Satılmış sessizlik

Abone Ol

Yemen’de Husiler, İsrail’in başkent Sana’ya düzenlediği saldırıları dünyaya duyurdu. Başkanlık kompleksine ve füze üslerine yapılan bombardıman, sivillerin hayatına mal oldu. Yakıt depolarının vurulmasıyla iki kişi öldü, onlarcası yaralandı. Yoksul, kuşatma altındaki Yemen, bütün imkânsızlıklarına rağmen bir terör devletine karşı direnirken, koca bir coğrafyanın sessizliği kulakları sağır ediyor.

Bugün bu sessizlik yalnızca bir politik tercih değil, köklü bir ihanetin sürekliliğidir. 1916’da Osmanlı’ya karşı İngilizlerle iş tutan Arap liderlikleri nasıl ki ümmeti parçalamışsa, bugün de aynı zihniyet kendi iktidarlarını korumak uğruna halklarını ve Filistin’i yalnız bırakıyor. 1948’de İsrail kurulduğunda sahte destek açıklamaları yapan, 1967 ve 1973 savaşlarında halklarını hezimete sürükleyen aynı rejimler; şimdi “Filistin’in yanındayız” diyerek sahte gözyaşlarıyla halklarını uyutmaya devam ediyor.

Petrol zenginliğiyle şatafat içinde yaşayan krallar, emirler ve hanedanlar, Gazze’de, Sana’da ve Kudüs’te dökülen kanları görmezden geliyor. İsrail’in masasında pazarlık edenler, ümmetin onurunu koltuklarının ayaklarına sermiş durumda. Bu liderliklerin sessizliği, aslında İsrail’in bombalarından daha yıkıcıdır; çünkü ihanet içeriden geldiğinde, coğrafyanın direnci kökünden sökülür.

Filistin’in içindeki Fetih yönetimi de bu zincirin başka bir halkasıdır. Halkın iradesini değil, Batı’nın ve İsrail’in gölgesini tercih eden bir yönetim, kendi topraklarını kendi elleriyle işgale açmaktadır. Gazze’nin direnişi ile Batı Şeria’nın sessizliği arasındaki çelişki, bu ihanetin en açık kanıtıdır.

Bugün Yemen’in yaptığı, aslında bütün Arap coğrafyasına ayna tutmaktır. Yoksulluk içindeki bu ülke, bütün imkânsızlıklara rağmen boyun eğmemeyi seçiyorsa, petrol içinde yüzen rejimlerin suskunluğu tarihin en ağır utancı olacaktır.

Ortadoğu’nun gerçek meselesi İsrail’den çok, İsrail’in karşısında diz çökmüş Arap rejimleridir. Bu ihanet zinciri kırılmadıkça, Filistin de Yemen de özgürlüğe kavuşamayacaktır.

Unutmayalım, tarih yalnızca direnenleri değil; ihanet edenleri de kaydeder. Ve yarının nesilleri, Yemen’in enkazından yükselen direnişin yanı sıra, Arap liderlerinin utanç verici sessizliğini de hatırlayacaktır. Sessizliğin, aslında en büyük ihanet olduğunu göremeyenler, kendi halklarının lanetiyle anılacaktır.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }