<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 05:42:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu duyurdu, yeni düzenleme yolda: Sigaraya sıkı denetim geliyor!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglu-duyurdu-yeni-duzenleme-yolda-sigaraya-siki-denetim-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bakan-memisoglu-duyurdu-yeni-duzenleme-yolda-sigaraya-siki-denetim-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara ve tütün ürünlerine yönelik yeni bir düzenleme hazırlığında olduklarını açıkladı. Hazırlanan taslakla sigaranın görünürlüğünün azaltılması ve 18 yaş altına satış denetimlerinin sıkılaştırılması hedefleniyor. Memişoğlu, "Toplumumun kanser olmasını istemiyorum" diyerek sigarayla mücadelede kararlı mesaj verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kanal 7 ekranlarında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirten Memişoğlu, sigarayla mücadeleden koruyucu sağlık hizmetlerine, hastane randevu sisteminden obeziteye kadar birçok konuda yeni adımlar atacaklarını açıkladı.</p>

<p><strong>"DÜNYANIN EN KAPSAMLI SAĞLIK HİZMETİNİ SUNUYORUZ"</strong><br />
Türkiye'nin sağlık altyapısı açısından dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetine duyduğu güvenin de yüksek seviyede olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son 25 yılda şehirleşmeyle birlikte hayat tarzının değiştiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, hareketsiz hayatın, fazla kilonun, sigara kullanımının ve internet bağımlılığının sağlık açısından önemli riskler oluşturduğunu belirtti.</p>

<p><strong>SİGARANIN GÖRÜNÜRLÜĞÜ AZALTILACAK</strong><br />
Sigarayla mücadelede yeni bir kanun taslağı hazırladıklarını açıklayan Memişoğlu, birkaç ay içinde çalışmanın olgunlaşacağını söyledi.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle sigara ve tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılmasının hedeflendiğini belirten Bakan, 18 yaş altına sigara satışının denetiminin sıkılaştırılacağını, açık ve kapalı alan uygulamalarına ilişkin kuralların da daha net hale getirileceğini ifade etti.</p>

<p>2025 yılında Türkiye'de yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığına dikkat çeken Memişoğlu, "Toplumumun kanser olmasını istemiyorum. Sigara ve benzeri kötü alışkanlıklardan uzak durmamız gerekiyor. Bağımlılık olacaksa spor bağımlılığı olsun." dedi.</p>

<p><strong>"RANDEVU SORUNU BÜYÜK ÖLÇÜDE ÇÖZÜLDÜ"</strong><br />
Merkezi Hekim Randevu Sistemi'ne ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, şu anda randevu bekleyen kişi sayısının yaklaşık 250 bin seviyesinde olduğunu belirterek, "Artık randevu sorunu büyük ölçüde yok diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vatandaşlara önce aile hekimlerine başvurmaları çağrısı yapan Bakan, aile hekimlerinin gerekli gördükleri branşlardan doğrudan randevu oluşturabildiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNE VURGU</strong><br />
Sağlık Bakanlığı'nın temel hedefinin insanların hastalandıktan sonra değil, hastalanmadan önce sağlık sisteminden yararlanmasını sağlamak olduğunu söyleyen Memişoğlu, geçen yıl yürütülen taramalar sayesinde 28 bin kanser vakasının erken evrede tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Ücretsiz kanser taramaları, mamografi hizmetleri ile kalp ve tansiyon hastalarının düzenli takip edildiğini belirten Bakan, koruyucu sağlık politikalarının daha da güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"YILDA 3 MİLYON HASTAYA BAKIYORUZ"</strong><br />
Türkiye'de sağlık sisteminin yoğun bir yük taşıdığını belirten Memişoğlu, her gün yaklaşık 3 milyon hastaya hizmet verildiğini söyledi.</p>

<p>Bir Türk vatandaşının yılda ortalama 12,4 kez sağlık hizmeti aldığını kaydeden Bakan, bu oranın Avrupa ortalamasının yaklaşık iki katı olduğuna dikkat çekerek vatandaşlara ilk başvuru noktası olarak aile hekimlerini tercih etmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>OBEZİTE VE ŞEKERLİ GIDALARA KARŞI MÜCADELE</strong><br />
Türkiye'de toplumun yaklaşık yüzde 65'inin kilo sorunu yaşadığını ifade eden Memişoğlu, obezitenin birçok hastalığın temel nedeni olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Şeker oranı yüksek gıdalara karşı toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Bakan, paketlenmiş gıdalarla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi. Yasaklardan ziyade bilinçlendirme yöntemini benimsediklerini vurgulayan Memişoğlu, vatandaşların sağlıklı hayat konusunda daha fazla farkındalık kazanmasını hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p>Hekimlere güven duyulmasının önemine de değinen Memişoğlu, "Bu ülkenin hekimleri dünyanın en iyi hekimleri arasında yer alıyor. Vatandaşlarımızın 'Bana şu ilacı yaz' demek yerine hekimlerin önerilerine güvenmesini istiyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglu-duyurdu-yeni-duzenleme-yolda-sigaraya-siki-denetim-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2024/12/saglik-bakani-kemal-memisoglu.jpg" type="image/jpeg" length="69327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş: Koronavirüsü ABD fonladı!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/prof-dr-oytun-erbas-koronavirusu-abd-fonladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/prof-dr-oytun-erbas-koronavirusu-abd-fonladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CNN Türk ekranlarında dünyada gündem olan ABD'de eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın açıklamalarını ve Covid-19'un arka planını değerlendiren Prof. Dr. Oytun Erbaş, mRNA aşılarının yan etkilerine ve Vuhan'da yüzde 100 ölümcül yeni bir varyant üzerinde çalışıldığına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Covid-19 pandemisinin yarattığı toplam can kaybının 15 milyona yaklaştığını bildirmişti. Ölümlerin en fazla Güneydoğu Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında yaşandığı raporda, DSÖ'nün görevlendirdiği bilim insanlarının Ocak 2020 ile 2021 sonu arasındaki sürede 13,3 milyon ila 16,6 milyon kişinin hayatını kaybettiği tahminine yer verilmişti. CNN Türk ekranlarına konuk olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, virüsün kökeni, aşıların etkileri ve hastalığın insan sağlığı üzerindeki kalıcı hasarları hakkında önemli iddiaları gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"VİRÜSÜN LABORATUVAR KÖKENİ BASTIRILDI"</strong></p>

<p>ABD'deki çalışmalara ve fonlamalara dikkat çeken Prof. Dr. Erbaş, "Pandemi boyunca milyonlarca insana "aşı olun" çağrısı yapan Dr. Anthony Fauci'nin Vuhan laboratuvarındaki araştırmalarını milyonlarca dolarlık vergi mükellefi parasıyla finanse ettiğini ve virüsün laboratuvar kökenine ilişkin gerçeğin bastırılmasında rol oynadığını ortaya koyan belgeleri yayımlıyorum." dedi.</p>

<p>Fauci'nin enfeksiyon hastalıkları konusundaki geçmişine değinen Erbaş, "1981'de ilk HIV vakası çıktı, Fauci çıktı. 1976'da Ebola bulundu, Fauci. 2020 Mart, Fauci. Adamın işi gücü enfeksiyon hastalıkları çıkıp açıklamaktır. Raporlarda şu ortaya çıktı; bu adamlar ABD'de salgından 8-10 sene önce aynı virüsü, SARS-CoV-2'yi çalışmışlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Virüsün doğadaki dengesinden koparıldığını anlatan Erbaş, konuya "Hayvanlarda bu virüsler doğanın dengesinde duruyor. Bir el virüsü yarasadan ya da pangolinden alıyor. Normalde insana bulaşması imkansız ama bunu alıp insan hücre kültürlerinde pasajlıyorlar ve insandan insana bulaşan bir Covid suşu üretiyorlar." sözleriyle işaret etti.</p>

<p>Salgının yayılma nedenlerine ilişkin iddialarda da bulunan Erbaş, "Trump çıktığında Çin virüsü dedi ama ABD bu virüs yayılsın istedi. Çünkü büyük bir sıfırlama, resetleme için bir deneme gerekiyordu." diye konuştu.</p>

<p><strong>"YÜZDE 100 ÖLÜMCÜL BİR COVİD SUŞU ELDE EDİLDİ"</strong></p>

<p>Vuhan Enstitüsünün yeni çalışmalar yürüttüğünün altını çizen Erbaş, "Vuhan'daki ilk Delta virüsü 60 yaş üstünde yüzde 35 öldürücüydü. Şu anda Vuhan Enstitüsü yeni bir Covid suşunu elde etti ve yüzde 100 ölümcül. İnsandan insana bulaşan bu virüs şu an laboratuvarda duruyor." dedi.</p>

<p><strong>"MİYOKARDİT YAPTIĞINI KABUL ETTİLER"</strong></p>

<p>Aşıların yan etkilerini karşılaştıran Erbaş, şunları kaydetti: "Sinovac ve Turkovac ölü aşıdır, ölüm veya pıhtı atma riski oluşturmamıştır. Ancak mRNA aşısının şirketi dahil miyokardit, yani kalpte iltihap yaptığını kabul etti. BioNTech devamlı mutasyon geçirdiği için ilk çıkan aşılar işe yaramadı, Omicron varyantı çıktı. Şirket 2027 Şubat ayında BioNTech aşısını kaldırıyor, üretim bitti."</p>

<p><strong>"COVİD İNSAN DNA'SINA YERLEŞTİ"</strong></p>

<p>Hastalığı geçirenlerdeki kalıcı hasarlara vurgu yapan Erbaş, "Covid insan DNA'sına yerleşti. Geçirenlerin yarısına yakınının DNA'sının içine girdi. Beyinde, böbrekte, kalpte, damarda duruyor ve virüs atmaya devam ediyor. Buna uzamış Covid diyoruz. Ritim bozuklukları, emboliler, kalp krizleri, beyin sisi, Alzheimer ve yorgunluk görülüyor. Bazılarında 3-4 sene sürüyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Anne karnında virüse maruz kalan bebeklerin durumuna da değinen Erbaş, "Anne karnında fetüsken Covid geçirenler şu an 5 yaşına geldi. Onlar büyüyünce bipolar, şizofreni veya depresyon gibi akıl hastalıkları olacak mı bilmiyoruz çünkü virüs beyne de bulaştı." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/prof-dr-oytun-erbas-koronavirusu-abd-fonladi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/kovid-oytun-erbas.jpg" type="image/jpeg" length="66322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerde kalp krizi neden artıyor? Uzman isim sebeplerini sıraladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/genclerde-kalp-krizi-neden-artiyor-uzman-isim-sebeplerini-siraladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/genclerde-kalp-krizi-neden-artiyor-uzman-isim-sebeplerini-siraladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[35 yaşındaki oyuncu Ece İrtem'in hayatını kaybetmesinin ardından genç yaşta görülen kalp krizi ve ani kardiyak ölüm vakaları yeniden gündeme geldi. Kardiyolog Doç. Dr. Asım Enhoş, son yıllarda gençlerde kalp krizlerinde artış gözlendiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç oyuncu Ece İrtem’in 35 yaşında hayatını kaybetmesi, genç yaşta görülen kalp krizi ve ani kardiyak ölüm vakalarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, son yıllarda gençlerde kalp kaynaklı ölümlerin daha sık konuşulduğunu belirtirken, belirtilerin çoğu zaman grip, enfeksiyon ya da yoğun stresle karıştırılabildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Peki genç yaşta kalp krizi riski gerçekten artıyor mu? Hangi belirtiler hayati önem taşıyor? Kimler risk altında? Gençler kendilerini nasıl koruyabilir?</p>

<p>Bu soruları Kardiyolog Doç. Dr. Asım Enhoş yanıtladı.</p>

<p><strong>“GENÇ KALP KRİZLERİNDE ARTIŞ GÖRÜYORUZ”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Asım Enhoş, son yıllarda genç yaşta kalp krizi vakalarında artış gözlemlediklerini belirterek, kesin ölüm nedeninin ancak otopsi sonucuyla netleşebileceğini söyledi. Enhoş, kalp krizini taklit edebilen ya da ani kardiyak ölüme yol açabilen farklı sağlık sorunlarının da bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Bunlar arasında yer alanlar;</strong></p>

<ul>
 <li>Akciğer embolisi,</li>
 <li>Grip sonrası gelişebilen miyokardit ve perikardit gibi kalp kası hastalıkları,</li>
 <li>Doğuştan gelen yapısal kalp hastalıkları,</li>
 <li>Ölümcül ritim bozuklukları,</li>
 <li>Uzun QT sendromu ve Brugada sendromu gibi genetik rahatsızlıklar</li>
</ul>

<p><strong>ANİ KARDİYAK ÖLÜM NEDİR?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Enhoş, ani kardiyak ölümü şöyle tanımladı:</p>

<p>“Şikâyetlerin başlamasından sonraki bir saat içinde ölümle sonuçlanan durumlara ani kardiyak ölüm diyoruz. Ancak ani kardiyak ölümün nedeni her zaman kalp krizi olmayabilir. Ölümcül ritim bozuklukları veya başka kalp hastalıkları da buna yol açabilir.”</p>

<p>Uzman isim, hastalarda öncesinde çarpıntı, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtilerin görülebileceğini belirtti.</p>

<p> </p>

<p><strong>GENÇLERDE KALP KRİZİNİN BAŞLICA NEDENLERİ</strong></p>

<p>Doç. Dr. Enhoş’a göre genç yaşta kalp krizlerinde en önemli risk faktörü sigara ve tütün ürünleri kullanımı.</p>

<p>Kalp krizine yol açan başlıca nedenleri ise şöyle sıraladı:</p>

<p><img alt="sigara-1" class="detail-photo img-fluid" height="408" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2022/06/sigara-1.jpg" width="612" /></p>

<p><strong>1. Sigara ve Tütün Ürünleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bir numaralı neden tütün ve tütün ürünleri kullanımındaki artış” diyen Enhoş, genç yaşta kalp krizi geçiren hastaların büyük bölümünün sigara kullandığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p><strong>2. Sağlıksız Beslenme</strong></p>

<p>Paketlenmiş ve işlenmiş gıdalar, trans yağlar, margarin ve fast-food tüketiminin çocukluk çağlarından itibaren damar sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="obezite" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2023/06/obezite.jpg" width="730" /></p>

<p><strong>3. Obezite</strong></p>

<p>Yanlış beslenmeyle birlikte obezitenin ciddi bir risk faktörü haline geldiğini belirtti.</p>

<p><strong>4. Kronik Stres ve Uykusuzluk</strong></p>

<p>Yoğun iş temposu, yaşam stresi ve düzensiz uyku alışkanlıklarının da kalp sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><img height="430" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-16-122305.png" width="766" /></p>

<p><strong>“STRESİ YÖNETMEYİ ÖĞRENMELİYİZ”</strong></p>

<p>Günümüzde stresten tamamen uzak bir yaşamın mümkün olmadığını belirten Enhoş, önemli olanın stresi yönetebilmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Stresi azaltacak aktivitelerin günlük yaşama dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan uzman isim, stresle başa çıkma yöntemlerinin kişiden kişiye değişebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Asım Enhoş, özellikle ailesinde erken yaşta kalp krizi veya ani kardiyak ölüm öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Buna göre;</p>

<p>Erkeklerde 55 yaşın altında, kadınlarda 60-65 yaşın altında kalp krizi ya da ani kardiyak ölüm öyküsü bulunan aile bireyleri varsa, kişilerin 40 yaşından itibaren düzenli kardiyoloji kontrolüne gitmesi öneriliyor.</p>

<p><strong>HANGİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre kalp krizinin en sık belirtisi göğüs ağrısı. Özellikle eforla başlayan, hareketle artan, dinlenince azalan, göğüs kemiğinin arkasında hissedilen baskı tarzındaki ağrılar, çeneye vuran sıkışma hissi önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Enhoş, kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık yarısında olaydan günler önce bazı belirtilerin ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p><img alt="kalp krizi" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2022/06/kalp-krizi.jpg" width="1440" /></p>

<p><strong>KALP KRİZİ HER ZAMAN ÖNCEDEN ANLAŞILIR MI?</strong></p>

<p>Kalp krizinin bazen hiçbir belirti vermeden de gelişebildiğini belirten Enhoş, ancak vakaların yaklaşık yüzde 50’sinde önceden çeşitli şikâyetlerin görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Kalp damarlarında bulunan yağlı plakların aniden yırtılması sonucu damarın saniyeler içinde tamamen tıkanabileceğini belirten uzman isim, bu nedenle bazı kalp krizlerinin çok hızlı gelişebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>GENÇLERDE ÖLÜM RİSKİ NEDEN DAHA YÜKSEK?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Enhoş, gençlerde kalp krizinin ardından ölümcül ritim bozukluklarının daha sık görülebildiğini belirtti. Yaşlı bireylerde damar tıkanıklıkları zaman içinde geliştiği için kalbin bu duruma kısmen uyum sağlayabildiğini ifade eden Enhoş, gençlerde ise ani damar tıkanıklığının kalp kasını daha ağır etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Kalp Krizi-1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2025/12/kalp-krizi-1.jpg" width="859" /></p>

<p><strong>KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?</strong></p>

<p><strong>Uzmanların önerileri şöyle:</strong></p>

<ul>
 <li>Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak</li>
 <li>Trans yağ ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak</li>
 <li>Akdeniz tipi beslenmek</li>
 <li>Zeytinyağı ağırlıklı beslenme tercih etmek</li>
 <li>Sebze ve yeşillik tüketimini artırmak</li>
 <li>Düzenli egzersiz yapmak</li>
 <li>Kilo kontrolünü sağlamak</li>
 <li>Stresi yönetmek</li>
 <li>Düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek</li>
</ul>

<p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/genclerde-kalp-krizi-neden-artiyor-uzman-isim-sebeplerini-siraladi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/kalp-krizi-2.jpg" type="image/jpeg" length="59672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda salgın alarmı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dunya-kupasinda-salgin-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dunya-kupasinda-salgin-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Amerika genelinde milyonlarca futbolseverin heyecanla takip ettiği Dünya Kupası karşılaşmaları devam ederken, sağlık yetkilileri organizasyon süresince bulaşıcı hastalıkların yayılma riskine karşı en üst düzeyde alarma geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık altı hafta sürecek olan ve 16 farklı şehirde tıklım tıklım dolan stadyumlar, eğlence mekanları ile turistik alanlar, enfeksiyon hastalıklarının yayılması için uygun bir zemin hazırlıyor. Sağlık uzmanları, bu süreçte mide rahatsızlıklarına yol açan norovirüsten sivrisinekler vasıtasıyla bulaşan dang ateşine kadar geniş bir liste üzerinde takip yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pan Amerikan Sağlık Örgütü, özellikle dünyanın en bulaşıcı hastalıklarından biri olan kızamığa karşı acil uyarı yayınladı. Amerika Birleşik Devletleri'nde kızamık vakalarının şimdiden ciddi sayılara ulaşması ve hastalığın Kanada ile Meksika'da da yayılması endişeleri artırıyor. Uzmanlar, aşısız bir kişinin virüsü çok sayıda insana bulaştırabileceğini hatırlatarak taraftarları aşı olmaya çağırıyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Atık sular ve sosyal medya mercek altında</strong></li>
</ul>

<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ile yerel sağlık birimleri, olası bir salgının önüne geçebilmek için gelişmiş takip yöntemleri kullanıyor. Salgın belirtilerini erkenden tespit edebilmek amacıyla hastane başvuruları ve sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra şehirlerin atık suları da laboratuvarlarda titizlikle inceleniyor.</p>

<p>Gelişmiş atık su testleri, virüslerin genetik materyallerini ilk hastalar acil servislere başvurmadan günler önce ortaya çıkarabiliyor. Bazı ev sahibi şehirlerde yapılan atık su analizlerinde hepatit A ve ishal vakalarına yol açan rotavirüs gibi etkenlerin tespit edilmesi üzerine, uluslararası havalimanları dahil olmak üzere kritik noktalarda tarama faaliyetleri yoğunlaştırıldı.</p>

<ul>
 <li><strong>Afrika'daki Ebola salgını yakından takip ediliyor</strong></li>
</ul>

<p>Sağlık kuruluşları, aynı dönemde Orta Afrika'da devam eden Ebola salgını nedeniyle de tedbirlerini sürdürüyor. Ancak uzmanlar, Ebola virüsünün solunum yoluyla değil yalnızca enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla doğrudan teması halinde bulaşması sebebiyle turnuva genelinde yayılma riskinin çok düşük olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Dünya Kupası boyunca asıl riskin kızamık gibi havadan kolayca yayılan enfeksiyonlar olduğu belirtiliyor. Geçmişte Vancouver Olimpiyat Oyunları'nda kızamık, Güney Kore ve Milano'daki organizasyonlarda ise norovirüs salgınlarının yaşandığını hatırlatan uzmanlar, aylar öncesinden başlatılan acil durum tatbikatları ve koordinasyon ağları sayesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dunya-kupasinda-salgin-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/dunya-kupasinda-salgin-alarmi.jpg" type="image/jpeg" length="87203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kansere karşı dünyada bir ilk: Yeni mRNA aşısı geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk-yeni-mrna-asisi-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk-yeni-mrna-asisi-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oxford Üniversitesi ve Moderna iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil aşı, genetik risk taşıyan kişilerde bağırsak ve yumurtalık kanserini daha başlamadan durdurmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz bilim insanları, kanser tedavisinde çığır açacak devrim niteliğinde bir aşı geliştirdi. Oxford Üniversitesi ile ilaç firması Moderna ortaklığında yürütülen çalışmada, özellikle genetik olarak yüksek kanser riski taşıyan bireylerde bağırsak ve yumurtalık kanserinin önlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Covid-19 aşılarında başarısını kanıtlayan mRNA teknolojisinin ilk kez kanseri önleme amacıyla kullanılacağı bu tarihi deneme için ilk hasta uygulamalarının bu yaz başlaması planlanıyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Hedefte gizli tehlike "Lynch Sendromu" var</strong></li>
</ul>

<p>Geliştirilen aşı, öncelikli olarak "Lynch sendromu" adı verilen kalıtsal bir rahatsızlığa sahip kişileri korumayı hedefliyor. İngiltere’de her 300 kişiden birinde görülen bu genetik durum, DNA’yı onarmakla görevli genlerin hasarlı olmasından kaynaklanıyor.</p>

<p>Bu sendroma sahip bireylerin hayat boyu bağırsak kanserine yakalanma riski yaklaşık yüzde 80 artarken; yumurtalık, rahim, mide ve pankreas gibi diğer kanser türlerine yakalanma ihtimalleri de çok yüksek seyrediyor. Üstelik bu geni taşıyan tahmini 175 bin kişiden yalnızca yüzde 5'i durumun farkında. Aşı, bu kişilerin vücudunda kanser hücreleri henüz oluşmadan, "kanser öncesi" evredeki anormallikleri tespit etmek üzere tasarlandı.</p>

<ul>
 <li><strong>Bağışıklık sistemine "kanserle mücadele kılavuzu"</strong></li>
</ul>

<p>mRNA teknolojisiyle üretilen aşı, geleneksel aşılardan farklı bir yöntemle çalışıyor. Vücuda doğrudan zayıflatılmış virüs vermek yerine, hücrelere bağışıklık yanıtı oluşturması için genetik talimatlar iletiyor. Uzmanlar, aşının adeta bir "kullanım kılavuzu" gibi hareket ederek bağışıklık sistemini eğittiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sayede savunma mekanizması, Lynch sendromunun tetiklediği hücre mutasyonlarını henüz kansere dönüşmeden fark edip yok edecek. Aşının zaman içinde gücünü koruması için belirli aralıklarla hatırlatma dozlarının yapılması gerekebilecek.</p>

<ul>
 <li><strong>Gelecekte tüm kanser türleri için umut olabilir</strong></li>
</ul>

<p>Bu yaz başlatılacak olan ilk aşamada, hastalar üzerinde en doğru dozaj belirlenecek ve aşının güvenliği test edilecek. Çalışmanın çok merkezli ikinci aşamasının ise 2027 yılında genişletilmesi öngörülüyor. Bilim insanları, aşının sadece Lynch sendromlu hastaları korumakla kalmayacağını, aynı zamanda daha önce kanser atlatmış kişilerin ikinci bir kansere yakalanmasını da önleyebileceğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırma ekibi, bu denemeden elde edilecek başarı ve bağışıklık verilerinin, gelecekte genetik bağlamı olmayan diğer yaygın kanser türlerine karşı da aşı geliştirilmesinin önünü açacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk-yeni-mrna-asisi-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/kanser-1954769.jpg" type="image/jpeg" length="30388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akıllı telefonlar ölümcül Ebola virüsünü nasıl tetikliyor?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/akilli-telefonlar-olumcul-ebola-virusunu-nasil-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/akilli-telefonlar-olumcul-ebola-virusunu-nasil-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cebimizdeki akıllı telefonların ardında yatan karanlık gerçek gün yüzüne çıkıyor. Küresel emperyalist şirketlerin maden iştahı uğruna Afrika'nın akciğerlerini yok etmesi, yalnızca doğayı tahrip etmekle kalmıyor, aynı zamanda kıtayı tehlikeli salgın hastalıkların kucağına itiyor. Milyonlarca mazlumun hayatı, teknoloji devlerinin bitmek bilmeyen kar hırsı uğruna nasıl hiçe sayılıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel sömürü düzeninin başını çeken teknoloji devleri, sözde ilerleme adı altında Afrika'nın zenginliklerini gasp etmeye devam ediyor. Dünyanın en büyük ikinci yağmur ormanlarına ev sahipliği yapan Kongo Havzası, akıllı cihazların üretiminde hayati önem taşıyan nadir madenleri elde etmek uğruna acımasızca talan ediliyor. Batılı hegemonik yapıların bitmek bilmeyen kobalt ve altın iştahı, bölgenin eşsiz doğasını paramparça ederken, yoksulluğa mahkum edilen yerel halkı da amansız hastalıkların insafına terk ediyor.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca kendi doğal döngüsü içinde ve sınırlı alanlarda izole bir şekilde kalan çeşitli tehlikeli virüsler, ormanların küresel şirketlerce yok edilmesiyle birlikte insanlık için devasa bir tehdide dönüştü. Doğal yaşam alanlarından koparılan ve giderek daralan yeşil alanlara sıkışan yaban hayatı, hayatta kalma mücadelesi veren bölge insanıyla daha önce hiç olmadığı kadar riskli bir temasa zorlanıyor. Bilimsel veriler, bölgedeki orman dokusunun maruz kaldığı her küçük kaybın, ağır salgın vakalarında çok ciddi artışlara yol açtığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.<br />
<br />
<img alt="A A 19033062(6)" class="detail-photo img-fluid" height="501" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/a-a-190330626.jpg" width="753" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel emperyalizmin dayattığı bu vahşi ekonomi modelinin faturası yine en alttakilere, geçim derdindeki çaresiz mazlumlara kesiliyor. Siyasi müdahalelerle istikrarsızlaştırılarak sömürüye açık hale getirilen coğrafyalarda, devasa şirketlerin taşeronluğunu yapmak zorunda bırakılan binlerce insan, ilkel yöntemlerle maden aramak için balta girmemiş ormanların derinliklerine sürükleniyor. Temel insani yaşam şartlarından ve temizlikten tamamen yoksun olan bu derme çatma madenci kampları, teknoloji dünyasının konforunu finanse ederken, yerel halk için adeta felaketlerin merkez üssüne dönüşüyor.</p>

<p>Olası pandemilerin önüne geçmek için milyarlarca dolarlık bütçelerle aşı ve tedavi yöntemleri pazarlayan küresel sistem, asıl sorunun kaynağını ustalıkla gizlemeyi sürdürüyor. Oysa mazlumları tehdit eden bu karanlık tabloyu tersine çevirmenin tek yolu, doğayı acımasızca katleden ve sömürgeci aklın doymak bilmez çarklarını durdurmaktan geçiyor. Cebimizde taşıdığımız o ışıltılı ekranların asıl bedelinin, binlerce kilometre ötedeki mazlumların hayatlarıyla ve talan edilen yeşil coğrafyalarla ödendiği gerçeği, insanlığın yüzleşmesi gereken en ağır imtihan olarak karşımızda duruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/akilli-telefonlar-olumcul-ebola-virusunu-nasil-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ebola-aa-2464911.jpg" type="image/jpeg" length="47391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerinde dört siyah çay markasında hile tespiti]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen son gıda denetimleri, sofralarımızın vazgeçilmezi olan siyah çay üzerinden vatandaşın sağlığına nasıl kast edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Daha fazla kar elde etme hırsıyla ürünlerinde yasa dışı maddeler kullanan firmalar resmi makamlarca ifşa edilirken, hileli üretimlerin belirli bir coğrafi bölgede yoğunlaşması ise akıllarda ciddi soru işaretleri bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkın en temel tüketim maddelerini dahi rant kapısı olarak gören fırsatçılar, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bir haziran tarihli denetim ağına takıldı. Yapılan titiz laboratuvar incelemeleri sonucunda, piyasada güvenle tüketilmesi beklenen siyah çay ürünlerinde insan sağlığını tehdit eden ve mevzuat gereği kesinlikle kullanılmaması gereken renklendirici maddelere rastlandı. Tüketicinin temiz ve helal gıdaya ulaşma hakkını gasp eden bu firmaların, ürünleri daha cazip göstermek adına kimyasal müdahalelerden çekinmemesi, gıda terörünün ulaştığı boyutları bir kez daha ortaya koydu.<br />
<br />
<img alt="çay " class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2023/05/cay.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın yayımladığı ifşa listesine göre, vatandaşın bardağına hile karıştıran markaların kimlikleri netleşti. Bu kapsamda Dimsam Çay Gıda işletmesine ait Dimsam markalı siyah çayda ve Zengin Çay Ticaret tarafından raflara taşınan Ayder Timya ile Çay Zamanı markalı ürünlerde yasa dışı boya kullanımı kesinleşti. Hakkı gözetmeyen ve tüketiciyi aldatmayı seçen bu işletmelerin eylemleri resmi olarak kayıt altına alınırken, denetim raporlarında dikkat çeken çok çarpıcı bir detay daha gün yüzüne çıktı.</p>

<p>Skandala adı karışan söz konusu yeni ürünlerin tamamının Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki üretim tesislerinden çıkmış olması, hileli üretimin bu bölgede adeta bir ağ haline gelmiş olabileceği şüphesini doğurdu. Aynı ilçeden çıkan üç farklı markanın aynı yasa dışı yöntemlere başvurması, yetkililerin bu güzergahtaki denetimleri daha da derinleştirmesi gerektiğini gösteriyor. Zira bu tablo, daha önce on iki mart tarihli bakanlık listesinde yer alan ve Tirebolu Çaysan Çay Sanayi tarafından üretilen Elmas Gold markalı çayda tespit edilen yasa dışı boya vakasının münferit bir olay olmadığını, halkın sağlığıyla oynayan geniş çaplı bir sorumsuzluk zincirinin parçası olduğunu kanıtlıyor.<br />
<br />
<img alt="siyah çay ince belli" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2022/08/siyah-cay-ince-belli.jpg" width="860" /></p>

<p>1 Haziran 2026 tarihli listede yer alan ürünler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dimsam Çay Gıda Mehmet Güven</strong> – Dimsam Siyah Çay</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zengin Çay Ticaret – Ali Erkan Zengin</strong> – Ayder Timya Siyah Çay</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zengin Çay Ticaret – Ali Erkan Zengin</strong> – Çay Zamanı Siyah Çay</p>
 </li>
</ul>

<p>Daha önce açıklanan listede ise şu ürün bulunuyordu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tirebolu Çaysan Çay Sanayi ve Ticaret A.Ş.</strong> – Elmas Gold Siyah Çay</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/4-cay-markasinda-boya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="98412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Ebola Aylar Önce Başladı!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dso-ebola-aylar-once-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dso-ebola-aylar-once-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınının resmi tespit tarihinden aylar önce, Ocak ayında başlamış olabileceği konusunda uyardı. Seyahat yasakları ve yerel halkın güvensizliği salgınla mücadeleyi sekteye uğratıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) can almaya devam eden Ebola salgınıyla ilgili endişe verici açıklamalarda bulundu. Mayıs ayının ortasında resmi olarak teşhis edilen ve ilk resmi vakası 24 Nisan'da bir hemşirede görülen salgının, aslında çok daha önce yayıldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Ghebreyesus, salgının başlangıcının ocak, şubat veya mart aylarına kadar uzanabileceğini belirterek, bu gecikme nedeniyle virüsün sağlık ekiplerine karşı çok büyük bir zaman avantajı yakaladığını vurguladı. "Bundibugyo" suşunun (alt türünün) neden olduğu bu son dalga, bugüne kadar Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 60, komşu ülke Uganda'da ise 1 kişinin hayatına mal oldu.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Mücadeleyi Baltalayan Üç Büyük Engel</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Salgına karşı yürütülen kurtarma ve tedavi çalışmaları, sahada karşılaşılan ciddi engeller nedeniyle yavaş ilerliyor:</p>

<p><strong>Seyahat Kısıtlamaları:</strong> DSÖ, başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin uyguladığı toptan seyahat kısıtlamalarının kaldırılması çağrısında bulundu. Bu yasakların tedarik zincirlerini bozduğu ve hayati insani yardımların bölgeye ulaşmasını zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p><strong>Temaslı Takibindeki Yetersizlik:</strong> Bölgedeki güvenlik sorunları ve yoğun göç hareketleri, virüsle temas eden kişilerin takibini zorlaştırıyor. Temaslı takibi şu an sadece %45 oranında yapılabiliyor; uzmanlar bu oranın acilen %90'ın üzerine çıkarılması gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Halkın Güvensizliği ve İnkar:</strong> Sahadaki en büyük engellerden biri de yerel halkın tutumu. Bazı topluluk liderleri Ebola'nın gerçek bir hastalık olduğuna inanmazken, salgın operasyonlarının diğer kamu hizmetlerinden kaynak çaldığını düşünüyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Aşısı Yok Ancak Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Mevcut salgına neden olan Bundibugyo suşuna karşı henüz geliştirilmiş özel bir aşı veya doğrudan bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Ancak sağlık yetkilileri tablonun tamamen umutsuz olmadığı görüşünde.</p>

<p>Kongo'da 6, Uganda'da ise 2 kişinin hastalığı yenerek sağlığına kavuşması, erken müdahalenin önemini kanıtlıyor. Uzmanlar, virüse yakalanan kişilerin semptomları gösterdikleri ilk anda sağlık kuruluşuna başvurmaları halinde hayatta kalma şanslarının çok yüksek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Küresel çapta da salgına karşı adımlar atılmaya başlandı. En çok etkilenen Ituri eyaleti başta olmak üzere çevre bölgelerde laboratuvar kapasiteleri artırılırken; Birleşik Krallık, uzmanların hızlı analiz ve kanıt sunabileceği "çoklu risk araştırma ağını" devreye soktuğunu duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dso-ebola-aylar-once-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 21:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/dso-ebola-aylar-once-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="81705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban etini poşete koyup dolaba atmayın: Yıllardır yanlış biliyormuşuz]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kurban-etini-posete-koyup-dolaba-atmayin-yillardir-yanlis-biliyormusuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kurban-etini-posete-koyup-dolaba-atmayin-yillardir-yanlis-biliyormusuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyonlarca Müslümanın ifa ettiği kurban ibadetinin ardından, kesilen etlerin saklanma koşulları büyük önem taşıyor. Uzmanlar, kurban etinin kesilir kesilmez poşete konularak dolaba atılmasının ciddi bir hata olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca Müslümanın büyük bir heyecanla idrak ettiği Kurban Bayramı'nda, ibadet şuuruyla kesilen kurbanlıkların etlerini muhafaza ederken yapılan kritik bir hata, tonlarca nimetin çöpe gitmesine neden oluyor. Uzmanlar, kesim işleminin hemen ardından sıcak etin poşetlenerek dolaba kaldırılmasının cinayetle eşdeğer bir israf ve sağlık riski olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174045" class="detail-photo img-fluid" height="389" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174045.png" width="776" /></p>

<ul>
 <li><strong>Sıcak Et Poşette Boğuluyor</strong></li>
</ul>

<p>Kurban ibadetini yerine getiren vatandaşların en sık düştüğü yanılgı, etleri bir an evvel pay edip işi bitirme telaşıdır. Ancak kesilen hayvanın vücut ısısı henüz düşmeden etlerin naylon poşetlere sıkıştırılması, etin nefes almasını tamamen engelliyor.</p>

<p>Havasız kalan ve kendi sıcaklığıyla poşet içinde terleyen et, hızla bakteri üretiyor. Halk arasında "et yanması" olarak bilinen bu durum, etin içten içe çürümesine, renginin yeşerip morarmasına ve ağır bir koku yaymasına sebep oluyor. Bu şekilde bozulan etlerin tüketilmesi ise ciddi gıda zehirlenmelerine davetiye çıkarıyor.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174040" class="detail-photo img-fluid" height="509" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174040.png" width="783" /></p>

<ul>
 <li><strong>Nimetin Ziyan Olmaması İçin Ne Yapılmalı?</strong></li>
</ul>

<p>Kesilen kurbanın bereketini korumak, israfın önüne geçmek ve sağlıklı bir tüketim sağlamak için etlerin muhafazasında şu hayati adımlara dikkat edilmelidir:</p>

<p><strong>1. Mutlaka Havalandırın:</strong><br />
Kesimden hemen sonra etler kesinlikle buzdolabına veya derin dondurucuya girmemelidir. Etler, geniş ve temiz tepsiler veya siniler üzerine, üst üste binmeyecek ve birbirini ezmeyecek şekilde serilmelidir.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174057" class="detail-photo img-fluid" height="431" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174057.png" width="779" /></p>

<p><strong>2. Güneşten Koruyun:</strong><br />
Serilen etler, doğrudan güneş ışığı almayan, serin, temiz ve esintili bir odada dinlenmeye bırakılmalıdır. Bu dinlenme süresi etin kalınlığına göre en az 5-6 saat olmalıdır. Bu süreçte etlerin ara sıra ters yüz edilmesi, her tarafının eşit soğumasını ve hava almasını sağlayacaktır.</p>

<p><strong>3. "Ölüm Sertliği"nin Geçmesini Bekleyin:</strong><br />
Hayvan kesildikten sonra kaslarda oluşan "ölüm sertliği" (rigor mortis) hemen geçmez. Etin yumuşak ve lezzetli olması, kolay pişmesi için ideal olan, serin ortamda hava alarak dinlendikten sonra buzdolabının normal bölümünde (+4 derece) 24 saat bekletilmesidir.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174051" class="detail-photo img-fluid" height="514" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174051.png" width="782" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4. Porsiyonlayarak Saklayın:</strong><br />
Tamamen soğuyan ve dinlenen etler, ailenin bir öğünde tüketeceği miktarlara (porsiyonlara) ayrılarak buzdolabı poşetlerine konulmalıdır. Dondurucuya yerleştirirken de poşetlerin aralarında soğuk hava akışının sağlanabilmesi için tıka basa doldurulmamasına özen gösterilmelidir.</p>

<p><strong>Unutmayın:</strong> Dondurucudan çıkarılarak çözdürülen et, kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır. Çözdürme işlemi oda sıcaklığında veya kalorifer üzerinde değil, buzdolabının alt rafında yavaş yavaş yapılmalıdır. Büyük bir vebal ve nimet olan kurban etlerini doğru muhafaza etmek, hem sağlığımız hem de dini hassasiyetlerimiz açısından büyük önem taşıyor.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 174105" class="detail-photo img-fluid" height="364" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174105.png" width="768" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kurban-etini-posete-koyup-dolaba-atmayin-yillardir-yanlis-biliyormusuz</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-174033.png" type="image/jpeg" length="74868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel kabus hızla yayılıyor: Ebola salgınında can kaybı 130’u geçti!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kuresel-kabus-hizla-yayiliyor-ebola-salgininda-can-kaybi-130u-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kuresel-kabus-hizla-yayiliyor-ebola-salgininda-can-kaybi-130u-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo'da patlak veren ve aşısı bulunmayan nadir "Bundibugyo" varyantı bölgeyi adeta kırıp geçiriyor. Ölüm sayısının en az 139’a yükseldiği tehlikeli salgında virüs komşu ülkelere de sıçrarken, sahadaki tıp uzmanları geleneksel ritüellerin, batıl inançların ve yoksulluğun yayılma hızını korkunç derecede artırdığı uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), dünya tarihinin en korkunç ve gizemli hastalıklarından biri olan Ebola virüsünün en nadir, en tehlikeli türüyle pençeleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan son verilere göre, <strong>onaylanmış bir aşısı veya özel bir tedavi yöntemi bulunmayan "Bundibugyo" varyantı nedeniyle can kaybı 139’a yükselirken, şüpheli vaka sayısı ise 600 sınırına dayandı.</strong> Salgının kontrolsüz bir şekilde büyüyerek Uganda’nın başkenti Kampala’ya kadar sıçraması, küresel alarm seviyesini en üst noktaya çıkardı. Yaşanan bu bölgesel kriz karşısında Avrupa Birliği ve ABD, virüsün kendi topraklarına taşınmasını engellemek amacıyla bölgeden gelen yolculara karşı radikal seyahat kısıtlamalarını devreye soktu.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 21 223039" class="detail-photo img-fluid" height="402" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-21-223039.png" width="612" /></p>

<p>Uzmanlar, ölümcül virüsün ormanlık alanlardan çıkıp büyük şehirlere bu denli hızlı yayılmasının arkasında ülkedeki derin sosyoekonomik krizin ve yoksulluğun yattığına dikkat çekiyor. Topraklarının büyük bölümü balta girmemiş ormanlarla kaplı ülkede, açlık sınırındaki kırsal nüfus protein ihtiyacını karşılayabilmek için mecburen yarasalar, maymunlar ve kirpiler gibi yabani hayvanları avlıyor. Eski Sağlık Bakanı Eteni Longondo, <strong>halkın hayatta kalabilmek için av eti tüketmekten başka çaresinin olmadığını, bu durumun ise ormandaki ölümcül virüslerin insanlara bulaşmasındaki en büyük köprü vazifesini gördüğünü</strong> itiraf etti. Doğu bölgesinde yıllardır süren silahlı isyanlar ve istikrarsızlık da tıp ekiplerinin bölgeye girişini engellerken, isyancıların elindeki stratejik öneme sahip Bukavu ve Goma şehirlerinde de ilk ölümcül vakaların rapor edilmesi endişeleri hat safhaya çıkardı.<br />
<br />
<img alt="Ebola Salgininin Nedeni Virus Mu Yoksa Ihmal Edilen Hijyen Mi 768X527" class="detail-photo img-fluid" height="527" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ebola-salgininin-nedeni-virus-mu-yoksa-ihmal-edilen-hijyen-mi-768x527.png" width="768" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahada canla başla çalışan sağlık ekiplerinin karşılaştığı en büyük barikat ise virüsün kendisinden ziyade, cehalet, batıl inançlar ve kulaktan kulağa yayılan asılsız iddialar oluyor. Maden kasabalarında hızla yayılan ve halkı paniğe sevk eden <strong>"görüldüğü an öldüren hayalet tabutlar" benzeri hurafeler nedeniyle, hastalanan kişiler tıbbi merkezlere başvurmak yerine büyücülere ve geleneksel yöntemlere</strong> sığınıyor. Bununla birlikte, yerel kabilelerin ölen kişinin bedenine çıplak elle dokunmasını ve yıkanmasını emreden geleneksel cenaze ritüelleri, virüsün vücut sıvıları yoluyla zincirleme ve kitlesel bir şekilde yayılmasına yol açıyor. Sağlık otoriteleri, bu kemikleşmiş alışkanlıklar ve batıl inançlar kırılmadığı müddetçe, aşısı olmayan bu insanlık dramına karşı yürütülen amansız mücadelenin aylarca, hatta yıllarca sürebileceği konusunda dünyayı uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kuresel-kabus-hizla-yayiliyor-ebola-salgininda-can-kaybi-130u-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/kuresel-kabus-hizla-yayiliyor-ebola-salgininda-can-kaybi-130u-gecti.jpg" type="image/jpeg" length="58525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola Alarmı: Aşının Hazır Olması 9 Ayı Bulacak]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/ebola-alarmi-asinin-hazir-olmasi-9-ayi-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/ebola-alarmi-asinin-hazir-olmasi-9-ayi-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde patlak veren ve hızla komşu ülkelere yayılan nadir Ebola türü için acil durum ilan etti. Hastanelerin dolup taştığı bölgede büyük bir insani kriz yaşanırken, ölümcül virüse karşı geliştirilecek aşının hazır olmasının 9 ayı bulabileceği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda ortaya çıkan ve hızla komşu Uganda'ya da sıçrayan <strong>nadir Ebola virüsü türüne karşı</strong> küresel bir uyarı yayınladı. Bölgesel bir krize dönüşen salgında, şu ana kadar <strong>600 şüpheli vaka ve 139 can kaybı</strong> kayıtlara geçti. Virüsün kuluçka süresi göz önüne alındığında bu ağır tablonun daha da kötüleşeceği tahmin ediliyor. Bölgede <strong>ulusal ve bölgesel acil durum ilan eden DSÖ</strong>, sağlık çalışanlarının da hayatını kaybettiği salgında sahadaki tıp merkezlerinin tam kapasiteye ulaştığını duyurdu. Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü ise <strong>hastanelerde şüpheli vakalar için yer kalmadığını ve hayati öneme sahip koruyucu ekipman eksikliği yaşandığını</strong> bildirerek krizin geldiği korkunç boyuta dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salgınla mücadeleyi sekteye uğratan en büyük tehlike ise doğrudan virüsün türünden kaynaklanıyor. Uzmanlar, bölgede daha önce sık görülen türlerin aksine, on yılı aşkın süredir rastlanmayan ve <strong>enfekte olanların üçte birinin hayatını kaybetmesine yol açan nadir "Bundibugyo" türünün</strong> yeniden sahneye çıktığını belirtiyor. İlk olarak nisan ayında bir hemşirenin yaşamını yitirmesiyle başlayan ve altın madenciliği yapılan kasabalara hızla yayılan hastalık, sıtma gibi bölgedeki diğer rahatsızlıklarla benzer semptomlar gösterdiği için ilk etapta tespit edilemedi. <strong>Şu an için onaylanmış bir aşısı veya özel bir tedavisi bulunmayan bu türe karşı</strong> bölge halkı, tokalaşma gibi en temel günlük alışkanlıklarını dahi terk ederek amansız bir hayatta kalma mücadelesi veriyor.</p>

<p>Tüm dünyanın endişeyle takip ettiği aşı çalışmalarından ise henüz rahatlatıcı bir haber gelmiş değil. DSÖ yetkilileri, laboratuvar ortamında geliştirilen <strong>iki potansiyel aşı adayı üzerinde çalışıldığını ancak her ikisinin de henüz klinik deney aşamasına geçemediğini</strong> vurguluyor. Uzmanlar, mevcut en güçlü aşı adayının tam anlamıyla hazır hale gelmesinin <strong>altı ila dokuz ay gibi uzun bir süreyi bulabileceği</strong> uyarısında bulunuyor. Öte yandan, ABD cephesinden gelen "salgının tespitinde geç kalındığı" yönündeki eleştirilere de sert yanıt veren DSÖ yönetimi; <strong>yıllardır çatışmaların gölgesinde kalan ve sağlık altyapısı ciddi anlamda yetersiz olan Doğu Kongo gibi zorlu bir coğrafyada</strong>, virüs türünü belirlemenin ve müdahale etmenin muazzam bir çaba gerektirdiğini belirterek iddiaları geri çevirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/ebola-alarmi-asinin-hazir-olmasi-9-ayi-bulacak</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/ebola-asisi-reuters-1522939.jpg" type="image/jpeg" length="65274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Sağlık raporlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Raporları Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile sağlık raporlarının düzenlenme süreçlerine ilişkin kurallar belirlendi. Evlilik için alınan sağlık raporları dahil birçok alanda değişikliğe gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, sağlık raporları alım sürecinde yeni bir döneme girildiğini duyurdu. Yeni yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla başlayan dönemde, evlilik için alınan sağlım raporu ve istirahat süreleri dahil birçok alanda değişikliğe gidildi. İşte detaylar...</p>

<p><strong>e-Nabız DEVREYE GİRİYOR</strong></p>

<ul>
 <li><strong>Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; tüm raporların başvuru sürecinde yazılı dilekçe ve benzer uygulamalar sona erdirilirken, başvuru süreçleri bundan sonra e-Nabız üzerinden kişisel beyan formunun doldurulmasıyla başlatılacak.</strong></li>
</ul>

<p>Düzenleme ile tek hekim raporları öncesinde bir karar destek sistemi oluşturuldu. Tanı, ilaç ve malzeme kullanımı ile ilgili kişisel beyan sorularına verilen yanıtlara göre sistem bir değerlendirmede bulunacak.</p>

<p>Bu kapsamda; kişinin sağlık raporu başvurusunda engel bir tanı, ilaç kullanımı ya da sağlık sorunu beyanı yoksa e-Nabız üzerinden Sağlık Durum Belgesi düzenlenebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kişinin beyanıyla e-Nabız bilgilerinin eşleşmediği durumlarda sağlık raporu için hekime yönlendirme yapılacak. Lisansa tabi olmayan sporlar ve sosyal aktiviteler için de rapor düzenlenmesine gerek kalmadan e-Nabız üzerinden Sağlık Durum Belgesi alınması mümkün olacak.</p>

<p><img alt="STETESKOP sağlık" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2023/11/steteskop-saglik.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>2 TEMEL SAĞLIK KURULU TANIMLANDI</strong><br />
Yönetmelikte durum bildirir sağlık kurulu raporu süreçleri de yeniden tanımlanırken, tam teşekküllü sağlık kurulu ve üç hekimli sağlık kurulu olmak üzere iki temel sağlık kurulu oluşturuldu.</p>

<p><strong>Sağlık kurulu raporu alma süreci kolaylaştı</strong><br />
Bu kapsamda; vatandaşların sağlık kurulu raporu alma süreçleri kolaylaştırıldı, bakanlık tarafından belirlenen istisnalar dışında raporların üç hekim tarafından düzenlenebilmesine imkan tanındı.</p>

<p><img alt="Sağlık-2" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2025/01/saglik-2.jpg" width="860" /></p>

<p><strong>HASTANELERDE 'RAPOR BAŞVURU MERKEZİ' KURULACAK</strong><br />
İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde sağlık raporu işlemlerinin tek bir noktadan başlatılması, takip edilmesi ve sonuçlandırılması sağlandı; kişilerin hastanede devam eden rapor süreçlerine ilişkin bilgiye kolay erişimi mümkün hale getirildi.</p>

<p>Bu amaçla; sağlık kurumlarında Rapor Başvuru Merkezleri oluşturulacak ve süreç bu merkezler üzerinden takip edilebilecek.</p>

<p>Bakanlık tarafından belirlenen sağlık raporu formatları dışında başka bir formatta rapor düzenlenmesinin önüne geçildi. Raporların ilgili kişiler tarafından daha kolay değerlendirilmesi sağlandı ve ülke standardı oluşturuldu. Raporlara İngilizce dil desteği eklenerek uluslararası kullanım imkanı da sağlandı.</p>

<p><strong>İŞE GİRİŞ BELGELERİ İÇİN YENİ MERKEZ</strong><br />
Düzenlemeyle ayrıca; elliden az çalışanı bulunan ve az tehlikeli iş yerlerinde çalışacak olan kişilerin işe giriş raporlarının, Çalışan Sağlığı Merkezi (ÇAŞMER), aile hekimleri ve diğer kamu sağlık hizmeti sunucularında görevli tüm hekimler tarafından düzenlenebilmesinin önü açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/saplik-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="65913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ acil durum ilan etti: Vaka sayısı artıyor]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dso-acil-durum-ilan-etti-vaka-sayisi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dso-acil-durum-ilan-etti-vaka-sayisi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'da etkisini gösteren Ebola salgınının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'daki Ebola salgınının uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu, ama pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığını belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, KDC ve Uganda'daki Ebola salgınına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgınına ilişkin KDC'li ve Ugandalı yetkililerle görüştüğünü belirten Ghebreyesus, Ebola hastalığının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu teşkil ettiğini ancak uluslararası sağlık tüzüğünde tanımlanan pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığına karar verildiğini bildirdi.</p>

<p>Ghebreyesus, KDC ve Uganda'ya, olayı kontrol altına almak için gerekli ve güçlü önlemleri alma konusundaki kararlılıkları ve bu olayın DSÖ'ye üye diğer ülkeler için oluşturduğu riski değerlendirme konusundaki dürüstlükleri nedeniyle minnettar olduğunu ifade ederek, "Bu sayede küresel topluluğun gerekli hazırlık önlemlerini almasına olanak sağladılar." dedi.</p>

<p>Salgının halk sağlığı acil durumu oluşturduğuna karar verilmesinde, KDC ve Uganda tarafından sağlanan bilgiler, bilimsel ilkeler, mevcut bilimsel kanıtlar ve diğer ilgili verilerin dikkate alındığını ifade eden Ghebreyesus, salgının uluslararası yayılma riskinin de değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p><img height="362" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-17-125122.jpg" width="638" /></p>

<p>Ghebreyesus, "16 Mayıs 2026 itibarıyla KDC'de Ituri eyaletinde, Bunia, Rwampara ve Mongbwalu bölgeleri dahil en az 3 sağlık bölgesinde 8 laboratuvar onaylı vaka, 246 şüpheli vaka ve 80 şüpheli ölüm bildirildi. KDC'den seyahat eden 2 kişide, 15 ve 16 Mayıs tarihlerinde 24 saat arayla, Uganda'nın Kampala kentinde birbirleriyle görünürde bir bağlantısı olmayan 2 laboratuvar onaylı vaka (bir ölüm dahil) bildirildi. 16 Mayıs'ta Ituri'den dönen bir kişide de KDC'nin Kinşasa kentinde laboratuvar onaylı bir vaka bildirildi." bilgisini verdi.</p>

<p>Ituri'deki çeşitli bölgelerde Bundibugyo virüsü ile uyumlu alışılmadık toplu ölüm vakalarının bildirildiğini anımsatan Ghebreyesus, Ituri ile Kuzey Kivu genelinde şüpheli vakalar tespit edildiğini belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, "Buna ek olarak etkilenen bölgeden viral hemorajik ateşe işaret eden klinik bir bağlamda sağlık çalışanları arasında en az 4 ölüm vakası bildirildi. Bu durum, sağlık hizmetleriyle ilişkili bulaşma, enfeksiyon önleme ve kontrol önlemlerindeki eksiklikler ve sağlık tesislerinde yayılma potansiyeli konusunda endişeleri artırıyor. Şu anda (Ebola salgını) bu olayla ilişkili gerçek enfekte kişi sayısı ve coğrafi yayılım konusunda önemli belirsizlikler bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu</p>

<p>Mevcut durumun, salgının boyutunu anlamak, gözetim, önleme ve müdahale çabalarını koordine etmek için uluslararası koordinasyon ve işbirliği gerektirdiğini vurgulayan Ghebreyesus, uluslararası sağlık tüzüğü uyarınca, salgının yaşandığı ülkelerin olaya nasıl yanıt vereceğine dair önerilen geçici tavsiye konusunda görüş bildirmek üzere en kısa sürede Acil Durum Komitesi'ni toplayacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="360" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-17-125114.jpg" width="642" /></p>

<p><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></p>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı. KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin ismi verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 döneminde görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dso-acil-durum-ilan-etti-vaka-sayisi-artiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/d-s-o.jpg" type="image/jpeg" length="83444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türü görülüyor]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/her-6-bebekten-birinde-besin-alerjisinin-bir-turu-goruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/her-6-bebekten-birinde-besin-alerjisinin-bir-turu-goruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Özçeker, besin alerjisinin son 20 yılda çok ciddi bir artış gösterdiğini, günümüzde neredeyse 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türünün görüldüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Özçeker, besin alerjisinin özellikle çocukluk çağında giderek daha sık karşılaşılan bir tablo haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Besin alerjisinin günümüzde artık hem klinik hem de toplumsal açıdan büyük bir halk sağlığı sorunu olmaya başladığına dikkati çeken Özçeker, "Besin alerjisi son 20 yılda çok ciddi bir artış gösterdi ve günümüzde neredeyse 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türünü görüyoruz." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Özçeker, besin alerjisindeki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını, çok faktörlü bir süreçten söz edilebileceğini ama en önemli faktörün epigenetik değişiklikler olduğunu belirtti.</p>

<p>Epigenetik değişikliklerde genetik yapının kısa sürede değişmediğini ancak çevresel faktörlerin genlerin çalışma biçimini etkilediğini aktaran Özçeker, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bizim genetiğimiz 20 yılda değişmedi ama çevresel faktörlerimiz ciddi anlamda değişti. Yani DNA dizimizi bir piyanonun tuşlarına benzetecek olursak tuşlara basan güç ne kadar değişirse farklı bir ses çıkıyor. Çevresel faktörler değiştikçe birtakım genlerimiz daha suskun, birtakım genlerimiz de daha fazla tepki vermeye başladı. Yani besin alerjisi, diğer alerjik hastalıklar ve birçok otoimmün hastalıklar günümüzde bu epigenetik değişikliklerin etkisiyle artış göstermiş durumda."</p>

<ul>
 <li><strong>"Besin alerjisindeki artış 'pandemi' olarak tanımlanabilir"</strong></li>
</ul>

<p>Özçeker, epigenetik değişikliklerde hava kirliliğinin şehirleşme ve yaşam tarzındaki değişimlerin önemli rol oynadığını belirterek, sürecin yalnızca doğum sonrası değil, anne karnından itibaren başladığını anlattı.</p>

<p>İşlenmiş gıdalar ve katkı maddelerinin bağırsak mikrobiyotası üzerinde etkili olduğuna işaret eden Özçeker, "Koruyucu maddeler, ürünlerin raf ömrünü uzatan maddeler. Bunlar burada bakteri üremesini önlüyorlar. Biz bu besinleri aldığımızda sadece ürünün bakterisinin üremesini engellemiyor, bizim bağırsağımızdaki faydalı bakterilerin de üremesini engelliyor." diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Özçeker, mikrobiyota dengesinin bozulmasının "disbiyoz" olarak adlandırıldığını, bu durumun besin alerjisini tetikleyen önemli faktörlerden biri olduğunu ancak tek başına yeterli bir açıklama olmadığını ifade etti.</p>

<p>Besin alerjisindeki artışın "pandemi" olarak tanımlanabileceğini dile getiren Özçeker, "Bundan 20 yıl önce 'astım pandemisi' diyorduk ama artık 'besin alerjisi pandemisi' diyebiliriz. Çünkü artış çok ciddi boyutlarda." dedi.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>"En sık görülen besin alerjileri ilk 3 yaşta inek sütü ve yumurta alerjileridir"</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Özçeker, bebeklik döneminin bağışıklık sistemi açısından kritik bir dönem olduğunu, bu dönemde vücudun yeni gıdalarla ilk kez tanıştığını ve bağışıklık sisteminin henüz tam olgunlaşmadığını, bu nedenle bazı bebeklerde besinlerin tehdit olarak algılanabildiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'de farklı besin alerjisi türleri görüldüğünü aktaran Özçeker, "En sık görülen besin alerjileri ilk 3 yaşta inek sütü ve yumurta alerjileridir. Biz en sık bu 2 proteine karşı alerjileri görüyoruz. Ancak bunlar 5 yaşına kadar büyük oranda düzeliyor." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Daha ileri yaşlarda ise kuruyemişler, deniz ürünleri ve buğday alerjilerinin öne çıktığını kaydeden Özçeker, besin alerjilerinin coğrafi farklılıklar gösterdiğini de söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Özçeker, anafilaksi gibi ağır alerjik reaksiyonların hayati risk taşıdığına ve bu durumun çok hızlı gelişebildiğine dikkati çekerek, "Anafilaksi dediğimiz şey aslında çok ani ve şiddetli vücudun tepki verme durumu. Kaşıntı, döküntü, şişme gibi cilt bulguları ve buna eşlik eden nefes darlığı, öksürük, inatçı kusmalar ve tansiyon düşüklüğünü görebiliyoruz. Anafilaksinin tek ve en etkili tedavisi adrenalindir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Besin alerjisi tanı ve tedavi süreçlerinde yeni gelişen yöntemlerin bulunduğunu dile getiren Özçeker, moleküler alerji testlerinin artık daha ayrıntılı risk değerlendirmesi yapılmasına imkan tanıdığını, ayrıca oral immünoterapi ve biyolojik ilaçların da tedavi seçenekleri arasında yer almaya başladığını sözlerini ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/her-6-bebekten-birinde-besin-alerjisinin-bir-turu-goruluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/bebek-alerji-2132963.jpg" type="image/jpeg" length="64316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan Hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok." dedi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, katıldığı canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.</p>

<p>Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.</p>

<p>Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.</p>

<p>Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız." bilgisini verdi.</p>

<p>Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok." dedi.</p>

<p>Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>- "SON 1 YILDA 7 MİLYON KİŞİYE KANSER TARAMASI YAPILDI"</strong></p>

<p>Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.</p>

<p>Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>- "TÜRKİYE'DE SEZARYEN DOĞUM ORANI YÜZDE 59,7"</strong></p>

<p>Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2024/12/saglik-bakani-kemal-memisoglu.jpg" type="image/jpeg" length="19059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan Hantavirüs açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok." dedi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, katıldığı canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.</p>

<p>Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle Kovid-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Toplumdan spekülasyonlara değil, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına itibar etmelerini isteyen Memişoğlu, "Kovid-19 salgını sürecinde bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden biri olduysak, şu anda sağlık sistemimiz her türlü salgın da olsa, sağlıkla ilgili tehdit de olsa bunları önlemeye, takip etmeye muktedir bir sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Memişoğlu, hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütünün 2 Mayıs'ta bir gemide görülen ağır solunum hastalığı olduğuna dair önlem alınması gerektiğine ilişkin alarm verdiğini ve Türkiye'nin de süreci ilk andan itibaren takip ettiğini anlattı.</p>

<p>Uluslararası bir seyahat gemisinde 147 yolcunun bulunduğunu anımsatan Memişoğlu, yolcuların temaslı olarak değerlendirildiğini, 8 yolcuda pulmoner hastalık görüldüğünü ve bunlardan 6'sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin tüm ekipleriyle ve İspanya'daki büyükelçilikle koordinasyon içinde hareket ettiğini belirterek, temaslı yolcuların ülkelerine gönderilip karantinaya alınmaları için organizasyon yapıldığını, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının da tedbir amacıyla karantinaya alındığını ifade etti.</p>

<p>Gemideki 3 Türk vatandaşın da Türkiye'ye ait uçakla izole şekilde getirildiğini anımsatan Memişoğlu, "Gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla onları izole şekilde aldık ve şu anda da onları karantinaya almış durumdayız ve takip ediyoruz, testleri de negatif çıktı. 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün onları klinik anlamında arıyoruz, bir bulgusu olup olmadıklarını takip ediyor halk sağlığımız." bilgisini verdi.</p>

<p>Memişoğlu, "Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun, şu anda böyle bir salgın riski veya bununla ilgili bilimsel dünyanın bize risklerin çok arttığı veya bu konuda risk olduğu konusunda bir bildirimi ve önerisi yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bu konuda bizleri bilgilendiriyorlar ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyoruz. Şu anda böyle bir salgın riski yok." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hantavirüsün kemirgenlerden sıvı ile dışkılardan bulaşan bir hastalık türü olduğunun bilgisini veren Memişoğlu, Sağlık Bakanlığının yalnızca hantavirüsü değil, gribal enfeksiyonlara neden olan virüsler başta olmak üzere tüm hastalıkları yakından takip ettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>- "SON 1 YILDA 7 MİLYON KİŞİYE KANSER TARAMASI YAPILDI"</strong></p>

<p>Sağlıkta üretim vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, Türkiye'nin son yıllarda sağlık teknolojileri üretiminde önemli adımlar attığını söyledi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu son dönemdeki yerli aşı çalışmalarına ilişkin, "Hepatit aşısını sahaya verdik. Türkiye kendi aşısını yapacak, kendi ilacını da yapacak. Sadece onları değil kendi cihazını da üretecek. 9 aşıyla ilgili de TÜSEP'te çağrıya çıktık." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin artık SMA ilacını da üretmeye başladığını belirterek, klinik çalışmaların sürdüğünü ve ilacın preklinik aşamanın sonuna geldiğini söyledi.</p>

<p>Koruyan Sağlık Vizyonu kapsamında aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belirli yaş grubuna ücretsiz kanser taramaları yapıldığını vurgulayan Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>- "TÜRKİYE'DE SEZARYEN DOĞUM ORANI YÜZDE 59,7"</strong></p>

<p>Memişoğlu, sezaryen doğumlarla ilgili değerlendirmesinde, Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 59,7, ilk doğumlarda ise bu oranın yüzde 30,4 seviyesinde olduğunu belirterek, anne adayları ve hekimlerle bu oranları daha sağlıklı seviyelere çekmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Geçen yıl Türkiye'de ilk kez sezaryen oranlarında düşüş eğilimi görüldüğünü ifade eden Memişoğlu, bu düşüşün sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Memişoğlu, bütün il ve ilçe sağlık müdürlüklerine ilk bebeğini bekleyen ve gebeliğinin son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2024/12/saglik-bakani-kemal-memisoglu.jpg" type="image/jpeg" length="80116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni küresel planın adı: Hantavirüs! Hanta ne demek?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/yeni-kuresel-planin-adi-hantavirus-hanta-ne-demek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/yeni-kuresel-planin-adi-hantavirus-hanta-ne-demek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kısa adı GAVI olan, (Global Alliance for Vaccines and Immunization - Küresel Aşı ve Bağışıklama İttifakı) tam 5 yıl önce (10 Mayıs 2021'de) yeni virüsün adını Hantavirüs olarak duyurmuş! 
Peki ''Hanta'' ne demek? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde aşıya erişimi artırmak ve özellikle düşük gelirli ülkelerdeki çocukları önlenebilir hastalıklardan korumak amacıyla kurulmuş uluslararası bir kamu-özel sektör ortaklığı olarak kendini tarif eden GAVİ'nin de resmi raporlarına giren HANTA ifadesi: <strong>Sahtekarlık, Yalan, Saçmalık &amp; Dolandırıcılık anlamlarına geliyor!</strong></p>

<p>Grok'a sorulan <strong>''HANTA''</strong> ne demektir sorusuna verilen cevapta;<br />
<strong>İbranice argo'da “hanta” </strong>(חַנְטָה / chanta) dolandırıcılık, yalan, saçmalık, sahtekarlık veya sahte bir şey anlamına gelir — bir şeye saçmalık demek gibi.</p>

<p><strong>Macarca'da</strong> “hanta” saçmalık, saçma sapan, boş laf, palavra veya yalan için kullanılan bir argo — temelde “saçmalık” veya abartılı bir hikaye.</p>

<p><strong>İbranice</strong> ("chanta/hanta" argo olarak dolandırıcılık/yalan/saçmalık için) ve Macarca ("hanta" boktanlık/uzun hikaye için) arasındaki ilginç argo tesadüfü.</p>

<p>Hantavirus'un kendisi gerçek—fare kaynaklı bir virüs, 1950'lerden beri bilinen (Hantaan Nehri kökenli), HFRS/HPS'ye neden olan ve aşılar ya da Gates makalelerinden çok önce dünya çapında belgelenmiş. (Küresel akıl çok önceden çalışmasını yapmış, lansmanı son yıllarda gündeme getiriliyor)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosya medya üzerinden yapılan paylaşımlarda yeni pandemi planının HANTA ismiyle başlatılacak olmasını; '<strong>'kitleler tekrar kabala tarafından test ediliyor, bir başka planlanmış salgına, korku yaymaya, zorunluluklara, PCR testlerine kapılacaklar mı, hepsi kitlesel aşılamayla sonuçlanıp daha fazla ölüm ve hastalık yaratma hedefine mi ulaşacak?'' </strong>şeklinde yorumlanıyor...</p>

<p><img src="https://pbs.twimg.com/media/HH_KUTXXwAAJQwH?format=jpg&amp;name=large" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/yeni-kuresel-planin-adi-hantavirus-hanta-ne-demek</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/hanta-ne-demek.jpg" type="image/jpeg" length="79231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan açıklama: Türkiye'de 'Hantavirüs' vakası var mı?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-aciklama-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-aciklama-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, kamuoyunda gündem olan hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dünyayı tedirgin eden Hantavirüs ile ilgili açıklama yaptı.</p>

<p><strong>"ÜLKEMİZDE HENÜZ HANTAVİRÜS VAKASI TESPİT EDİLMEDİ"</strong><br />
Bakan Memişoğlu <strong>"Ülkemizde henüz Hantavirüs vakası tespit edilmemiştir. Bakanlığımız tarafından süreç titizlikle takip edilmektedir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir"</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"HER TÜRLÜ BULAŞICI HASTALIĞA KARŞI ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR"</strong><br />
Memişoğlu, <strong>"Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir."</strong> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bakan-memisoglundan-aciklama-turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/h-a-n-t-a-v-i-r-u-s.jpg" type="image/jpeg" length="16945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene gerçeği: Doğru bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kene-gercegi-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kene-gercegi-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta uzmanlar, kene vakalarındaki artışın doğal süreçlerle ilişkili olduğunu belirtirken, biyolojik müdahale iddialarının bilimsel karşılığı olmadığını vurguladı. KKKA’nın 2002 sonrası daha görünür hale geldiği ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakalarında yaşanan artış yeniden gündeme gelirken uzmanlar, kamuoyundaki yanlış algılara dikkat çekiyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden bir akademisyen, kenelerin uzun yıllardır ekosistemde bulunduğunu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin (KKKA) ise belirli bir dönemden sonra daha belirgin hale geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>"KENELER YENİ DEĞİL, HEP VARDI"</strong><br />
Ömer Faruk Şahin, kenelerin yeni bir tür ya da dışarıdan getirilmiş canlılar olmadığına dikkat çekti. Şahin, bu canlıların doğada uzun süredir var olduğunu ve ekosistemin doğal bir parçası olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2002 SONRASI KKKA VAKALARI</strong><br />
Uzman açıklamasına göre Türkiye’de, 2002 yılından itibaren kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları daha görünür hale geldi. Bu süreçte dönemsel artışlar ve ölümler yaşandığı belirtildi.</p>

<p><strong>"BİYOLOJİK HARP" İDDİALARINA RET</strong><br />
Kenelerin uçakla atıldığı ya da farklı yollarla ülkeye getirildiği yönündeki iddiaların bilimsel temeli olmadığını belirten Şahin, bu söylemlerin toplumda gereksiz panik oluşturduğunu ifade etti. Hastalığın doğası gereği zamanla değişim gösterebildiğine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Kene Isırığı" class="detail-photo img-fluid" height="488" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/kene-isirigi.jpeg" width="753" /></p>

<p><strong>VİRÜSTE ZAMANLA DEĞİŞİM</strong><br />
Şahin, KKKA virüsünün yıllar içinde hastalık yapıcı özelliğinde değişiklikler olabileceğini belirterek geçmişte daha hafif seyreden etkilerin, zamanla daha ağır sonuçlar doğurabildiğini söyledi.</p>

<p>Kene popülasyonundaki artışın doğal döngülerle ilişkili olduğunu vurgulayan uzman, özellikle sıcaklıkların artmasıyla birlikte kenelerin daha aktif hale geldiğini belirtti. Küresel ısınmanın, bu süreci uzatabileceği ifade edildi.</p>

<p>Kenelerin ekosistemin parçası olduğunu belirten Şahin, bu canlılarla ilgili bilinçli olunması gerektiğini söyledi. “Kene küçüktür, etkisi büyüktür” ifadesiyle riskin ciddiyetine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Kene Isırığı1" class="detail-photo img-fluid" height="446" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/kene-isirigi1.jpeg" width="753" /></p>

<p><strong>KORUNMA YÖNTEMLERİ</strong><br />
Uzman, özellikle doğa aktivitelerinde açık renkli ve koruyucu kıyafetler giyilmesi gerektiğini belirtti. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, uzun kollu kıyafet tercih edilmesi ve hayvancılıkta koruyucu uygulamaların önemine değindi.</p>

<p>Yetkililer, kene ile mücadelenin panik değil bilinç gerektirdiğini ifade ederek bireysel korunma yöntemlerinin uygulanmasının, riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kene-gercegi-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2022/05/kene.jpg" type="image/jpeg" length="20041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Protezi Çeşitleri ve Kullanım Süreleri Nedir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dis-protezi-cesitleri-ve-kullanim-sureleri-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dis-protezi-cesitleri-ve-kullanim-sureleri-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş protezi, eksik dişlerin yerine fonksiyonel ve estetik çözümler sunarak yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir tedavi yöntemidir. Günümüzde gelişen diş hekimliği teknolojileri sayesinde hem doğal görünüme yakın hem de uzun ömürlü protez seçenekleri sunulmaktadır. Ancak <strong><a href="https://elitklinik.com.tr/dis-protezi/" rel="dofollow">diş protezi</a></strong> kullanım süresi, tercih edilen modelden bakım alışkanlıklarına kadar birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir.</p>

<h2><strong>Sabit ve Hareketli Diş Protezi Arasındaki Fark Nedir?</strong></h2>

<p>Diş protezleri genel olarak sabit ve hareketli olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Sabit protezler, ağız içine kalıcı olarak yerleştirilir ve hasta tarafından çıkarılamaz. Genellikle köprü ya da implant destekli sistemler bu gruba girer. Hareketli protezler ise gerektiğinde çıkarılıp takılabilir ve özellikle çoklu diş eksikliği durumlarında tercih edilir.</p>

<p>Sabit protezler, kullanım kolaylığı ve doğal his sunması nedeniyle daha konforlu bir deneyim sağlarken; hareketli protezler daha ekonomik çözümler sunabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği, hastanın ağız yapısına ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.</p>

<h2><strong>Hangi Diş Protezi Daha Uzun Ömürlüdür?</strong></h2>

<p>Diş protezlerinin dayanıklılığı kullanılan malzeme ve uygulama tekniğiyle doğrudan ilişkilidir. Özellikle implant üstü protezler, uzun ömürlü yapılarıyla öne çıkar. Doğru bakım ile bu protezler yıllarca sorunsuz kullanılabilir.</p>

<p>Uzun ömürlü protezlerde öne çıkan faktörler:</p>

<p>● Kaliteli malzeme kullanımı</p>

<p>● Doğru ağız ölçüsü ve uygulama</p>

<p>● Uzman hekim tarafından yapılması</p>

<p>● Düzenli bakım ve kontrol</p>

<p>Bu unsurlar bir araya geldiğinde protezin kullanım süresi ciddi şekilde uzar.</p>

<h2><strong>Diş Protezi Kaç Yıl Kullanılabilir?</strong></h2>

<p>Diş protezlerinin kullanım süresi ortalama olarak 5 ila 15 yıl arasında değişir. Bu süre, protezin türüne ve kişinin ağız bakımına gösterdiği özenle doğrudan bağlantılıdır. Sabit ve implant destekli protezler genellikle daha uzun ömürlü olurken, hareketli protezlerin belirli aralıklarla yenilenmesi gerekebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zamanla ağız yapısında değişimler olabileceği için, protez uyumu da etkilenebilir. Bu nedenle belirli aralıklarla diş hekimi kontrolü büyük önem taşır.</p>

<h2><strong>Protez Diş Kullanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?</strong></h2>

<p>Protez dişlerin uzun süre sağlıklı şekilde kullanılabilmesi için günlük bakım alışkanlıkları oldukça belirleyicidir. Ağız hijyenine dikkat edilmemesi, hem protezin ömrünü kısaltır hem de ağız sağlığını olumsuz etkiler.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken temel noktalar:</p>

<p>● Günlük düzenli temizlik yapılması</p>

<p>● Sert ve zarar verici gıdalardan kaçınılması</p>

<p>● Protezin doğru şekilde takılıp çıkarılması</p>

<p>● Diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması</p>

<p>Bu alışkanlıklar, protezin performansını ve kullanım süresini doğrudan artırır.</p>

<h2><strong>İmplant Üstü Protezler Ne Kadar Dayanır?</strong></h2>

<p>İmplant üstü protezler, günümüzde en dayanıklı ve konforlu seçenekler arasında gösterilir. Çene kemiğine yerleştirilen implantlar üzerine sabitlenen bu protezler, doğal dişe en yakın hissi verir.</p>

<p>Doğru bakım ve düzenli kontroller ile implant üstü protezler 15 yıl ve üzeri süre boyunca kullanılabilir. Hatta bazı durumlarda ömür boyu kullanım bile mümkün olabilir. Bu da onları uzun vadeli bir yatırım haline getirir.</p>

<h2><strong>Diş Protezinin Ömrünü Uzatmak İçin Ne Yapılmalı?</strong></h2>

<p>Protezlerin uzun ömürlü olması sadece kullanılan malzemeye değil, kullanıcı alışkanlıklarına da bağlıdır. Günlük bakım rutini ve doğru kullanım, protezin performansını doğrudan etkiler.</p>

<p>Ömrü uzatmak için önerilenler:</p>

<p>● Diş hekimi önerilerine eksiksiz uyulması</p>

<p>● Ağız bakım ürünlerinin düzenli kullanılması</p>

<p>● Protezin zarar görmesini engelleyecek alışkanlıklar geliştirilmesi</p>

<p>● Yılda en az bir kez kontrol yaptırılması</p>

<p>Bu adımlar sayesinde hem protezin ömrü uzar hem de ağız sağlığı korunur.</p>

<p>Sağlıklı bir gülüş, sadece estetik değil aynı zamanda özgüvenin de temelidir. Diş protezi tedavisinde doğru planlama ve uzman yaklaşım, uzun yıllar konforlu kullanımın anahtarıdır. Alanında deneyimli kadrosu, modern teknolojik altyapısı ve hasta odaklı yaklaşımıyla öne çıkan <strong>Elit Klinik</strong>, size en uygun diş protezi çözümlerini sunarak yaşam kalitenizi yeniden yükseltir. Siz de güvenilir ve kalıcı bir çözüm arıyorsanız, Elit Klinik ile iletişime geçerek ilk adımı hemen atabilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dis-protezi-cesitleri-ve-kullanim-sureleri-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/dis-protez.jpg" type="image/jpeg" length="90167"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
