banner5

30.04.2019, 09:32

Sermaye, STK, siyaset

CHP’liler düne kadar “Din-devlet” ilişkisi diye kendilerine göre bir “sorun” icat etmişlerdi. Aslında Laikliğin objesi Din-Devlet değil, Katolik inanışında, egemen bir devlet olan “Kilise Devleti / Vatikan” ile “siyasi devlet” arasındaki paylaşım, çatışmama işbölümünü ifade ediyordu. Biri yercil egemenliği, ötekisi Tanrısal egemenliği temsil ediyor. Bu ilişki ruh ile beden arasındaki ilişkiye benzetiliyordu. CHP ruh ile beden, akılla vicdan arasındaki çatışma üzerine bir ütopya üretmişti. Bunun adını da “çağdaşlık” koymuştu.

Biz cumhuriyetin başından beri bu işi çözemedik. Laiklik adına, Kemalizm’i dinleştirdiler. “Türk’ün dini Kemalizm” olacaktı. Bir Amentü bile yazdılar. Meddahları “Anıtkabir Kâbe’miz” diye şiirler yazıyorlardı. “Kâbe Arabın olsun, Çankaya bize yeter” diyordu bazıları da! Türbeleri kapattılar ama yerine Anıtkabir yaptılar.

Sadece devletin dinle/dindarla ilişkisi sorunlu değil. Devletin STK ile de, medya ile de başı dertte. Hatta siyasi örgütlerle de başı dertte. Fırsatını buldukça demokrasiye balans ayarı çektiler. Şartlarını oluşturunca da darbe yaptılar. Her darbeden sonra partiler, meclis bile kapatıldı ama kapatılmayan tek kurum Mason locaları oldu ve ilk kurulan ara rejim hükümetlerinde hep Masonik CHP’liler bakan oldular.

Farkettiniz mi, FETÖ İslam’la Yahudilik, Hristiyanlıkla Müslümanlığı melezleştirmeye çalışıyordu. “Dinlerarası diyalog” böyle bir projeydi. Bugün sağ, sol, liberal uzlaşması bunun başka bir versiyonu. Melezleştirme politikası kılık değiştirerek devam ediyor. Artık sağ sağ değil, sol da sol. Liberal da liberal değil. “Cinsiyetsiz toplum” tam gaz devam ediyor. “Ne sağcı, ne solcu, futbolcu” bir kalabalık geliyor.

CHP’den sağlıksız bir eğitim, sağlıksız bir parti ve siyaset, sağlıksız bir yasa, sağlıksız bir yargı, sağlıksız bir ordu, sağlıksız bir STK ve sağlıksız bir medya devraldı Türkiye. Zaten “tek parti” vardı. Kötü bir örnek. Seçim desen açık oy gizli tasnif, adayları tek adam belirliyor. Yasa desen, gerekçesiz olarak meclise getirilip, müzakeresiz bir şekilde oy birliği ile kabul ediliyor yasalar icabında. Büyük bir kısmı ise zaten tercüme. Yargı desen, aynı şekilde savcısız, hakimsiz, temyizi olmayan, kanuna göre karar veren değil, verdiği karar kanun sayılan istiklal mahkemelerinin gölgesi altında hukuk devleti değil, kanun devleti bile değilsiniz. Ordu deseniz, darbeci, rejimin bekçisi, her şeye hakim.

STK, güya “Non Government Organisation”, ama siyasetin arka bahçesi. Halkevleri, Türkocağı, Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Tayyare Cemiyeti, 3. Himaye-i Etfal, Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, İdman Cemiyetleri İttifakı, Maarif Cemiyeti gibi cemiyetler dışında kalan bütün dernekler CHP çatısı altında toplandı. Hatta Mason Locaları “Aynı gayeye hizmet edecek iki ayrı cemiyete gerek yoktu”. Onun için Mason locasını kapattı ve Mason locasının meşrik-ı azamı’nı kendine danışman yaptı. Oysa Osmanlıdan devralınan dini, mezhebi, etnik, ideolojik, politik, mesleki, Şimendiferciler Cemiyeti; Üsküdar Musiki Cemiyeti; Etibba Muhadenet Cemiyeti; İmarât ve Hayrat Cemiyeti; Fıkaraperver Cemiyeti; Şark Musiki Cemiyeti; Amele Teali Cemiyeti; Himaye-i Etfal Cemiyeti; Mühendis Mektebi Talebe Cemiyeti gibi yüzlerce dernek vardı.

Sol dernekler, sol partilerin arka bahçesi olarak görüldü. Zaten “sivil” değillerdi. Devleti ele geçirmek için “Devrim” yapacaklardı. Bu miras sağa da geçti. Bugün AK Parti de aynı durumla karşı karşıya. Ya dernek, vakıf, oda, sendikalar yöneticilerin siyasete uzanmak için sıçrama tahtası, ya da siyasetin arka bahçesi durumuna geldi. Hatta dini vakıflar da öyle. Bu tip STK’lar zaman içinde sivil reflekslerini kaybederek siyasal refleksler vermeye başlıyorlar. Bu yapılar, sadece siyasete geçiş değil, bürokratik istihdam ve iş ilişkilerinde de kilit rol oynuyorlar ve alamet-i farikalarını, yani ayırt edici özelliklerini kaybediyorlar.

“Eğitim” deseniz zaten aynı “tek tip” anlayışı ile “on yılda 15 milyon genç yaratma” iddiasındaki “insan harası” idi. Düşünmeden ezberletilen sloganları tekrarlayarak “aydınlanacaklar”dı.

Basın deseniz, zaten tek partiden başlayarak başından itibaren, çok partili döneme kadar, “sahibinin sesi” idi. Sansür vardı. Zaman içinde bu konuda çok fazla bir değişiklik olmadı. Medya Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olmayacak, siyasetin borazanı, hatta tetikçisi olacaktı. “Ulus” gazetesi CHP’de tam da bu görevi yapıyordu. Kavgacı, tehditkâr ve hırçın bir dil kullanıyordu.

CHP’nin neden böyle “iflah olmaz bir parti” olduğunu anlamak isteyenler, onun din, STK ve medya ile ilişkisine baksın.. “Öfke baldan tatlıdır” CHP’nin öfke politikasını DP de denedi, sonuç ortada. Bugün de AK Parti içinde birileri, partilerini aynı bataklığa doğru sürüklemeye çalışıyor. Bu bir CHP hastalığıdır. CHP bu bataklıktan çıkmaya çalışırken, birilerinin o bataklığa doğru yürümesi dikkat çekici. 

CHP’nin bundan sonraki rotasını merak ediyorum. Söz konusu olan rejimse, Kemalizm’se, ya övgüler dizmemizi istiyorlar, ya “Takriri Sükûn”u savunuyorlar, ya da konuşmaya başlayınca, o kadar çok gürültü çıkartıyorlar ki kim ne diyor anlaşılmıyor. İfratla tefrit arasına sıkışmış vaziyetteler.. Bir kez en yüksek perdeden konuşmaya başlayınca, sesin ya da öfkenin şiddetini azaltmak geri adım atıyormuş gibi bir anlama gelir korkusu ile kimse sesini kısmaya yanaşmıyor. Sıkılmış yumruklar, kilitlenmiş çeneler ya da öfke kusan bir sesle özgürlük şarkıları söylenmez.

STK ve basın üzerinde hesap yapanlar, bunları silah ya da sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyenler, bu silahların geri tepeceğini bilmeleri gerekir.. Taş yerinde ağırdır. Bunları yerinden oynatırsanız dengeyi kaybedersiniz. Hele bu işin içine bir de sırtını siyasete dayayan sermaye müdahil olacak olursa, bu ilişkilerin sonunun nereye varacağını kestirmek zor değil.

7-8 Hasan Paşa mantığını hatırlayın. CHP’nin yaptığını yaparsanız, onun vardığı yere varırsınız. CHP’ye rekabet edenlerin özellikle medya ve STK konusunda, sermaye ilişkilerinde CHP’nin geçmişteki ayak izlerinden yürümeye meyletmeleri, yarın kopacak fırtınanın ilk işaretleri olarak görülebilir. Sermaye, STK ve medya ile ahbap-çavuş ilişkileri kısa zamanda baş döndürücü kazanımlara sebep olsa da, orta ve uzun vadede bu yola sapanların ciddi anlamda başını ağrıtır. Bunun böyle olduğunu gördüklerinde, anladıklarında iş işten geçmiş olabilir. CHP’lileşme temayülünden uzak duralım. Benden söylemesi. Selam ve dua ile..

Yorumlar (0)
6
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 19 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12