh dünyası ile besleyen şair, olaylara dışarıdan bakmaktan çok, sanatının her aşamasına düşünce planında cereyan hadiseleri, eylem planını da geçirerek devam etmiştir."</p>

<p><strong>"DÜN VE BUGÜN ZULMÜN TARAFI HER DAİM AYNI OLDU"</strong><br />
Bakan Tekin, Necip Fazıl'ı anmanın Kudüs'ü, Filistin'i hatırlatmayı gerektirdiğini söyleyerek, "Şahit olduğumuz bütün bu cinayetler, vahşet, Müslümanlara yapılan bu zulüm, bize ömrünü Müslümanların birlik ve beraberliğine, selametine adamış Necip Fazıl gibi dava adamlarına daha dikkatli şekilde bir kez daha bakmamızı gerektirir. Dün ve bugün zulmün tarafı her daim aynı oldu. Yarın da aynı olacak, Necip Fazıl dün Müslüman beldelerinden, mazlum milletlerin hakikat sesi olduğu gibi, bugün de Gazze'deki Müslümanların cesaretçisidir. İnanıyoruz ki Necip Fazıl gibi sanatkar ve düşünce adamlarının sesi hiçbir zaman kaybolmayacaktır. Yüksek fikirler zulmün karşısında her daim var olacak. Müslüman bir ahenk, hep devam edecek. Gazze inşallah hep devam edecek." diye konuştu.</p>

<p>Necip Fazıl'ın gençlere verdiği öneme işaret eden Tekin "Milli Eğitim Bakanlığımız, çalışkan, sorumluluk sahibi, çevresinde duyarlı, gençliği inşa etme çabası içerisindedir. Elimizden gelen her imkanı devreye sokarak çocuklarımızın Necip Fazıl üstadın idealize ettiği bu nesle ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Böyle bir gençliği, bu kadar vatansever, ülkesini, milletini bu kadar çok seven bir gençliği yetiştirmek inşallah bizlere nasip olur." dedi.</p>

<p>Tekin, Necip Fazıl başta olmak üzere Sezai Karakoç gibi değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında çaba gösteren üniversiteleri, akademisyenleri ve öğretmenleri kutladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sempozyuma, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok, Mehmet Emin Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Metin Düz, İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, ilçe belediye başkanları, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneği Başkanı Rıza Yorulmaz, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, akademisyenler ile öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bakan-tekin-necip-fazili-anmak-kudusu-filistini-hatirlamayi-gerektirir</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Oct 2023 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/10/bakan-tekin-necip-fazil.jpg" type="image/jpeg" length="67414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güçer Kafa yazdı: Ekosistem üstüne hezeyan]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-ekosistem-ustune-hezeyan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-ekosistem-ustune-hezeyan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[habervakti.com yazarı Güçer Kafa, orijinal imajlar ve ses oyunlarıyla dolu ''Ekosistem üstüne hezeyan'' yazısını okurlarıyla buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime…<br />
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime!<br />
Perde-i zulmet çekilmiş, korkarım ikbâlime…<br />
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime!</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözleri Şair İhsan Raif Hanım'a, bestesi Kemani Serkis Efendi'ye ait bu nihavend makamı eser kuşatıverdi gecenin ortasını... Nikotin işgaline uğramış ciğerlerime akın etmekte olan serin lakin nemli İstanbul gecesinin esrarı, tarife imkân vermeyecek bir hüznü… Bir kuş misali gelip konduruverdi balkonun diğer ucuna… Hüzün demine eşlik eden ışıklarıyla içtima eden konutlar, gökyüzüyle irtibatımı kesmek ister gibi kaşlarını çatıyordu. Ve gece… Bütün maharetiyle bala tuz katıyordu.<br />
Geceler tefekkür için yaratılmış olsa gerek… Sükûtun en katıksız halini ruhunuzda duyabileceğiniz anlar geceye emanet edilmiş… Seher telaşının usul adımlarla yaklaşmasıyla yırtılır mı acep bu kasvet peçesi? Alçak irtifa uydularından da tespit edilebiliyor mu hüzün? Gönül frekanslarını karıştırmaya da muktedir mi acaba dijital ifsad hanedanlığının kahpe şövalyeleri? Bir asırdan biraz fazla bir zaman önce kaleme alınıp bestelenmiş bir şarkının, ânı tehdit eden bir hücumun yıprattığı fikri zemine altlık ediyor olması ne kadar garip? Şu manzaraya bakıp da böylesi kederlenebilen hilafsız mustarip… &nbsp;Kaç kişi? Ne vakit kırılır acep bu hipnotik dumanlı havanın kirişi?&nbsp;</p>

<p>Artık… Adam gibi hüzünler de terk etti bizi… Kafamızı kurcalayan… Gönlümüzü bulandıran… Soru işaretleriyle çevrelenmiş bir hâl bahçesinin etrafında dolandıran hususlar da tuhaflaştı… İnsanların duymak yahut düşünmek istemediği hususlarda konuşmak ve düşünmek… En hafifinden dalga konusu olmaya kâfi! Acabaların peşi sıra yürüyüp gidiverseniz… İstihzalı bakışların mengenesinde kalıvermez misiniz?&nbsp;</p>

<p>Bir şeyler oluyor… Adı konulmamış bir çevreleniş bizim ki… Zihin diye tarif ettiğimiz o uçsuz bucaksız yayla… Dikenli tellerle parsel parsel zapt-u rapta alınmış… Siyahları beyaz… Beyazları siyah… Gösteren bir prizma şu algı dedikleri… Fikrî renk körlüğünden, hissi sağırlığa… Oradan da reva görülmüş bir darlığa uzanan bir hikâye… Ne şan kaldı ne de nam… Ruhumuzun her milimetrekaresinde bir tutam gam… Gaye? Paye? Yaşasın sermaye!<br />
Jules Verne tadında her şey… Kurgunun saltanatı yükseliyor. Her kurgu… Varlık iştiyakımızın köklerine doğru ilerleyen bir burgu! Kökten hallediverelim demişler de sanki kafayı yemişler! Yemiş dedim de… İncir mevsimi geldi aklıma… Yok yok… Buradan yürürse bu yazı ayakları incir! Hem taşlara takılmaz mı şu belli belirsiz şakırdayan “reel politik” adlı paslı zincir?</p>

<p>Şarkı bilmem kaçıncı tekrarını yapa dursun… Kanun ve udun iniltilerine kafiyeler inşa ediyor yürek… Küresel hokkabazlık kocaman bir fanus… Kodlana kodlana büyüyen bir ekoloji… Laf aramızda kodumu oturtan bir teknoloji… Hepimizin kod adı forsa… Elimizde ne idüğü belirsiz bir kürek… Çekiyoruz çarnaçar!&nbsp;<br />
Gece… Kısalmaya meylederken… Nazım Hikmet’in dizeleri düşüveriyor dilime:</p>

<p>“Trummm… Trummm…<br />
Makineleşmek istiyorum!”</p>

<p>Gülüyorum içimden bu alakasızlığa… Âh Nazım Hikmet âh! Kurban ol sen makineleşmeye…</p>

<p>Kolhozlaştırılmaya çalışılan bir dünya… Sıfır-Bir tabanlı… Küsuratları düzleyen bir hesaplaşmaya doğru inceden kayıyor.&nbsp;</p>

<p>Ve sualler… Acı ki ne acı…&nbsp;</p>

<p>Böğrüme bu kılıcı kim dayıyor?</p>

<p>Kan ter içinde seher vakti teşrif ediyor nihayet…</p>

<p>Şimdi sabâ makamı şifayı ayakta karşılamak ânı… Uykudan daha hayırlı olanla onarmak cânı…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-ekosistem-ustune-hezeyan</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 01:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/08/melankol-mavi-ekosistem.jpg" type="image/jpeg" length="18120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milan Kundera 94 yaşında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/milan-kundera-94-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/milan-kundera-94-yasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği isimli romanı başta olmak üzere eserleriyle tüm dünyada tanınan Çek yazar Milan Kundera'nın uzun bir hastalığın ardından hayata gözlerini yumduğu açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1929'da dönemin <strong>Çekoslovakya</strong>'sında doğan ve 1975'te sürgüne gittiği<strong> Fransa</strong>'da vatandaşlık alarak hayatına devam eden dünyaca ünlü yazar Milan Kundera'nın hayatını kaybettiği, dünyaya geldiği Çek şehri Brno'daki adını taşıyan kütüphane tarafından duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Milano Kundera</strong> Kütüphanesi'nin Sözcüsü Anna Mrazova,<strong> "Maalesef Milan Kundera'nın uzun bir hastalıktan sonra dün (salı) vefat ettiğini doğrulayabilirim"</strong> açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/milan-kundera-94-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jul 2023 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/07/milan-kundera.jpg" type="image/jpeg" length="16000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cibilliyetsiz mi, cibiliyetsiz mi? Cibilliyetsiz kelimesinin doğru yazılışı...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/cibilliyetsiz-mi-cibiliyetsiz-mi-cibilliyetsiz-kelimesinin-dogru-yazilisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/cibilliyetsiz-mi-cibiliyetsiz-mi-cibilliyetsiz-kelimesinin-dogru-yazilisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Cibilliyetsiz' kelimesinin doğru yazılışı nedir? Cibilliyetsiz mi, cibiliyetsiz mi? Cibilliyetsiz ne demektir? TDK'ye göre anlamı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>'Cibilliyetsiz' kelimesinin doğru yazılışı nedir?</strong></p>

<p>Kelimenin doğru yazılışı "cibilliyetsiz" şeklindedir.</p>

<p><strong>Cibilliyetsiz ne demektir? TDK'ye göre anlamı</strong></p>

<p>Yaratılışı kötü, mayası bozuk, sütü bozuk, soysuz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cibilliyetsiz kelimesiyle örnek cümle</strong></p>

<p>Tüm bu yaptığı fenalıklardan sonra onun için yalnızca 'cibilliyetsiz' diyebilirim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/cibilliyetsiz-mi-cibiliyetsiz-mi-cibilliyetsiz-kelimesinin-dogru-yazilisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Jul 2023 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/11/tdk.jpg" type="image/jpeg" length="90169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üstad Necip Fazıl Kısakürek '40 Yıl 40 Eser' etkinliğiyle anıldı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/ustad-necip-fazil-kisakurek-40-yil-40-eser-etkinligiyle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/ustad-necip-fazil-kisakurek-40-yil-40-eser-etkinligiyle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Doğu fikrinin mübdii, şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek anısına AKM Opera Salonu'nda '40 Yıl 40 Eser' etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Kısakürek ailesinin yanı sıra edebiyat, kültür ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfının (NFKKAV) işbirliğiyle hazırlanan "Bir Şiir Bir Hayat/Sakarya Türküsü" dijital enstalasyon ve kişisel eşya sergisinin küratörü Şeyma Kısakürek Sönmezocak konuşmasında, "Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı olarak, 2023 senesi Üstad'ın vefatının 40. yılı ve Büyük Doğu ideal mücadelesinin 80. yılı olması itibarıyla 'Bir Şiir Bir Hayat' sergi serilerimiz için bu iki önemli kavşağın birleştiği bir destan olan 'Sakarya Türküsü'nü seçtik." dedi.</p>

<p>Şiirin 1949'da İstanbul-Ankara treninde yazıldığını dile getiren Sönmezocak, "Bu şiir Anadolu'nun kendi ruh kökünden şahlanmasının yol haritasını çizer." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"Oluklar çift birinden nur akar birinden kir"</strong></p>

<p>Sakarya Türküsü şiirindeki "Oluklar çift birinden nur akar birinden kir" dizelerini okuyan Sönmezocak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Düalist felsefenin kökünü kurcalayan bu dizesiyle Necip Fazıl, bize ne insan ne fikir, ne tarih ne de fiziki bir varoluş, yalnız ve yalnız cemiyetin ruhunda başlayacak olan çağlayanı işaret eder. Nazi Almanyasından kaçan Erich Auerbach, Darülfünun'da hocalık yaparken Fuat Köprülü'ye 'Öğrencilerime okutacak kitap bulamıyorum' diye gittiğinde 'Kitapları dert etmeyiniz, nasılsa onları yakıyorlar' cevabının karşılığında dehşete düşeriz de 'Kafa Kağıdı' eserinde, çocukluğuna iz bırakan tulumbacıları anlatırken, 'Hakikatte<br />
yangın, deri değiştiren ve yenisini tutturamayan Türk cemiyetindedir.' diyen Üstad'a neden kulak asmayız?"</p>

<p>Şeyma Kısakürek Sönmezocak, Kısakürek'in modernizme karşı duruşunu "Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek" ve "Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak" ifadeleriyle dile getirdiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Serginin Necip Fazıl'ın vefatının 40. senesine ithaf edildiğini belirten Sönmezocak, Kısakürek'in 40 eserinin yanı sıra oğlu Mehmet Kısakürek'in "Ruh Hayatım, Agoraya Doğru" ve "Rüya Gibi" eserlerinin de bu yıla özel olarak hazırlandığını belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığına ve etkinliğe destek olan kişi ve kurumlara teşekkür etti.</p>

<p><strong>Yücel Arzen, Necip Fazıl'ın eserlerini seslendirdi</strong></p>

<p>Müzisyen ve AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen, orkestra eşliğinde Kısakürek'in eserlerinden "Canım İstanbul", "Mansur", "Sakarya Türküsü", "Şarkımız Bizim" ve "Utansın" şiirleri için hazırlanan besteleri seslendirdi.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca Kısakürek'in kronolojik tarihi bir seyir içinde fikir, ruh ve şahıs portresinin anlatıldığı "Üstad Necip Fazıl Belge Film" gösterimi yapıldı.</p>

<p>Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen "Bir Adam Yaratmak" tiyatro gösterisi de izleyicilerin beğenisine sunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/ustad-necip-fazil-kisakurek-40-yil-40-eser-etkinligiyle-anildi</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jun 2023 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/06/necip-fazil-kisakurek-akm.jpg" type="image/jpeg" length="53217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kitabı Rusçada]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/cumhurbaskani-erdoganin-kitabi-ruscada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/cumhurbaskani-erdoganin-kitabi-ruscada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" adlı kitabı Rusça yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" adlı kitabı Rusça yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>İnterfaks'ın haberinde, "Prospekt Yayınevi tarafından yayınlanan kitap, modern dünya düzeninin geniş bir değrrlendirmesini inceliyor. Dünyadaki adaletsizlik, mültecilerin sorunları, uluslararası terörizm ve küresel siyasette İslamofobi konularını değerlendiriyor. &nbsp;Ayrıca Birleşmiş Milletler'in meşruiyeti, işlevselliği, etkinliği, kapsayıcılığı konularına dikkat çekiliyor" ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde&nbsp;ayrıca, "Erdoğan, küresel adaleti tesis etmekten sorumlu kurumların ataletle hareket ettiğine inanıyor. Ona göre, geçmişin gereklerine göre şekillenmiş bir sistemle modern sorunları çözmek mümkün değildir. Türkiye Cumhurbaşkanı, 'yalnızca veto hakkına sahip beş ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğine' inandığı BM Güvenlik Konseyi'nde kapsamlı bir reform ihtiyacına dikkat çekiyor" denildi.</p>

<p>Rusya'nın en büyük online alışveriş sitesi wildberries.ru'da kitap 846 rubleden (yaklaşık 234 lira) satışta.</p>

<p>Kızıl Meydan'da açılan 9. Moskova Kitap Festivali'nde okurlarla buluşan kitabı Erciyes Üniversitesi öğretim üyesi Sevinç Üçgül Rusçaya çevirdi.</p>

<p>İlk baskısı Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı'nın koordinasyonunda Rusya'da dağıtılan kitabın tanıtıldığı standı Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar da ziyaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edebiyat, Siyaset</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/cumhurbaskani-erdoganin-kitabi-ruscada</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jun 2023 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/06/erdogan-rusca.jpg" type="image/jpeg" length="97774"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
