Şerîat İsterüz Çığırtkanlığı İle Korku Salınarak TAĞÛTÎ bir anayasa yapılmasın?

Abone Ol

Bedri Gençer Hocanın Cübbeli Yorumunun Hatırlattığı:

“Şerîat İsterüz” Çığırtkanlığı İle Korku Salınarak

TAĞÛTÎ BİR ANAYASA YAPILMASIN?

Bedri Gençer hocayı yakından tanımayız. Ama hakkındaki kanaatimiz müsbettir. Hocamız da bizim gibi her oluşu hayra yoran saf kişilerden. Yoksa hakikati bilir de bilmez görünenlerden midir? Onu da bilemeyiz.

Bedri hocamız yaklaşık iki yıl önce Cumhurbaşkanımızın ilgili bir konuşması üzerine Cübbeli hakkında yazdığı yazıyı şöyle bitirmişti:

“Belli ki artık suyu ısındı.

Devletimiz yarına bırakır, yanına bırakmaz.”

Biz de mukabil yazımızda şöyle demiştik:

“Kullanılmak üzere Cübbelilere her zaman ihtiyaç duyulur ama maruf Cübbeli’nin sonu geldiğine inanamıyoruz. Baksanıza hâlâ gündemde.”

Hamdolsun yanılmamışız.

SUYU ISINMAK ŞÖYLE DURSUN

“Suyu ısınmak şöyle dursun” Cübbeli şu son günlerde Cumhurbaşkanımızla onun çağrısıyla – kim bilir kaçıncı defa- yeniden görüştü. Resimleri de basına servis edildi.

İyi niyetli yanılgıların sonu yoktur. Bedri hoca “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cübbeli Ahmet’i İstişare İçin Değil, Kulağını Çekmek İçin Çağırdı” deyü muhtemelen bir saflığa daha imza attı. Yanılmış olmayı dileriz.

Biz de Bedri hocanın bu sözlerini yeniden yorumlamak istedik. Ama gerek olmadığını, bir önceki yazımızı hatırlatmanın daha önemli ve faydalı olacağı hükmüne vardık.

CÜBBELİYE ŞERÎAT ÇIĞIRTKANLIĞI YAPTIRTMAK

Bu arada pek çok önemli bulduğumuz bir tedirginliğimizi dile getirmek isteriz:

Cübbeliye “ŞERİAT İSTERÜZ” dedirterek, bazı laik teröristlere heykeller kırdırtılarak ve ünvanlı-siyasi putçulara laiklik çığırtkanlığı yaptırılarak KORKU BASKISIYLA bize yeni bir İslam/tarih/ kültür tanımaz seküler Tâğûtî bir Anayasa dayatılmasın. Çünkü tecrübe edilmiş gerçektir. Düzeni değiştiremeyenler, değişirler ve onun savunucusu olurlar. Bizim de mensubu olmakla iftihar ettiğimiz İmam-Hatip nesli böyle bir yola girer gibi oldu da…Rabbim uyanışlar nasip etsin.

Bir önceki yazımız:

“CÜBBELİ’Yİ BAŞIMIZA BELA EDEN DEVLET DEĞİL MİYDİ?”

{ Cumhurbaşkanımız konuşunca Bedri Gençer hoca da şu yorumu yaptı. Okuyalım:

“Sakalımız olduğu halde bir türlü sözümüzü dinletemedik. Sonunda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beklenen düğmeye bastı.

-Yanmaz kefen rezaletiyle dini ticarete, hocalığı şovmenliğe dönüştüren,

-Su gibi söylediği yalanlarla doğru Müslüman, hoca imajını sarsan,

-Dua ile büyüyü birbirine karıştıran,

-Din hakkında bilgi kirliliğini arttıran,

-Uydurduğu rüyalar ve sözlerle Mahmud Efendi Hazretlerini kirli emellerine alet eden,

-İsmail Saymaz’ın uydurduğu rabıta yalanını diline dolayarak meyhanedeki adamların muhabbet mezesi yapan,

-“Sahte şeyh, rabıtayı bozuyorlar, büyü yaptırıyorlar, İncil okutuyorlar, terörist yetiştiriyorlar” iftiralarıyla İsmailağa camiası üzerinde terör estiren,

-Gençlerin “terörist yetiştiriyorlar” iftiralarıyla medreselerden ayrılmalarına, İslâm’dan uzaklaşmalarına yol açan,

-Rabıta yalanıyla kardeşi kardeşe düşüren,

-Hoca hanımların boşanma dedikodularını kürsüye taşıyarak mahremiyeti ayaklar altına alan

Şovmen Cübbeli’ye Cumhurbaşkanımızdan tokat gibi sözler:

“Âlimlerimiz, en hassas konuları sosyal medyaya taşıyarak tehlikeli bir yola giriyor. İlim erbabı arasında konuşulması gereken konular, uluorta konuşuluyor. Din adamlığıyla şovmenlik aynı kisvede bulunamaz. Şöhret hastalığı, samimiyetin, hüsni niyetin ortadan kalkmasına neden olur. Bunun vebali ağırdır. Topluma örnek olması beklenen kişilerin şöhret ve kudret uğruna ağırbaşlılık, vakardan, samimiyetten uzaklaşması, hem de iki cihanda hesabı verilemez ağır bir vebaldir.”

Belli ki artık suyu ısındı.

Devletimiz yarına bırakır, yanına bırakmaz…”}

CÜBBELİ DEVLETİN ADAMI DEĞİL MİYDİ?

Cübbeli hakkında söylenenlerin hepsi doğru. Bunları Mirat Haber’de biz de dile getirdik ve kimdir bu Cübbeli diye de sorduk.

Asıl sorulması gereken soru şu olmalıdır:

Cübbeli sıradan bir adamdı. İlahiyatta ve medreselerde benzerleri çoktur.

İlahiyatlarda Atatürkçü akademisyenler bile mebzûl iken Cübbeliyi yıllarca ve saatlerce sırasıyla Fatih Altaylı, Veyis Ateş, Nevzat Çiçek ve şimdilerde Ahmet Hakan’ın programlarına kim çıkardı? Devletin kullanılan adamı olmayana böylesi muhteşem ayrıcalık, olacak iş midir ve bir başka örneği var mıdır?

Ülkemizin Habertürk ve CNNTürk merkez televizyonlarında izleyicilerin yoğun olduğu saatlerde yıllarca ve yüzlerce defa saatlerce konuşturulmayı İslam’ı anlattırma olarak bize kakalamaya çalışanlar, bizi de ahmak yerine koyan hamakat sahipleridir. Amaç İslam’ın güzel yüzünü çirkinleştirmekti. Üstelik bilinen etkili hocalara da saldırtıldı. Başarılı olunmadı da değil.

Devlet ve de diğer güç odakları böyledir. Kullanır ve atarlar.

Ama boşuna tantana yapılmasın. Kullanılmak üzere Cübbelilere her zaman ihtiyaç duyulur ama maruf Cübbeli’nin sonu geldiğine inanamıyoruz. Baksanıza hâlâ gündemde.]

Evet Cübbeli hâlâ gündemde. Belli ki yerini dolduracak adam bulunamadı.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }