<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/islam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 22:57:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/islam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hicri 1448 yeni yıla sayılı günler kaldı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/hicri-1448-yeni-yila-sayili-gunler-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/hicri-1448-yeni-yila-sayili-gunler-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam alemi, yeni bir hicri yıla girmenin manevi heyecanını ve huzurunu yaşıyor. 16 Haziran 2026 Salı günü itibarıyla 1448 Hicri yılına idrak ediyoruz. Habervakti.com olarak, manevi iklimin zirveye ulaştığı bu müstesna günün ve "Şehrullah" (Allah'ın ayı) olarak bilinen Muharrem ayının faziletlerini sizler için derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hicri Yılbaşı Nedir?</strong></h3>

<p>Hicri takvim, İslam tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri olan Hicret'i başlangıç kabul eder. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (s.a.v.) 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmesi, yalnızca bir mekan değişikliği değil, İslam'ın yeryüzüne yayılışında yeni bir çağın açılmasıdır. Hazreti Ömer (r.a.) döneminde takvim başlangıcı olarak kabul edilen bu kutlu sefer, Müslümanlar için her yıl yenilenme, tefekkür ve hicret şuuruyla tazelenme vesilesidir. Yeni bir yıla girerken, Müslümanlar geçmiş senenin muhasebesini yapar ve yeni yılda ilahi rızaya daha uygun bir hayat sürme niyetini tazeler.<br />
<br />
<img alt="kabe-mekke" class="detail-photo img-fluid" height="458" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2021/12/kabe-mekke.jpg" width="810" /></p>

<h3><strong>Muharrem Ayı ve Tarihi Olaylar</strong></h3>

<p>Haram ayların ilki olan Muharrem, içerisinde pek çok ilahi lütfu ve tarihi hadiseyi barındırır. Özellikle Muharrem ayının 10. günü olan Aşure Günü, insanlık tarihi açısından kritik olaylara sahne olmuştur. Hadis kaynaklarında ve İslam tarihinde Aşure gününde gerçekleştiği nakledilen bazı önemli hadiseler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hazreti Nuh'un Kurtuluşu:</strong> Büyük tufanın ardından Hazreti Nuh'un (a.s.) gemisinin Cudi Dağı'na oturduğu ve inananların kurtuluşa erdiği gün olarak bilinir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hazreti Musa ve Kızıldeniz:</strong> Hazreti Musa (a.s.) ve İsrailoğullarının Firavun'un zulmünden kurtularak Kızıldeniz'i geçmesi bu güne tevafuk eder.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hazreti Eyyub'un Şifası:</strong> Hastalıklarla imtihan olan Hazreti Eyyub'un (a.s.) şifaya kavuştuğu gündür.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kerbela Hüznü:</strong> İslam tarihinin en acı hadiselerinden biri olan, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sevgili torunu Hazreti Hüseyin (r.a.) ve 72 ehl-i beyt mensubunun Kerbela çöllerinde şehit edilmesi Muharrem ayının 10'unda yaşanmıştır. Bu sebeple Muharrem ayı, Müslümanlar için sadece bir sevinç değil, aynı zamanda derin bir matem ve haksızlıklar karşısında duruş tefekkürüdür.<br />
 <br />
 <img alt="medine peygamber efendimizin kabri" class="detail-photo img-fluid" height="374" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2021/11/medine-peygamber-efendimizin-kabri.jpg" width="718" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Muharrem Ayında Neler Yapılmalı?</strong></h3>

<p>Bu bereketli ve aynı zamanda hüzünlü ayı hakkıyla ihya etmek, büyük manevi kazançları beraberinde getirir. Habervakti.com okurları için bu ayda yapılması tavsiye edilen bazı ibadetler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Oruç Tutmak:</strong> Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ramazan ayından sonra tutulan en faziletli orucun Muharrem ayında tutulan oruç olduğunu müjdelemiştir. Özellikle Aşure gününü (10 Muharrem) tek başına değil, Yahudilere muhalefet etmek gayesiyle öncesi veya sonrasındaki günle birleştirerek (9-10 veya 10-11 Muharrem) oruçlu geçirmek kuvvetli bir sünnettir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aşure İkramı:</strong> Birlik, beraberlik ve bereketin simgesi olan aşure tatlısını kaynatarak komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak, toplumdaki kardeşlik bağlarını güçlendirir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tövbe ve İstiğfar:</strong> Yeni bir yıla başlarken günahlardan arınmak maksadıyla bolca tövbe istiğfar getirmek, kaza namazları kılmak ve Kur'an-ı Kerim tilavetini artırmak tavsiye edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sadaka Vermek ve Sıla-i Rahim:</strong> Muharrem ayında yardımlaşmayı artırmak, yetimleri sevindirmek, aile büyüklerini ziyaret etmek ve bolca sadaka vermek bu ayın feyzinden nasiplenmek için eşsiz fırsatlardır.</p>
 </li>
</ul>

<p>1448 Hicri yılının ülkemize, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, feraset ve bereket getirmesini Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyoruz. Yeni yılınız mübarek olsun.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/hicri-1448-yeni-yila-sayili-gunler-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 00:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/yeni-hicri-yilbasi.jpg" type="image/jpeg" length="59398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medine'de Tarihi Keşif: Hz. Ömer'in İzleri Bulundu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/medinede-tarihi-kesif-hz-omerin-izleri-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/medinede-tarihi-kesif-hz-omerin-izleri-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam'ın kalbi Medine-i Münevvere'de, asr-ı saadetin manevi iklimini günümüze taşıyan devasa bir keşfe imza atıldı. Suudi Arabistan yetkilileri, İslam'ın ilk yıllarına, özellikle de Hz. Osman (r.a.) öncesi döneme ait olduğu belirtilen Kur'an-ı Kerim ayetleri ve Hz. Ömer'e (r.a.) ait paha biçilemez kaya yazıtlarının gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Ayet Yaziti Aa 2468379" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ayet-yaziti-aa-2468379.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Taşlara Kazınan Muazzam Dua</strong></li>
</ul>

<p>Medine'nin Mehd bölgesinde yürütülen araştırmalarda toplam 1774 tarihi buluntu kayıt altına alındı. Yüzlerce İslami yazıtın yer aldığı keşifte en çok heyecan uyandıran detay, İslam adaletinin sembolü Hz. Ömer'e (r.a.) ait kayıtlar oldu. Hicazi hatla "İbrahim" isimli bir mümin tarafından asırlar önce taşlara nakşedilen o tarihi yazıda şu muazzam dua yer alıyor:</p>

<p><strong>"Allah, Ömer bin Hattab'ın bu dünyada ve ahirette dostudur. Allah'tan başka ilah yoktur."</strong><br />
<img alt="Aa Picture 20260612 41648810" class="detail-photo img-fluid" height="424" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/aa-picture-20260612-41648810.jpg" width="753" /></p>

<ul>
 <li><strong>İlahi Adalet Çağrısı Asırlara Meydan Okuyor</strong></li>
</ul>

<p>Ortaya çıkarılan mukaddes miraslar arasında Kur'an-ı Kerim ayetleri de dikkat çekiyor. Nisa Suresi'nin 58. ayetinin kayalara işlenmiş hali bulundu: <strong>"Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder."</strong></p>

<p><img alt="Aa Picture 20260612 41648811" class="detail-photo img-fluid" height="424" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/aa-picture-20260612-41648811.jpg" width="753" /><br />
<br />
Erken dönem Müslümanlarının adalete ve emanete verdiği ehemmiyeti adeta bugünün dünyasına haykıran bu ilahi emir, İslam davetinin ilk yıllarındaki toplumsal şuuru gözler önüne seriyor. İslami hafızayı dirilten ve o kutlu çağın hatıralarını yeniden canlandıran bu eşsiz keşif, İslam dünyasında büyük bir manevi coşkuyla karşılandı.<br />
<br />
<img alt="Aa Picture 20260612 41648809" class="detail-photo img-fluid" height="424" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/aa-picture-20260612-41648809.jpg" width="753" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İslam, Tarih</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/medinede-tarihi-kesif-hz-omerin-izleri-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/medinede-tarihi-kesif-hzomerin-izleri-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="52134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün 8 Haziran: Efendimiz sav, 1394 yıl önce bugün Refik-i Ala'ya kavuştu...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bugun-8-haziran-1394-yil-once-bugun-refik-i-alaya-kavustu-bugun-onun-fani-dunyayi-terk-ettigi-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bugun-8-haziran-1394-yil-once-bugun-refik-i-alaya-kavustu-bugun-onun-fani-dunyayi-terk-ettigi-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün 8 Haziran. İslam alemi ve tüm insanlık için tarihin en büyük dönüm noktalarından biri olan, Alemlere Rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.V.) fani dünyadan ayrılarak Refik-i Ala’ya kavuşmasının 1394. yıl dönümü. 63 yaşında, Medine’de vuku bulan bu vuslatın ardından asırlar geçmesine rağmen, İlahi Müjde gereği hiçbir beşer O'nun kadar sevgiyle anılmadı ve kıyamete kadar da anılmayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>O, NEBİYYUNE'L MÜCAHİD'ÜŞ ŞEHİD MUHAMMED MUSTAFA ALEYHİSSELAM</strong></p>

<p>Tarihi kaynaklara göre Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Veda Haccı’nın ardından ateşli bir hastalığa tutuldu. Yaklaşık 13 gün süren bu hastalık döneminde ümmetine ve ashabına veda mahiyetinde mesajlar verdi. Ağırlaşınca eşlerinden izin isteyerek Hz. Aişe validemizin odasında istirahate çekilen Allah Resulü, <strong>Hayber'de maruz kaldığı zehrin tesirini ömrünün son günlerinde derinden hissettiğini belirtti. </strong>Böylece Cenab-ı Hak, O'nu peygamberliğin yanı sıra şehadet makamıyla da şereflendirdi.</p>

<p>Mescide çıkamayacak kadar bîtap düştüğünde imamlık görevini Hz. Ebubekir’e devreden Efendimiz, vefat ettiği 12 Rebiülevvel (8 Haziran 632) Pazartesi sabahı oda perdesini kaldırıp ashabını son kez cemaatle namaz kılarken seyretti ve geride bıraktığı sâlih topluluğu görerek tebessümle dünyadan ayrıldı. Kabri, bugün Medine’deki Ravza-i Mutahhara’da, Yeşil Kubbe’nin (Kubbe-i Hadra) içinde yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kur'an-ı Kerim'de Sevgili Peygamberimiz İçin Yer Alan Ayetler</strong></p>

<ul>
 <li>''(Ve ey Nebim, Kelime-i Tevhid’de ve her Ezan-ı Şerif’te adını adımla birlikte anmak, böylece yerde ve göklerde saygınlığa ulaştırılmak suretiyle) Senin zikrini (İsmini, şanını ve ünvanını) yükseltip (şerefini) arttırmadık mı?''<strong> (İnşirah Suresi, 4)</strong></li>
 <li>"Hiç kuşkusuz Allah ve melekleri, Peygambere salât ederler. Allah Peygamber’ine karşı çok merhametlidir; ona daima sevgiyle yönelir, O'nu över, işlerini bereketli kılar, ismini yüceltir ve onun üzerine rahmetini indirir. Melekler de Peygamber’i çok severler... O hâlde, Ey inananlar! Sizin kurtuluşunuz için her şeyini fedâ eden bu Peygamberin izinden yürüyün, tüm gücünüzle davasını destekleyin, ona saygı duyun, O'nu yüceltin; böylece siz de ona salât edin ve ona tüm kalbinizle esenlikler dileyerek içtenlikle selâm edin! Çirkin karikatürlerle, elleriyle kalemleriyle yaptıkları iftiralarla İslâm’a saldırarak Allah’ı gazaba getiren ve Kur'an ve sünnete dil uzatarak O’nun Elçisini inciten münafıklara ve kâfirlere gelince, Allah onları dünyada da ahirette de lânete uğratmış ve onlar için, alçaltıcı bir azap hazırlamıştır!"<strong> (Ahzab Suresi, 56-57)</strong></li>
 <li>“Hz.) Peygamber (AS gerçek ve samimi) müminlere kendi nefislerinden (canlarından) daha evladır (değerli ve önceliklidir), O'nun eşleri de gerçek Mü'minlerin analarıdır!” <strong>(Ahzab Suresi, 6)</strong></li>
 <li>“Ey iman edenler! Allah’ı ve âhiret gününü arzulayan ve O’nu sürekli anıp yücelten kimseler için Allah’ın Elçisi, o sarsılmayan imanı, tertemiz ahlâkı, fedakârlığı, cömertliği, cesareti, kararlılığı ve çalışkanlığı kısaca bir hayat boyu yaşadığı kulluğu ile gerçekten size mükemmel ve eşsiz bir örnektir. Şahıs olarak Peygamberi, toplum olarak da onun arkadaşlarını kendinize örnek ve Önder alınız!”<strong> (Ahzab Suresi, 21)</strong></li>
 <li>“Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği (bir konuda karar verdiği) zaman, mü’min bir erkek ve Mü’mine bir kadın için, artık o işte kendi isteklerine (ve beklentilerine) göre (başka görüşleri ve rejimleri ) seçme ve tercih hakkı yoktur, olamaz! Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, (Ayet ve Hadislerin açık hükümlerini çiğner veya kendi keyfince te’vil edip tersine çevirirse,) işte gerçekten o, apaçık bir sapkınlıkla sapmıştır.” <strong>(Ahzab Suresi, 36)</strong></li>
 <li>“Hayır! İnanan bir insan, Allah’ın kanunlarına nasıl karşı gelebilir? Ey Muhammed! Rabb'in olan Zatıma yemin olsun ki, onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda seni hakem tayin edip de, verdiğin hükme karşı içlerinde en ufak bir burukluk bile duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkları sürece, iman etmiş olamazlar!'' <strong>(Nisa Suresi, 65)</strong></li>
 <li></li>
 <li>“Ey iman edenler! Allah ve Elçisi, bireysel toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî yönlerden yeniden dirilişinizi sağlayacak bir konuda size çağrı yaptığında, bu çağrıya mutlaka uyun!'' (Enfal Suresi, 24)</li>
 <li>“(Ey Resulüm Muhammed!) De ki: Eğer siz gerçekten de Allah’ı seviyorsanız, Allah’ın emirlerini size ileten bir elçi olarak bana ve bana indirilen Kur’an’a uyun ki, Allah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Gafur ve Rahim’dir..."<strong> (Ali İmran Suresi, 31)</strong></li>
 <li></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bugun-8-haziran-1394-yil-once-bugun-refik-i-alaya-kavustu-bugun-onun-fani-dunyayi-terk-ettigi-gun</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/muhammed-lafzi.jpg" type="image/jpeg" length="78455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kutsal topraklarda Hac görevi tamamlandı: 1,7 Milyon Müslüman Hacı oldu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kutsal-topraklarda-hac-gorevi-tamamlandi-17-milyon-musluman-haci-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kutsal-topraklarda-hac-gorevi-tamamlandi-17-milyon-musluman-haci-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arafat'ta vakfeye duran, Müzdelife'de taş toplayan ve Cemerat'ta şeytan taşlayan milyonlarca Müslüman, Kabe'de bayramın ilk tavafını gerçekleştirerek ihramdan çıktı ve hacılık vazifesini tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İslam'ın beş şartından biri olan hac ibadetini yerine getirmek üzere dünyanın dört bir yanından kutsal topraklara akın eden milyonlarca Müslüman, en kritik aşamaları geride bırakarak hacı oldu. Arafat'ta dualarla vakfeye duran inananlar, gün batımının ardından otobüslerle Müzdelife bölgesine geçti. Müzdelife'de akşam ve yatsı namazlarını cem ederek kılan ve vakfe duasını gerçekleştiren hacı adayları, sabaha kadar şeytan taşlama alanında kullanacakları taşları titizlikle topladı.<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="590.81px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/164117" webkitallowfullscreen="" width="590.625px"></iframe><br />
Hacı olan Murat Kurum, kutsal topraklarda karşılaştığı Türk hacıları Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştürdü.</p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Gece Yarısı Başlayan 3,5 Kilometrelik İbadet Yürüyüşü</strong></li>
</ul>

<p>Müzdelife'deki hazırlıkların ardından Müslümanlar, gece yarısından itibaren kafileler halinde Cemerat'taki şeytan taşlama alanına doğru harekete geçti. <strong>Yaklaşık 3,5 kilometrelik mesafeyi yürüyerek kateden inananlar</strong>, büyük şeytan olarak bilinen "Akabe Cemresi"ne sırayla yedişer taş attı.</p>

<p>Şeytan taşlama ibadetinin hemen ardından yine yürüyüşle İslamiyet'in kalbi Kabe-i Muazzama'ya ulaşan Müslümanlar, burada büyük bir huşu içinde ziyaret tavafı ve sa'yi gerçekleştirdi. Kabe'deki ibadetlerin tamamlanmasıyla birlikte tıraş olan inananlar ihramdan çıkarak hacı olma şerefine nail oldular. İhramdan çıkan bazı hacıların ise ziyaret tavafı ve sa'y görevlerini bayram süresince tamamlamaya devam edeceği bildirildi.<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="588.991px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/164116" webkitallowfullscreen="" width="588.807px"></iframe><br />
<i>Havanın sıcaklığını hafifletmek için hacılara su sıkan bir genç görüntülendi.</i></p>

<hr />
<ul>
 <li><strong>Yol Boyunca Kesintisiz İkram ve Veda Takvimi</strong></li>
</ul>

<p>Arafat vakfesinden başlayıp Kabe'deki tavafa kadar uzanan bu zorlu ve manevi yolculukta, hacıların ibadetlerini kolaylaştırmak için yoğun bir mesai harcandı. Hem resmi görevliler hem de hayırseverler, kavurucu sıcak altında yürüyen hacılara yol boyunca kesintisiz olarak <strong>su, hurma ve yiyecek ikramında</strong> bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hac ibadeti, ilk günün ardından bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde de devam edecek. Kafileler halinde yeniden Cemerat bölgesine akın edecek olan hacılar, Müzdelife'den topladıkları yedişer taşı bu kez sırayla küçük, orta ve büyük şeytana atacak. Şeytan taşlama görevini tamamen bitiren ve Mekke'den ayrılmaya hazırlanan hacılar, kutsal topraklara veda etmeden önce Kabe'ye giderek son görev olan "veda tavafını" icra edecekler.<br />
<br />
<img alt="2026 Haccı Arafat Vakfesi" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/2026-hacci-arafat-vakfesi.jpg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kutsal-topraklarda-hac-gorevi-tamamlandi-17-milyon-musluman-haci-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/kutsal-topraklarda-hac-gorevi-tamamlandi-17-milyon-musluman-haci-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="22636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl İl 2026 Kurban Namazı saatleri]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/il-il-2026-kurban-namazi-saatleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/il-il-2026-kurban-namazi-saatleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mübarek Kurban Bayramı'na kavuşmanın manevi heyecanını yaşayan İslam alemi için beklenen açıklama geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı, 27 Mayıs Çarşamba günü eda edilecek olan 2026 yılı Kurban Bayramı namazı vakitlerini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte Diyanet'in verilerine göre il il bayram namazı saatleri:<br />
<br />
<img alt="İl İl 2026 Kurban Namazı Saati" class="detail-photo img-fluid" height="824" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/il-il-2026-kurban-namazi-saati.jpg" width="773" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/il-il-2026-kurban-namazi-saatleri</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 19:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/il-il-2026-kurban-namazi-saatleri.jpg" type="image/jpeg" length="73668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teşrik tekbirleri başladı! İşte illere göre namaz saatleri]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/tesrik-tekbirleri-basladi-iste-illere-gore-namaz-saatleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/tesrik-tekbirleri-basladi-iste-illere-gore-namaz-saatleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İllere göre bayram namazı vakitleri her yıl değişiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde en çok araştırılan konular arasında yer alıyor. İşte Ankara, İzmir, İstanbul için bayram namazı vakitleri başta olmak üzere bütün illerin bayram namazı saatleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayramın en önemli ibadetlerinden olan ve bütün İslam alemini camilerde bir araya getiren bayram namazı merakla bekleniyor.</p>

<p>Hac farizalarını yerine getiren hacı adayları ise Mekke'de 06:06'da Mescid-i Haram'da bayram namazını kılacak.</p>

<p>Bayramı hatırlatan ve vacip olan teşrik tekbirleri ise bugün başladı. Arefe Günü sabah namazından, Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar 23 vakitte, herkes farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; tekbîr-i teşrîk de denilen tekbirleri okuyor.</p>

<p>“Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd.” şeklinde olan teşrik tekbirleri için ilmihal kitaplarında beş vakit farz namazlardan başka; bayram namazından ve bayrama denk gelen Cuma namazından sonra da okunduğu ifade ediliyor. Camiden çıktıktan sonra veya namaz bitip konuştuktan sonra bu kaçırılmış olur ve okumak lazım olmadığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>İLLERE GÖRE BAYRAM NAMAZI VAKİTLERİ</strong><br />
Bayram namazı kaçta diye araştıranlar için namaz vakitlerini derledik.</p>

<p>27 Mayıs 2026 yılında büyükşehirlerden Ankara 05.59, İstanbul 06.12, İzmir 06.25 saatlerinde bayram namazını kılacak. Bu yıl namazı ilk kılan il Iğdır 05.14'te son kılan iller ise Çanakkale 06.24, Edirne 06.20 olacak.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığının takvimine göre 81 ilin bayram namazı saatleri sırayla şöyle:</p>

<p>Adana: 05.55<br />
Adıyaman: 05.42<br />
Afyonkarahisar: 06.11<br />
Ağrı: 05.18<br />
Aksaray: 05.57<br />
Amasya: 05.45<br />
Antalya: 06.14<br />
Ardahan: 05.17<br />
Artvin: 05.20<br />
Aydın: 06.23</p>

<p>Balıkesir: 06.19<br />
Bartın: 05.57<br />
Batman: 05.30<br />
Bayburt: 05.28<br />
Bilecik: 06.10<br />
Bingöl: 05.31<br />
Bitlis: 05.25<br />
Bolu: 06.02<br />
Burdur: 06.14<br />
Bursa: 06.13<br />
Çanakkale: 06.24<br />
Çankırı: 05.54<br />
Çorum: 05.49<br />
Denizli: 06.19<br />
Diyarbakır: 05.34<br />
Düzce: 06.03<br />
Edirne: 06.20<br />
Elazığ: 05.36<br />
Erzincan: 05.53<br />
Erzurum: 05.25<br />
Eskişehir: 06.08</p>

<p>Gaziantep: 05.47<br />
Giresun: 05.34<br />
Gümüşhane: 05.31<br />
Hakkari: 05.20<br />
Hatay: 05.54<br />
Iğdır: 05.14<br />
Isparta: 06.13<br />
Kahramanmaraş: 05.48<br />
Karabük: 05.57<br />
Karaman: 06.03<br />
Kars: 05.16<br />
Kastamonu: 05.52<br />
Kayseri: 05.51<br />
Kilis: 05.49<br />
Kırıkkale: 05.56<br />
Kırklareli: 06.17<br />
Kırşehir: 05.55<br />
Kocaeli: 06.08<br />
Konya: 06.05<br />
Kütahya: 06.11<br />
Malatya: 05.40<br />
Manisa: 06.23<br />
Mardin: 05.33<br />
Mersin: 05.59<br />
Muğla: 06.23<br />
Muş: 05.27<br />
Nevşehir: 05.54<br />
Niğde: 05.56<br />
Ordu: 05.36<br />
Osmaniye: 05.51<br />
Rize: 05.26<br />
Sakarya: 06.06<br />
Samsun: 05.42<br />
Şanlıurfa: 05.41<br />
Siirt: 05.27<br />
Sinop: 05.45<br />
Şırnak: 05.26<br />
Sivas: 05.42<br />
Tekirdağ: 06.18<br />
Tokat: 05.43<br />
Trabzon: 05.29<br />
Tunceli: 05.34<br />
Uşak: 06.15<br />
Van: 05.20<br />
Yalova: 06.11<br />
Yozgat: 05.51<br />
Zonguldak: 05.59</p>

<p><strong>BAYRAMIN SÜNNETLERİ</strong><br />
Bayram günlerinde şunları yapmak sünnettir:</p>

<p>1- Erken kalkmak.</p>

<p>2- Gusül abdesti almak.</p>

<p>3- Misvâk kullanmak.</p>

<p>4- Güzel koku sürünmek.</p>

<p>5- Yeni ve temiz elbise giymek.</p>

<p>6- Dargınları barıştırmak.</p>

<p>7- Kabirleri ziyâret etmek.</p>

<p>8- Yüzük takmak.</p>

<p>9- Güler yüzlü olmak.</p>

<p>10- Câmiye erken gitmek.</p>

<p>11- Câmiye giderken tekbir söylemek.</p>

<p>12- Mü’minlere selâm vermek.</p>

<p>13- Mü’minlerle bayramlaşmak.</p>

<p>14- Fakirlere sadaka vermek.</p>

<p>1 5- Akrabayı ziyâret etmek.</p>

<p>16- Din kardeşlerini ziyâret etmek.</p>

<p>17- Ziyârette hediye götürmek.</p>

<p>18- Misâfirlere ikram etmek.</p>

<p>19- Çok duâ ve tevbe etmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>20- Dîni doğru yayan kişi ve müesseselere yardım etmek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/tesrik-tekbirleri-basladi-iste-illere-gore-namaz-saatleri</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2021/07/bayram-namazi.jpg" type="image/jpeg" length="26132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hacı adayları Arafat'ta]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/haci-adaylari-arafatta-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/haci-adaylari-arafatta-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEKKE (AA) - İslam'ın şartlarından hac ibadetini yerine getirmek için Suudi Arabistan'da bulunan hacı adaylarının büyük çoğunluğu Arafat'a ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında Türklerin de bulunduğu hacı adayları dün saat 14.00'ten itibaren kafileler halinde Mekke'nin 25 kilometre doğusundaki Arafat'a hareket etti.</p>

<p>Hareket öncesi Suudi Arabistan yetkilileri, hacı adaylarının "Nusuk" adı verilen kartlarını tek tek sistemden kontrol etti. Kontrollerin ardından kafile bilgisinin yer aldığı barkotlar otobüslere yapıştırıldı.</p>

<p>Hacı adaylarını taşıyan araçların çoğu gece saatlerinde Arafat'a ulaştı. Sabaha kadar otobüsler, Arafat'a hacı adaylarını taşımayı sürdürdü.</p>

<p>İlk otobüslerle Arafat'a ulaşan hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'ye (Rahmet Tepesi) çıkarak dualar etti.</p>

<p><img alt="A A 20260526 41494965 41494958 H A C I A D A Y L A R I A R A F A T T A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260526-41494965-41494958-h-a-c-i-a-d-a-y-l-a-r-i-a-r-a-f-a-t-t-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Kafile başkanları eşliğinde konaklayacakları bölgelere yönlendirilen hacı adayları, klimalı yüksek çadırlarda kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hacı adayları Arafat'ta vakitlerini Kur'an-ı Kerim okuyarak, namaz kılarak ve dua ederek geçiriyor.</p>

<p>- Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, Vakfe duası yapacak</p>

<p>Bugün öğle ve ikindi namazlarının birleştirilerek (cem-i takdim) kılınmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Vakfe duası yapacak.</p>

<p><img alt="A A 20260526 41494965 41494953 H A C I A D A Y L A R I A R A F A T T A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260526-41494965-41494953-h-a-c-i-a-d-a-y-l-a-r-i-a-r-a-f-a-t-t-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Arafat vakfesinin ve duasının ardından Müzdelife bölgesine intikal edecek hacı adayları, burada şeytan taşlamak için 49 taş toplayacak. Akşam ve yatsı namazlarını cem-i tehir (birleştirerek) ederek kılacak adaylar, Müzdelife vakfesinin ardından kafileler halinde Mina'ya yürüyecek.</p>

<p>Mina'ya ulaşıldığında sadece "Büyük Şeytan" denilen Akabe Cemresi'ne 7 taş atılacak.</p>

<p><img alt="A A 20260526 41494965 41494949 H A C I A D A Y L A R I A R A F A T T A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260526-41494965-41494949-h-a-c-i-a-d-a-y-l-a-r-i-a-r-a-f-a-t-t-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Hacıların kurbanları, vekalet yoluyla hac organizasyonu tarafından kesilecek. Tıraş olup ihramdan çıkan hacılar, Kabe'de Ziyaret Tavafı'ndan sonra haccın sayini yapacak.</p>

<p>Bayramın 2. ve 3. günü öğle vaktinden sonra sırayla Küçük, Orta ve Büyük Cemrelere 7'şer taş daha atılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/haci-adaylari-arafatta-3</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260526-41494965-41494960-h-a-c-i-a-d-a-y-l-a-r-i-a-r-a-f-a-t-t-a.jpg" type="image/jpeg" length="11324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hacı adaylarının Arafat'a intikali başladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/haci-adaylarinin-arafata-intikali-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/haci-adaylarinin-arafata-intikali-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hac ibadeti için kutsal topraklarda bulunan yaklaşık 85 bin hacı adayı, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş'un talimatıyla Arafat'a intikale başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hac heyecanı sürüyor...</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, 2026 Hac Organizasyonu kapsamında Mekke'deki servis ekiplerine telsizle seslenerek saat 13.00 itibarıyla hacı adaylarının Arafat'a taşınması talimatını verdi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 232642" class="detail-photo img-fluid" height="435" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-232642.png" width="663" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>TÜRK HACI ADAYLARI ARAFAT'A İNTİKALE BAŞLADI</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Arpaguş'un talimatı sonrası yaklaşık 85 bin Türk hacı adayı, Arafat'a intikal ettirilmeye başlandı.</p>

<p>Hac sürecinde ulaşım, sağlık, konaklama ve iaşe hizmetleri için yüzlerce görevli sahada çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>İBADETLER YERİNE GETİRİLECEK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Arafat'ta dua ve ibadetle vakit geçirecek olan hacı adayları, sabah namazını cemaatle eda ettikten sonra fetva ve irşat ekibinin Arafat için hazırladığı özel irşat programına katılacak.</p>

<p>İrşat çadırında gerçekleştirilecek program, merkezi ses sistemi aracılığıyla tüm çadırlara ulaştırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'den gelen karilerin Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından arife günü öğle ve ikindi namazlarını cem ederek kılacak olan hacı adayları, Başkan Arpaguş'un yapacağı duayla vakfeye duracak.</p>

<p>Arafat sınırlarının açılmasıyla hacılar, Müzdelife bölgesine intikal edecek.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 232637" class="detail-photo img-fluid" height="364" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-232637.png" width="673" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>SONRAKİ DURAK ŞEYTAN TAŞLAMA</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Burada akşam ve yatsı namazlarını cem ederek kılacak olan hacılar, Müzdelife vakfesinin ardından şeytan taşlamak üzere Cemerat bölgesine hareket edecek.</p>

<p>Şeytan taşlamanın ardından ise Mescid-i Haram'a geçecek olan hacılar, burada ziyaret tavafı ve sa'y ibadetlerini yerine getirdikten sonra tıraş olarak ihramdan çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/haci-adaylarinin-arafata-intikali-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/hacilar-arafatta.jpg" type="image/jpeg" length="23377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyanet açıkladı: İl il bayram namazı saatleri]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/diyanet-acikladi-il-il-bayram-namazi-saatleri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/diyanet-acikladi-il-il-bayram-namazi-saatleri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı, 27 Mayıs Çarşamba günü idrak edilecek olan Kurban Bayramı namaz saatlerini açıkladı. İşte il il bayram namaz saatleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca Müslüman, bir Kurban Bayramı'na daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p>Bayrama günler kala sabah sabah saatlerinde idrak edilecek bayram namazı saatleri de merak konusu oluyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 yılına ait Kurban Bayramı namazı vakitlerini il il açıkladı.</p>

<p><strong>BÜYÜKŞEHİRLERDE NAMAZ SAATLERİ</strong><br />
Buna göre büyükşehirlerde bayram namazı saatleri şöyle:</p>

<p><strong>İstanbul: 06.12</strong></p>

<p><strong>Ankara: 05.59</strong></p>

<p><strong>İzmir: 06.25</strong></p>

<p><strong>Bursa: 06.13</strong></p>

<p><strong>Konya: 06.05</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Adana: 05.55</strong></p>

<p><strong>İL İL BAYRAM NAMAZI SAATLERİ</strong><br />
Diyanet İşleri Başkanlığının verilerine göre diğer illerdeki bayram namazı saatleri ise şöyle:</p>

<p><strong>Adıyaman 05.42</strong></p>

<p><strong>Afyonkarahisar 06.11</strong></p>

<p><strong>Ağrı 05.18</strong></p>

<p><strong>Aksaray 05.57</strong></p>

<p><strong>Amasya 05.45</strong></p>

<p><strong>Antalya 06.14</strong></p>

<p><strong>Ardahan 05.17</strong></p>

<p><strong>Artvin 05.20</strong></p>

<p><strong>Aydın 06.23</strong></p>

<p><strong>Balıkesir 06.19</strong></p>

<p><strong>Bartın 05.57</strong></p>

<p><strong>Batman 05.30</strong></p>

<p><strong>Bayburt 05.28</strong></p>

<p><strong>Bilecik 06.10</strong></p>

<p><strong>Bingöl 05.31</strong></p>

<p><strong>Bitlis 05.25</strong></p>

<p><strong>Bolu 06.02</strong></p>

<p><strong>Burdur 06.14</strong></p>

<p><strong>Çanakkale 06.24</strong></p>

<p><strong>Çankırı 05.54</strong></p>

<p><strong>Çorum 05.49</strong></p>

<p><strong>Denizli 06.19</strong></p>

<p><strong>Diyarbakır 05.34</strong></p>

<p><strong>Düzce 06.03</strong></p>

<p><strong>Edirne 06.20</strong></p>

<p><strong>Elazığ 05.36</strong></p>

<p><strong>Erzincan 05.53</strong></p>

<p><strong>Erzurum 05.25</strong></p>

<p><strong>Eskişehir 06.08</strong></p>

<p><strong>Gaziantep 05.47</strong></p>

<p><strong>Giresun 05.34</strong></p>

<p><strong>Gümüşhane 05.31</strong></p>

<p><strong>Hakkari 05.20</strong></p>

<p><strong>Hatay 05.54</strong></p>

<p><strong>Iğdır 05.14</strong></p>

<p><strong>Isparta 06.13</strong></p>

<p><strong>Kahramanmaraş 05.48</strong></p>

<p><strong>Karabük 05.57</strong></p>

<p><strong>Karaman 06.03</strong></p>

<p><strong>Kars 05.16</strong></p>

<p><strong>Kastamonu 05.52</strong></p>

<p><strong>Kayseri 05.51</strong></p>

<p><strong>Kilis 05.49</strong></p>

<p><strong>Kırıkkale 05.56</strong></p>

<p><strong>Kırklareli 06.17</strong></p>

<p><strong>Kırşehir 05.55</strong></p>

<p><strong>Kocaeli 06.08</strong></p>

<p><strong>Kütahya 06.11</strong></p>

<p><strong>Malatya 05.40</strong></p>

<p><strong>Manisa 06.23</strong></p>

<p><strong>Mardin 05.33</strong></p>

<p><strong>Mersin 05.59</strong></p>

<p><strong>Muğla 06.23</strong></p>

<p><strong>Muş 05.27</strong></p>

<p><strong>Nevşehir 05.54</strong></p>

<p><strong>Niğde 05.56</strong></p>

<p><strong>Ordu 05.36</strong></p>

<p><strong>Osmaniye 05.51</strong></p>

<p><strong>Rize 05.26</strong></p>

<p><strong>Sakarya 06.06</strong></p>

<p><strong>Samsun 05.42</strong></p>

<p><strong>Şanlıurfa 05.41</strong></p>

<p><strong>Siirt 05.27</strong></p>

<p><strong>Sinop 05.45</strong></p>

<p><strong>Şırnak 05.26</strong></p>

<p><strong>Sivas 05.42</strong></p>

<p><strong>Tekirdağ 06.18</strong></p>

<p><strong>Tokat 05.43</strong></p>

<p><strong>Trabzon 05.29</strong></p>

<p><strong>Tunceli 05.34</strong></p>

<p><strong>Uşak 06.15</strong></p>

<p><strong>Van 05.20</strong></p>

<p><strong>Yalova 06.11</strong></p>

<p><strong>Yozgat 05.51</strong></p>

<p><strong>Zonguldak 05.59</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/diyanet-acikladi-il-il-bayram-namazi-saatleri-1</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/06/diyanet-isleri-bayram-namazi.jpg" type="image/jpeg" length="24142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalemini Hz. Peygamber'e adayan Hattat Ali Hüsrevoğlu: 'Yazı bizim ruhumuzdur!']]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kalemini-hz-peygambere-adayan-hattat-ali-husrevoglu-yazi-bizim-ruhumuzdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kalemini-hz-peygambere-adayan-hattat-ali-husrevoglu-yazi-bizim-ruhumuzdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mescid-i Nebevi'nin yazılarını kaleme alarak İslam tarihine adını yazdıran usta Hattat Ali Hüsrevoğlu, hat sanatının inceliklerinden ana dil hassasiyetine kadar çarpıcı uyarılarda bulundu. Hüsrevoğlu, erken yaşta yabancı dil eğitimini "soykırım" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Hatırası Aziz İnsanlar" isimli YouTube kanalına konuk olan usta Hattat Ali Hüsrevoğlu, hayat hikayesini, hat sanatına başlama serüvenini ve medeniyet tasavvurumuzu anlattı. Mescid-i Nebevi'de 5 yıl boyunca yaptığı eşsiz çalışmalarla tanınan Hüsrevoğlu, günümüz gençliğine ve yetkililere tarihi hatırlatmalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Osmanlı'dan Cumhuriyete Kutlu Miras</strong></li>
</ul>

<p>Çocukluk yıllarının Afyonkarahisar Sandıklı'da geçtiğini ve el sanatlarıyla iç içe bir ailede büyüdüğünü belirten Hüsrevoğlu, bu kutlu sanata olan merakının camilerdeki yazıları taklit etmesiyle başladığını söyledi. Kendi hocası olan merhum Hattat Hamid Aytaç'ın zorlu dönemlerdeki direnişine değinen Hüsrevoğlu, hocasının tarihe geçen şu sözlerini aktardı: <i>"Harf inkılabı olunca herkes dükkanını kapattı, ben kapatmadım. 'Allah beni bu sanatı Osmanlı'dan Cumhuriyete taşımak için vazifelendirdi' derdi ve buna tam inanırdı."</i><br />
<br />
<img alt="Osmanlı Arması" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/osmanli-armasi.jpg" width="800" /></p>

<ul>
 <li><strong>Mescid-i Nebevi'ye Nakşedilen Türk İmzası</strong></li>
</ul>

<p>Medine-i Münevvere'de tam 11 yıl geçiren Hüsrevoğlu, Mescid-i Nebevi'nin yeni bölümlerindeki tüm yazıları Müslüman Türk milleti ve üzerlerinde emeği olan herkes adına kaleme alma şerefine nail olduğunu vurguladı. Osmanlı döneminde Mescid-i Nebevi'nin kıble duvarını eşsiz bir nizamla yazan Abdullah Zühdi Efendi'nin sanatına olan büyük hayranlığını dile getiren usta hattat, bu mekana hizmet etmenin kelimelere sığmayacak bir bahtiyarlık olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<img alt="Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2021/12/mescid-i-haram-ve-mescid-i-nebevi.jpg" width="1000" /></p>

<ul>
 <li><strong>"Erken Yaşta Yabancı Dil Soykırımdır"</strong></li>
</ul>

<p>Devlet yetkililerine seslenerek mevcut eğitim sistemi üzerine eleştirilerde bulunan Hüsrevoğlu, anaokulu seviyesinde başlayan yabancı dil eğitimine şiddetle karşı çıktı. Türkçenin korunmasının bir beka meselesi olduğunu vurgulayan sanatçı, şunları kaydetti: <i>"Anaokulunda çocuklarımıza İngilizce öğretiliyor. Bu korkunç bir şey. Bu çocukların Türkçe düşünme veya Türk gibi düşünme imkanları silinmiş oluyor. Bu bir soykırımdır! 'Türkiye'de dil meselesi din meselesidir', eğer biz Türkçeyi kaybedersek ilk kaybedeceğimiz şey dinimiz olacaktır."</i><br />
<br />
<i>Hattat Ali Hüsrevoğlu kimdir? Hayatını okumak için tıklayınız...</i><br />
<a href="https://www.habervakti.com/biyografi/ali-husrevoglu" target="_blank"><img alt="Hattat Ali Hüsrevoğlu kimdir?" class="detail-photo img-fluid" height="216" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-23-014239.png" width="892" /></a></p>

<ul>
 <li><strong>"Evlerimizde Hilye-i Şerif Olmalı"</strong></li>
</ul>

<p>Medeniyetimizde resim ve heykel yerine hat sanatının ön planda olduğunu hatırlatan Hüsrevoğlu, Müslüman Türk evinin nasıl olması gerektiğine dair de önemli ölçüler verdi. Avrupa ile kendi medeniyetimizi kıyaslayan Hüsrevoğlu, <i>"Resim Avrupa'nın ruhudur, yazı da bizim ruhumuzdur. Bize ait ne arıyorsanız yazılarımızda bulabilirsiniz"</i> diyerek her Müslüman Türk evinin duvarında Allah'ı tanıtan Ayet-el Kürsi ve Peygamber Efendimizi (s.a.v) anlatan Hilye-i Şerif levhalarının mutlaka asılı olması gerektiğini belirtti.<br />
<br />
<img alt="Hilye-i Şerif" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2025/02/41d5a5b29c9d4d2ca82d7c721c6b994c.jpg" width="282" /></p>

<ul>
 <li><strong>Cami Hayatın Merkezidir</strong></li>
</ul>

<p>Son olarak cami mimarisine ve İslam toplumunda caminin konumuna değinen Ali Hüsrevoğlu, caminin yalnızca bir namazgah değil, hayatın ve şehrin merkezi olduğunu söyledi. İlk mescitlerin aynı zamanda üniversite, parlamento ve meşveret alanı işlevi gördüğünü belirten Hüsrevoğlu, günümüzde de Büyük Çamlıca Camii örneğinde olduğu gibi ilim, sanat ve sosyal hayatı barındıran külliye modelli camilere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi<br />
<br />
<iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/gNr8i431R-8?si=JslTLVVqQblF7xTy" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kalemini-hz-peygambere-adayan-hattat-ali-husrevoglu-yazi-bizim-ruhumuzdur</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-23-013755.png" type="image/jpeg" length="53321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyanetten zilhicce hilali açıklaması]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/diyanetten-zilhicce-hilali-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/diyanetten-zilhicce-hilali-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, dünya genelindeki 111 gözlem noktasında yapılan çalışmalar sonucunda zilhicce ayı hilalinin görüldüğünü, dolayısıyla Kurban Bayramı'nın 27 Mayıs'ta başlayacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuruldan yapılan açıklamaya göre, yurt içinde 41, yurt dışında 70 şehirde yapılan hilal gözlemleri sonucu 17 Mayıs'ta zilhicce ayı hilali görüldü.</p>

<p>Avustralya'dan Amerika'ya kadar toplam 111 noktada yapılan gözlem çalışmalarında yurt içinde 15, yurt dışında ise 7 şehirde hilalin görüldüğü tespit edildi.</p>

<p>Türkiye ile birlikte 32 ülkenin dini makamlarınca hilalin görüldüğü, zilhicce ayının 18 Mayıs'ta başladığı ve Kurban Bayramı'nın 27 Mayıs'ta idrak edileceği ilan edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, hilalin görüldüğünü açıklayan Türkiye, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Kazakistan, Ürdün, İngiltere, Kırgızistan, Umman, Cezayir, Libya, Yemen, Endonezya, Lübnan, Fas, Malezya, Filistin, Mısır, Irak, Nijerya, İran, Özbekistan, Senegal, Arnavutluk, Burkina Faso, Kamerun, Moritanya ve Pakistan'da Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/diyanetten-zilhicce-hilali-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2024/12/diyanet-3.JPG" type="image/jpeg" length="77590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun Yolsuzluk duruşması tekrar ertelendi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/netanyahunun-yolsuzluk-durusmasi-tekrar-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/netanyahunun-yolsuzluk-durusmasi-tekrar-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail mahkemesi, rüşvet ve yolsuzlukla yargılanan Binyamin Netanyahu'nun bugünkü duruşmasını "güvenlik" bahanesiyle iptal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'de hakkında açılan rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanan Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bugünkü yolsuzluk duruşması yapılmayacak.</p>

<p>İsrail basınından Haaretz'in haberine göre; Netanyahu'nun avukatı Amit Hadad mahkemeye başvurarak duruşmanın iptalini istedi. Mahkeme heyeti ise sunulan yazılı ve sözlü gerekçelere itiraz etmeyerek <strong>"diplomatik ve güvenlik" </strong>nedenleriyle iptal talebini kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yargıdan Kaçış Bahanesi: Güvenlik Toplantıları</strong> Dün yapılması planlanan yolsuzluk duruşmasının da aynı gerekçelerle planlanandan erken bitirildiği öğrenildi. Netanyahu'nun son iki gündür İran'a yönelik saldırı planlarıyla ilgili peş peşe güvenlik toplantıları yapmasını gerekçe göstererek duruşmalardan kaçtığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>3 Ayrı Dosyadan Yargılanıyor</strong> İsrail Başbakanı kamuoyunda <strong>"1000", "2000" ve "4000"</strong> numaralı dosyalar olarak bilinen <strong>3 ayrı davada yargılanıyor.</strong></p>

<p>Yaklaşık <strong>6 yıldır devam eden süreçte</strong> Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını iddia etmesine rağmen Kasım 2025'in sonunda İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a af başvurusunda bulunmuştu. Aynı dönemde ABD Başkanı Donald Trump'ın da Netanyahu'nun affedilmesi için Herzog'a özel bir mektup gönderdiği ortaya çıkmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/netanyahunun-yolsuzluk-durusmasi-tekrar-ertelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 01:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/netenyahunun-rusvet-dolandiricilik-ve-gorevi-kotuye-kullanma-davasi-ertelendi.jpg" type="image/jpeg" length="32510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Din İşleri Yüksek Kurulu, Zilhicce hilalinin görüldüğünü açıkladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/din-isleri-yuksek-kurulu-zilhicce-hilalinin-goruldugunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/din-isleri-yuksek-kurulu-zilhicce-hilalinin-goruldugunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Fatih Mehmet Aydın: "18 Mayıs Zilhicce'nin biri olarak kabul edilmiş, buna bağlı olarak 27 Mayıs tarihinde Kurban Bayramı İslam aleminde kutlanacaktır. Aynı şekilde hacılarımız 26 Mayıs tarihinde Arafat Meydanı'nda ellerini semaya açacak ve dua edeceklerdir"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Fatih Mehmet Aydın, Zilhicce hilalinin görüldüğünü ve 27 Mayıs'ta Kurban Bayramı'nın İslam aleminde kutlanacağını duyurdu.</p>

<p>Aydın, Mekke'de yaptığı açıklamada, Din İşleri Yüksek Kurulu koordinesinde dünyada 70 bölgede, Türkiye'de de 41 şehirde yaptıkları gözlemler sonucu, 17 Mayıs'ta Ardahan, Ankara, Antalya, Balıkesir, Batman, Denizli, Erzurum, Giresun, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kilis, Mardin, Siirt, Trabzon ve Bayburt'ta hilalin görüldüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yurt dışındaki din hizmetleri müşavirlikleri, ateşelikler ve koordinatörlüklerin de hilal gözlem çalışmalarına katıldıklarını belirten Aydın, Suudi Arabistan makamlarından edinilen bilgiye göre, Suudi Arabistan'da da hilalin görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Aydın, aynı şekilde Pakistan, Malezya, Endonezya, Mısır, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın da Türkiye ile birlikte bayramı kutlayacaklarını ilan ettiklerini aktardı.</p>

<p>Aydın, açıklamasında "Bu itibarla 18 Mayıs Zilhicce'nin biri olarak kabul edilmiş, buna bağlı olarak 27 Mayıs tarihinde Kurban Bayramı İslam aleminde kutlanacaktır. Aynı şekilde hacılarımız 26 Mayıs tarihinde Arafat Meydanı'nda ellerini semaya açacak ve dua edeceklerdir. Rabbim 27 Mayıs'ta kutlayacağımız Kurban Bayramı'mızı kabul eylesin. Ümmeti Muhammed'e birlik, dirlik ve beraberlik nasip eylesin." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/din-isleri-yuksek-kurulu-zilhicce-hilalinin-goruldugunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2023/03/ay-hilal-aa-023823632.jpg" type="image/jpeg" length="80625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Zilhicce ayı başlıyor! Zilhicce ayının faziletleri ve önemi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/2026-zilhicce-ayi-basliyor-zilhicce-ayinin-faziletleri-ve-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/2026-zilhicce-ayi-basliyor-zilhicce-ayinin-faziletleri-ve-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hicrî takvimin son ayı olan Zilhicce, Müslümanlar için yılın en kıymetli zaman dilimlerinden biridir. Peki, Zilhicce nedir? Neden bu kadar önemlidir? Bu ayda Müslümanları neler bekliyor? İşte tüm yönleriyle Zilhicce…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="557" data-start="361">Zilhicce ayı için geri sayım başladı. Hac ibadetinin yerine getirildiği ve aynı zamanda Kurban Bayramı’nın kutlandığı, İslam’daki dört haram aydan biri kabul edilen Zilhicce Ayı’nın başlangıcı öncesinde bekleyiş sona yaklaştı. Kurban Bayramı’nın içinde bulunduğu aya Zilhicce adı verilir. Zilhicce ayının ilk on gününde yerine getirilen ibadetlerin değeri oldukça büyüktür. Zilhicce’nin ilk günlerinde tutulan orucun, bir yıllık oruç sevabına denk olduğu belirtilmektedir. Bu günlerde bir geceyi ihya etmek ise Kadir Gecesi’ni ihya etmek kadar kıymetli kabul edilir. Peki, 2026 yılında Zilhicce Ayı hangi gün başlayacak? Zilhicce ayının faziletleri nelerdir, hangi ibadetler yerine getirilir?</p>

<p data-end="557" data-start="361"><strong data-end="557" data-start="365">İslam dünyası, Hicri takvimin en faziletli aylarından biri olan Zilhicce’yi idrak etmeye başladı. Hac ibadeti, Kurban Bayramı ve kutsal on gün; bu ayı maneviyatın zirvesi haline getiriyor.</strong></p>

<p data-end="800" data-start="559">Müslümanlar için ibadet ve teslimiyetin sembolü olan Zilhicce ayı, Hicri takvimin son ayında yer alıyor. Bu ay, hac ibadetinin eda edilmesi, Kurban Bayramı’nın kutlanması ve Kur’an ile hadislerde övgüyle anılan ilk on günüyle dikkat çekiyor.</p>

<hr data-end="805" data-start="802" />
<p data-end="829" data-start="807"><strong data-end="829" data-start="810">Zilhicce Nedir?</strong></p>

<p data-end="1127" data-start="831">Zilhicce (ذو الحجة), Arapça kökenli bir kelime olup “hac sahibi” anlamına gelir. Hicri yılın 12. ve son ayıdır. Adını, bu ayda hac ibadetinin eda edilmesinden alır. Aynı zamanda dört haram aydan biri olan Zilhicce, savaşın ve kavganın yasaklandığı, huzurun ve ibadetin öne çıktığı zamanlardandır.</p>

<hr data-end="1132" data-start="1129" />
<p data-end="1179" data-start="1134"><strong data-end="1179" data-start="1137">Zilhicce Ayının Önemi Nereden Geliyor?</strong></p>

<p data-end="1258" data-start="1181">Zilhicce ayını diğer aylardan ayıran bazı önemli ibadet ve olaylar şunlardır:</p>

<ul data-end="1541" data-start="1260">
 <li data-end="1311" data-start="1260">
 <p data-end="1311" data-start="1262"><strong data-end="1277" data-start="1262">Hac ibadeti</strong> yalnızca Zilhicce ayında yapılır.</p>
 </li>
 <li data-end="1363" data-start="1312">
 <p data-end="1363" data-start="1314"><strong data-end="1332" data-start="1314">Kurban Bayramı</strong>, Zilhicce’nin 10. günü başlar.</p>
 </li>
 <li data-end="1444" data-start="1364">
 <p data-end="1444" data-start="1366">Zilhicce’nin <strong data-end="1394" data-start="1379">ilk on günü</strong>, Kur’an-ı Kerim ve hadislerde övgüyle anılmıştır.</p>
 </li>
 <li data-end="1541" data-start="1445">
 <p data-end="1541" data-start="1447"><strong data-end="1470" data-start="1447">Arefe Günü (9. gün)</strong>, hacıların Arafat vakfesine durduğu ve affa en açık günlerden biridir.</p>
 </li>
</ul>

<p data-end="1697" data-start="1543">Kur’an-ı Kerim’in Fecr Suresi 2. ayetinde geçen <i data-end="1613" data-start="1591">“On geceye andolsun”</i> ifadesinin, bu ayın ilk on gecesine işaret ettiği İslam alimlerince belirtilmiştir.</p>

<hr data-end="1702" data-start="1699" />
<p data-end="1760" data-start="1704"><strong data-end="1760" data-start="1707">Peygamber Efendimiz Zilhicce İçin Ne Buyurmuştur?</strong></p>

<p data-end="1863" data-start="1762">Hz. Muhammed (s.a.v.), Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetlerin değerini şöyle ifade etmiştir:</p>

<blockquote data-end="1996" data-start="1865">
<p data-end="1996" data-start="1867">“Allah katında Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan salih amellerden daha sevimli hiçbir amel yoktur.”<br data-end="1971" data-start="1968" />
<i data-end="1996" data-start="1973">(Buhârî, Deavât, 104)</i></p>
</blockquote>

<p data-end="2010" data-start="1998">Bu günlerde:</p>

<ul data-end="2162" data-start="2011">
 <li data-end="2047" data-start="2011">
 <p data-end="2047" data-start="2013">Oruç tutmak (özellikle Arefe günü)</p>
 </li>
 <li data-end="2067" data-start="2048">
 <p data-end="2067" data-start="2050">Zikir ve tesbihat</p>
 </li>
 <li data-end="2083" data-start="2068">
 <p data-end="2083" data-start="2070">Sadaka vermek</p>
 </li>
 <li data-end="2099" data-start="2084">
 <p data-end="2099" data-start="2086">Kur’an okumak</p>
 </li>
 <li data-end="2162" data-start="2100">
 <p data-end="2162" data-start="2102">Tevbe ve istiğfar etmek<br />
 tavsiye edilen başlıca ibadetlerdir.</p>
 </li>
</ul>

<hr data-end="2167" data-start="2164" />
<h2 data-end="2198" data-start="2169"><strong>Zilhicce Neden Haram Aylardandır?</strong></h2>

<p data-end="368" data-start="331">Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:</p>

<blockquote data-end="549" data-start="370">
<p data-end="549" data-start="372"><strong data-end="518" data-start="372">"Şüphesiz Allah katında ayların sayısı, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır..."</strong><br data-end="521" data-start="518" />
<i data-end="549" data-start="523">(Tevbe Suresi, 36. Ayet)</i></p>
</blockquote>

<p data-end="568" data-start="551">Bu dört haram ay:</p>

<ol data-end="628" data-start="569">
 <li data-end="583" data-start="569">
 <p data-end="583" data-start="572"><strong data-end="583" data-start="572">Zilkade</strong></p>
 </li>
 <li data-end="599" data-start="584">
 <p data-end="599" data-start="587"><strong data-end="599" data-start="587">Zilhicce</strong></p>
 </li>
 <li data-end="615" data-start="600">
 <p data-end="615" data-start="603"><strong data-end="615" data-start="603">Muharrem</strong></p>
 </li>
 <li data-end="628" data-start="616">
 <p data-end="628" data-start="619"><strong data-end="628" data-start="619">Recep</strong></p>
 </li>
</ol>

<p data-end="745" data-start="630">olarak belirlenmiştir. Bunlar, savaşmanın ve kan dökmenin haram kılındığı, <strong data-end="745" data-start="705">saygı gösterilmesi gereken aylardır.</strong></p>

<h2 data-end="803" data-start="752"><strong data-end="803" data-start="758">Zilhicce'nin Haram Ay Olmasının Sebepleri</strong></h2>

<h3 data-end="837" data-start="805">1. <strong data-end="837" data-start="812">Hac Mevsimini Korumak</strong></h3>

<p data-end="1061" data-start="838">Zilhicce, <strong data-end="866" data-start="848">hac ibadetinin</strong> yapıldığı aydır. Hac gibi büyük bir ibadetin güvenli ve barış içinde gerçekleşebilmesi için bu ay, tarih boyunca kutsal ilan edilmiştir. İslam öncesi Araplar bile hac mevsiminde savaşa girmezdi.</p>

<h3 data-end="1108" data-start="1063">2. <strong data-end="1108" data-start="1070">Kurban ve Bayram Günlerini Korumak</strong></h3>

<p data-end="1291" data-start="1109">Zilhicce’nin 10. günü Kurban Bayramı’dır. İbadet, toplumsal birlik ve infak (paylaşım) duygusunun öne çıktığı bu günlerde, çatışmadan uzak durmak dinin temel ahlaki mesajlarındandır.</p>

<h3 data-end="1327" data-start="1293">3. <strong data-end="1327" data-start="1300">Tarihi ve İlahi Gelenek</strong></h3>

<p data-end="1506" data-start="1328">İslam öncesi putperest Araplar arasında bile bu aylar "haram" kabul edilirdi. İslam bu uygulamayı kaldırmamış, <strong data-end="1463" data-start="1439">vahiy ile sabitlemiş</strong> ve bu aylara <strong data-end="1495" data-start="1477">ilahi bir onay</strong> vermiştir.</p>

<hr />
<h2 data-end="1506" data-start="1328"><strong data-end="2198" data-start="2172">Arefe Günü ve Fazileti</strong></h2>

<p data-end="2369" data-start="2200">Zilhicce’nin 9. günü, <strong data-end="2236" data-start="2222">Arefe Günü</strong> olarak bilinir. Hac farizasının zirvesi olan <strong data-end="2300" data-start="2282">Arafat vakfesi</strong> bu günde gerçekleşir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu günü şöyle tanımlar:</p>

<blockquote data-end="2481" data-start="2371">
<p data-end="2481" data-start="2373">“Arefe günü oruç tutmak, bir önceki ve bir sonraki yılın günahlarına kefarettir.”<br data-end="2457" data-start="2454" />
<i data-end="2481" data-start="2459">(Müslim, Sıyâm, 196)</i></p>
</blockquote>

<p data-end="2581" data-start="2483">Hacca gitmeyen Müslümanlar da bu günü oruçla ve ibadetle geçirerek faziletinden istifade edebilir.</p>

<hr data-end="2586" data-start="2583" />
<p data-end="2631" data-start="2588"><strong data-end="2631" data-start="2591">Kurban Bayramı: Teslimiyetin Sembolü</strong></p>

<p data-end="2981" data-start="2633">Zilhicce’nin 10. günü başlayan Kurban Bayramı, Hz. İbrahim’in Rabbine duyduğu tam teslimiyetin nişanesidir. Kurban kesmek, hem bir ibadet hem de yardımlaşma ve paylaşmanın güçlü bir ifadesidir. Kurban ibadeti, maddi durumu elveren her Müslümanın yerine getirmesi gereken vacip/sünnet-i müekkede bir ibadettir (mezheplere göre değişkenlik gösterir).</p>

<hr data-end="2986" data-start="2983" />
<p data-end="3034" data-start="2988"><strong data-end="3034" data-start="2991">Zilhicce Ayında Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></p>

<h3 data-end="3074" data-start="3036">✅ <strong data-end="3074" data-start="3042">Yapılması Tavsiye Edilenler:</strong></h3>

<ul data-end="3312" data-start="3075">
 <li data-end="3135" data-start="3075">
 <p data-end="3135" data-start="3077">Zilhicce’nin ilk 9 günü oruç tutmak (özellikle Arefe günü)</p>
 </li>
 <li data-end="3226" data-start="3136">
 <p data-end="3226" data-start="3138">Bol bol zikir, tekbir, tehlil ve tahmid (Allahu Ekber, La ilahe illallah, Elhamdulillah)</p>
 </li>
 <li data-end="3259" data-start="3227">
 <p data-end="3259" data-start="3229">Kur’an okumak ve sadaka vermek</p>
 </li>
 <li data-end="3312" data-start="3260">
 <p data-end="3312" data-start="3262">Nafile ibadetlerle manevi atmosferi değerlendirmek</p>
 </li>
</ul>

<h3 data-end="3347" data-start="3314">❌ <strong data-end="3347" data-start="3320">Kaçınılması Gerekenler:</strong></h3>

<ul data-end="3594" data-start="3348">
 <li data-end="3594" data-start="3348">
 <p data-end="3434" data-start="3350">Kurban kesecek kişi, Zilhicce hilali görüldükten sonra saç ve tırnak kesmemelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <blockquote data-end="3594" data-start="3437">
 <p data-end="3594" data-start="3439">“Kurban kesecek kişi, Zilhicce’nin hilalini gördükten sonra kurbanını kesene kadar saçından ve tırnaklarından bir şey almasın.”<br data-end="3569" data-start="3566" />
 <i data-end="3594" data-start="3573">(Müslim, Edahi, 13)</i></p>
 </blockquote>
 </li>
</ul>

<hr data-end="3599" data-start="3596" />
<p data-end="3659" data-start="3601"><strong data-end="3659" data-start="3604">Sonuç: Zilhicce, Sadece Bir Ay Değil, Bir Fırsattır</strong></p>

<p data-end="3889" data-start="3661">Zilhicce ayı, sadece ibadetle değil; tevbe, yenilenme ve kulluğu derinleştirme açısından da büyük bir fırsattır. Hac ile tevhid, kurbanla teslimiyet, Arefe ile af ve ilk on günle ibadet kapıları Müslümanlara ardına kadar açılır.</p>

<hr data-end="3894" data-start="3891" />
<p data-end="3916" data-start="3896"><strong data-end="3916" data-start="3902">Kaynaklar:</strong></p>

<ul data-end="4099" data-start="3917">
 <li data-end="3953" data-start="3917">
 <p data-end="3953" data-start="3919">Kur’an-ı Kerim, Fecr Suresi, 1–2</p>
 </li>
 <li data-end="3985" data-start="3954">
 <p data-end="3985" data-start="3956">Sahih-i Buhârî, Deavât, 104</p>
 </li>
 <li data-end="4027" data-start="3986">
 <p data-end="4027" data-start="3988">Sahih-i Müslim, Sıyâm, 196; Edahi, 13</p>
 </li>
 <li data-end="4067" data-start="4028">
 <p data-end="4067" data-start="4030">Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları</p>
 </li>
 <li data-end="4099" data-start="4068">
 <p data-end="4099" data-start="4070">Riyâzü’s-Sâlihîn, İmam Nevevî</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/2026-zilhicce-ayi-basliyor-zilhicce-ayinin-faziletleri-ve-onemi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/zilhicce-onemi-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="98304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Umre turları için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/umre-turlari-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/umre-turlari-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANKARA (AA) - Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026-2027 birinci dönem umre turları için başvuruların başladığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün NSosyal hesabından yapılan açıklamaya göre, kutsal yolculuğa çıkmak isteyen vatandaşlar, başvurularını il ve ilçe müftülükleri ile e-Devlet üzerinden gerçekleştirebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/umre-turlari-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2025/12/kabe-234234.jpg" type="image/jpeg" length="19302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebeiyye, Sebâiyye veya Sâibe ne demektir? Abdullah İbni Sebe kimdir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/sebeiyye-sebaiyye-veya-saibe-ne-demektir-abdullah-ibni-sebe-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/sebeiyye-sebaiyye-veya-saibe-ne-demektir-abdullah-ibni-sebe-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslâm dünyasında ilk fitnenin ve Şiîliğin ortaya çıkışında önemli rol oynadığı ileri sürülen kimse.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaynaklarda İbnü’s-Sevdâ, İbn Sebâ, İbn Vehb b. Sebâ, İbnü’s-Sevdâ es-Sebeî, İbn Sebe el-Himyerî, İbn Sebe Vehb er-Râsibî el-Hemedânî adlarıyla da anılan Abdullah b. Sebe, Sebeiyye, Sebâiyye veya Sâibe adlı Şiî mezhebinin aşırı bir kolunun da kurucusu sayılır.</p>

<p>Abdullah b. Sebe hakkındaki bilgilerin tek kaynağı Seyf b. Ömer’dir. Onun Taberî tarafından nakledilen rivayetine göre (bk. Târîḫ, I, 2942-2944), Abdullah b. Sebe, annesi San‘alı siyahî bir yahudidir. Hz. Osman zamanında İslâm’ı kabul etmiş, ancak bir müddet sonra müslüman beldelerde sapık fikirler yaymaya başlamıştır. Önce Hicaz’da iken sonra Basra (Makrîzî’ye göre Basra’ya 33’te [653] gelmiştir, bk. el-Ḫıṭaṭ, IV, 175), Kûfe ve Dımaşk’a gitmiş, buralarda başarılı olamayınca Mısır’a geçmiştir.</p>

<p>Abdullah telkinlerine şöyle başlamıştır: “İnsanların, Îsâ’nın döneceğine inandıkları halde Muhammed’in döneceğini kabul etmemeleri şaşılacak şeydir. Halbuki Allah, ‘Ey Muhammed! Kur’an’a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere (meâd) döndürecektir’ (el-Kasas 28/85) buyurmaktadır. Binaenaleyh dünyaya yeniden dönmeye Muhammed Îsâ’dan daha lâyıktır.” Onun, İslâm akîdesiyle bağdaşmayan bu görüşü bazı Şiîler arasından benimsenmiş ve böylece rec‘at akîdesi teşekkül etmiştir.</p>

<p>Daha sonra Abdullah, her peygamberin bir vasîsinin olduğunu, Hz. Peygamber’in vasîsinin de Ali olduğunu telkin etmeye başlamış, ardından da şu fikirlerini yaymaya çalışmıştır: “Resûlullah’ın hilâfet hakkındaki vasiyetini çiğneyerek başa geçenler (Ebû Bekir ve Ömer) en büyük zulmü işlemişlerdir. Osman da aynı durumdadır.” Abdullah bu nevi telkinleriyle halkı harekete geçirmeye çalışmış, onları emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker görevi yerine getirmek üzere devlet adamlarını zorlamaya sevketmiştir. Bu çalışmalarını gizli sohbetler ve mektuplaşmalarla sürdürmüştür. Sonunda halk “iyiliği yayma, kötülüğü engelleme” prensibini açıktan uygulamaya başlamış, her şehir halkı valilerin haksızlık ve yolsuzluklarını tesbit ederek birbirlerini durumdan haberdar etmek üzere sözleşmiştir.</p>

<p>Taberî, Cemel Vak‘ası’nı anlatırken, Seyf b. Ömer’den naklen Abdullah b. Sebe ile ilgili ayrıntılı bilgiler verir (bk. Târîḫ, I, 3163-3165). Buna göre, Abdullah ve daha sonra her biri Hâricîler’in ileri gelenlerini teşkil edecek olan İlbâ b. Heysem, Adî b. Hâtim, Sâlim b. Sa‘lebe el-Absî, Şüreyh b. Evfâ ve diğerleri, Cemel Vak‘ası’ndan bir gün önce tarafların anlaşma zeminine doğru esaslı bir mesafe aldıklarını farkedince, hemen gizli bir toplantı düzenlemiş ve iki taraf arasında barış yapılırsa bunun kendileri için ölüm demek olacağını ileri sürerek, her ne suretle olursa olsun, ertesi gün savaşın başlatılması hususunda karar almışlardır.</p>

<p>Bu işte de en büyük rolü Abdullah b. Sebe oynamıştır. Taberî’de Abdullah b. Sebe için Seyf b. Ömer’den naklen verilen bilgiler bu kadardır. Bu rivayet, sonraki tarihçiler ve mezhepler tarihi yazarlarınca hemen hemen aynı ifadelerle nakledilmiştir. Mezhepler tarihçileri Abdullah’ın bu iddialarından başka ona şu görüşleri de nisbet ederler: “Hz. Ali ölmemiştir. O kıyametten önce dönüp asâsıyla Araplar’ı yola getirecek ve dünyayı adaletle dolduracaktır. İmâmette nas esası geçerlidir, takıyye câiz değildir...” Bu yazarlara göre aşırı Şiîliği (gulüv) ilk defa ortaya atan Abdullah’tır. Hatta Hz. Ali, Abdullah’ı, kendisini ilâhlaştırdığı için yakmaya teşebbüs etmişse de bundan vazgeçmiş ve onu Medâin’e (Malatî’ye göre Sâbât’a, bk. et-Tenbîh ve’r-red, s. 156) sürmüştür.</p>

<p>Diğer bazı yazarlar da Abdullah b. Sebe’yi Sebeiyye’nin kurucusu olarak gösterirken, onun görüşlerini benimseyen Abdullah b. Sevdâ adında Hîreli bir yahudiden de söz ederler (bk. Bağdâdî, s. 212, 213; İsferâyînî, s. 72). Farklı künye ve nisbelerle anılan Abdullah b. Sebe ile İbnü’s-Sevdâ’nın aynı şahıs mı, yoksa iki ayrı şahıs mı olduğu, Sa‘d b. Abdullah el-Kummî tarafından iddia edildiği gibi İbn Sebe’nin, Abdullah b. Vehb er-Râsibî’nin lakabı mı olduğu, hatta onun tarihî bir şahsiyet olma ihtimali yanında, bir sembol veya bir lakap mı teşkil ettiği sorularına kesin cevap bulabilmek, mevcut rivayetler ışığında mümkün değildir.</p>

<p>Çünkü İbn Sebe ile ilgili bilgilerin tek kaynağı olan ve Hârûnürreşîd’in hilâfeti sırasında öldüğü bildirilen Seyf b. Ömer, hemen bütün biyografi âlimlerine göre, zayıf ve metrûktür. “Rivayetlerinin büyük çoğunluğu itibar edilmeyecek ve uyulmayacak derecede münker hadislerdir”; “uydurduğu hadisleri güvenilir kimselere (sika) atfederek rivayet eder”; “hadis uydurur”; “rivayetleri boştur” gibi ifadelerle eleştirilmiş bir kimsedir (bk. Zehebî, II, 255, 256; İbn Hacer, IV, 295, 296). Diğer yandan Seyf b. Ömer’in bu rivayeti, İbn Sa‘d ve o devrin hadiselerini ciddi bir şekilde ele alan Belâzürî gibi iki önemli Sünnî, Nasr b. Müzâhim el-Minkārî ve Ya‘kūbî gibi Şiî kaynaklarda bulunmamaktadır.</p>

<p>Bu durum, Seyf b. Ömer’in rivayetinin doğruluğu ve dolayısıyla İbn Sebe’nin tarihî şahsiyeti hakkında birtakım şüphe ve tereddütlerin doğmasına sebep olmuştur. Nitekim Tâhâ Hüseyin, Ali Hüseyin el-Verdî, Kâmil Mustafa eş-Şeybî, Ali Sâmî en-Neşşâr gibi müslüman yazarlar, Israel Friedlaender, M. Hodgson ve W. M. Watt gibi Batılı müellifler, İbn Sebe hakkındaki bilgilerin tutarsızlıklarını göstermeye çalışmışlar ve kendilerine göre probleme yeni bazı yorumlar getirmişlerdir.</p>

<p>İbn Sebe için söylenenler ne olursa olsun, İslâm tarihinde Hz. Ali hakkında aşırı fikirler ileri süren ve Sebeiyye adı ile anılan bir topluluğun veya bir fırkanın müphem de olsa var olduğu bir gerçektir. Sebeiyye’nin varlığı için “müphem” tabiri kullanılmıştır; çünkü bu mezhebe mensup olarak Abdullah b. Sebe, İbnü’s-Sevdâ -ki bu ikisi muhtemelen aynı şahıstır- ve bir de meçhul bir sahâbî olan Rüşeyd el-Hecerî dışında hiçbir ismin verilmemiş olması, doğrusu şüpheye yol açmaktadır (krş. Nâşî, s. 23; W. Montgomery Watt, s. 73). Gerçi Ziyâd b. Ebîh, meşhur sahâbî Hucr b. Adî’nin Sebeiyye’den olduğunu söylerse de bunun siyasî bir karalama olduğu açıktır.</p>

<p>Bununla birlikte Sebeiyye’ye nisbet edilen görüşlerin, yaklaşık olarak hicrî 80 (699) yılında ilk defa ortaya konmuş olduğu söylenebilir (krş. W. Montgomery Watt, s. 73). İbn Sa‘d’ın, Kûfe’nin ileri gelen fakihi İbrâhim en-Nehaî’den (ö. 96/714) bahsederken, onun ne Sebeî ne de Mürciî olduğu yolundaki ifadesi, bu ismin hicrî 90’larda kullanılmakta olduğunu gösterir. Zührî de İbnü’l-Hanefiyye’nin oğlu Ebû Hâşim’in (ö. 98/716) Sebeiyye hadislerini toplamakta olduğunu söylerken bu hususu teyit etmiş olur (bk. İbn Hacer, VI, 16). Ancak bu durumda da Sebeiyye adının gerçek bir fırkaya mı delâlet ettiği, yoksa bunun Hz. Ali hakkında aşırı fikirler ileri süren, ölümünü inkâr ederek ona mehdî gözüyle bakanların bir sıfatı mı olduğu hususu meçhul kalmaktadır.</p>

<p>Esasen Malatî’nin, Gāliyye’yi anlatırken Sebeiyye’yi dört ayrı kola ayırarak bazılarının Keysâniyye ve Harbiyye gibi fırkalarla aynı görüşleri savunur durumda olduğunu söylemesi de bu şüpheyi teyit eder mahiyettedir.</p>

<p>Bütün bu açıklamaların ışığı altında, çeşitli isimlerle anılan Abdullah b. Sebe ile Sebeiyye adının gerçek bir varlığının bulunduğu hususu oldukça şüpheli görünmektedir. Aslında söz konusu adların gerçek şahıstan gelmiş olması da zaruri değildir. Çünkü benzeri bir belirsizlik Keysâniyye adının ortaya çıkışında da göze çarpmaktadır. Sebeiyye, Sebe kabilesinden (bk. Kehhâle, Muʿcemü ḳabâʾili’l-ʿArab, II, 498) türemiş olabilir. Hatta takma bir isim olup perde arkasındaki hakiki isimleri unutturmuş olabilir; daha kötü ve sevimsiz kılınması için Abdullah b. Sebe diye bir fert uydurulmuş ve bulunmuş olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu arada, mezhebin ve ilgili isimlerin altında birtakım hakikat unsurlarının yatması da mümkündür. İbn Sebe’nin Hz. Ali tarafından cezalandırılması hikâyesi, onun aşırı Şiî görüşlere karşı çıktığını göstermek üzere, daha sonraları uydurulmuş olabilir. Esasen Şiîler’in, Sakīfe olayında olduğu gibi, sonradan ortaya çıkan birtakım iddiaları başa götürmek gibi bazı alışkanlıkları da vardır.</p>

<p>Son olarak, Abdullah b. Sebe ve Sebeiyye adı, o günün siyasî ve içtimaî şartları içinde, müslüman çoğunluğunun veya siyasî ve ilmî otoritenin benimsediği görüşlerin dışında, Hz. Ali ve Ehl-i beyt hakkında İsrâiliyat ile süslenmiş aşırı fikirler taşıyan ve İslâm ümmetinin birliğini bozmak ve fitne çıkarmak maksadıyla bozguncu faaliyetlerde bulunan şahıs ve zümreler için bir takma ad veya kötüleyici yafta ve hatta muhalifler için kullanılan aşağılayıcı bir slogan olarak da ortaya konmuş olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/sebeiyye-sebaiyye-veya-saibe-ne-demektir-abdullah-ibni-sebe-kimdir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/04/abdullah-ibni-sebe.jpg" type="image/jpeg" length="91306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galiyye ve Gulatı Şia ne demektir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/galiyye-ve-gulati-sia-ne-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/galiyye-ve-gulati-sia-ne-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daha çok Şîa’ya mensup olan ve aşırı düşünceler taşıyan gruplar için kullanılan, İslâm toplumu tarafından tasvip edilmemeyi belirten bir terim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sözlükte<strong> “haddi aşmak”</strong> mânasına gelen gulüv kökünden çoğul anlamında bir nisbet ismi olup <strong>“itidal çizgisini aşanlar”</strong> demektir. Bu kökten türeyen gulât ile ehlü’l-gulüv, ashâbü’l-gulüv terkipleri de aynı mânada kullanılır.</p>

<p>Mezhepler tarihiyle ilgili olarak eser yazan Sünnî ve Şiî müellifleri, gāliyye terimini genellikle imâmet konusunda aşırı görüşler benimseyen ve Şîa’ya bağlılık (teşeyyu‘) iddia eden gruplar için kullanmışlardır. Bunun yanında bu grupların özellikle âhireti inkâr edip tenâsüh inancını benimsediklerine de dikkat çekmişlerdir (meselâ bk. Nevbahtî, s. 19, 32, 35, 41; Eş‘arî, s. 5-16, 46). İbn Bâbeveyh el-Kummî Gāliyye’nin Allah’ı inkâr ettiğini söylemiş (Risâletü’l-i‘tikadâti’l-İmâmiyye, s. 114), Şeyh Müfîd ise Gāliyye’nin, müslüman görünüp Hz. Ali ve neslinden gelen imamlara ilâhlık yahut peygamberlik isnat eden, onlara sahip bulundukları faziletlerin üstünde aşırı özellikler atfeden sapık ve kâfirler olduğunu ileri sürmüştür (Şerḥu ʿAḳāʾidi’ṣ-ṣadûḳ, s. 217). İmamlar hakkında ifrata kaçan, onları yaratılmışlık sınırından çıkarıp tanrılıklarına hükmeden, bazan imamları Allah’a, bazan da Allah’ı imamlara benzetenlere Gāliyye denildiğini belirten Şehristânî, aşırılıklarının kaynağı olarak tenâsüh ve hulûl ekolleriyle Allah’ı insana benzeten Yahudiliği ve insanı Allah’a benzeten Hıristiyanlığı göstermektedir (el-Milel, I, 173).</p>

<p>Erken devir müellifleri, genellikle Hz. Ali’nin imâmet hakkını gasbettikleri gerekçesiyle Hz. Ebû Bekir ile Ömer’e dil uzatmayı ve gerçek imamın mâsum olduğu telakkisini gulüv olarak değerlendirdikleri için İmâmiyye-İsnâaşeriyye’yi de Gāliyye’ye dahil etmek eğilimi göstermişlerse de daha sonraları bu terim Zeydiyye, İsnâaşeriyye ve bazan da İsmâiliyye’nin dışındaki fırkalar için kullanılmıştır. Bu arada mezhepler tarihiyle ilgili eserlerde (meselâ bk. Bağdâdî, s. 230-312), benimsenen aşırı görüşlerden hareketle sınıflandırmalar yapılmış, bu görüşleri benimseyen itikadî, siyasî ve tasavvufî gruplar da gālî (yahut müslüman olduğunu iddia ettiği halde İslâm’ın dışında kalan) fırkalar olarak değerlendirilmiştir. Böylece Gāliyye Şîa ile sınırlandırılmayıp kapsamı genişletilmiştir. Gāliyye’nin ortaya çıkışında siyasî, iktisadî ve psikolojik sebepler yanında İslâm ülkesine katılan bölgelerdeki eski din ve kültürlerin de büyük etkisi olmuştur.</p>

<p>İslâm devletinin, kuruluşundan kısa bir süre sonra Emevîler tarafından ele geçirilip hilâfetin saltanata dönüştürülmesi, devlet ileri gelenlerinin dinin emir ve yasaklarına istenilen ölçüde uymamaları, muhaliflerini sindirmek için çeşitli yollara başvurmaları müslüman halkta idare aleyhinde hoşnutsuzluk meydana getirmiştir. Peygamber ailesinin fertlerine karşı uygulanan baskı ve şiddet, Emevîler’e muhalif olan gruplarda güçlü bir nefret duygusunun gelişmesine yol açmış, yöneticileri meşrû saymayan ve adaletli bir düzenin kurulmasını isteyen bu gruplar, Peygamber neslinden gelen saygın kimselerin idareye hâkim olmasını bir çıkış yolu olarak düşünmeye başlamışlardır.</p>

<p>Özellikle Kûfeliler’in daveti üzerine yola çıkan ve Kerbelâ’da Emevî ordusu tarafından maiyetiyle birlikte katliama tâbi tutulan Hz. Hüseyin’in şehâdetinden sonra durum daha da gerginleşmiştir. Kurtarıcı liderler ve adaletli idareciler olarak beklenen kimselerin başarılı olamamaları, onlara umut bağlayanların hayal kırıklığına uğramasına sebep oluyordu. Hz. Ali’ye duydukları aşırı sevgiye rağmen oğluna gerekli desteği sağlamayan Kûfeliler’in hissettikleri vicdan azabının etkisiyle Emevîler’e karşı başlattıkları gizli faaliyetler aşırılıkların gelişmesi için uygun bir ortam oluşturuyordu.</p>

<p>Bu arada Peygamber neslinin haklarını korumak için silâhlı mücadele başlatanlar yanında Allah tarafından desteklenen, mânevî özelliklere sahip karizmatik liderlerin geleceğini iddia eden gruplar da ortaya çıkıyordu. Emevîler’den sonra İslâm devletine hâkim olan Abbâsîler’in de Hz. Ali taraftarları hakkında seleflerinin siyasetini uygulamaları, Şîa’nın faaliyetlerinin artan bir gizlilik içinde devam etmesine sebep olmuştu.</p>

<p>Bu arada Şîa bünyesinde Hz. Ali ve özellikle mazlum evlâtları için duyulan aşırı sevgi ve muhaliflerine karşı gittikçe artan nefret duygularının etkisiyle onların etrafında efsaneler geliştiriliyor, her birine ilâhî özellikler isnat ediliyordu. Böylece zaman içinde sevgideki aşırılık itikadda aşırılığa zemin hazırlamış oldu. Muhaliflerine açıkça mukavemet edemeyen Şiî grupların propagandalarını gizli, esrarlı ve remizli ifadeler kullanmak suretiyle yürütmüş olması da onların aşırılığa yönelmesinde etkili olmuştur.</p>

<p>Diğer taraftan müslümanların ele geçirdikleri bölgelerdeki dinlere mensup kimselerin İslâm’a girmeleri, eski inanç ve kültür artıklarını İslâm muhitine taşımaları, yahut kültür ve medeniyetleri zarar gören gayri müslim unsurların kendi dinî ve kültürel değerlerini İslâmî bir görünüm içinde sunmaları, aşırılıkların ve aşırı grupların ortaya çıkışının kültürel sebeplerinden önemli bir kısmını teşkil etmektedir.</p>

<p>Aşırı Şiî gruplar genel olarak Kûfe’de ortaya çıkmış, buradan İslâm dünyasının çeşitli merkezlerine yayılmıştır. Sa‘d b. Ebû Vakkās tarafından kurulan Kûfe’ye gelip yerleşenler içinde, Arap ve mevâlî gibi müslüman unsurlar yanında yahudi, hıristiyan ve eski İran dinlerine mensup iken bir kısmı müslüman olmuş, bir kısmı ise eski din ve kültürleriyle irtibatlarını sürdüren çok sayıda kimse de vardı.</p>

<p>Hicaz bölgesindeki bedevî kültürünün etkisiyle oluşan sert ve katı tutuma karşılık Irak ve çevresinde eski dönemlerden itibaren birbirinden farklı dinî ve felsefî ekoller teşekkül etmişti. Bu sebeple ilk Gāliyye’nin, Hz. Ali’nin uzun yıllar yaşadığı Medine’de değil daha çok yahudi, hıristiyan, Zerdüştî ve gnostik menşeli kimselerden oluşarak Kûfe’de ortaya çıkması çevrenin buna uygun olmasına bağlanabilir.</p>

<p>Geleneksel olarak ilk gālî şahsın Abdullah b. Sebe olduğu kabul edilir. Abdullah b. Sebe, Hz. Ali’nin Resûl-i Ekrem tarafından vasî olarak belirlendiğini, onun ölmediğini, geri dönüp geleceğini söylemiş ve hatta Ali’nin ilâh olduğunu iddia etmiştir. Gāliyye isminin bir grup hakkında ilk kullanılışı, I. yüzyılın ikinci yarısına (VII. yüzyılın sonları) rastlamaktadır. Taberî’nin Ebû Mihnef’ten naklettiğine göre (Târîḫ, VI, 103-104) Gāliyye ismi, Muhtâr es-Sekafî’nin Emevîler’e karşı isyanı sırasında (66-67/686-687) kendisine bağlı olan Kûfeli bir grup Şiî için kullanılmıştır.</p>

<p>Bu gālîler Hind bint Mütekellife en-Nâıtiyye, Leylâ bint Kumâme el-Müzeniyye, Ebü’l-Ahrâs el-Murâdî, Ebü’l-Hâris el-Kindî, Butayn el-Leysî ve Abdullah b. Nevf’ten teşekkül etmekteydi. Hind ve Leylâ’nın evinde toplantılar düzenleyen bu müfrit Keysânî Şiîler, Abdullah b. Nevf’in geleceği bildiğini iddia ediyorlar, kehanet ve bedâya inanıyorlar, Kur’an’ın bazı âyetlerini maksatlarına uygun bir şekilde yorumluyorlardı.</p>

<p>Bu durum İmam Muhammed b. Hanefiyye’ye bildirilince onlara karşı tepki göstererek tâbilerinin Kûfeli aşırılarla ilişkilerini kesmesini istemiş, bu gālîlere yazdığı mektupta da aşırılığı terketmelerini, yalandan kaçınmalarını, mescidde ibadetlere devam etmelerini tavsiye etmişti. Buna rağmen aşırı Şiîlik çok geçmeden Keysâniyye tarafından düzenlenen bir şekil almaya başladı. Muhammed b. Hanefiyye’nin gerçekte ölmediği, onun tekrar gelip dünyayı ıslah edecek mehdî olduğu açıkça ilân edildi. Bu devrede Muhtâr es-Sekafî, Hamza b. Ammâre (Umâre) el-Berberî, Abdullah b. Harb, Abdullah b. Muâviye, Beyân b. Sem‘ân ve mensupları Keysâniyye bünyesindeki aşırıları temsil ediyordu.</p>

<p>Muhammed el-Bâkır ve oğlu Ca‘fer es-Sâdık’ın imâmet devrelerinde ortaya çıkıp faaliyet gösteren Mugīre b. Saîd el-İclî, Ebû Mansûr el-İclî, Ebü’l-Hattâb el-Esedî gibi gālîler, Allah’ın insana yahut harflere benzediğini, kendilerinin Allah’la irtibat kurduklarını, peygamberliğin ebediyen devam edeceğini, kendilerine vahiy geldiğini iddia ederek haramları mubah saymaya yönelmişlerdir.</p>

<p>Daha sonra Ali el-Hâdî ve Hasan el-Askerî devrinde Hz. Ali’nin ilâhlığını iddia eden İbnü’n-Nusayr en-Nemîrî gibi müfrit İmâmîler ve mensupları tamamen İslâm dışı düşünceler ileri sürmüşlerdir (bk. NUSAYRÎLİK). Bu grupların teşkil ettiği fırkalardan günümüze ulaşmayanların düşünceleri, daha çok mensupları tarafından bir süre devam ettirilmiştir. Ca‘fer es-Sâdık’ın ölümünün (148/765) ardından oğlu İsmâil adına ortaya çıkan ve kısa bir süre sonra nasların zâhirî mânalarının yanında bâtınî yönlerinin de bulunduğunu, asıl anlaşılması ve uygulanması gerekenin te’vil ile ulaşılabilen bâtınî mânalar olduğunu iddia eden Bâtıniyye-İsmâiliyye, İslâm tarihinde müfrit karakterli bir fırka olarak varlığını sürdürmüştür.</p>

<p>Bu arada Karmatîler ve Cennâbiyye gibi bâtınî İsmâilî fırkalar da Gāliyye içinde yer almıştır. Fâtımî Devleti’nin kuruluşu ile yapı değişikliğine uğrayan İsmâiliyye bünyesinde, 408 (1017) yılında Halife Hâkim-Biemrillâh’ın ulûhiyyetini iddia eden aşırı unsurlardan sonra (bk. DÜRZÎLİK) 487’de (1094) Nizârî ve Müsta‘lî bölünmesi meydana gelmiştir. Günümüze kadar varlığını sürdüren bu fırkalardan Ağa hanların imâmetini benimseyen birincisi diğerine nisbetle daha aşırı unsurlar ihtiva etmektedir.</p>

<p>Başlangıçtan beri kendi aralarında belirli dinî şahıs ve kurumların yüceliğini destekleme konusunda birbirlerinden ayrılan Gāliyye içinde, Hz. Muhammed’i yücelten ve onu tebliğ edilmiş hakikatin en yüksek prensibi yahut “dışarıdaki gerçeği” olarak kabul edenler Mîmiyye, Hz. Ali’yi ilâhlık düzeyine yükselten, onu imam olarak bâtınî anlamın aslî prensibi kabul edenler Ayniyye, Selmân-ı Fârisî’yi yücelterek onun insanların hakikate giriş kapısı olduğunu iddia edenler Sîniyye (Selmâniyye) adıyla anıldılar.</p>

<p>Daha sonraki dönemlerde Gāliyye’nin düşünceleri içinde, Allah’ın birliğine ve ulûhiyyetine ters düşen hususlar dışarıda bırakılmak suretiyle fikirlerinden pek çoğu İmâmî ve İsmâilî hareketler bünyesinde eritilmiştir. Diğer taraftan Şîa dışındaki fırkaların bünyesinde de imâmetle ilgili olmayan bir kısım aşırılıklar görülmüştür. Hâricîler’den Yezîdiyye, Acâride ve bunun kollarından biri olan Meymûniyye fırkaları, ortaya koydukları aşırı düşünceler sebebiyle Gāliyye bünyesinde mütalaa edilmiştir. Düalist fikirler ileri sürdüğü belirtilen Hımâriyye ve Hâbıtıyye de Kaderiyye ve Mu‘tezile’nin aşırıları olarak ortaya çıkmışlardır.</p>

<p>Gelişen tasavvufî düşünce içinde hulûl, ittihâd, tenâsüh, teşbih ve ibâhaya inanan, kâinatın idaresini harflerdeki gizli mânalarda arayan, mensup oldukları kişilere dinin koyduğu sınırları aşacak özellikler atfeden Hallâciyye, Hurûfiyye, Bektâşiyye vb. ekoller de mutasavvıfların Gāliyye’sini teşkil etmiştir.</p>

<p><strong>Görüşleri.</strong> Gālî fırkaların, İslâm toplumunun bünyesinden kaynaklanan ve dışarıdan gelen tesirler sonucunda ileri sürdükleri aşırı fikirlerin belli başlıları şunlardır: 1. Ulûhiyyet ve Hulûl. İlâhî ruhun Hz. Peygamber’e, ardından Hz. Ali’ye intikal ettiği ve Ali’nin ilâh olduğu iddiası Abdullah b. Sebe ile başlamış, ilâhî bir cüzün Ali’ye hulûl ettiğini ileri süren Beyân b. Semʿân ve Ebü’l-Hattâb el-Esedî gibi aşırılarca sürdürülmüştür (Şehristânî, I, 174-175, 179-180). Hint dinlerinde mevcut olan bu düşüncenin Firavunlar devrinde Mısır’da yaygın olup oradan intikal ettiği (Ebü’l-Alâ el-Maarrî, s. 457), yahut eski İran’daki Seneviyye’den kaynaklandığı (Neşvân el-Himyerî, s. 146) ileri sürülürse de Allah’ın Hz. Îsâ’ya hulûl ettiğini ve Îsâ’nın beşer şeklinde bir ilâh olduğunu kabul eden Hıristiyanlık’tan geçtiği kanaati daha yaygındır (bk. HULÛL).</p>

<p><strong>2. Teşbih.</strong> Allah’ın kula yahut kulun Allah’a benzetilmesi demek olan teşbihin de yabancı menşeli olduğu kabul edilmektedir. Şehristânî’ye göre teşbih görüşü, yaratıcıyı yaratılana benzeten yahudi ve yaratılanı yaratıcıya benzeten hıristiyan düşüncesinden kaynaklanmaktadır (el-Milel, I, 173). Eski Yunan ve Hint dinlerinde de görülen bu düşüncenin tabii sonucu Allah’ın insanlar gibi cisim olarak kabul edilmesidir.</p>

<p><strong>3. Bedâ.</strong> Allah’ın bir şeyi bilmezken daha sonra bilmesi, yahut bir şeyin iyi veya kötü şeklinde ortaya çıkacağını bildirmişken aksinin zuhur etmesi mânasına gelen ve Allah’ın bilgisinin kesin olmadığını ifade eden bedâ düşüncesi Keysâniyye aşırılarında ve özellikle Muhtâr es-Sekafî’de görülmektedir (bk. BEDÂ).</p>

<p><strong>4. Peygamberlik İddiası.</strong> Peygamberliğin sona ermeyeceği, zaman içinde imâmetin nübüvvete intikal edeceği ve imamın peygamber olacağı düşünceleri yanında (Şehristânî, I, 175) Karmatîler’in Muhammed b. İsmâil’in nübüvvetini ileri sürmeleri, Mugīre b. Saîd el-İclî’nin kendi peygamberliğini iddia etmesi, Resûl-i Ekrem’in nübüvvet devresinin bittiği ve şeriatının ilga edilmiş olduğu gibi hususlar Gāliyye arasında oldukça yaygın bir şekilde görülmektedir.</p>

<p><strong>5. İmâmet. </strong>İmamların yetenekleri ve dindeki konumları hususunda aşırı iddialar ileri süren Gāliyye onların Hz. Peygamber’in vasîsi olduklarını, nübüvvet otoritesine sahip bulunduklarını, gaybı bildiklerini, bir kısmının ölmeyip gözden kaybolduğunu ve bir gün mutlaka döneceğini (rec‘at) iddia etmektedir. Özellikle rec‘at konusunda Yahudilik ve ondan etkilenen Hıristiyanlığın tesirleri bulunduğu düşünülmektedir (bk. Tekvîn, 1/5; II. Krallar, 2/1-12; Malaki, 4/5-6; Markos, 16/6-20).</p>

<p><strong>6. Tenâsüh.</strong> Büyük ihtimalle Hinduizm ve Budizm’den Maniheizm’e, daha sonra da Gāliyye’ye geçen ruhun bir bedenden diğerine intikali (ruh göçü) inancı Sebeiyye, Kâmiliyye, Harbiyye, Nusayriyye gibi gālî fırkalarda ve Bektaşîlik’te yaygın olarak görülmektedir. Tenâsühe inanan gruplar, sonuçta kıyameti kabul etmeyerek bunun ruhun bir önceki bedende işlediği amele göre bir başka bedene geçişi olduğunu, son bedendeki durumunun daha önce bulunduğu bedendeki hareketlerine göre nimet ve azap şeklinde gerçekleşeceğini iddia etmişlerdir.</p>

<p><strong>7. Bâtınî Te’vil. </strong>Milâdî I. yüzyılda eski Yunan felsefesinden Yahudiliğe geçen ve Tevrat’ın zâhirî ve bâtınî anlamı bulunduğu şeklinde yaygınlaşan bâtınî te’vil yahudi asıllı olan Abdullah b. Sebe, Meymûn el-Kaddâh ve oğlu Abdullah b. Meymûn gibi mühtedi görünen kimselerce İslâm dünyasına taşınmış ve daha çok İsmâiliyye mezhebinin mensuplarınca benimsenmiştir. En geç III. (IX.) yüzyıldan itibaren Gāliyye arasında Kur’ân-ı Kerîm’in sembolik ve bâtınî tefsiri geliştirilmiştir.</p>

<p>Bunlardan başka Hz. Ali, oğulları Hasan, Hüseyin ve Muhammed b. Hanefiyye’nin (el-esbâtü’l-erbaa) kutsallığı, belirli bir dereceye ulaşıldığında dinî mükellefiyetin düşmesi, dinin emir ve yasaklarının kabul edilmemesi (ibâha), mal ve kadında ortaklık gibi hususlar gālî fırkalarda görülen aşırı düşüncelerdendir.</p>

<p><strong>Gāliyye’nin Kolları. </strong>İslâm fırkalarıyla ilgili eserlerde Gāliyye ve kolları birbirinden farklı şekillerde tasnif edilmiştir. Gālî fırkaların sayısı on bir (Şehristânî, I, 173-190), on beş (Eş‘arî, s. 5-16) ve yirmi (Bağdâdî, s. 232-233) olarak belirtilmektedir. Aslında Şîa’nın belli başlı fırkalarındaki gālîler ile Şîa dışındaki aşırı grupların ele alınıp incelenmesi daha uygun sonuçlara varılmasına yardımcı olacaktır. Bu bakımdan Gāliyye Şîa açısından Sebeiyye, Keysâniyye, İsmâiliyye, İmâmiyye Gāliyyesi ve Şiî olmayan diğer fırkaların aşırı grupları olarak ele alınabilir.</p>

<p><strong>Sebeiyye. </strong>Hz. Ali’nin ilâhlığı, ölümsüzlüğü, Hz. Peygamber tarafından vasî tayin edildiği, yahut ölmeyip geri döneceği gibi düşünceler ileri süren bir fırkadır (bk. ABDULLAH b. SEBE).</p>

<p><strong>Keysâniyye.</strong> Bu isim altında toplanan Beyâniyye, Cenâhiyye, Harbiyye, Hâşimiyye, Kerbiyye, Muhtâriyye ve Rizâmiyye gibi fırkalarda hâkim olan görüş, Ali’nin ulûhiyyeti yahut Hz. Peygamber’in vasîsi olduğu, Ali, Hasan, Hüseyin ve Muhammed b. Hanefiyye’nin kutsallığı, genellikle imâmetin Muhammed b. Hanefiyye ve evlâdına intikali, fırka liderlerinin geleceği bilmesi, peygamberlik ve bazan ilâhlık iddiaları, tenâsüh, bedâ, rec‘at ve ibâha ile ilgili düşüncelerdir. Genel olarak İslâm camiasında ve özellikle İmâmiyye geleneğinde Keysâniyye gālî bir fırka olarak kabul edilir (bk. KEYSÂNİYYE).</p>

<p><strong>İsmâiliyye.</strong> Kuruluşundan itibaren muhtelif devreler geçiren İsmâiliyye’nin tamamının gālî olduğunu, yahut tamamının gulüvden uzak bulunduğunu söylemek güçtür. Ca‘fer es-Sâdık’ın ölümünden sonra ortaya çıkan bu fırka bünyesinde, İsmâil b. Ca‘fer’in ölmediğini, takıyye gereği gözden kaybolduğunu, tekrar dönüp dünyayı ıslah edeceğini ileri süren asıl İsmâilîler (el-İsmâîliyyetü’l-hâlisa, bk. İSMÂİLİYYE), daha sonra her zâhirin bir bâtını bulunduğunu, bâtının ancak te’ville elde edileceğini iddia eden Bâtıniyye ve dinî bir sembol olarak elbiselerini kırmızıya boyayan Muhammire tamamıyla gulüv özelliği sergilemektedir. Bâtıniyye’nin genellikle Basra ve Bahreyn’de ortaya çıkan ve Karmatîler diye anılan gruplarında hulûl, nübüvvet iddiası, aşırı te’vil, mal ve kadında ortaklık gibi telakkiler görülmektedir. Günümüzdeki İsmâilîler’den Ağa Han’a bağlı olan Nizârîler bilhassa imamın şahsı, vasıfları ve imâmet makamı konusunda aşırı düşüncelere yönelmişlerdir. Bir başka İsmâilî fırkası olan Müsta‘lî Bohralar da Nizârîler kadar olmasa bile özellikle te’vil konusunda aşırı düşüncelere sahiptirler (bk. BOHRÂ). Fâtımî halifelerinden Hâkim-Biemrillâh’ın ilâhlığını ileri sürmek suretiyle İsmâiliyye’den kopan, İslâm şeriatının neshedildiğini ileri süren ve tenâsühü prensip olarak kabul eden Dürzîler ise gālî bir İsmâilî fırka olmanın da ötesinde İslâm’la ilgisini kesmiş bir toplum durumundadır.</p>

<p><strong>İmâmiyye (İsnâaşeriyye). </strong>İmâmiyye ortak adıyla anılan fırkalar arasında tarihte ve günümüzde aşırı telakkiler benimseyen gruplar mevcuttur. Bunların başta gelenlerinden biri, Mugīre b. Saîd el-İclî’ye (el-Becelî) mensup olan Mugīriyye’dir. Hâlid el-Kasrî’nin yahut Becîle kabilesinin âzatlısı ve Muhammed el-Bâkır’ın çağdaşı olan İran asıllı Mugīre, Ebû Bekir ile Ömer’den teberrî düşüncesini ilk defa ortaya koymuş, onları açıktan lânetlemiştir. Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm âyetlerini gnostik tarzda ilk te’vil edenlerden olan Mugīre, Ali’nin ölüleri dirilttiğini, kör bir adamın gözlerine elini sürdüğünde gözlerinin açıldığını, dileseydi Âd ve Semûd gibi nesilleri tükenmiş kavimleri de hayata döndürebileceğini ileri sürmüştür. Gaybın bilinmesi, teşbih, tecsîm, nübüvvet ve ilâhlık iddiası gibi aşırılıklar İslâm mezhepleri tarihiyle ilgili eserlerde Mugīre’ye atfedilen hususlardandır (Eş‘arî, s. 6-9; Ebû Hâtim er-Râzî, s. 302; Kādî en-Nu‘mân, s. 49).</p>

<p>Bir başka gālî fırka, Mugīre’den etkilenen Ebû Mansûr el-İclî’nin mensuplarının teşkil ettiği Mansûriyye’dir (bk. EBÛ MANSÛR el-İCLÎ). Ca‘fer es-Sâdık’ın çağdaşlarından Ebü’l-Hattâb el-Esedî’ye mensup olan Hattâbiyye de gālî fırkalardan biridir. İbnü’n-Nusayr en-Nemîrî’ye mensup olan, Nusayriyye veya Nemîriyye adıyla anılan, Hz. Ali’yi ilâh kabul eden fırka ise günümüze uzanan gālî fırkalardandır (bk. NUSAYRÎLİK). İbn Ebü’l-Azâfir’e (İbn Ebü’l-Azâkır) mensup olan ve ilâhî ruhun önce Hz. Âdem’e, ardından sırasıyla diğer peygamberlere, daha sonra Hz. Peygamber’den Ali’ye ve diğer imamlara, on ikinci imamdan da kendi liderlerine geçtiğini iddia eden Azâfire de İmâmiyye’nin gālî gruplarından biridir (bk. MÜŞEBBİHE).</p>

<p>Albâiyye (Ulyâiyye), genel olarak Hz. Ali’nin ilâhlığını ve Resûl-i Ekrem’den üstünlüğünü ileri süren bir fırkadır. İnsanları Ali namına Hakk’a davet edecekken kendi adına çağrıda bulunduğunu iddia ettikleri Hz. Peygamber’i eleştirmelerinden dolayı Zemmiyye veya Zemîmiyye adını alan Albâiyye’nin tâli fırkalarını teşkil eden, ilâhlık konusunda Ali’ye öncelik tanıyan Ayniyye, Hz. Peygamber’e öncelik tanıyan Mîmiyye, Selmân-ı Fârisî’ye öncelik veren Sîniyye, “kisâ” altına alınan beş kişinin yani Resûl-i Ekrem, Hz. Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’in ilâh olduklarını kabul eden Muhammise, adı bilinmeyen ebedî bir varlığın dünyanın yaratılması için bu beşli grubu görevlendirdiğini iddia eden Müfevvida, Allah’ın söz konusu beş kişiye hulûl ettiğini ileri süren Şürey‘î adlı kişinin mensuplarının teşkil ettiği Şürey‘iyye, Ali ile Hz. Peygamber’in birbirlerine çok benzedikleri için Cebrâil’in yanılarak vahyi Hz. Peygamber’e getirdiğini iddia eden Gurâbiyye, Ali’ye biatı terkettiklerinden dolayı bütün sahâbeyi tekfir eden Kâmiliyye, Ca‘fer-i Tayyâr’a mensup olduklarını iddia eden ve tenâsühe inanan Tayyâre (Tayyâriyye), Allah’ın insanı Ahmed isminin şekline uygun yarattığını ve kendisinin “kāim” olduğunu ileri süren Ahmed b. Keyyâl’e mensup Keyyâliyye, Ali’nin buluttan gölgeler içinde geleceğini iddia edip ona ilâhlık izâfe eden Gamâmiyye ve Hz. Ali’nin efdaliyetini ileri sürerek onunla savaşanları kâfir kabul eden Muhammed b. Yemân el-Kûfî’ye mensup Yemâniyye gālî Şiî fırkalarındandır. Ayrıca cismanî kıyameti ve mi‘racın bedenen vuku bulduğunu inkâr ettiği gerekçesiyle İran’daki Şiî müctehidler tarafından Şîa toplumundan uzaklaştırılan ve Usûliyye ekolüne muhalif olan Şeyh Ahmed el-Ahsâî mensuplarının oluşturduğu Ahsâiyye (Şeyhiyye), Bâbîlik ve müstakil bir din hüviyetiyle ortaya çıkmadan önce Bahâîlik de birer İsnâaşerî gālî fırkası olarak kabul edilebilir.</p>

<p>Allah’ın üç boyutlu bir varlık olduğunu söyleyen Hişâm b. Hakem ve Hişâm b. Sâlim el-Cevâlîkī’nin mensupları ile diğer mücessime grupları da Gāliyye’den sayılmaktadır. Allah’ın Acemler’den bir peygamber göndereceğini, ona gökten bir kitap indireceğini ve böylece Resûl-i Ekrem’in şeriatının ilga edileceğini ileri süren Yezîd b. Ebû Üneyse’ye (Enîse) mensup olan Yezîdiyye, Yûsuf sûresini bir aşk hikâyesi olduğu gerekçesiyle Kur’an’dan saymayan Acâride, kız torunlarla erkek ve kız kardeşlerin kız torunlarının haramlığı Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilmediği için onlarla evlenmeyi helâl sayan Acâride’ye mensup Meymûniyye Hâricîler’in gālî fırkalarındandır. Biri ezelî, diğeri yaratılmış olmak üzere iki ilâh bulunduğunu, ikincisinin Meryem oğlu Îsâ olduğunu ve onun insanları âhirette hesaba çekeceğini iddia eden ve tenâsühü benimsediği nakledilen Hâbıtıyye ile (bk. AHMED b. HÂBIT) buna yakın iddialar ileri süren Askerimükrem’deki Hımâriyye de Mu‘tezile ve Kaderiyye Gāliyyesi’nden sayılmıştır.</p>

<p>Hulûl ve ittihâd gibi düşünceler ileri süren bazı tasavvuf erbabı ve özellikle Hallâc-ı Mansûr’a mensup olan Hallâciyye, Allah’ın güzel yüzlü insanlara hulûl etmesi sebebiyle onlara secde etmenin gerekli olduğunu söyleyen Hulmâniyye Gāliyye’den sayıldığı gibi harflere kutsiyet atfeden, harflerde gaybî mânaların gizli olduğunu belirten Hurûfîlik ve bünyesinde tenâsühe yer veren telakkiler de bu gruba dahil edilebilir.</p>

<p>Muhtelif gālî fırkalarının İslâm dairesinin içinde mi yoksa dışında mı kaldığını tesbit ederken kendilerine nisbet edilen görüşleri gerçekten benimseyip benimsemediklerine ve ayrıca aşırılık derecesine dikkat etmek gerekir. Genellikle Sünnî ve mutedil Şiî âlimleri onların İslâm’a mensubiyet iddia eden, fakat müslüman olmayan gruplar olduğu noktasında birleşmişlerdir (ayrıca bk. GULÜV).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtikadî mezhepler konusunda eser yazan müellifler, Gāliyye’ye ait görüşleri de diğerleriyle birlikte ele alıp incelemişlerdir. Bu konuda kaynaklarda adı geçen en eski monografiler, Ebû Sehl en-Nevbahtî (İbnü’n-Nedîm, s. 225) veya Hasan b. Yahyâ (Hasan b. Mûsâ olmalıdır) en-Nevbahtî (İbnü’l-Cevzî, s. 97) ve Sa‘d b. Abdullah el-Kummî’ye nisbet edilen, ancak günümüze ulaşmayan Kitâbü’r-Red ʿale’l-ġulât adlı eserlerdir. Hasan b. Mûsâ en-Nevbahtî’nin Fıraḳu’ş-Şîʿa (İstanbul 1931; Necef 1355/1936) ve Sa‘d b. Abdullah el-Kummî’nin el-Maḳālât ve’l-fıraḳ adlı eserlerinde Gāliyye’nin düşünceleri geniş bir şekilde ortaya konulmuştur. Her üçü de Şiî kelâmcılarından olan bu müelliflerden sonra eldeki en eski Sünnî kaynak Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin Maḳālâtü’l-İslâmiyyîn’idir (Wiesbaden 1960). Abdülkāhir el-Bağdâdî’nin el-Farḳ beyne’l-fıraḳ’ı (Kahire 1328/1910) ve İbn Hazm’ın el-Faṣl’ı (I-V, Cidde 1402/1982, 2. bs.) Gāliyye’nin düşüncelerini ele alan, kaynaklarını araştıran ve reddine dair fikirleri ihtiva eden çalışmalardır. Muhammed b. Mâlik el-Hammâdî’nin Keşfü esrâri’l-Bâṭıniyye (Kahire 1939) ve Muhammed b. Hasan ed-Deylemî’nin Beyânü meẕhebi’l-Bâṭıniyye (İstanbul 1938) adlı eserleri, bâtınî gālîlerin düşüncelerini reddeden monografilerdir. Şehristânî’nin el-Milel ve’n-niḥal’i ile (Kahire 1395/1975) İbnü’l-Cevzî’ye ait Telbîsü İblîs’in (Kahire 1368) konuyla ilgili bölümleri önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Çağdaş müelliflerden Ali Sâmî en-Neşşâr’ın Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm’ının (Kahire 1977) II. cildi, Yûsuf Dervîş Gavânime’nin Ġulâtü’ş-Şîʿati’l-Bâṭıniyye fî bilâdi’ş-Şâm (Amman 1401/1981), Fethî Muhammed ez-Zuğbî’nin Ġulâtü’ş-Şîʿa (Tanta 1409/1988), Abdurrahman b. Muallâ el-Luveyhık’ın el-Ġulüv fi’d-dîn, Rainer Freitag’ın Seelenwanderung in der Islamischen Häresie (Berlin 1985) ve Matti Moosa’nın Extremist Shiites: The Ghulat Sects (Syracuse 1988) adlı eserleri bu konuya dair önemli çalışmalardır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/galiyye-ve-gulati-sia-ne-demektir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/04/galiyye-ve-gulati.jpg" type="image/jpeg" length="61911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi kritik karar! Kurallar tek tek açıklandı, cezalar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kurban-bayrami-oncesi-kritik-karar-kurallar-tek-tek-aciklandi-cezalar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kurban-bayrami-oncesi-kritik-karar-kurallar-tek-tek-aciklandi-cezalar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı 2026 Kurban Hizmetleri Tebliği’ne göre kurban satış ve kesim yerleri belirlenecek, randevu sistemi uygulanacak. Kurallara uymayanlara ise binlerce liraya varan idari para cezaları kesilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 2026 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, illerde vali veya görevlendireceği bir vali yardımcısının, ilçelerde ise kaymakamın başkanlığında müftülük, il/ilçe sağlık müdürlüğü, il/ilçe tarım ve orman müdürlüğü, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğü, belediye ve Türkiye Diyanet Vakfı temsilcilerinden oluşan Kurban Hizmetleri Komisyonu kurulacak.</p>

<p>Komisyon, 27 Mayıs'ta başlayacak Kurban Bayramı dolayısıyla şehirlerde ihtiyacı karşılayacak sayıda ve kapasitede kurban satış ve kesim yerleri ile adaklık kesim yerleri tesis edecek, kurbanların kesim yerlerinde kesilmesi için gerekli tedbirleri alacak.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>KURBAN SATIŞ VE KESİM YERLERİ NASIL OLACAK?</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kurban satış ve kesim yerlerini birbirine yakın yerlerde planlayacak komisyon, planlama yapılırken <strong>çevre ve insan sağlığına zarar vermemek için olası çevresel riskleri dikkate alacak.</strong></p>

<p>Kurban satış ve kesim yerlerine <strong>ulaşımın kolay sağlanması</strong> için yerel yönetimlerce gerekli tedbirler alınacak.</p>

<p>Kurban satış yerleri <strong>etrafı brandayla çevrili, üstü kapalı ve insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak</strong> şekilde hazırlanacak.</p>

<p>Komisyon tarafından kesim yerleri <strong>genel sağlık şartlarına uygun, dezenfekte edilebilir, zemininde su biriktirmeyen, yeteri derecede aydınlatma ve havalandırması bulunan mekanlardan seçilecek,</strong> insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanacak.</p>

<p>Halk eğitim merkezlerinde 20 saatlik kurban kesim elemanı yetiştirme ve geliştirme kursu düzenlenecek.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 25 012501" class="detail-photo img-fluid" height="372" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-25-012501.png" width="657" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>RANDEVU SİSTEMİ UYGULANACAK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kesim yerlerinde kesimlerin daha düzenli yapılması, zaman kaybının ve karmaşanın önlenmesi, solunum yolu enfeksiyonları bulaşma riskini en aza indirmek için randevu sistemi uygulanacak.</p>

<p>Kesim işlemlerinin bayramın ilk gününde yoğunlaşmaması için tedbirler alınacak.</p>

<p>Kesim yerlerinde, "Kasaplık Belgesi" veya "Kurban Kesim Elemanı" kurslarından alınmış "Kurs Bitirme Belgesi" ve "Hijyen Eğitimi Belgesi" olanlar görevlendirilecek.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>İSTANBUL'DA 15 GÜN, DİĞER İLLERDE 1 AY ÖNCEDEN HAZIRLANACAK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kurban satış yerleri, <strong>İstanbul'da Kurban Bayramı'ndan 15 gün önce, diğer illerde ise Kurban Bayramı'ndan 1 ay önce hazır hale getirilecek,</strong> bu tarihten önce kurbanlık hayvan girişine izin verilmeyecek.</p>

<p><strong>İstanbul'a kurbanlık hayvan girişleri 11 Mayıs'tan itibaren başlayacak.</strong></p>

<p>Kurban satış ve kesim yerlerinde solunum yolu enfeksiyonları sebebiyle komisyonlar, il umumi hıfzıssıhha kurulu ile işbirliği içerisinde gerekli tedbirleri alacak. Solunum yolu enfeksiyonlarıyla mücadele çalışmaları çerçevesinde salgının seyrine göre Sağlık Bakanlığınca belirlenecek güncel önlemlere uyulacak.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULUNUN FETVALARI ESAS ALINACAK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kurban ibadetinin dini ve toplumsal boyutları hususunda bilgilendirme yapılacak.</p>

<p>Kurban olması dinen sakıncalı hayvanlar satış yerlerine getirilemeyecek. Koyun, keçi, sığır, manda ve devenin dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurbanlık hayvanın yaşı konusunda kameri yıl esas alınacak. Kurban olabilmesi için kurbanlık hayvanın, deve için 5, sığır ve manda için 2, koyun ve keçi için 1 yaşını doldurması gerekecek. Ancak koyun, semizlik ve gösteriş olarak 1 yaşındakilerle aynı olursa 6 ayını tamamladıktan sonra kurban edilebilecek.</p>

<p>Kurbanın dini hükümleriyle ilgili hususlarda Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvaları esas alınacak.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 25 012457" class="detail-photo img-fluid" height="372" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-25-012457.png" width="661" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>TRAKYA'YA KURBANLIK SEVKİ YASAKLANACAK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Şap hastalığı, koyun ve keçi veba hastalığı ile mücadele kapsamında <strong>Tarım ve Orman Bakanlığınca alınan önlemler gereğince Trakya'ya kurbanlık sevki yasaklanacak.</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan "Tarım Cebimde" isimli mobil uygulama üzerinden küpe numarası girilerek kurbanlık hayvanların ırk, cinsiyet ve yaş bilgilerinin sorgulanabileceği konusunda vatandaşlar bilgilendirilecek.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>KURALLARA UYMAYANLARA CEZA</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kurban kesiminde kurallara uymayanlara ceza uygulanacak.</p>

<p>Kurban satış ve kurban kesim yerlerinde karar, yönetmelik, tebliğ, kurul, komisyon kararları, ilgili kanun hükümleri kapsamında çevre kirliliğinin önlenmesi için dikkat edilmesi gereken hususlar ve denetim esaslarına ilişkin hazırlanan yönetim planı çerçevesinde denetim yapılacak.</p>

<p>Çevre Kanunu'na aykırı hareket edenlerden park, bahçe, cadde, sokak, bina önleri, meydan gibi umuma açık ve kurban satış ile kesimine uygun olmayan yerlerde bu tür faaliyetlerde bulunanlar ve kesime uygun alanlarda gerekli <strong>önlemleri almayanlara 8 bin 687 lira idari para cezası uygulanacak.</strong></p>

<p>Kurban kesim yerlerinde gerekli yasaklara uymayan ve önlem almadan <strong>kurban atıklarını toprağa gömen tesislere, toplu kesimler için 839 bin 122 lira, bu fiilin konutlarda işlenmesi halinde 20 bin 842 lira idari para cezası verilecek.</strong></p>

<p>Satış yerlerinde, hayvanların sağlıklarının iyi, barındıkları yerin temiz ve sağlık şartlarına uygun olması zorunluluğuna aykırı hareket edenlere 4 bin 344 lira, Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki "hayvanların kesimi"ne ilişkin düzenlemeye aykırı hareket edenlere hayvan başına 18 bin 243 lira idari para cezası uygulanacak.</p>

<p>Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranan, döven, aç ve susuz bırakan, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakan, bakımlarını ihmal eden, fiziksel ve psikolojik acı çektiren kişilere hayvan başına 13 bin 33 lira idari para cezası kesilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kurban-bayrami-oncesi-kritik-karar-kurallar-tek-tek-aciklandi-cezalar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 01:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/04/kurallar-tek-tek-aciklandi-cezalar-belli-oldu-bayram-oncesi-kritik-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="81947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peygamber Efendimizin Övdüğü Tohum: Günde 2-3 Adet Tüketin]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/peygamber-efendimizin-ovdugu-tohum-gunde-2-3-adet-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/peygamber-efendimizin-ovdugu-tohum-gunde-2-3-adet-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sevgili Peygamber Efendimizin (sav) tavsiyede bulunduğu ve faydalarına değindiği "kara tohum" olarak addedilen çörek otu, yüz yıllardır şifa kaynağı olarak tüketiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamber Efendimiz (s.a.v), bütün insanlığı her konuda aydınlatmış ve yol göstermiştir.</p>

<p>Gıda konusunda da bazı tavsiyelerde bulunmuş ve tüketilmesini önermiştir.</p>

<p>Çörek otu da bunlardan birisidir.</p>

<p>Peygamber övgüsüne nail olan çörek otu, yüz yıllardır şifa kaynağı olarak kullanılmaktadır.</p>

<p><img alt="çörek otu" class="detail-photo img-fluid" height="350" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2021/08/corek-otu.jpg" width="674" /></p>

<p><strong>ÇÖREK OTUNA ÖVGÜ</strong></p>

<p>Sahih-i Müslim ve Buhari kaynaklarına göre Peygamber efendimiz;<strong> "Şu çörek otunu kullanmaya devam edin, çünkü onda ölümden başka her hastalığa şifa vardır. Muhakkak ki kara habbede samdan başka her derde bir şifa vardır. Sam, ölümdür. Kara habbe ise kendisine şuniz denilen çörek otudur"</strong> buyurmuştur.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v), çörek otunu bizzat kendisi kullanmış ve Ashab-ı Kiram'ına da değişik vesilelerle tavsiye etmişlerdir. Hz. Enes (r.a.)<strong>, "Allah'ın Elçisi (s.a.v), hastalandığı zaman, bir avuç çörek otu alıp, onu su ve bal ile karıştırıp içerdi"</strong> şeklinde rivayet etmiştir.</p>

<p>Çörek otu, içeriğindeki timokinon maddesi sayesinde kansere karşı savaşır ve kanser hücrelerinin yok olmasını sağlar.</p>

<p>Aynı zamanda iltihap giderici etkisi de vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çörek otu, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/peygamber-efendimizin-ovdugu-tohum-gunde-2-3-adet-tuketin</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/04/corek-otu-1.jpg" type="image/jpeg" length="87525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'dan ilk hac kafilesi dualarla uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonuyla kutsal topraklara gidecek ilk hacı adayı kafilesi, Esenboğa Havalimanı'nda dualar ve gözyaşlarıyla uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hac kafilesinin hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı Gidiş Terminali'nde düzenlenen törene, Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, hacı adayları ve yakınları katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ahmet İshak Demir, hacı adaylarına sağlıkla gidip gelmeleri temennisinde bulundu.</p>

<p>Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kişinin hac için kayıt olduğunu belirten Demir, "Bu sene 85 bine yakın kişiye nasip oldu. Ankara'dan 147 bin kişi sırada bekliyor. Bunlardan bu sene 6 bin 500 kişi hacca gidiyor. İlk kafilemiz bugün gidiyor. İlk hacı kafilemiz de inşallah 1 Haziran'da Ankara'ya ulaşacak." diye konuştu.</p>

<p>Çevre illerden gelen 11 bin 500 hacı adayının daha Esenboğa Havalimanı'ndan kutsal topraklara gideceğini bildiren Demir, toplamda 39 kafilenin Ankara'dan hareket edeceğini söyledi.<br />
<br />
<img alt="A A 20260418 41147161 41147151 A N K A R A D A N I L K H A C K A F I L E S I D U A L A R L A U G U R L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="502" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/04/a-a-20260418-41147161-41147151-a-n-k-a-r-a-d-a-n-i-l-k-h-a-c-k-a-f-i-l-e-s-i-d-u-a-l-a-r-l-a-u-g-u-r-l-a-n-d-i.jpg" width="753" /></p>

<ul>
 <li><strong>"Şu anki yolculuk bambaşka, Rabb'im gitmeyenlere de nasip etsin"</strong></li>
</ul>

<p>Hacı adayı Rahime Yıldız, hacca gitmek için 16 yıldır beklediğini, bu yıl kurada ismi çıktığı için çok mutlu olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Ayfer Kızılkaya da çok mutlu olduğunu belirterek, "Şu anki yolculuk bambaşka. Kuşlar gibi uçmak istiyorum. Günahkar olarak gidiyoruz, Allah tertemiz dönmeyi nasip etsin. Ümmet-i Muhammed'e dualarımız hep daim olacak. Rabb'im gitmeyenlere de nasip etsin." dedi.</p>

<p>Hasan Hüseyin Akkuş ise 2024'te kurada isimlerinin çıktığını ancak eşinin rahatsızlığı nedeniyle gidemediklerini, bu yıl kurada tekrar isimlerinin çıktığını anlattı. Akkuş, hacca gidecekleri için çok heyecanlı olduklarını vurguladı.</p>

<p>Törenin sonunda Ankara Müftüsü Hasan Çınar, kutsal topraklara gidecek hacı adayları için dua etti.</p>

<p>İlk kafiledeki hacı adayları ve Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, pasaport kontrolü ve işlemlerin tamamlanmasının ardından dualar ve gözyaşlarıyla uğurlandı.</p>

<p>Ankara'dan toplam 6 bin 500 hacı adayı kutsal topraklara gidecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/ankaradan-ilk-hac-kafilesi-dualarla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/04/ankara-hac-kafilesi-aa-2454669.jpg" type="image/jpeg" length="23960"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
