Obezite tedavisine multidisipliner yaklaşım şart!

Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı obezite rakamlarına göre Türkiye obezite sıralamasında 53 ülke arasında birinci sırada yer aldı. Ülke nüfusunun % 32,1’inin obez olduğu bildirildi. Peki obezitede ölçüt nedir, etkileyen faktörler ve yapılması gerekenler nelerdir? Diyetisyen Merve Ceylan Alp kaleme aldı..

Obezite tedavisine multidisipliner yaklaşım şart!
Diyetisyen Merve Ceylan Alp'in obeziteye dair kaleme aldığı yazısı:

Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2018 Avrupa Sağlık Raporu'nu açıkladı. Rapora göre Türkiye obezite sıralamasında 53 ülke arasında birinci sırada yer aldı. Ülke nüfusunun % 32,1’inin obez olduğu bildirildi. Bu durum obeziteye sebep olan durumlar ve obezite tedavisinin nasıl olması ve olmaması gerektiği konularındaki toplum bilincini artırmamızı gerekli kıldı. Bilindiği üzere obezite hiçbir zaman gündemden düşmemesine rağmen, ne yazık ki toplumumuzun bu sorunu yıllardır tam anlamıyla çözüme kavuşturulamamıştır.
Obezitenin kısa bir tanımını yapmak gerekirse, vücuttaki yağ miktarının sağlığı bozacak miktarda artmasıdır. Evrende, dünyada ve insan vücudunda her şey bir denge prensibine sahiptir. Vücudumuzdaki enerji dengesinin bozulması, vücuda alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması sonucunda artan enerji, vücudumuzda yağ deposu haline gelir. Ve bu durumun sürekli yaşanması sonucu vücut yağ oranının yüksekliği sağlığımızı tehdit etmeye başlar.
Obezite hastalığını çözebilmek için nedenleri derinlemesine incelenmeli, gerekli önlemler alınmalıdır.
Obezite ​genetik​ faktörlü olabilir. Çünkü yağ hücre sayısı, büyüklüğü, vücuttaki dağılımı kalıtımla ilişkilidir.
Fiziksel Aktivite azlığı​ sonucu harcanan enerjinin az olması ile obezite gelişebilir.
Aşırı besin alımı​, besin tercihlerinin şekerli/hamurlu/çok yağlı besinlerden yana olması sonucu alınan enerjinin çokluğuna bağlı obezite gelişebilir. Hızlı yemek yeme, yemek yerken başka bir işle meşgul olma, enerjisi yoğun, hacmi az besinlerin (hamburger, sandviç, pizza vb.) tüketilmesi enerji alımını arttıran unsurlardandır.
Yanlış beslenme alışkanlıkları​ obeziteye davetiye çıkarır. Ödüllendirici, zevk için yeme, seyrek yeme ve öğün atlama, iki öğün arasında çok uzun ara olması bir sonraki öğünde; çok yemek yenmesine, kan yağ ve şeker miktarlarının artmasına, vücuttaki su miktarının azalmasına ve vücut yağ deposunun artmasına neden olur.
Beyindeki ​açlık tokluk merkezlerinde oluşan tümör, iltihap, travmalar​ da aşırı yemek yeme davranışına sebep olabilir.
Psikolojik bir takım durumlar​; besinin kişide farklı bir anlam olarak algılanmasına (örneğin kendisine şefkat gibi) ve aşırı yemek yemesine neden olabilir.
Ayrıca depresyon, kansızlık vb hastalıkların tedavilerinde kullanılan ​bir takım ilaçlar​ da bireylerin iştahını artırarak kilo almalarında etkili olabilir.
Obezite tek başına bir hastalık olarak nüksetmez ve beraberinde pek çok hastalığa da davetiye çıkarır. Obezite ile ​yüksek derecede ilişkili olan hastalıklar ​ Tip-2 Diyabet, Safra Kesesi Hastalıkları, İnsülin Direnci ve Metabolik Sendrom, Solunum Güçlüğü ve Uyku Apnesi gibi hastalıklardır. Obezite Kalp Damar Hastalıkları, Hipertansiyon, Diz Eklem Problemleri, Gut Hastalığı ve Kısırlık ile ​orta derecede ​ ilişkilidir. Kanser, Üreme Hormon Bozuklukları,
Polikistik Over Sendromu (PCOS), Bel Ağrısı ve Doğum Sorunları ile de ​hafif derecede ​ ilişkisi vardır. Psikolojik olarak özellikle genç bireylerde Öz saygı ve Ben algısı gibi konularda da ne yazık ki olumsuz etkilere sebep olabilmektedir.
Görüldüğü üzere obezite pek çok hastalıkla ilişkilidir ve tam olarak çözümü multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Obezite tedavisi için hekim, eczacı, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistin olduğu bir ekip çalışması tedavinin yüzde yüz başarıya ulaşmasında en etkili yol olacaktır. Bu bakış açısının hem topluma hem de sağlık profesyonellerine kazandırılabilmesi için ilgili bakanlıklarca çeşitli projeler geliştirilebilir, bu konuda farkındalık ve yeni bir tedavi algısı oluşturulabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporu, ülkemizin obezite tedavisi stratejisinde yetersizlikler olduğunu ve bir takım değişiklikler yapılmasının gerekliliğini ortaya koymuştur.
Obezitenin temel tedavi yöntemleri

  • Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi

  • Egzersiz tedavisi

  • Davranış değişikliği tedavisi

  • İlaç tedavisi​

  • Cerrahi tedavi


Unutulmamalıdır ki hayatında hiç diyet tedavisi almamış veya kilosu temel yaşamsal faaliyetlerine engel olacak düzeye gelmemiş bireyler, hızlı ve kolay çözüm algısı ile cerrahi tedaviye başvurmamalıdırlar. Cerrahi tedavi sonrası, uygun beslenme alışkanlığı kazanmamış bireyler, verdikleri kiloları tekrar alabileceklerinin de bilincinde olmalıdırlar.

Ayrıca yine kısa sürede zayıflama vadeden ve içeriğini bilmedikleri bitkilere, bitkisel toz/tablet formundaki karışımlara itimat etmemelidirler. Bu tarz ürünlerin içerisindeki yasaklı bir takım maddeler sağlığı tehdit etmekte; organ yetmezlikleri, felç, koma ve ne yazık ki ölüme sebebiyet verebilmektedir.
Obezite tedavisinde işinin gerçekten uzmanı olan ve güvenilir sağlık çalışanlarına başvurmak oldukça önemlidir.
Sağlıklı bir hafta geçirmeniz dileğiyle..
Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2018, 20:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5