<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 03:54:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye yaşlanıyor: Genç nüfus dünya ortalamasının altında, yaşlı nüfus ise üzerine çıktı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-dunya-ortalamasinin-altinda-yasli-nufus-ise-uzerine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-dunya-ortalamasinin-altinda-yasli-nufus-ise-uzerine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in 2025 verilerine göre Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalaması olan yüzde 10,4'ün üzerine çıktı. Genç nüfus oranı ise yüzde 14,8 ile dünya ortalaması olan yüzde 15,6'nın altında kaldı. Veriler, Türkiye nüfusunun yaşlanma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı verileri, Türkiye'nin nüfus yapısındaki dönüşümün hız kesmeden devam ettiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>TÜRKİYE İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR</strong></li>
</ul>

<p>Açıklanan verilere göre Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1'e ulaşırken, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusun oranı yüzde 14,8 olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece Türkiye'nin yaşlı nüfus oranı, yüzde 10,4 olan dünya ortalamasını aşarken, genç nüfus oranı ise yüzde 15,6 seviyesindeki dünya ortalamasının altında kaldı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 10 194850" class="detail-photo img-fluid" height="469" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-10-194850.png" width="846" /></p>

<ul>
 <li><strong>EN YAŞLI ÜLKE MONAKO</strong></li>
</ul>

<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında yüzde 36 ile Monako ilk sırada yer aldı. Japonya yüzde 30 ile ikinci olurken, İtalya yüzde 25,1, Portekiz yüzde 24,9 ve Yunanistan yüzde 24,4 ile üst sıralarda yer aldı. Finlandiya, Almanya, Hırvatistan, San Marino ve Sırbistan da yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında bulundu.</p>

<p>Listenin diğer ucunda ise yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler yer aldı. Katar yüzde 1,7 ile son sırada bulunurken, Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 1,8, Zambiya yüzde 2,0, Çad yüzde 2,1, Orta Afrika Cumhuriyeti ile Uganda yüzde 2,2, Mali ve Afganistan yüzde 2,4, Yemen ile Burundi ise yüzde 2,5 oranıyla dikkat çekti.</p>

<ul>
 <li><strong>EN GENÇ ÜLKELER AFRİKA'DA</strong></li>
</ul>

<p>Genç nüfus oranında ise tablo tersine döndü. Güney Sudan yüzde 23,3 ile genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke olurken, Suriye yüzde 23,1, Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 22,5, Eritre yüzde 22,3 ve Marshall Adaları yüzde 22 ile ilk sıralarda yer aldı. Malavi, Doğu Timor, Kenya, Uganda ve Zimbabve de genç nüfus oranının en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında gösterildi.</p>

<p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler arasında ise yüzde 8,8 ile Monako ilk sırada yer aldı. Malta yüzde 9,1, Almanya yüzde 9,5, Japonya yüzde 9,6, Güney Kore yüzde 9,7, Katar yüzde 9,8, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya ve Avusturya ise yüzde 9,9'luk oranlarla listenin alt sıralarında yer aldı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 10 194856" class="detail-photo img-fluid" height="467" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-10-194856.png" width="840" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-dunya-ortalamasinin-altinda-yasli-nufus-ise-uzerine-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-dunya-ortalamasinin-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="13076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de sürü halinde yüzen yunuslar dronla görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/karadenizde-suru-halinde-yuzen-yunuslar-dronla-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/karadenizde-suru-halinde-yuzen-yunuslar-dronla-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SİNOP (AA) - Sinop'un Türkeli ilçesi açıklarında görülen yunus sürüsü, dronla kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz'in mavi sularında sürü halinde ilerleyen yunuslar, zaman zaman su yüzeyine çıkarak görsel şölen sundu.</p>

<p><img alt="A A 20260709 41930248 41930247 K A R A D E N I Z D E S U R U H A L I N D E Y U Z E N Y U N U S L A R D R O N L A G O R U N T U L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="712" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/a-a-20260709-41930248-41930247-k-a-r-a-d-e-n-i-z-d-e-s-u-r-u-h-a-l-i-n-d-e-y-u-z-e-n-y-u-n-u-s-l-a-r-d-r-o-n-l-a-g-o-r-u-n-t-u-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bir süre birlikte yüzerek ilerleyen yunuslar, daha sonra gözden kayboldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yunus sürüsünün su yüzeyindeki hareketleri, dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/karadenizde-suru-halinde-yuzen-yunuslar-dronla-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/a-a-20260709-41930248-41930246-k-a-r-a-d-e-n-i-z-d-e-s-u-r-u-h-a-l-i-n-d-e-y-u-z-e-n-y-u-n-u-s-l-a-r-d-r-o-n-l-a-g-o-r-u-n-t-u-l-e-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="21583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emzirmeden Biberona Geçişte Pratik İpuçları]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/emzirmeden-biberona-geciste-pratik-ipuclari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/emzirmeden-biberona-geciste-pratik-ipuclari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emzirme süreci, anne ile bebek arasındaki sonsuz bağın en önemli ve ilk adımlarından birini oluşturur. Tam da bu nedenle emzirme, sadece bebeğin beslenmesi ile ilişkilendirilemeyecek kadar kapsamlı ve kıymetlidir. Emzirme sırasında bebek anne sütü gibi çok değerli bir besini alırken anne ile iletişim kurar, göz teması sağlar, dokunur, hisseder, rahatlar, kendini sakinleştirmeyi öğrenir ve hatta oyun oynar. Bazen zorunlu sebeplerle bazen de zamanı geldiği için emzirmeden biberona geçiş süreci başlar. Ayrıca biberonla anne sütü vererek de bu süreç emzirmeye eşlik edebilir. Peki, emzirmeden biberona geçiş nasıl olmalı?</p>

<h2><strong>Adım Adım Biberona Geçiş</strong></h2>

<p>Emzirmeden biberona geçişte size yardımcı olacak pratik ipuçları ile süreci kolaylaştırabilirsiniz. Aşağıdaki adımları gözden geçirin:</p>

<h3>1. Geçişi Kademeli Yapın</h3>

<p>Bebeğinizin alışması için günde tek bir biberon öğünüyle başlayın. Zamanla biberonla beslenen öğün sayısını artırabilirsiniz.</p>

<p>Örneğin bebeğiniz günde 6 kez emiyorsa, ilk 2-3 gün sadece öğle beslenmesini biberonla vermeyi deneyebilirsiniz. Bebeğiniz bu düzene alışmaya başladığında, birkaç gün sonra akşam veya sabah beslenmelerinden birini de biberonla değiştirebilirsiniz. Böylece geçiş ani değil, bebeğin uyum sağlayabileceği doğal bir süreç hâline gelir.</p>

<h3>2. Doğru Biberon ve Emzik Seçin</h3>

<p>Anne memesine yakın tasarıma sahip, yavaş akışlı emzikler bebeğin biberonu daha kolay kabul etmesine yardımcı olur. Bu nedenle <strong><a href="https://lansinoh.com.tr/biberonlar/" rel="dofollow">biberon</a></strong> seçimi çok önemlidir. Anne memesini emdiğinde uyguladığı basıncı ve hissi taklit edebilen teknolojiye sahip ürünler kullanmak bebeğin anne memesinden biberona ve biberondan de anne memesine geçişini kolay kılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>3. İlk Denemeyi Başka Bir Kişi Yapsın</h3>

<p>Anne yanındayken bebek emmek isteyebilir. İlk biberon denemelerini baba veya başka bir bakım verenin yapması geçişi kolaylaştırabilir. Çünkü bebek, annenin varlığında onu emmeyi tercih eder.</p>

<h3>4. Bebeğin Açlık ve Ruh Halini Gözlemleyin</h3>

<p>Çok aç ya da çok huzursuz olduğu anlar yerine, sakin ve hafif aç olduğu zamanlarda biberon teklif etmek başarı şansını artırabilir. Burada kritik nokta; bebek ilk biberon denemesi için ne çok aç olmalı ne de tok olmalıdır. Çoğunlukla bebek çok açken biberon verilmesi gibi bir hata yapılır. Oysa böyle bir durumda açlık hissinin neden olduğu stresi yenmek için de anne memesine ihtiyaç duyar.</p>

<h3>5. Sabırlı ve Israrcı Olmadan İlerleyin</h3>

<p>Bazı bebekler biberonu hemen kabul ederken bazıları birkaç gün veya hafta içinde alışabilir. Bebeği zorlamadan, düzenli aralıklarla tekrar denemek en sağlıklı yaklaşımdır. Böylece biberona karşı bir tepki geliştirmemiş olur.</p>

<h2><strong>Biberona Geçiş Sürecini Destekleyen Yardımcı Ürünler</strong></h2>

<p>Emzirmeden biberona geçiş yalnızca doğru biberonu seçmekten ibaret değildir. Annenin emzirme döneminde konforunu koruyan ve bebeğin yeni düzene uyum sağlamasını destekleyen biberon ve biberon emziği dışında bazı yardımcı ürünler bulunur. Onlardan da yardım alabilirsiniz. Örneğin emzirme döneminde meme ucu hassasiyeti yaşayan anneler için <strong><a href="https://lansinoh.com.tr/gogus-ucu-kremleri/" rel="dofollow">meme ucu kremi</a></strong> konfor sağlar. Özellikle biberona geçiş kademeli ilerlediğinde emzirme tamamen sona ermediği için meme bakımına devam etmek önemlidir. Düzenli bakım, annenin emzirme sırasında daha rahat hissetmesine yardımcı olur ve geçiş sürecini daha konforlu hâle getirebilir.</p>

<p>Bebekler emzirme sırasında yalnızca beslenmez; aynı zamanda sakinleşir ve kendilerini güvende hissederler. Biberonla beslenmeye geçerken bu alışkanlığın değişmesi bazı bebeklerde huzursuzluğa neden olabilir. Bu süreçte <strong><a href="https://lansinoh.com.tr/beyaz-gurultu-nedir-bebekler-icin-beyaz-gurultu/" rel="dofollow">beyaz gürültü</a></strong> sesleri, bebeğin rahatlamasına ve beslenme sırasında daha sakin kalmasına yardımcı olabilir. Özellikle uyku öncesi veya biberonla beslenme rutininde kullanıldığında geçiş sürecini destekleyen yardımcı bir yöntem olabilir.</p>

<p>Emzirmeden biberona geçiş, her bebeğin kendi hızında uyum sağladığı doğal bir süreçtir. Sabırlı ilerlemek, doğru ürünleri tercih etmek ve bebeğinizin ihtiyaçlarını gözlemlemek hem sizin hem de bebeğinizin bu dönemi daha rahat ve keyifli geçirmenize yardımcı olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/emzirmeden-biberona-geciste-pratik-ipuclari</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/biberon.jpg" type="image/jpeg" length="48840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gurbetçilerin, Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye gelişleri sürüyor]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/gurbetcilerin-avrupa-ulkelerinden-turkiyeye-gelisleri-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/gurbetcilerin-avrupa-ulkelerinden-turkiyeye-gelisleri-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapıkule'de sıla hasretini dile getiren gurbetçi Mehmet Yıldız: "Gurbette hep eksiğiz, buraya gelince tamamlanıyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EDİRNE (AA) - Gurbetçilerin, Avrupa ülkelerinden yıllık izinlerini geçirmek üzere Türkiye'ye gelişleri devam ediyor.</p>

<p>Araçlarına Türk bayrağı asan gurbetçiler, yurda kavuşmanın sevincini yaşıyor.</p>

<p>Uzun ve yorucu yolculuğun ardından Edirne'deki sınır kapılarından yurda giren gurbetçiler, işlemlerinin ardından memleketlerinin yolunu tutuyor.</p>

<p><img alt="A A 20260703 41858512 41858503 G U R B E T C I L E R I N A V R U P A U L K E L E R I N D E N T U R K I Y E Y E G E L I S L E R I S U R U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/a-a-20260703-41858512-41858503-g-u-r-b-e-t-c-i-l-e-r-i-n-a-v-r-u-p-a-u-l-k-e-l-e-r-i-n-d-e-n-t-u-r-k-i-y-e-y-e-g-e-l-i-s-l-e-r-i-s-u-r-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p>Belçika'dan gelerek Kapıkule Sınır Kapısı'ndan giriş yapan Mehmet Yıldız, AA muhabirine, Türkiye'ye kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Aracının kaputuna Türk bayrağı astığını ve sınır kapısından gururla geçtiğini belirten Yıldız, "Sınır kapısından böyle geçmek istedik ve hazırlık yaptık. Tatilimizi memleketimizde geçireceğiz. Türkiye'ye girince zaman çok çabuk geçiyor, ziyaretlerimiz olacak. Memleket Konya, toprağımıza geldik. Gurbette hep eksiğiz, buraya gelince tamamlanıyoruz." dedi.</p>

<p>Döne Yıldız da yıl boyunca tatili Türkiye'de geçirmek için beklediklerini dile getirdi.</p>

<p>Yurda geldikleri için çok mutlu olduklarını anlatan Yıldız, "Ait olduğumuz yere, memleketimize gidiyoruz. Hevesle bekledik 365 gün boyunca. Kalbim pır pır ve gözlerim doldu sınırdan geçerken. Aracımıza Türk bayrağımızı astık, canımız vatanımıza feda olsun." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260703 41858512 41858504 G U R B E T C I L E R I N A V R U P A U L K E L E R I N D E N T U R K I Y E Y E G E L I S L E R I S U R U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/a-a-20260703-41858512-41858504-g-u-r-b-e-t-c-i-l-e-r-i-n-a-v-r-u-p-a-u-l-k-e-l-e-r-i-n-d-e-n-t-u-r-k-i-y-e-y-e-g-e-l-i-s-l-e-r-i-s-u-r-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p>- "Bizim için izin tam da burada başlıyor"</p>

<p>Belçika'dan gelen Ömer Özdal da vatana sevinerek geldiklerini söyledi.</p>

<p>Tatil planı yapmadıklarını ama her yeri gezmek istediklerini dile getiren Özdal, ilk olarak memleketi Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesine gideceğini belirtti.</p>

<p>Özdal, Türkiye'ye giriş yaptıkları için rahatladıklarını ifade ederek, "Tatilimizi yapacağız, yol bitmiş sayılır. Bizim için izin tam da burada başlıyor." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/gurbetcilerin-avrupa-ulkelerinden-turkiyeye-gelisleri-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/a-a-20260703-41858512-41858508-g-u-r-b-e-t-c-i-l-e-r-i-n-a-v-r-u-p-a-u-l-k-e-l-e-r-i-n-d-e-n-t-u-r-k-i-y-e-y-e-g-e-l-i-s-l-e-r-i-s-u-r-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="34892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Isparta'da tapınağın 'Tanrıça Hekate'ye ait olduğu belirlendi: Hala inananları var]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/ispartada-tapinagin-tanrica-hekateye-ait-oldugu-belirlendi-hala-inananlari-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/ispartada-tapinagin-tanrica-hekateye-ait-oldugu-belirlendi-hala-inananlari-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta Yalvaç'ta 113 yıl önce bulunan tapınağın "Tanrıça Hekate" için yapıldığı tespit edildi. Hekate'ye ABD ve İngiltere'de halen inananlar olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, tapınağın Yalvaç'a turist çekebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta Yalvaç'taki tarihi tapınağın gizemi çözüldü.</p>

<p>113 yıl önceki kazılarda bulunan tapınağın, Yunan mitolojisindeki bereket tanrıçası Demeter için yapıldığı tahmin ediliyordu.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221920" class="detail-photo img-fluid" height="554" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221920.png" width="847" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>DEMETER TAPINAĞI SANILIYORDU</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Yalvaç'ta 1600 rakımlı Gemen Dağı zirvesinde, "Ay tanrısı Men" inanışıyla ilgili inşa edilen alanda 1912-1913 yıllarında yapılan çalışmalar sırasında, tapınak olduğu düşünülen bir yapı ile karşılaşıldı.</p>

<p>O dönemde bulunan bu tapınağın Yunan mitolojisinde tarım ve bereket tanrıçası olan Demeter için yapılmış olabileceği tahmin edildi ancak tapınak isimlendirilmedi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>HEKATE TAPINAĞI</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı başkanlığındaki kazılar ve alanda ortaya çıkarılan buluntulardaki araştırma ve incelemeler sonucunda, tapınağın gizemi bu yıl çözülerek "Tanrıça Hekate" inanışıyla ilgili inşa edildiği olduğu tespit edildi.</p>

<p>Alana, tapınağın özellikleri ile Hekate hakkında bilgilendirici bir tabela asıldı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221915" class="detail-photo img-fluid" height="564" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221915.png" width="835" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"BELGELEDİK"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Yaklaşık 18 yıldır bölgede kazı başkanlığı yapan Prof. Dr. Özhanlı, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>"Burası 'Demeter Tapınağı' olarak tanımlanmış. Demeter bir Yunan tanrıçası. </i></strong><strong><i>Ancak bizim burada yapmış olduğumuz çalışmalarda Anadolu'nun yerel tanrıçası olan Hekate'ye ait bir tapınak olduğunu belgeledik.</i></strong></p>

<p><strong><i>Çünkü daha önceki kazılarda ve bizim yaptığımız kazılarda da Tanrıça Hekate'nin kabartmaları ele geçti. Men'le bağlantılı olması da buranın Hekate Tapınağı olduğunu kanıtlamış durumda."</i></strong><br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221909" class="detail-photo img-fluid" height="549" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221909.png" width="835" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"ANADOLU'NUN EN ESKİ TANRIÇALARINDAN"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Tanrıça Hekate'nin Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen Hesiodos'un "Theogonía" adlı şiirinde bahsettiği "Anadolu Karya" kökenli bir tanrıça olduğunu anlatan Prof. Dr. Özhanlı, <i><strong>"Yere, göğe ve denize hakim olan 'triformis' olarak, yani 3 bedenli ve 3 başlı olarak betimleniyor. Yüksek bir polosu var ve bu başlığın üzerinde hilal betimlemesi söz konusu. Men ile bağlantılı olarak hem ayı temsil ediyor hem ayın karanlık yüzünü temsil ediyor. Yani ölümü ve öbür dünyayı temsil ediyor. O bakımdan oldukça önemli. Men Kutsal Alanı'nda Hekate'nin olması daha mantıklı. Zira Ay Tanrısı'nın Demeter ile bir bağlantısı yok. Kesinlikle burası Anadolu'nun en eski tanrıçalarından birinin tapınağı."</strong></i> diye konuştu.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221932" class="detail-photo img-fluid" height="576" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221932.png" width="837" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"KURBAN EDİLMİŞ 2 KÖPEK MEZARI"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Özhanlı, tapınağın yanı sıra ilçedeki diğer bir kazı alanı olan Pisidia Antiocheia Antik Kenti'ndeki yapılan çalışmalarda bulunan 2 köpek mezarının da bugün ulaştıkları verilerle örtüştüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p><strong><i>"Birçok mitosta Hekate, yer altı dünyası olan Hades'in 'Cehennem köpeği' dediğimiz 'Kerberos'a hükmeden bir tanrıça. En kutsal hayvanı da köpek ve biz Antiocheia kazılarında kurban edilmiş 2 köpek mezarı bulmuştuk. Bu kurban edilmiş 2 köpek mezarı da Antiocheia'da bir Hekate kültünün olduğunu arkeolojik olarak belgeliyor. Şimdi biz tapınağın önünde duruyoruz. Tapınağın, pronaosı ön alanı var, opisthodomos dediğimiz arka alan ve naos dediğimiz orta alan var. Antik dönemde tapınağa halkın girmesi söz konusu değil. Sadece rahip girebiliyor ve naosun içerisinde tanrıçanın heykelinin durduğu altlık da korunmuş. Sekizgen bir altlık var orada. O da orijinal şekilde yerinde korunmuş.</i></strong></p>

<p><strong><i>Ancak buranın Hristiyanlaştırılması ile beraber Men Tapınağı'nda olduğu gibi bu tapınak da temel düzeyde bırakılmış. Tamamen yıkılmış, tahrip edilmiş bir tapınak. Ancak bizim son yıllarda yaptığımız çalışmalarda ve yapacağımız çalışmalarda zaten malzemesi yanda duruyor tekrar ayağa kaldırarak tapınağın o görüntüsünü sağlayacağız."</i></strong><br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221927" class="detail-photo img-fluid" height="458" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221927.png" width="838" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"HEKATE'YE İNANANLAR YALVAÇ'A GELECEK"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Yalvaç'taki yapının Tanrıça Hekate'ye ait Anadolu'daki ikinci tapınak olduğunu belgelediklerini aktaran Prof. Dr. Özhanlı, Tanrıça Hekate'ye bugün inanan bir kesim olduğunun altını çizerek şunları söyledi:</p>

<p><strong><i>"Oldukça önemli bir tanrıça. Bugün bile 1940'lı yıllarda İngiltere'de başlayan ve ABD'de yaygınlaşan bir Vika Tarikatı var. Bilge Cadılar Tarikatı. Bunlar 2 tanrıya, Apollon ve Hekate'ye inanıyor. Bugün bile binlerce insan Anadolu'ya gelerek yeri kesin bilinen Muğla Yatağan'daki Lagina Antik Kenti var, Stratonikeia'ya bağlı, bu tapınağa gelip ibadet ediyor.</i></strong></p>

<p><strong><i>Anadolu'da başka Hekate Tapınağı bilinmiyor. Biz buranın kesin bir Hekate Tapınağı olduğunu belgeledik ve bundan sonra eminim ki ziyaret açısından da Antiocheia ve Yalvaç'a çok büyük katkı sağlayacak. Arkeolojik mimari bir buluntu Hekate Tapınağı."</i></strong><br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 30 221941" class="detail-photo img-fluid" height="1081" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221941.png" width="769" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/ispartada-tapinagin-tanrica-hekateye-ait-oldugu-belirlendi-hala-inananlari-var</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-221932.png" type="image/jpeg" length="57203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sarıyer'de denize düşen otomobil kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/sariyerde-denize-dusen-otomobil-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/sariyerde-denize-dusen-otomobil-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSTANBUL (AA) - Sarıyer'de gece denize düşen otomobil, sabah saatlerinde çekici yardımıyla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rumeli Kavağı Balıkçılar Limanı'nda gece saatlerinde bir otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle denize düştü.</p>

<p>Aracın sulara gömüldüğünü gören vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezini aradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayda can kaybı ve yaralanmanın olmadığı belirlenirken, araç sabah saatlerinde çekici yardımıyla denizden çıkarıldı.</p>

<p>Öte yandan, aracın suya batışı bazı vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/sariyerde-denize-dusen-otomobil-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/9949-sariyerde-otomobil-denize-uctu-manzarayi-izleyerek-ihbar-etti.jpg" type="image/jpeg" length="59639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa, son 30 yılda dünya genelinde en hızlı ısınmanın yaşandığı bölge oldu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/avrupa-son-30-yilda-dunya-genelinde-en-hizli-isinmanin-yasandigi-bolge-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/avrupa-son-30-yilda-dunya-genelinde-en-hizli-isinmanin-yasandigi-bolge-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü İklim Bilgi Birimi Başkanı John Kennedy, Avrupa'nın, son 30 yılda dünya genelinde en hızlı ısınmanın yaşandığı bölge olduğunu bildirerek kıta genelinde ortalama sıcaklıklarda yaklaşık 2 derecelik artış olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak havaların etkisi altına giren Avrupa’da işler iyi gitmiyor.</p>

<p>Küresel ısınmaya karşı yetersiz önlemler, yüksek yaşlı nüfusu ve klima yetersizliği, Avrupa’yı büyük bir krizin içine soktu.</p>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü İklim Bilgi Birimi Başkanı John Kennedy, Avrupa genelinde etkili olan aşırı sıcak hava dalgasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Avrupa'da sıcakların çok şiddetli olduğunu ve her geçen gün rekorlar kırıldığını belirten Kennedy, İspanya ve Fransa'da hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerinde olduğuna, Fransa'da 50'den fazla ilde kırmızı alarm verildiğine işaret etti.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 193944" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-193944.png" width="842" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"SAVUNMASIZ GRUPLARIN HASTALANIP ÖLDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>İngiltere'nin tarihteki en sıcak haziran ayını yaşadığını vurgulayan Kennedy, şunları kaydetti:</p>

<p><i><strong>"Bizi bu tür rekor sıcaklıklar kadar endişelendiren şey de gece sıcaklıkları. Gece sıcaklıklarının 20 derecenin üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu durum söz konusu olduğunda insanlar her gün yaşadığı sıcaklardan gece boyunca kurtulma şansı bulamıyor. Bu da onlara ekstra stres yüklüyor.</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>İşte o zaman insanların, özellikle de çok gençler, yaşlılar, hamileler ve açık havada çalışmak zorunda olan insanlar gibi savunmasız gruplardan kişilerin hastalanıp öldüğünü görmeye başlıyoruz. Bu sıcaklık sadece rekor kırmıyor, aynı zamanda potansiyel olarak çok tehlikeli. Farkında olmamız gereken şey bu."</strong></i></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>SICAK HAVA DALGALARINI ÖNGÖRME İMKANI TANIYAN SİSTEM</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Gelecek günlerde sıcak hava dalgalarını öngörmeye imkan tanıyan hava tahminlerinin olmasını iyi bir durum olarak niteleyen Kennedy, bu sayede hayat kurtarmaya yardımcı olan ve insanları koruyan adımlar atabildiklerini dile getirdi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"AVRUPA GENELİNDE ORTALAMA SICAKLIKLARDA 2 DERECELİK ARTIŞ YAŞANDI"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>John Kennedy, <i><strong>"Sıcaklıkta uzun vadeli bir artış olduğunu da biliyoruz. Avrupa, son 30 yılda en hızlı ısınma yaşanan bölge olduğunu gördüğümüz bölge. Avrupa genelinde ortalama sıcaklıklarda yaklaşık 2 derecelik artış yaşandı. Ayrıca aşırı sıcaklıklarda da artış olduğunu görüyoruz. Bu da iklim değişikliğiyle bağlantılı. Dolayısıyla bu artışın uzun vadeli itici gücü atmosferde biriken sera gazı emisyonlarıdır. Sera gazı salmaya devam ettiğimiz sürece bu eğilim devam edecek ve bu çok açık bir sinyal."</strong></i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hava tahminlerinin 7 veya 10 gün öncesine kadar öngörüde bulunabildiğini aktaran Kennedy, kısa vadede sıcak hava dalgasının etkisinin sürdüğünü ve yaz mevsimi boyunca da süreceğini tahmin ettiklerini belirtti.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 193931" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-193931.png" width="840" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"SICAK BİR YAZ GÖRME OLASILIĞIMIZIN YÜKSEK OLDUĞUNU GÖSTERİYOR"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>John Kennedy,<i><strong> "Mevsimsel tahminler, ortalamanın üzerinde sıcak bir yaz görme olasılığımızın yüksek olduğunu gösteriyor. Sıcak hava dalgalarıyla bunun başlangıcını zaten gördük. Mevsimsel tahmin, hava tahminleriyle aynı şekilde çalışmıyor. Sadece genel eğilimlere bakıyor. Bu genel eğilim, ortalamanın üzerinde sıcak bir yaz yönünde."</strong></i> dedi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>AVRUPA'NIN ISINMASININ SEBEPLERİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Avrupa’nın ısınmasına ilişkin detayları anlatan Kennedy, şöyle konuştu:</p>

<p><i><strong>"Avrupa üzerinde Omega blokajı olarak adlandırılan ve her iki yanında alçak basınç bulunan bir yüksek basınç sistemi var. Bu da havayı üst üste yığıyor ve bu hava aşağı inerek ısınıyor. Bu nedenle bulut oluşumunu engelleyen bir sıcaklık artışı görüyoruz, bu da daha fazla güneş ışığının içeri girmesine ve yüzeyin daha da ısınmasına neden oluyor. Ayrıca alçak ve yüksek basınç rüzgarlarının etkileşimi de söz konusu. Bu rüzgarlar, Kuzey Afrika üzerinden Avrupa'ya, Avrupa'nın güneyinden kuzeye daha yüksek sıcaklıkta hava taşıyor. Yani tüm bu faktörler bir araya gelerek bir sıcak hava dalgası oluşturuyor. Ancak bunun arka planında iklim değişikliğinden kaynaklanan ısınma da var."</strong></i></p>

<p>Temelde iklim değişikliğiyle bağlantılı birkaç derece daha fazla sıcaklık görüldüğüne de işaret eden Kennedy, henüz bu tür özel bir sıcak hava dalgasına dair herhangi bir analiz yayınlanmadığının altını çizdi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"REKOR KIRAN SICAKLIKLAR YARATIYOR"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>John Kennedy,<i><strong> "Ancak geçmişte iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgalarının birkaç derece arttığını gördük. Tüm bu faktörler, bir araya gelerek bu tür rekor kıran sıcaklıkları yaratıyor. Avrupa ve dünyanın diğer bölgelerinde aşırı sıcaklıklar açısından çok net bir eğilim var. Daha sık, yoğun ve uzun süren aşırı sıcaklık olayları görüyoruz. Bu durum küresel ölçekte geçerli. Bu, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından çok açık bir şekilde insan kaynaklı etkenlere bağlanıyor."</strong></i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aşırı sıcaklık nedeniyle birçok insanın öldüğüne değinen Kennedy, son dönemde etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle yaşanan ölümlere dair henüz kesin rakamlar görmediğini aktardı.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 193937" class="detail-photo img-fluid" height="460" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-193937.png" width="836" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"70 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>John Kennedy, <i><strong>"2003'teki sıcak hava dalgasını hatırlarsak, ki bu olay detaylı bir şekilde incelendi, üzerinden 23 yıl geçti. O sıcak hava dalgası sırasında Avrupa genelinde yaklaşık 70 bin kişi hayatını kaybetmişti. Yani sıcak hava dalgalarıyla ilişkili çok yüksek ölüm sayıları görüyoruz. Ancak durumun tam boyutunu anlamadan önce bu verilerin toplanması ve işlenmesi zaman alıyor."</strong></i> diye konuştu.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>SICAK HAVALARA YÖNELİK TAVSİYELER</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Ulusal meteoroloji servislerinden gelen hava durumu uyarılarına ve tavsiyelere dikkat edilmesi çağrısında bulunan Kennedy, genel tavsiyeler olarak günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 17.00 arasında güneş ışığından uzak durma, düzenli olarak su içme, serin yerlerde durma ve savunmasız kişileri kontrol etme gibi tavsiyelerde bulundu.</p>

<p>Kennedy, İsviçre Federal Meteoroloji ve Klimatoloji Ofisinin (MeteoSwiss) de şiddetli hava sıcaklığı uyarısında bulunduğunu anımsatarak, MeteoSwiss'in tavsiyelerine kulak verilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/avrupa-son-30-yilda-dunya-genelinde-en-hizli-isinmanin-yasandigi-bolge-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-193953.png" type="image/jpeg" length="22811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şoförlerden YKS sırasında "korna çalmama" kararı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/soforlerden-yks-sirasinda-korna-calmama-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/soforlerden-yks-sirasinda-korna-calmama-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Yiğiner: "20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na girecek 2 milyon 425 bin 628 aday için ülke genelinde sınav saatleri içinde federasyonumuza bağlı tüm şoförlerin zorunlu olmadıkça kornaya basmamaları için karar aldık"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, 20-21 Haziran’daki Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek 2 milyon 425 bin 628 adayı olumsuz etkilememek için ülke genelinde sınav saatlerinde şoförlerin zorunlu olmadıkça kornaya basmamaları yönünde karar aldıklarını bildirdi.</p>

<p>Yiğiner, AA muhabirine, adaylar için büyük önem taşıyan YKS öncesi değerlendirme yaptıklarını söyledi.</p>

<p>20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS'ye 2 milyon 425 bin 628 adayın gireceğine dikkati çeken Yiğiner, yoğun çalışma dönemi geçiren adayların sınav saatlerinde daha stresli olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Yiğiner, sınav saatlerinde özellikle okul çevrelerinde kornaya basılmaması gerektiğine dikkati çekerek, öğrencilerin dikkatini dağıtacak her türlü davranıştan kaçınılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- "Korna çalma konusunda sürücüler her zaman duyarlı olmalı"</p>

<p>YKS'ye hazırlanan adayların uzun ve yorucu bir çalışma sürecinin ardından hayatlarında önemli bir dönemeçten geçtiklerini vurgulayan Yiğiner, sınav sırasında dışarıdan gelen ani ve yüksek seslerin öğrenciler üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini anlattı.</p>

<p>Yiğiner, sınav esnasında dışarıdan gelen seslerin öğrencilerin dikkatlerini dağıttığına işaret ederek, gereksiz çalınacak kornanın üniversiteye adım atmak isteyen yüz binlerce adayın geleceğine etki edebileceğini bildirdi.</p>

<p>Yiğiner, korna çalma konusunda sürücülerin her zaman duyarlı olması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Gereksiz korna sesi, üniversite hayali kuran gençlerin motivasyonunu ve dikkatini bozabilir. Hafta sonu yapılacak YKS'ye girecek 2 milyon 425 bin 628 adayımız için ülke genelinde sınav saatlerinde federasyonumuza bağlı ulaşım esnafımızın ve tüm araç sürücülerimizin kornaya basmamaları ve duyarlı olmaları konusunda karar aldık. Özellikle okul çevrelerinde sürücülerimizin daha hassas davranmaları, trafik kurallarına uymaları ve öğrencilerimizin dikkatini dağıtacak tutumlardan ve gürültü kirliliğinden kaçınmaları büyük önem taşıyor. Bu konuda tüm sürücülerimize 'korna çalma, dikkat dağıtma' çağrısında bulunduk."</p>

<p>- "Korsan taşımacılık yerine yasal taksiciler tercih edilmeli"</p>

<p>Yiğiner, öğrencilerin sınava girecekleri okulları önceden görmelerinin önemli olduğunu hatırlatarak, sınav sabahı özellikle büyük şehirlerde oluşabilecek trafik yoğunluğu dikkate alınarak erken saatlerde yola çıkılmasının yararlı olacağını ifade etti.</p>

<p>Özel araç yerine toplu taşıma araçlarını tercih edenler için belediyelerin uygulamalarını güncellemeleri gerektiğini vurgulayan Yiğiner, taksiyle sınav yerine gitmeyi tercih eden üniversite adaylarına şoförler tarafından her türlü kolaylığın sağlanacağını dile getirdi.</p>

<p>Yiğiner, adaylara ve ailelerine ulaşım konusunda da uyarıda bulunarak, korsan yolcu taşımacılığı yapan uygulamalardan uzak durulması gerektiğini, yasal taksici esnafının tercih edilmesinin önem taşıdığını anlattı.</p>

<p>Taksi tercihinin de duraktan yapılması önerisinde bulunan Yiğiner, "Sınav heyecanıyla bir şey unutulması ya da herhangi bir sorun yaşanması durumunda, şoför odaları vatandaşlara yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yiğiner, federasyon olarak sınava girecek tüm adaylara başarı dileyerek, öğrencilerin emeklerinin karşılığını alacakları huzurlu ve başarılı bir sınav geçirmeleri temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/soforlerden-yks-sirasinda-korna-calmama-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/tsoftesisleri-69421805-479955602826949-5090607962065689230-n-735x400.jpg" type="image/jpeg" length="25532"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Petrol fiyatları çakıldı: Motorine 4 lira 88 kuruşluk indirim bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/petrol-fiyatlari-cakildi-motorine-4-lira-88-kurusluk-indirim-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/petrol-fiyatlari-cakildi-motorine-4-lira-88-kurusluk-indirim-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İran savaşında barış konusunda yaşanan olumlu gelişmeler sonrası brent petrolün fiyatı 90 doların altına geriledi. Gerileme sonrası akaryakıtta indirimi gündeme gelirken motorinde salı günü 4,88 TL'lik indirim beklendiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savaş sadece bölgeyi değil bütün dünyayı etkiliyor.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki savaşın ekonomik yansımaları birçok ülkede enerji krizlerini beraberinde getirdi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ile fırlayan petrol fiyatları enerji zamlarına neden oldu.</p>

<p>Türkiye'de bu durum nedeniyle akaryakıta zam gelirken son yaşanan gelişmeler vatandaşları sevindirecek cinsten.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>TRUMP 'ANLAŞTIK' DEDİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>ABD ile İran arasında çatışmalar kısa bir süreliğine yeniden başlarken ABD Başkanı Donald Trump, bir kez daha İran'a saldırıları iptal ettiğini duyurdu.</p>

<p>Trump, açıklamasında bir anlaşmaya vardıklarını söylerken imza töreninin yakın olduğunu söyledi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 13 165127" class="detail-photo img-fluid" height="466" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-165127.png" width="833" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>BRENT PETROL 90 DOLARIN ALTINI GÖRDÜ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>ABD Başkanı'nın bu açıklamasının hemen ardından piyasalarda önemli bir hareketlilik yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklama sonrası Brent petrolün varili 90 doların altına inerek 87 dolara kadar düştü.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>AKARYAKITTA İNDİRİM GÜNDEME GELDİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>ABD-İran savaşının bir anlaşmayla sona ereceği yönündeki beklentiler ve Brent petrol fiyatlarındaki gerileme, akaryakıtta indirimi gündeme getirdi.</p>

<p>Motorine Pazartesi gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere dev indirim gelmesi bekleniyor.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 13 165121" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-165121.png" width="831" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>4 LİRA 88 KURUŞ İNDİRİM</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, motorinin litresine 4 lira 88 kuruşluk indirim gelecek.</p>

<p>Ancak eşel mobil sistem gereği, pompaya 1 lira 22 kuruşluk bir indirim tutarı yansıyacak.</p>

<p>Benzinde ise herhangi bir değişiklik beklenmiyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>İSTANBUL'DA 65 LİRA SEVİYESİNE DÜŞECEK</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>1 lira 22 kuruşluk indirimin ardından, motorinin litresi İstanbul'da 65 lira seviyesine gerileyecek.</p>

<p>Motorinin litresi Doğu'daki şehirlerde ise 67-68 lira seviyelerine düşecek.<br />
<br />
<img alt="Benzin-2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/benzin-2.jpg" width="791" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>TÜRKİYE EŞEL MOBİL SİSTEMİNE GEÇTİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt pompalarına zam olarak yansımasının önüne geçmek için hükümet, eşel mobil sistemini devreye aldı ve akaryakıttaki Özel Tüketim Vergisi tutarı kadar oranda gelecek zamlar devre dışı bırakıldı.</p>

<p>Yapılacak zammın sadece yüzde 25'i zam olarak pompaya yansırken yüzde 75'i ÖTV'den karşılandı.</p>

<p>Benzinde eşel mobil devam ederken motorinde ise ÖTV limiti bittiği için gelen zamlar aynen satış rakamlarına yansıyor.</p>

<p>Eşel mobil sistemiyle birlikte dezenflasyon süreci desteklenirken enflasyon tarafında güçlü yükselişin önüne geçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/petrol-fiyatlari-cakildi-motorine-4-lira-88-kurusluk-indirim-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/30254.jpg" type="image/jpeg" length="27436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin denizlerinde neler oluyor?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/turkiyenin-denizlerinde-neler-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/turkiyenin-denizlerinde-neler-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye kıyılarında son dönemlerde balina, fok ve farklı deniz canlılarının art arda görülmesi dikkat çekiyor. Bununla beraber ekosistemdeki hareketlilik de giderek daha fazla konuşuluyor. Farklı türlerin aynı dönemde farklı bölgelerde ortaya çıkması denizlerimizdeki değişimi gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye kıyılarından son günlerde dikkat çekici deniz canlısı gözlemleri yapılıyor. Hatay açıklarında görülen balina, Fethiye-Göcek kıyılarında kaydedilen ispermeçet balinası ve farklı bölgelerde ortaya çıkan Akdeniz fokları, denizlerdeki hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Buna ek olarak pusula denizanalarının Marmara ve Kuzey Ege’ye kadar ulaşması, ekosistemde yaşanan değişimlere ilişkin soruları da beraberinde getiriyor.</p>

<p>Peki denizlerde ne değişiyor? Bu hareketliliğin arkasında sadece iklim değişikliği mi var? Önümüzdeki dönemde görmeye alışık olmadığımız başka deniz canlılarıyla da karşılaşabilir miyiz? Merak edilenleri Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu’yla konuştuk.</p>

<blockquote>
<p><strong>Doğu Akdeniz’de çoğalan ve akıntılarla batıya doğru sürüklenen denizanaları (Rhopilema nomadica) turizm kenti Antalya’da endişe yaratsa da bu geçici bir durumdu. Nisan sonu, mayıs ayı başlangıcında geçiş tamamlandı. Pusula denizanası için de endişelenmeye gerek yok. Şimdilik bazı bölgelerde görülmüş olabilir ancak yoğun bir çoğalma söz konusu değil.</strong></p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu</p>
</blockquote>

<h2><img alt="A A 36106478" class="detail-photo img-fluid" height="460" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/a-a-36106478.jpg" width="753" /></h2>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Foklar ve balinalar kıyılarımızda</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Son dönemde denizlerimizde balina ve fok gibi canlıların sık görülmesinin hem tesadüf hem de iklim değişimiyle ilgili olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Gökoğlu, <strong>“Bilindiği gibi Akdeniz foku adı üstünde Akdeniz’de bulunan endemik bir tür. Balinalar da yine Akdeniz’de var. Bunların ardı ardına gözükmesi bir tesadüf. Tabii denizlerde de birçok değişim oluyor. Küresel ısınma bir gerçek... Onun haricinde yeni türlerin girişi de bir gerçek”</strong> diyor.</p>

<p>Denizanaları da son günlerde sıkça konuşulan türlerden biri. Özellikle kıyıya yakın bölgelerde bulunan pusula denizanaları endişe uyandırıyor. Prof. Dr. Gökoğlu, bu konuya ilişkin ise şöyle konuşuyor:</p>

<p><strong>“Doğu Akdeniz’de çoğalan ve akıntılarla batıya doğru sürüklenen denizanaları (Rhopilema nomadica) turizm kenti Antalya’da endişe yaratsa da bu geçici bir durumdu. Nisan sonu, mayıs ayı başlangıcında geçiş tamamlandı. Pusula denizanası için de endişelenmeye gerek yok. Şimdilik bazı bölgelerde görülmüş olabilir ancak yoğun bir çoğalma söz konusu değil.”</strong><br />
<br />
<img alt="A A 39563741(1)" class="detail-photo img-fluid" height="502" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/a-a-395637411.jpg" width="753" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Deniz suyu ısınınca yaşam alanları değişti</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>İklim değişikliğinin etkileri doğanın her köşesinde olduğu gibi denizlerde de yoğun şekilde hissediliyor. Nitekim deniz suyu sıcaklıklarındaki artış, canlıların hem göç yollarını hem de yaşam alanlarını değiştiriyor. Prof. Dr. Gökoğlu, deniz suyu sıcaklığındaki değişimin özellikle dar bir yaşam alanına sahip canlıları etkilediğine dikkat çekerek, <strong>“Bu sene deniz suyu geç ısınmaya başladı. Bu da bazı canlıların üreme dönemlerinde 10-15 günlük sapmalara neden olabilecek”</strong> tespitinde bulunuyor.</p>

<p>Gelelim Türkiye kıyılarında eskiden görmediğimiz ancak son dönemlerde sıkça rastlanan deniz canlılarına… <strong>“Kızıldeniz’den birçok balık türü ve organizma girdi”</strong> diyen Prof. Dr. Gökoğlu, tespitlerini bazı örneklerle sürdürüyor:</p>

<p><strong>“Örneğin Antalya Konyaaltı’nda Japon hamsisi olarak da adlandırılan Japon sardalyası tutuluyor. Bu sardalya türü Akdeniz’e yeni girdi. Balıkçı bir ailenin çocuğuyum. Eskiden bu sardalya türü yoktu. Şimdi aşırı şekilde çoğaldı. Önceden sarı şeritli, benekli sardalyalarımız vardı. Artık bu türler çok az çıkmaya başladı. Bunların boşluğunu yeni gelen sardalyalar doldurmaya başladı. Benzer şekilde ispari balığının yerini, göçmen olan çizgili gırt-gırt (Gargur) aldı. Bunlara benzer pek çok örnek var. Yine alglerle ilgili, yosunlarla ilgili değişimler de var.”</strong></p>

<p> <img alt="A A 35969810" class="detail-photo img-fluid" height="522" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/a-a-35969810.jpg" width="753" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Tek sebep iklim değişikliği mi?</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kızıldeniz’den Akdeniz’e bu kadar farklı türün geliş sebebinin sadece iklim değişikliği olmadığının altını çizen Prof. Dr. Gökoğlu, Nil Nehri’ndeki barajlara da dikkat çekiyor:</p>

<p><strong>“1970’li yıllarla beraber Nil’in üzerine Aswan Barajı yapıldı. Nil, eskiden olduğu gibi sularını Akdeniz'e akıtıyordu. Süveyş Kanalı'nın ağzında düşük bir tuzluluk yeri oluşturuyordu. Şimdi Nil, Mısır’ın topraklarını suluyor. Akdeniz’e eskisi kadar suyu akmıyor. Yine Süveyş Kanalı tuz göllerinin üzerinden açılmıştı. Bu tuz gölleri de yüksek bir tuzluluk oluşturan diğer bir bariyerdi. Süveyş Kanalı’nda yabancı türlerin geçişinde bariyer oluşturuyordu. Kanalın genişletilmesi, derinleştirilmesi gibi müdahalelerle Kızıldeniz’de ve Akdeniz’deki sıcaklık bariyeri de ortadan kalktı. Küresel ısınmayla Akdeniz’le Kızıldeniz arasındaki sıcaklık bariyeri de neredeyse eşitlendi. Egzotik türler için uygun ortam oluştu ve göç başladı.”</strong><br />
<br />
<img alt="A A 38086022" class="detail-photo img-fluid" height="502" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/a-a-38086022.jpg" width="753" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>Ege ve Marmara’da da yeni türler görülüyor</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Bu yeni türlerin görülmesi elbette sadece Akdeniz’le sınırlı değil. Ege ve Marmara da değişimden nasibini alıyor. Prof. Dr. Gökoğlu, bu yeni türleri şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Bir kısım yabancı organizma Ege’ye, hatta Marmara’ya giriyor. Örneğin bizim burada bir Kızıldeniz göçmeni 'domuz balığı' olarak adlandırdığımız balık türü var. Onu Marmara’da da tespit ettiler. Yine Akdeniz kökenli orfoz ve plaka gridası dediğimiz lagos türleri de Marmara’da görülmeye başladı. Bu, Marmara'nın da ağır ağır ısındığını, bu türler için yeni ortamlar oluşturduğunu ve Akdeniz’e ait türlerin yukarı doğru dağılımını genişleterek kayma gösterdiğinin işareti. Yine Karadeniz’de de Akdeniz görülen bazı egzotik türler yakalandı. Örneğin mavi yengeç buna bir örnek. Mavi yengeç zaten yabancı bir türdü. Karadeniz’de tespit edilmesi, yeni türlerin geldiğini gösteriyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/turkiyenin-denizlerinde-neler-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/su-alti-2467467.jpg" type="image/jpeg" length="91410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizlerdeki ''HAYALET AĞLAR'' temizleniyor! Bu ağı kim bıraktı denizlerimize?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/denizlerdeki-hayalet-aglar-temizleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/denizlerdeki-hayalet-aglar-temizleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz Yaşamını Koruma Derneğinin Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirdiği "Mavi Atlas" uygulaması kapsamında, Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 6 noktada yapılan operasyonda, yıllarca deniz canlıları için ölümcül tuzağa dönüşüp ekosistemi tehdit eden, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma çalışmalarını güçlendirmeyi amaçlayan "Mavi Atlas" mobil uygulaması, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 10 ay önce hayata geçirildi.</p>

<p>Mobil uygulama üzerinden vatandaşlar, deniz canlılarına ilişkin tür, derinlik ve konum bilgilerini sisteme yükleyerek Türkiye'nin denizel biyoçeşitlilik haritasının oluşturulmasına katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deniz canlıları için büyük tehdit oluşturan hayalet ağlar da uygulama üzerinden ihbar edilerek, ekiplerin müdahalesine imkan tanınıyor.</p>

<p>Uygulamanın devreye alınmasının ardından gelen ilk ihbarlardan biri Heybeliada açıklarından oldu. İhbar üzerine bölgeye dalış gerçekleştiren ekip, bir batığın üzerinde bulunan hayalet ağı çıkardı.</p>

<p>Hayalet ağda aralarında pina yavrusunun da bulunduğu çok sayıda deniz canlısının öldüğü tespit edildi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 05 174651" class="detail-photo img-fluid" height="517" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-174651.png" width="790" /></p>

<ul>
 <li><strong>Hayalet ağların bulunduğu bölgede su altı kamerasıyla keşif çalışması yapıldı</strong></li>
</ul>

<p>"Mavi Atlas"a bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcıdan gelen ihbar üzerine ekip yeniden harekete geçti. Ada açıklarında geniş bir alana yayılan hayalet ağların bulunduğu bilgisi üzerine operasyon hazırlıkları başlatıldı.</p>

<p>Ekipte yer alan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, hayalet ağ çıkarma teknesi kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece, ağların çıkarılması için gerekli kaldırma balonları, kesici ekipman, su altı görüntüleme sistemleri ve güvenlik malzemelerini teknelere yükledi.</p>

<p>Ekip, sabahın ilk ışıklarında Marmara Adası'na ulaşmak üzere yelkenli ve hayalet ağ çıkarma teknesiyle yola çıktı.</p>

<p>Yaklaşık 25 knotu bulan rüzgar ve yağış altında ilerleyen ekip, olumsuz hava koşullarında yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından gece adaya ulaştı. Hazırlık yaparak ihbar edilen koordinatlara açılan ekibe, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de eşlik etti.</p>

<p>Hayalet ağların bulunduğu bölgede ilk olarak su altı kamerası kullanılarak keşif çalışması yapıldı. Deniz tabanına indirilen kamera ile ağların kayalık alanlara ve oyuklara sıkıştığı görüldü.</p>

<p>Ağların bazı bölümlerde kayalara sıkıca dolandığı, bazı bölümlerde ise akıntıyla birlikte deniz tabanında sürüklenerek adeta görünmez bir tuzağa dönüştüğü gözlemlendi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 05 174645" class="detail-photo img-fluid" height="527" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-174645.png" width="800" /></p>

<ul>
 <li><strong>Ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu</strong></li>
</ul>

<p>AA ekibi tarafından görüntülenen operasyon sırasında, ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu. Su altında yapılan kontrollerde halen hayatta olan çok sayıda deniz canlısı, ağlardan dikkatlice kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.</p>

<p>Bacağına yavrusu sıkıca tutunan dişi keşiş yengecinin kurtarıldığı anlar ise operasyonun en dikkati çeken görüntülerinden biri oldu.</p>

<p>Bazı ağların içinde kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları, yengeçler ve çeşitli balık türleri bulundu. Çok sayıda canlının ise ağlarda uzun süre mahsur kaldığı için öldüğü belirlendi. Kontrollü şekilde yüzeye çıkarılan ağlar, daha sonra tekneye çekildi.</p>

<p>Teknede yapılan kontroller sırasında da yaşam belirtisi gösteren canlılar tek tek ağlardan ayrılarak yeniden denize bırakıldı. Ağlardan çıkarılan canlıların bazıları ölçülüp kayıt altına alınırken, operasyon boyunca elde edilen veriler "Mavi Atlas" sistemine işlendi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 05 174637" class="detail-photo img-fluid" height="521" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-174637.png" width="794" /></p>

<ul>
 <li><strong>15 bin metrekare büyüklüğünde hayalet ağ köy meydanına serildi</strong></li>
</ul>

<p>4 gün 6 farklı noktada gerçekleştirilen 7 dalışta, yaklaşık 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilo kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı çıkarıldı.</p>

<p>Böylece hem deniz canlılarının yaşam alanları temizlendi hem de ağların yıllarca sürebilecek avcılık etkisinin önüne geçildi.</p>

<p>Topağaç köyü meydanına serilen yaklaşık 2 futbol sahasından büyük, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükteki hayalet ağ, denizlerden ne kadar büyük bir tehlikenin bertaraf edildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Çıkarılan hayalet ağlar ham maddeye dönüştürülecek. Bu malzemelerden üretilecek güneş gözlüklerinin saplarına mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri ile ağların çıkarıldığı koordinat bilgileri işlenecek.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 05 174630" class="detail-photo img-fluid" height="519" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-174630.png" width="791" /></p>

<ul>
 <li><strong>"Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor"</strong></li>
</ul>

<p>Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, AA muhabirine, hayalet ağların tüm dünyada sorun olduğunu, av araçlarının neredeyse yüzde 2'sinin denizde kaybolduğunu söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 10 yılda yaptıkları çalışmalarda 500 bin metrekareye yakın hayalet ağı deniz tabanından temizlediklerini belirten Narcı, denizlere terk edilen hayalet ağlarda milyonlarca deniz canlısının öldüğünü, o ağ çıkarılmadığı sürece ölümlerin sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Narcı, "Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor. İçeriye giremedikleri için üreme yapamıyorlar ya da içeride kaldılarsa da beslenemedikleri için ölüyorlar. Ölenleri avlamaya gelen kuşlar dahil milyonlarca deniz canlısı, biz onu çıkarmadığımızda belki de 100 yıl boyunca devam edecek bir ölüme neden oluyor. Plastik bir ham maddesi olduğu için 100-150 yıl orada kalıyor. Düşünün ne kadar, milyonlarca deniz canlısını yok ettiğini." dedi.</p>

<p>"Mavi Atlas" uygulamasına hayalet ağlara ilişkin gelen her ihbarı deniz canlılarını korumak adına değerlendirdiklerini ifade eden Narcı, bazen asılsız bile olsa o bölgeye gidip kontrollerini yaptıklarını bildirdi.</p>

<p>Narcı, bu kapsamda Heybeliada açıkları için gelen ihbar üzerine ekiple yaptıkları dalışta bir batık ve onun üzerinde buldukları hayalet ağı çıkardıklarını anlattı.</p>

<p>İlk ihbarlardan olan Marmara Adası açıklarında düzenlenen ağ çıkarma operasyonuna ilişkin Narcı, şunları söyledi:</p>

<p>"Oraya gittiğimizde teknemizde bulunan kamerayla ağın boyunu, derinliği, nasıl bir planlama yapacağımızı belirliyoruz. Akabinde dalışa hazırlanıyoruz. Balonlarla ve bazen de özel teknik malzemelerimizi kullanarak suyun altına iniyoruz. Her zaman ağlar düz bir zeminde olmuyor. Ağlar genelde taşlıklara takılı olduğu için bu taşlıkların içleri yuva dolu. Kameralarımız iniyor, ölçümler yapılıyor, sonra ekibimizle brifingimizi yapıyoruz ve sonra dalışa iniyoruz. Bazen ağlar çok hassas bir deniz ekosistemi içerisinde oluyor."<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="623.991px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/164535" webkitallowfullscreen="" width="623.807px"></iframe></p>

<ul>
 <li><strong>"Deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık"</strong></li>
</ul>

<p>Asmalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Marmara Adalar Belediyesi destekleriyle çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Narcı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Son dalışımızda yuvaya sıkışmış büyük dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci vardı. O kadar büyük korku hali vardı ki kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu, su altında onları ağdan kurtardık. Belki de bir aileyi suyun altında ölümden kurtardığımız bir süreç oldu. O canlılara yardım ediyor olmak, özellikle insan eliyle kirletilmiş bir yeri, başka bir insan eliyle temizlemek ve doğaya iyi gelmek, restorasyonun bir parçası olmak bizim için zaten en büyük mutluluk. Bir ağda çok fazla kalamar yumurtaları vardı. Ağdan ayırabildiğimizi suyun altında ayırdık. Tekneye çıkardığımızda da bütün deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık."</p>

<p>Narcı, çıkardıkları ağların geri dönüşüme kazandırılıp güneş gözlüğüne dönüştürüleceğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu son dalışımızda ölçümlere bakarsak şu an için sanırım 15 bin metrekareden fazla bir ağ çıkarmış olduk. Bu oldukça yüksek bir ağ. Üzerindeki kurşunlarıyla beraber, onların hepsi şimdi geri dönüşüme gidecek. Bu bizim için aynı zamanda hem sıfır atık kapsamında hem de döngüsel ekonomi açısından da son derece önemli. Deniz koruma, sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi bir araya getiren bu örnek uygulama, Türkiye'nin COP31 yolculuğunda küresel çevre vizyonumuzu dünyaya göstermek adına da kıymetli bir adım."</p>

<ul>
 <li><strong>"Daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim"</strong></li>
</ul>

<p>"Mavi Atlas"a hayalet ağ ihbarında bulunan ada sakini dalıcı Ömer Altuncu ise 3-4 yıl önce yaptığı dalışta hayalet ağları gördüğünü ve tek başına olduğu için bir şey yapamadığını söyledi.</p>

<p>Yakın zamanda yaptığı bir başka dalışta o ağların halen durduğunu fark etmesi üzerine "Mavi Atlas"a ihbarda bulunduğunu dile getiren Altuncu, "Zaman içinde aynı yere tekrar gitme ihtiyacı hissettim. Aşağı gittiğimde ağların hala orada durduğunu fakat bu sefer daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim. Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim. İhbarıma dönüş yapıp buraya geldiler, kendilerine eşlik ettim, çok güzel bir çalışma oldu." dedi.</p>

<p>Altuncu, denizin dibinde bırakılmaması gereken ciddi bir ağ çıkardıklarını belirterek, "Bunun yanı sıra trollerden kalma halatlar varmış, onları da çıkardık. Çıkarılan ağlarda deniz canlıları vardı, deniz yıldızları, deniz patlıcanı ve bir sürü canlı, en önemlisi kalamarların çok ciddi boyutta yumurta bıraktıklarını gördüm. Burada ağlar çok oluyor, aslında göz ardı edilmemesi gereken bir şey ama insanların biraz duyarsızlığı var bu konuda." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/denizlerdeki-hayalet-aglar-temizleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/denizlerdeki-hayalet-aglar-temizleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="45271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerinde dört siyah çay markasında hile tespiti]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen son gıda denetimleri, sofralarımızın vazgeçilmezi olan siyah çay üzerinden vatandaşın sağlığına nasıl kast edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Daha fazla kar elde etme hırsıyla ürünlerinde yasa dışı maddeler kullanan firmalar resmi makamlarca ifşa edilirken, hileli üretimlerin belirli bir coğrafi bölgede yoğunlaşması ise akıllarda ciddi soru işaretleri bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkın en temel tüketim maddelerini dahi rant kapısı olarak gören fırsatçılar, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bir haziran tarihli denetim ağına takıldı. Yapılan titiz laboratuvar incelemeleri sonucunda, piyasada güvenle tüketilmesi beklenen siyah çay ürünlerinde insan sağlığını tehdit eden ve mevzuat gereği kesinlikle kullanılmaması gereken renklendirici maddelere rastlandı. Tüketicinin temiz ve helal gıdaya ulaşma hakkını gasp eden bu firmaların, ürünleri daha cazip göstermek adına kimyasal müdahalelerden çekinmemesi, gıda terörünün ulaştığı boyutları bir kez daha ortaya koydu.<br />
<br />
<img alt="çay " class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2023/05/cay.jpg" width="860" /></p>

<p>Bakanlığın yayımladığı ifşa listesine göre, vatandaşın bardağına hile karıştıran markaların kimlikleri netleşti. Bu kapsamda Dimsam Çay Gıda işletmesine ait Dimsam markalı siyah çayda ve Zengin Çay Ticaret tarafından raflara taşınan Ayder Timya ile Çay Zamanı markalı ürünlerde yasa dışı boya kullanımı kesinleşti. Hakkı gözetmeyen ve tüketiciyi aldatmayı seçen bu işletmelerin eylemleri resmi olarak kayıt altına alınırken, denetim raporlarında dikkat çeken çok çarpıcı bir detay daha gün yüzüne çıktı.</p>

<p>Skandala adı karışan söz konusu yeni ürünlerin tamamının Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki üretim tesislerinden çıkmış olması, hileli üretimin bu bölgede adeta bir ağ haline gelmiş olabileceği şüphesini doğurdu. Aynı ilçeden çıkan üç farklı markanın aynı yasa dışı yöntemlere başvurması, yetkililerin bu güzergahtaki denetimleri daha da derinleştirmesi gerektiğini gösteriyor. Zira bu tablo, daha önce on iki mart tarihli bakanlık listesinde yer alan ve Tirebolu Çaysan Çay Sanayi tarafından üretilen Elmas Gold markalı çayda tespit edilen yasa dışı boya vakasının münferit bir olay olmadığını, halkın sağlığıyla oynayan geniş çaplı bir sorumsuzluk zincirinin parçası olduğunu kanıtlıyor.<br />
<br />
<img alt="siyah çay ince belli" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2022/08/siyah-cay-ince-belli.jpg" width="860" /></p>

<p>1 Haziran 2026 tarihli listede yer alan ürünler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dimsam Çay Gıda Mehmet Güven</strong> – Dimsam Siyah Çay</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zengin Çay Ticaret – Ali Erkan Zengin</strong> – Ayder Timya Siyah Çay</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zengin Çay Ticaret – Ali Erkan Zengin</strong> – Çay Zamanı Siyah Çay</p>
 </li>
</ul>

<p>Daha önce açıklanan listede ise şu ürün bulunuyordu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tirebolu Çaysan Çay Sanayi ve Ticaret A.Ş.</strong> – Elmas Gold Siyah Çay</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/tarim-ve-orman-bakanligi-denetimlerinde-dort-siyah-cay-markasinda-hile-tespiti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/4-cay-markasinda-boya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="48253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın balta girmemiş köşesinden düzinelerce yeni tür keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dunyanin-balta-girmemis-kosesinden-duzinelerce-yeni-tur-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dunyanin-balta-girmemis-kosesinden-duzinelerce-yeni-tur-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel biyoçeşitlilik hızla çökerken, Afrika'nın haritada kalmış son beyaz lekelerinden biri olan Angola'daki ıssız bir platoya düzenlenen sefer, bilim dünyası tarafından daha önce hiç görülmemiş onlarca yeni canlı türünü gün yüzüne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, dünya genelinde doğal yaşam alanlarının yok oluşunu tartışırken, Angola'nın yüksek kesimlerinde yer alan Lisima Platosu’nda muazzam bir keşfe imza atıldı.</p>

<p>Kongo, Zambezi ve Okavango gibi Afrika'nın en büyük nehir sistemlerini besleyen bu devasa sulak alan, geçit vermez coğrafyası ve 2002 yılında sona eren 27 yıllık yıkıcı iç savaş nedeniyle bugüne kadar bilim dünyasından tamamen saklı kalmıştı.</p>

<p>"Hayatın Kaynağı" olarak anılan bölgeye Şubat ayında düzenlenen "Cassai Yaşam Atlası" ekspedisyonu, platonun bugüne kadar çekilmiş en detaylı biyolojik fotoğrafını ortaya koyarak saklı kalmış sırları birer birer deşifre etmeye başladı.</p>

<p>Yerel ve uluslararası 16 uzmandan oluşan araştırma ekibi, resmi tanımlama süreçleri başladığında listeye yenilerinin de ekleneceğini belirterek, bilim literatürüne henüz geçmemiş onlarca yeni tür kaydetti.</p>

<p>Ultraviyole ışıkta parlayan örümcekler ve gizemli canlılar<br />
Yeni keşfedilen türler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, ultraviyole ışık altında mavi mavi parlayan ve bu yeteneğin nedeni bilim insanlarınca henüz çözülemeyen taçlı yengeç örümceği oldu.</p>

<p>Bir diğer büyüleyici keşif ise kendini avcılardan korumak için zehirli uğur böceklerinin dış görünüşünü birebir taklit eden bir yörünge örümceği türü olarak öne çıktı.</p>

<p>Bölgede kayıt altına alınan 103 yusufçuk türünden 8'inin, ayrıca 8 yeni güvenin ve 3 farklı çekirge türünün dünyada ilk kez bu araştırmayla belgelendiği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar sadece yeni türlerle karşılaşmadı; dünyadaki en uzun zehir dişine sahip Gabon engereği, yarasaların kürkünde "yüzerek" kan emen uçamayan yarasa sineği ve katı bir kanat zarı yerine tüy benzeri saçaklardan oluşan kanatlara sahip çok tüylü güve gibi doğanın en sıra dışı bilinen üyeleri de platoda gözlemlendi.</p>

<p>Hayatın kaynağını korumak için zamana karşı yarış<br />
Uzmanlar, yeni keşfedilen bu canlıların büyük bir kısmının çok dar yaşam alanlarına ve hassas habitat gereksinimlerine sahip olduğunu, bu yüzden insan tehdidine karşı son derece savunmasız olduklarını vurguluyor.</p>

<p>Özellikle nehir kalitesini bozan madencilik faaliyetleri ile bölgedeki orman temizleme ve anız yakma tarımı, bu hassas canlıların yaşam zincirini koparma riski taşıyor. Geçtiğimiz aylarda uluslararası öneme sahip sulak alan ilan edilen ve 110 bin kilometrekarelik devasa bir çevre ekosistemini besleyen bu bölgenin acilen resmi koruma statüsüne alınması gerekiyor.</p>

<p>Bilim heyeti, yürüttükleri çalışmanın nihai amacının sadece yeni türleri listelemek ve isim koymak olmadığını; bu canlıların hayatta kalabilmesi için bağımlı oldukları el değmemiş habitatların harita üzerinde ve sahada pratikte de korunmasını sağlamak olduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dunyanin-balta-girmemis-kosesinden-duzinelerce-yeni-tur-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/bocek-cnn-2466136.jpg" type="image/jpeg" length="46462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 bin yıllık mumyadan çıkan mayayla ekmek yaptılar]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/5-bin-yillik-mumyadan-cikan-mayayla-ekmek-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/5-bin-yillik-mumyadan-cikan-mayayla-ekmek-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Alpler'de donmuş halde bulunan 5 bin 300 yıllık ünlü mumya Ötzi'nin bağırsaklarında canlı mayalar keşfetti ve bu mayaları laboratuvarda çoğaltarak ekşi mayalı ekmek pişirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır piramitlerinin bile henüz inşa edilmediği dönemde, Alpler'de sırtından okla vurularak öldürülen ve 1991 yılında dağcılar tarafından tesadüfen bulunan buz adam Ötzi, bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Keşfedildiği günden bu yana eksi altı derecede muhafaza edilen mumya üzerinde yapılan son araştırmalar, Ötzi'nin vücudunda hem antik hem de modern mikrobiyal yaşamın hala aktif olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>İtalya'daki Eurac Araştırma Enstitüsü uzmanları, Ötzi'nin iç organlarında ve dokularında dondurucu soğuğa uyum sağlamış canlı mayaların üremeye devam ettiğini saptadı. Araştırmacılar, bu mumyanın aslında biyolojik olarak donmuş statik bir zaman kapsülü değil; 5 bin yıl önceki mikroplarla son on yılda oraya ulaşan organizmaların bir arada yaşadığı, hareketli ve karmaşık bir ekosistem olduğunu vurguluyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Üç aylık uğraşın ardından gelen antik ekmek</strong></li>
</ul>

<p>Laboratuvar ortamında Ötzi'nin sindirim sisteminden izole edilen canlı mayalar, buzdolabı koşullarında yeniden üretildi. Projenin başında yer alan mikrobiyologlar, çevrelerindeki insanların "Bu mayadan ekmek olur mu?" sorusu üzerine harekete geçerek antik bileşenlerle ekşi mayalı bir ekmek yapmayı denedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk denemelerde başarısız olan bilim insanları, üç aylık yoğun bir çabanın ardından "oldukça lezzetli ve kaliteli" bir ekşi mayalı ekmek elde etmeyi başardı. Ekibin bir sonraki hedefi ise aynı mayayı kullanarak bir antik bira mayalamak. Yapılan genetik analizler, dondurucu Antarktika koşullarında bile yaşayabilen bu özel maya türünün, Ötzi'nin ölümünden hemen sonra vücuduna girdiğini ve binlerce yıllık yolculuğunda ona eşlik ettiğini gösteriyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Çevre kirliliğine mumyadan gelen çözüm</strong></li>
</ul>

<p>Keşfedilen bu sıra dışı mayanın sadece ekmek yapımında değil, çevre teknolojilerinde de devrim yaratabileceği düşünülüyor. Ötzi 1991 yılında ilk bulunduğunda, mantar üremesini engellemek amacıyla vücuduna "fenol" adı verilen güçlü bir koruyucu kimyasal sıkılmıştı.</p>

<p>Bilim insanları, bu gizemli mayanın normal şartlarda zehirli olan fenol kimyasalını yiyerek beslendiğini fark etti. Bu durum, söz konusu mayanın gelecekte endüstriyel atıklarla kirletilmiş bölgelerin temizlenmesinde ve kimyasal maddelerin doğada ayrıştırılmasında aktif bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>

<ul>
 <li><strong>Modern insanın kaybettiği kadim bakteriler</strong></li>
</ul>

<p>Ötzi'nin mikrobiyom analizi, beslenme alışkanlıklarımıza dair de çarpıcı gerçekleri su yüzüne çıkardı. Mumyanın bağırsaklarında, günümüz modern şehir insanında neredeyse tamamen yok olmuş, ancak günümüzde sadece Afrika ve Güney Amerika'daki bazı yerli kabilelerde rastlanan özel bir mide bakterisi tespit edildi.</p>

<p>Tunç Çağı insanlarının modern topluma kıyasla çok daha yüksek oranda lif ve tam tahıl tükettiğini belirten uzmanlar, Ötzi'nin son akşam yemeğinde geyik ve keçi etinin yanı sıra buğday yediğini hatırlatıyor. Bilim dünyasında bu mayaların binlerce yıldır mı orada olduğu yoksa mumyaya sonradan mı bulaştığı yönünde tartışmalar sürse de Ötzi, geçmişin karanlık noktalarına ışık tutan canlı bir laboratuvar olmayı sürdürdü</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/5-bin-yillik-mumyadan-cikan-mayayla-ekmek-yaptilar</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/buz-adam-otzi-afp-2094707.jpg" type="image/jpeg" length="34839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 yıl sonra bir ilk: Bir barajda daha kapılar açıldı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/18-yil-sonra-bir-ilk-bir-barajda-daha-kapilar-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/18-yil-sonra-bir-ilk-bir-barajda-daha-kapilar-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta son dönemde etkili olan yoğun yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte, kent merkezinin içme suyunu sağlayan en önemli kaynaklardan biri olan Pusat-Özen Barajı tamamen doldu. Maksimum su seviyesine ulaşan barajda, 2008 yılından bu yana ilk kez dolusavaktan su tahliyesi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hafik ilçesine bağlı Pusat ve Özen köyleri arasında tarımsal sulama ve kent merkezinin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen Pusat-Özen Barajı, 2008 yılında ilk kez tam doluluğa ulaştı. O dönem baraj havzasında kaldığı için su altında kalan eski Pusat köyü, yakınlardaki bir yamaca taşındı.<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201459" class="detail-photo img-fluid" height="433" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201459.png" width="775" /><br />
Son iki yıldır yaşanan kuraklık, tarımsal sulama ve 2022'de 4 Eylül Barajı'na çekilen acil isale hattının yoğun kullanımı nedeniyle barajdaki su seviyesi yüzde 20'lere kadar geriledi. Suların çekilmesiyle 2024 yılında eski Pusat köyü kalıntıları ile tarihi cami minaresi yeniden içinde yürünebilir hale geldi.<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201505" class="detail-photo img-fluid" height="423" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201505.png" width="773" /><br />
Ancak 18 yıl sonra barajın tekrar tam doluluğa ulaşmasıyla birlikte eski köy yerleşimi yeniden su altında kaldı. Barajın simgesi haline gelen minarenin sadece külahının bir kısmı ile aleminin su üzerinde kaldığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201517" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201517.png" width="780" /><br />
KÖYLÜLER SEVİNÇLE KARŞILADI<br />
Barajın kuruma noktasına gelmesinin ardından umutsuzluğa kapılan bölge çiftçileri ve köylüler, dolusavaktan suyun aktığı anları ilgiyle izledi. Yıllardır su seviyesini eski cami minaresinin şerefe ve külah kısımlarına bakarak takip ettiklerini belirten yöre halkı, barajın tamamen dolmasının bölgedeki tarımsal sulama ve Sivas'ın içme suyu ihtiyacının karşılanması açısından önemli olduğunu dile getirdi.<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201511" class="detail-photo img-fluid" height="430" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201511.png" width="771" /><br />
Özen köyünde yaşayan Muharrem Kale "Geçen sene kuraklık vardı, sular tamamen bitmişti. Buranın suyu içme suyu olarak Sivas'a gidiyor. Şu anda yağışlardan memnunuz. Barajımız tekrar doldu" dedi.<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201542" class="detail-photo img-fluid" height="429" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201542.png" width="771" /><br />
Pusat köyünden Bahattin Güneş ise "Bu sene baraj yüzde 100 seviyeye ulaştı. Bu şekilde çok güzel oldu. Eski köyümüzün camisinin minaresi de tamamen kayboldu. Geçen sene su çok çekilmişti. Gördüğünüz gibi dolusavaktan çok güzel bir akış var" diye konuştu.<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 25 201555" class="detail-photo img-fluid" height="429" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-25-201555.png" width="777" /><br />
Barajın tam doluluğu ulaşmasıyla birlikte 2024 yılından itibaren durdurulan tarımsal sulamanın da yeniden yapılmasının önü açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/18-yil-sonra-bir-ilk-bir-barajda-daha-kapilar-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/18-yil-sonra-bir-ilk-bir-barajda-daha-kapaklar-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="20328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kurbanlık seçimi, kesimi, tüketimi ve saklama uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/uzmanlardan-kurbanlik-secimi-kesimi-tuketimi-ve-saklama-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/uzmanlardan-kurbanlik-secimi-kesimi-tuketimi-ve-saklama-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman: "Küçükbaş hayvanların 1 yaşını, büyükbaş hayvanların ise 2 yaşını geçmiş olması gerekir. Hayvanların dişlerinin süt dişinden kalıcı dişe dönmüş olması gerekmektedir"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Uzmanlar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık seçimi, kesimi, etin tüketimi ve muhafazası konusunda vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman, AA muhabirine, kurban seçiminde hem dini hem de ilmi boyutların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'deki hayvanların kulaklarına takılan kimlik numaralarıyla tüm işlemlerinin kontrol edilebildiğini ifade eden Koluman, şöyle konuştu:</p>

<p>"Küçükbaş hayvanların 1 yaşını, büyükbaş hayvanların ise 2 yaşını geçmiş olması gerekir. Hayvanların dişlerinin süt dişinden kalıcı dişe dönmüş olması gerekmektedir. Bunlara çok dikkat edilmesi gerekir. İslami açıdan hayvanın kurban edilebilmesi için eksik bir uzvunun bulunmaması da gerekir. Hayvanın topallamaması, tüylerinin düzgün olması, burnundan herhangi bir akıntı gelmemesi, öksürmemesi, gözüne bakıldığında sağlıklı olması, ağzının içinde ve tırnaklarının arasında yara bulunmaması durumunda bu hayvanın sağlıklı olduğu kabul edilir."</p>

<p>Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği Adana Şube Başkanı Biral Serttaş da kurbanlık etlerin doğru koşullarda saklanması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Etlerin büyük parçalar halinde buzdolabına konulmasını ya da sıcakken poşetlere sarılıp dolaba kaldırılmasını önermediklerini belirten Serttaş, şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<p>"Kurban eti kesildikten sonra 2 saat kendi sıcaklığında bekletilmelidir. Bekledikten sonra sinirleri gevşemeye başlar, ondan sonra parçalanırsa daha iyi olur. Buzdolabının normal bölümünde saklanan etler bir hafta içinde kullanılmalıdır, ondan sonra bakteri üretmeye başlar. Kurban eti eksi 18 derecede en fazla 6 ay bekletilmelidir. Bu süreçte periyodik olarak tüketilmelidir. Et 6 aydan sonra tadını kaybetmeye başlar ve uzun bekleme süresinin ardından aroması ve yoğunluğu değişir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/uzmanlardan-kurbanlik-secimi-kesimi-tuketimi-ve-saklama-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260523-41473066-41473062-u-z-m-a-n-l-a-r-d-a-n-k-u-r-b-a-n-l-i-k-s-e-c-i-m-i-k-e-s-i-m-i-t-u-k-e-t-i-m-i-v-e-s-a-k-l-a-m-a-u-y-a-r-i-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="39126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/yolcu-otobusu-devrildi-25-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/yolcu-otobusu-devrildi-25-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul-İzmir Otoyolu'nda devrilen yolcu otobüsündeki 25 kişi yaralandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BALIKESİR (AA) - İstanbul-İzmir Otoyolu'nun Balıkesir kısmında devrilen yolcu otobüsündeki 25 kişi yaralandı.</p>

<p>İstanbul'dan İzmir istikametine seyreden A.G. yönetimindeki 24 AAS 700 plakalı yolcu otobüsü, Susurluk Yeni Mahalle mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.</p>

<p>Çevredekilerin bildirmesi üzerine olay yerine jandarma, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kazada, otobüsteki 40 kişiden 25'i yaralandı.</p>

<p>Sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırılan yaralıların tedavisi sürüyor.</p>

<p>Otoyolda trafik akışı kontrollü sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/yolcu-otobusu-devrildi-25-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/a-a-20260518-41415019-41415018-i-s-t-a-n-b-u-l-i-z-m-i-r-o-t-o-y-o-l-u-n-d-a-d-e-v-r-i-l-e-n-y-o-l-c-u-o-t-o-b-u-s-u-n-d-e-k-i-25-k-i-s-i-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="32279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyaz kıta kendi kendini yok ediyor: Antarktika neden eriyor?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/beyaz-kita-kendi-kendini-yok-ediyor-antarktika-neden-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/beyaz-kita-kendi-kendini-yok-ediyor-antarktika-neden-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Antarktika’daki deniz buzlarının son on yılda yaşadığı dramatik düşüşün nedenini, rüzgar ve okyanus sıcaklıklarının tetiklediği ve bölgeyi dengeden çıkaran bir "iklim kaosu" zincirine bağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antarktika’nın onlarca yıl boyunca Kuzey Kutbu’ndaki hızlı erimeden korunduğu düşünülürken, 2015 yılından itibaren yaşanan radikal değişimlerin arkasındaki gizem çözüldü. Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kıtayı çevreleyen deniz buzlarındaki çöküşün "üçlü darbe" olarak adlandırılan bir süreçle gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu süreç, fosil yakıt kirliliği ve ozon tabakasındaki deliğin etkisiyle güçlenen batı rüzgarlarının, okyanusun derinliklerindeki sıcak ve tuzlu suları yüzeye sürüklemesiyle başladı. Yüzeye çıkan bu ısı buzları eritirken, artan tuz oranı okyanus katmanlarının karışma dengesini bozarak aşağıdan yukarıya doğru sürekli bir sıcaklık akışını tetikledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, 2018 yılı itibarıyla bölgenin kendi kendini besleyen bir kısır döngüye girdiğini belirtiyor. Daha az deniz buzu, yüzey sularının daha fazla güneş enerjisi emerek sıcak kalmasına neden oluyor ve bu durum yeni buz oluşumunu tamamen engelliyor. Bu durum sadece kutup ekosistemini değil, tüm gezegeni tehdit ediyor; zira güneş ışınlarını uzaya geri yansıtan dev bir ayna görevi gören deniz buzlarının yok olması, okyanusun daha fazla ısı emmesine ve küresel ısınmanın hızlanmasına yol açıyor. Bilim insanları, Antarktika’nın artık eski haline dönmekte zorlanacağı yeni ve istikrarsız bir evreye girmiş olabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/beyaz-kita-kendi-kendini-yok-ediyor-antarktika-neden-eriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/antartika-reu-1712625.jpg" type="image/jpeg" length="12775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, yeni UFO belgelerini yayınladı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/abd-yeni-ufo-belgelerini-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/abd-yeni-ufo-belgelerini-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, uzayda yaşama dair iddialar barındıran belgeleri kamuya açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, uzun süredir kamuoyunun merak ettiği tanımlanamayan hava olaylarına (UAP) ve olası “uzaylı yaşam” iddialarına ilişkin çok sayıda gizli belge ve görüntüyü erişime açtı. Açıklanan dosyalarda Apollo uzay görevlerine ait kayıtlar ve “keskin, köşeli parçacıklar” şeklinde tanımlanan gözlemler de yer aldı.<br />
<br />
<img alt="Ufo-1" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ufo-1.jpg" width="860" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>BEYAZ SARAY: “TARİHTEKİ EN ŞEFFAF PAYLAŞIMLARDAN BİRİ”</strong></h3>

<p>Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, yayımlanan belgelerin hükümet tarihindeki en kapsamlı UAP paylaşımı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“ABD hükümetinin tüm birimlerinden gelen UAP videoları, fotoğrafları ve orijinal belgeleri tek bir merkezde toplandı. Erişim için güvenlik izni gerekmiyor. Başkan Trump, maksimum şeffaflık ilkesini benimsemektedir.”</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>PURSUE PROGRAMI DEVREDE</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Belgelerin, “PURSUE” (UAP Karşılaşmaları için Başkanlık Gizliliği Kaldırma ve Raporlama Sistemi) kapsamında yayımlandığı bildirildi.</p>

<p>Programın amacı, UAP olaylarına ilişkin arşivlerdeki bilgilerin kademeli olarak kamuya açılması olarak açıklandı.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>APOLLO GÖREVLERİNDEN DİKKAT ÇEKEN GÖRÜNTÜLER</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>İlk veri paketinde, Apollo 12 ve Apollo 17 görevlerine ait fotoğraf ve kayıtlar yer aldı.</p>

<p>Ay yüzeyinden çekilen bir görüntüde gökyüzünde üç küçük nokta şeklinde bir oluşumun görüldüğü ifade edildi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 08 163737" class="detail-photo img-fluid" height="494" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-08-163737.png" width="872" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>“KESKİN VE KÖŞELİ PARÇACIKLAR” KAYITLARDA</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Apollo 17 görevine ait iletişim transkriptlerinde astronotların olağan dışı gözlemleri dikkat çekti.</p>

<p>Bir astronotun ifadeleri şöyle aktarıldı:</p>

<p><i><strong>“Çok parlak parçacıklar ya da kırıntılar var, manevra sırasında yanımızdan geçiyor.”</strong></i></p>

<p>Kontrol merkezinin yanıtı ise kısa oldu:</p>

<p><i><strong>“Anlaşıldı.”</strong></i></p>

<p>Bir diğer kayıtta ise şu ifadeler yer aldı:</p>

<p><i><strong>“Penceremin dışında çok parlak cisimler var, havai fişek gibi görünüyor.”</strong></i></p>

<p>Devamında şu değerlendirme yapıldı:</p>

<p><i><strong>“Keskin, köşeli parçacıklar gibi görünüyorlar ve dönerek hareket ediyorlar.”</strong></i><br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 08 172256" class="detail-photo img-fluid" height="590" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-08-172256.png" width="1046" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>FBI VE 1999 TARİHLİ GÖRÜNTÜLER DE DOSYADA</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Açıklanan belgeler arasında Federal Bureau of Investigation tarafından hazırlanan bazı görüntüler de yer aldı.</p>

<p>Bu kayıtların 1999 Yılbaşı gecesinde çekildiği ve ABD uçaklarıyla birlikte görülen tanımlanamayan hava olaylarını içerdiği belirtildi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>“ŞEFFAFLIK DÖNEMİ BAŞLADI” MESAJI</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Savunma Bakanlığı yetkilileri, süreci “benzeri görülmemiş bir şeffaflık adımı” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Savunma Bakanı Pete Hegseth, kamuoyuna açıklama yapılmasının önemine dikkat çekerek sürecin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise tüm istihbarat birimlerinin koordineli şekilde çalıştığını ifade etti.</p>

<p>NASA yetkilileri de verilerin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ve bulguların şeffaf şekilde paylaşılacağını açıkladı.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>BELGELERE ERİŞİM AÇILDI</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Yayımlanan geniş veri setinin WAR.GOV/UFO adresi üzerinden kamuya açık şekilde incelenebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/abd-yeni-ufo-belgelerini-yayinladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/pentagon-ufo-belgelerini-yayimladi.jpg" type="image/jpeg" length="80056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Yardımcısı duyurdu: Sigara kimlikle satılacak]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/saglik-bakani-yardimcisi-duyurdu-sigara-kimlikle-satilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/saglik-bakani-yardimcisi-duyurdu-sigara-kimlikle-satilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Türkiye'de de Japonya gibi kimlikle sigara satılması yönünde çalışmalarının olduğunu açıkladı. Birinci, "Japonlar artık sigarayı kimlikle veriyor insanlara. Bizim de planlarımızdan birisi bu” diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de sigara kullanımı endişelendiriyor...</p>

<p>Ülkemizde ortalama her iki erkekten biri sigara kullanıyor. 18 yaş üstü her dört kadından da biri sigara içiyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>SİGARA KULLANIMINA DEĞİNDİ</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı Can Sağlığı Vakfı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Bilim Erzurum tarafından ‘Tıbbın yarınına bugünden bak’ temasıyla düzenlenen ‘MedAI 26 Tıpta Yapay Zeka Kongresine’ katılan Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, ‘sağlığın bugünü ve geleceği’ konusunda sunum yaptı.</p>

<p>15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndan katılımcılara Türkiye'nin 24 yıldaki sağlık dönüşümünü, kurumsallaşma ve dijitalleşme atılımlarını, beklenen sağlık gelişmelerini ve çalışmaları hakkında bilgi veren Birinci, sağlıktaki sorunlara da dikkat çekti.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 04 220255" class="detail-photo img-fluid" height="485" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-04-220255.png" width="747" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>MALİYETİ 1028 DOLAR</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kullanıcı sayısı artan sigara konusuna değinen Bakan Yardımcısı Birinci, kişi başı sağlık harcaması 840 dolar olan Türkiye’de sigara içen bir kişinin sağlık maliyetinin ise 1028 dolar olduğunu söyledi.</p>

<p>Tütünde hane halkı harcamasının yılda 15 milyar lirayı bulduğunu belirten Birinci, sigaraya sebepli yangın hasarının 4 milyar lira olduğunun belirlendiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birinci, sigara kaynaklı sağlık harcamasının ise 5 milyar dolar olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bütün olumsuzluklara rağmen tütün ürünü kullanımının artmaya devam ettiğini belirten Birinci, bakanlık olarak alarm seviyesinde bir tabloyla yüz yüze olduklarını ifade etti.</p>

<p>37 Avrupa ülkesinde yapılan ankette 15-16 yaşındaki öğrencilerin yüzde 55’inin sigaraya ulaştığını, ilk deneme yaşının ise 12 yaşın altına düştüğü bilgisini veren Birinci, kullanımda kız çocuklarının erkeklerle eşit hale geldiğini kaydetti.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 04 220653" class="detail-photo img-fluid" height="412" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-04-220653.png" width="754" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"ÇOCUKLARIN YÜZDE 44'Ü SİGARA DUMANINA MARUZ KALIYOR"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Her yıl 7 milyon kişinin tütün yüzünden öldüğünü, 1,6 milyon kişinin ise pasif etkilendikleri için hayatlarını kaybettiğini anlatan Bakan Yardımcısı Birinci, dünyadaki kanser türlerinin yüzde 25’inin sigaranın sorumlu olduğunu bildirdi.</p>

<p>Türkiye’yi akciğer kanserinde birinci yapanın sigara olduğunu vurgulayan Birinci, Türkiye'de her 100 çocuktan 44’ünün sigara dumanına maruz kaldığını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin Endonezya’dan sonra dünyanın en çok sigara içilen ülkesi olduğunu anlatan Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, günlük tüketimin kişi başı 17 dal olduğunu bildirdi.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"EN UCUZ SİGARA TÜRKİYE'DE SATILIYOR"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Sigara konusunda Türkiye’nin şampiyonluğa gittiğini ifade eden Birinci, fiyat politikasına dikkat çekti.</p>

<p>En ucuz sigaranın Türkiye’de satıldığını söyleyen Birinci, <i><strong>"Sigara fiyatı konusunda en ucuz ülkelerden biriyiz. Dünyada 108’inci sıradayız. Gelişmiş ülkelerde yüzde 4, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10 zam yaptığınız zaman yüzde 7-8 civarında sigara kullanımı azalıyor. Yani en etkili şey aslında fiyat. Siz hangi politikayı belirlerseniz belirleyin fiyat artarsa sigara içen yüzde 2,1 azalıyor. Toplam tüketim miktarı da yaklaşık 3,8-4 oranında azalıyor." </strong></i>dedi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 04 220648" class="detail-photo img-fluid" height="501" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-04-220648.png" width="743" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong>"SİGARA KİMLİKLE SATILACAK"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Elektronik sigaranın masum gösterildiğini kaydeden Birinci şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ne yazık ki elektronik sigara, sigaraya başlamayı 3 kat artırıyor. Onu masumlaştıran, az zararlı gibi kavramlarla onu pazarlayan firmaların bizi nasıl bir tuzağa çektiğini söylemek için özellikle değiniyorum. Elektronik sigaranın satışının yasak olduğu ülkeler var. Normalde bizde de yasal değil ama bulundurmayı yasak hale getirmedik. Sigara Japonya’da en büyük sorunlardan biriydi. Japonlar artık sigarayı kimlikle veriyor insanlara. Bizim de planlarımızdan birisi bu.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/saglik-bakani-yardimcisi-duyurdu-sigara-kimlikle-satilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/05/saglik-bakani-yardimcisi-duyurdu-sigara-satisinda-yeni-donem-kimlikle-satilacak.jpg" type="image/jpeg" length="87829"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
