banner5

17.02.2019, 11:36

Şiir-perdâzlık şiire dahil midir?

Ekberî ekolün en önemli temsilcilerinden biri olan Saîdüddin el-Ferganî, Müntehâ’l-Medârik’inde (ki, İbnü’l-Fârız’ın Kaside-i Tâiyye’sinin şerhidir; çev.: Mustafa Yalçınkaya, Litera Yay., İst. 2018), birinci beyti açıklarken, ehlullaha gelen tecellileri, fiilî, ismî ve zâtî olarak üçe ayırdıktan sonra, bu üç kısımdan her birinin başka yollarının, iniş yerlerinin ve mertebelerinin olduğunu, mezkur genişlik nedeniyle bunların ayrıntılarıyla açıklanamayacağını belirtir.

Bir önceki yazımızda, İbnü’l-Arabî’nin kullandığı terimlere ve nispetlere yaslanmakla izhar ettiğimiz söz konusu güçlüğün, mevcut şiirin emeli ve ameli bakımından bir sorun oluşturmadığı ise aşikardır.

Zira modern şairlere göre, o güçlüğü doğuran dil ve idrak artık esatir olmuştur.

Şiir bahsinde işin aslı ise, bu sorunsuzluğun doğruduğu sorundur.

Şöyle ki, kendisinin bir sahibi (yaratıcısı) olduğunu gözet(e)meyen şair için, şiirine gereken kelime, esin (iham değil, esmek’ten esin)... meçhul bir kaynak tarafından (ya da tesadüfen) herkesin kullanımına sunulmuş olarak, kendisinin de sahiplenmeye tenezzül ettiği şeylerdir. Güya bu tenezzülüdür ki, modern şairi herkesten ayırmakta ve dolayısıyla kelimelere özel bir görünürlük kazandırması nedeniyle onu peşinen şair kılmaktadır.

Biz bu manada bulandırılmış suyu daha baştan kesmek için, şiirin asliyetine (ilim niteliğine) uygun olarak müstakil hale getirilmesini, edebiyatın edebiyatçıya, yazın’ın da eli kalem tutanların yazışlarına hasredilmesi gerektiğini ifade etmiştik.

Şimdi, şair ve şiir vasıflarının malum kazanımı üzerinden şu ayrımı da talep edebiliriz: Şiirin asliyetinden olmayan ancak modern edebiyat ilgisi içinde yer edinebilen mezkur vasfın şiire / şaire değil, şiir-perdâzlık (şiirsel lafazanlık) olarak edebiyata dahil edilmesi!

Şiir-perdâzlıktan kastımız, şiircilik hakkında halk dilindeki ilgili deyimlerde, tekerlemelerde kastedilenlerin aynısıdır. Bu bağlamda halk irfanınca üretilen ayrım kendiliğinden geçerlidir çünkü, doğal açıklığı halkın beyanına delil olduğundan, ilgili deyim ve tekerlemelerin geçerliliği konusunda ayrıca bir delil gerekmez.

Yukarıda dile getirdiğimiz “bulandırılmış suyu başından kesme” niyetimizin fundamental meylinden doğan bu sert ayrımımızı (şiir-perdâzlığını da mevcut şiir dergilerine havale ederek), İbnü’l-Arabî’nin önceki yazmızda alıntıladığımız yaklaşımına tekrar yaslanmak suretiyle şu şekilde yumuşatabiliriz:

Rabbimizin ihsanı, güneşin aydınlatması gibi geneldir. Güneşin aydınlatması, nasıl ki bir mahalin boyututla, eğimiyle, açıklığıyla, kapalılığıyla... doğru orantlıysa, ihsanın insana erişimi de onun istidadıyla doğru orantılıdır.

Bundan hareketle ihsanı ve Saîdüddin el-Ferganî’nin “ehlullaha gelen tecelli”sini şiir diye okuduğumuzda, şairin şiire ve ona mahsus tecelliye açıklığını, genel olandan hak edebildiğince -özel- bir nasiplenme olarak çerçeveleyebiliriz.

Ki, bu nasiplenmede, şairin kendi istidadının sınırından başka bir sınırın olmamasını ise, şiir-perdâzın, şiiri bu yolla talep edebilme gayretine yorarak, onu şiir ilminin dışının içine çekebilir ve bunu aynı zamanda, şiir-perdâzlıkla da olsa, kendini tanıma arzusu olarak nitleyebiliriz.

Geldiğimiz bu noktada bize şu eleştiri yöneltilebilir: “Şiiri Allah katında gösterek ona ilahi bir değer yüklemiş, hatta onu kutsileştirmiş olmuyor musunuz?”

Yukarıdan beridir, şiirden kastımızın, duyular yoluyla sağlanan şiir idrakinin (algısının / anlamının) fevkinde bir şiir olduğu açıktır ki, konuyla ilgili olarak daha ilk cümlemize nakşettiğimiz ledünnî bilgi, feyz, feth, ilham, sezgi, hayal, akıl, fikir, ilahi müjde... terimleriyle, bunlara şimdi ekleyebileceğimiz ihsan, tecelli, telvin, vecd... vb. terimlerin, vahye (şeriata) konu olmayan bilgiyi edinme yollarından biri olarak şiiri, duyusal algının berisine taşımamız da doğaldır.

Hadi tasavvufî terimleri geçip, mezkur soruya, materyalist bir fenomenologun kelimeleriyle yaklaşalım:

“Sözcüğün anlamı nesneye dair belli sayıdaki fiziksel karakterden oluşmaz, her şeyden önce insan deneyiminde sözcüğün aldığı görünümdür anlam, örneğin bu sert, ufalanan ve eriyen tanelerin bu şekilde gökten yağması karşısında geçirdiğim şaşkınlıktır. İnsani olanla olmayan arasında bir karşılaşmadır, dünyanın belli bir davranışı gibidir, onun stilindeki bir değişikliktir; anlamın ve seslendirilen sözcüğün genelliği kavramın genelliği değil, tipik olarak dünyanın genelliğidir. Demek ki dil pekâlâ dilin bilincini önceden varsayar, konuşan dünyayı sarıp sarmalayan bilincin sessizliğini varsayar ve sözcükler öncelikle bu sessizlikte bir anlama ve konfigürasyona kavuşurlar.” (Maurice Merleau-Ponty, Algının Fenomenolojisi, çev.: Emine Sarıkartal –

Eylem Hacımuratoğlu, İthaki Yay., İst., 2016)

Buradaki “gökten yağma, bilincin sessizliği, sessizlikteki anlam, dünyanın davranışı” vurgularından hareketle, Müslüman olmayanların şiirle ilişkilerini de şimdilik paranteze alarak, artık şunu söyleyebiliriz:

Şiir, muvahhidlerin işidir. Şiirle ilahi bilgiyi, bu sayede kendini ve kendilik bilgisi üzerinden Rabbini bilmeyi isteyenler ancak talep edebilir.

Bunun dışındaki şiir gayreti, sadece şiir-perdâzlıktır.

Buna imkan tanıyan edebiyat ise, oyun ve eğlenceden ibaret olsa gerektir.

Yorumlar (0)
10
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12