Sahi YÖK ne işe yarar?

Abone Ol

Başlığa bakarak sadece YÖK mü diye düşünmeyin.

Kızım Sana Söylüyorum (Dedim) Gelinim Sen Anla (İşit) .

Kutuplaşmanın zirve yaptığı ve ortak gelecek ve vatan sevgisi gibi değerlerin hiçliğe doğru savrulduğunu zamanlardan geçiyoruz. Geçmişten günümüze kurumlar işlerini doğru yapmadığındandır ki çoğu hakikat gayri ahlaki bir tutum ile zaman aşımına bırakılıyor. Ortaya çıkmaya başladığı dönemde ise karşıtlık duygusu ile o hakikatleri gölgede bırakma kavgaları zirve yapar ve bütün sorumluluk mevcut iktidara yüklenilir!

Vatan sevgisi ahlakta iyiliği, ahlakta iyilik de vatan sevgisini meydana getirir.

İnsanların içlerinde daha yaratılışdan vatan sevgisi bulunur. Vatanını seven, haysiyetli ve şahsiyetli insanların vatana bağlılıkları sebebiyle uğrunda her şeylerini seve seve feda edebilecekleri bazı kutsal değerleri vardır: Din, dil, şeref, namus, ırz gibi değerler bunların başında gelir. Vatanı korumak; dini, imanı, namusu korumak gibidir. Bu uğurda canlar feda edilir. Yâni vatanı sevmek kadar korumak da önemlidir.

Her nimete sâhip olan, iyi iklimi, bol suyu, zengin maden yataklarıyla dünyada eşi bulunmayan vatanımız Türkiye, onu yükseltecek hakikî vatanseverlere muhtaçtır. Ancak bu hakikî vatanseverler; el ele vererek, birbirlerini sayarak, koruyarak, durmadan çalışarak, 21. Yüzyılın bilim ve teknolojisine ulaşarak ve hatta onu da geçerek, bu kutsi vatanı lâyık olduğu dereceye ulaştırabilirler.

Güzel Türkiye'miz, atalarımızın canları, kanları ve yürekleri ve akıllarıyla kurdukları bu vatan parçamız bizler için huzurlu ve onurlu bir yaşama güvencesidir.

Aynı topraklarda doğup büyüyen insanlar, aynı paydada birleşerek vatan sevgisini kalplerinde yaşatırlar.

Aynı paydada birleşmek nedir? Doğru olanın etrafında birleşmek desem nokta atışı olur kanımca. Bu doğrular hoşumuza gitsin ya da gitmesin fark etmeksizin bir olmak. Ortak gelecek bunun için yeterli bir bir hedef olur diye düşünüyorum . Başta TBMM olmak üzere bütün kurumların amacı budur /bu olmalıdır. Doğrular sadece doğrular. Bu birilerimizin hoşuna gitmese bile .

İşte bu eksende asıl gündeme geçiş yapmanın zamanıdır .

YÖK NE İŞE YARAR?

İstanbul Üniversitesi’nin diplomaların akıbeti ile ilgili aldığı karar yeni ve trajil fısıltıları da beraberinde dillendirmeye başladı. Sokakta, akademide, sivil toplum örgütlerinde ve devlet dairelerinde birçok dertli sesin yükseldiğini gördük.

- Sadece yatay geçişler mi şaibeli?

- Üniversitelere giriş sınavları düne kadar FETÖ'nün yap boz tahtası hatta lotarya oynattığı bir alandı, bu devam ediyor mu?

- Akademiye personel alınırken de neler oluyor neler?

- Araştırma görevlisi, doktor öğretim üyesi, doçent ve hatta profesör kadrolarına usulüne uygun olmayan atamaların sorumluları kimler?

- Şaibeli rektörlerin zamanında yapılan atamalar ve alımlar neden sorgulanmıyor?

- Doçent olabilme kriterleri neden bu kadar sık değiştiriliyor?

- Akademik personelin yükseltmesinde özellikle yabancı dil bilmediği halde yüksek notlar nasıl belgeleniyor?

- YÖK neden ehil kişiler ile tüm bu şaibeli durumları görmezden geliyor?

Ve son soru – Nasıl oluyor da yeni atanan üniversite yöneticisinin -dekanın ya da rektörün- her şeyden anlayan bir sürü akrabası da aynı üniversitede göreve başlıyor?

Sorular herkesin dilinde. Bir de şu konuşuluyor: Diplomaların iptalinden sonra lise mezunu olarak kalan hayatlarına devam edecek olan kişilerin toplumun geleceğindeki yeri ne olacak? Bugüne kadar edindikleri mevki ve makam devletin ve milletin imkanları ile olduysa bunu nasıl telafi edecek yetkililer? Hak geçmeyecek mi? Kimin hakkı kime helal edilecek? Tek tek helallik almak için 30-40 sene önce gasp ettiklerinin derdine kim düşecek?

Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlet, Türk milleti vefakar, hepimiz vatanımızı canımızdan önce düşünüyoruz. Peki geleceğimiz çalmış olanlar, birçok vatan evladının eğitim hakkını gasp etmiş olanlar bu devletin kurumlarında bu kadar kolay nasıl mevki ve makam sahibi oldular? Bunun hesabını sormak her kurumun vazifesi iken YÖK neden tüm personelinin yeterliliğinden bihaber? Diyebilirsiniz ki neden YÖK’e bu kadar yükleniyorsun Başka kurumlarda hak ihlalleri ve gasp edilmiş atamalar yapılmıyor mu? Bu sorunun cevabı çok basit aslında; çünkü üniversiteler toplumu ayakta tutan ve ilmi, sosyal ve ekonomik dinamiklerin dişlilerini üretiyor. Her beşeri adımın arkasında yüksek öğretim kurumlarımız var ve olmalı. Dolayısı ile Cumhurbaşkanı da üniversitede eğitim alıyor uçak mühendisi de, doktor da üniversitede yetişiyor ilk okul öğretmeni de, subay da askeri yüksek okulda eğitim alıyor yüksek yargıçlarımız da.

Aslında son soruyu yukarıda sormuştum ama bu son olsun: Bu vatanın şerefli evlatlarının eğitim hakkını gasp edip makamlara haksız yere çökenler Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini karartmaya devam edecek mi?

Fısıltıların hakikate doğru ilerleyişine kayıtsız kalmak olmazdı. Gerçek ortaya çıkmalı zira gerçeğin ortaya çıkmak gibi bir huyu var.

Vatan sevgisi; ruhları, kirden kurtaran en kuvvetli rüzgârdır.

Vatan sevgisi ahlakta iyiliği, ahlakta iyilik de vatan sevgisini meydana getirir.

Güzel yarınlara inşallah

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }