İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi (İFAM) Başkanı Dr. İhsan Şenocak, “Müslüman ailelerin çocukları deist oluyor” ifadesinin yalan olduğunu ifade etti. Şenocak bu konunun, İslâm üzerinde hesabı olanların iftirası olduğunu belirten İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi (İFAM) Başkanı Dr. İhsan Şenocak, Türkiye’deki kaygının arka planında Müslüman ailelerdeki sorumluluk bilincinin ihmal edilmesinin yattığını söyledi.

Akit TV'nin haberine göre İhsan Şenocak, “Müslüman ailelerin çocukları deist oluyor” ifadesini yalanlarla dolu olduğunu ve İslam üzerinde hesabı olanların Deiztlik üzerinden iftirada bulunduklarını söyledi.

İslam tarihinde deist bir harekete rastlanılmadığını belirten  İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi (İFAM) Başkanı Dr. İhsan Şenocak, şunları dile getirdi: “Deizm, Tanrı’ya inanan lakin vahyi inkâr eden anlayışı temsil eder. Yarattıktan sonra kenara çekilen, yönetmeyen bir Tanrı anlayışı hâkimdir. İslâm’da vahyi reddeden bir tanrı anlayışı olamayacağından tarihinde deist bir hareket yoktur. Ateizme savrulan insanlara Batılılar tarafından, ‘En azından Tanrı’ya inanın’ şeklinde bir telkin yapılarak deizmin yolu açıldı. Batı, nasıl Kapitalizma’nın sömürü çarkında bunalan insanların İslâm’a yönelişlerine mâni olmak için Sosyalizma’yı telif edip el altından desteklediyse, Deizm’i de İslâm’a geçişe mâni olmak için kullanmıştır. Çünkü İslâm’ın olduğu yerde istismarcılar ateizmin ve deizmin önünü açacak gerekçeler bulamaz.”

Sünneti inkârcılar sürüklüyor

Türkiye’deki deistlerin deizmden habersiz olduğunu ifade eden Şenocak Hoca, şunları kaydetti: “Deist olduğunu söyleyen gençlerle çok defa konuştum. Gördüm ki önemli bir bölümü Müslüman lakin imanına farklı yollarla virüs bulaşmış; inkâr etmiyor, şüpheler ve vehimler içerisinde boğuşuyorlardı. Allah Resûlü’nden bahsederken gözleri dolan salât-u selam okuyan biri deist olabilir mi? Elhamdülillah hepsi şüphelerinden teberri ederek meclisten ayrıldı. Deist olduğunu zannedenlerin önemli bir bölümü, sünneti reddeden Müslümanların eserlerini okuyarak çare ararken de ateist ve deistlerin tuzağına düşen insanlardan müteşekkil. Bu projeyi yakından takip ettiği anlaşılan İslâm karşıtları da ‘deizm yayılıyor’ yaygarasıyla gençlerin önüne ‘dezim’i alternatif olarak koymaktadır. Deizm’in ‘Müslüman ailelerin çocukları arasında yayıldığı’ iddiası geniş çaplı ve derin bir araştırmaya değil, sınırlı ve yüzeysel sorgulamalara dayanmaktadır. Buna rağmen memlekette büyük bir kaygı oluşmasının nedeni ise Müslüman ailelerdeki sorumluluk bilincidir. Maalesef ailelerin önemli bir bölümü çocuklarının iyi bir Müslüman olması için özel bir gayret sarf emiyor lakin deist olmasını da büyük bir felaket olarak görüyor.”

İsveç'te islamofobik saldırı! Başörtülü kadın işten çıkarılmak istendi İsveç'te islamofobik saldırı! Başörtülü kadın işten çıkarılmak istendi

Sorun gençlerin dünyevileşmesi

Sorunun kaynağını ve çözümünü de anlatan Şenocak, şöyle devam etti: “Müslüman aile çocuklarının yükselen gelir dağılımına bağlı olarak dünyevileşmesi sorunun kaynağıdır. Bir çözülme var fakat bu İslâm’ı bırakıp başka bir dine intisab etme ya da deist olma şeklinde değil, İslâm’a yabancılaşma kapsamındadır. Bunda ise Hilafet’in kaldırılmasının büyük bir payı vardır. Zira medrese ve tekke kapatılınca cami kalbi sökülen beden gibi ortada kaldı. Oysa İslâm medresede okunur, tekkede hayat bulur, camide yaşanır. Tarihte dininin İslâm olduğunu söylediği halde Müslümanca bir hayat yaşamayan insanlar olmuştur. Bunlara deist ya da ateist değil fâsık denmiştir. Özetle Deizm’in yayılması yok, yayılmasını isteyenler var. Her yer de İslâm’ı beyan etmeli, şüpheleri izale etmeliyiz. Deizm köksüzdür, harici tesirlerle kurulan bütün akımlar nasıl akamete uğradıysa Deizm de onlarla aynı kaderi paylaşacaktır.”

Zekeria Say/Akit TV