banner5

banner29

Babacan ve Davutoğlu ne sanıyor, ne oluyor?

Sabah Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Burhanettin Duran, AK Parti'nin içerisinden çıkarak eleştrilerde bulunan muhalif kesimin içinde bulunduğu zaafiyeti "Liberal ilmihalden öğüt verenler" başlıklı köşe yazısında aktardı. Duran, "Senaryoyu yazanın kendileri, rolü oynayanın Erdoğan olduğunu sanıyorlar" dedi.

Siyaset 27.06.2020, 15:48
Babacan ve Davutoğlu ne sanıyor, ne oluyor?

AK Parti ve Erdoğan'a yönelik son dönemde gerçekleştirilen muhalefetle ilgili Duran, çok çarpıcı detaylara değindi. Daha önce AK Parti içerisinde yer alan isimlerin yürümüş olduğu yolun nerelere vardığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yürütülen manipülasyon siyasetinin sonunun uçurum olduğundan bahsetti.

Burhanettin Duran'ın çok konuşulan köşe yazısı:

AK Parti iktidarını eleştiren klasik muhaliflerin arasında gördüğüm yaygın bir zafiyet var. Ne kadar çabalasalar da iktidarın doğasını tam olarak anlayamıyorlar. İç ve dış faktörler bağlamında iktidarın ele geçirilmesini ve sürdürülmesini hakkıyla değerlendiremiyorlar. Bu zaafı muhalefetin uzun süredir hükümetten uzak olmasına bağlıyordum. Politika oluşturma ve uygulamakla gücü elinde tutabilecek meşruiyeti üretme arasındaki zorlu dengeyi tecrübe etmemeleri ile açıklıyordum. Elbette gözlerini bağlayan ulusalcı, Kemalist ya da solcu ideolojilerin penceresinden bakmalarının da sözkonusu zaaflarını kalıcı hale getirdiğinin farkındaydım. Bu ideolojik pencerelerin körlüğünün eskiden AK Parti yönetiminin üst düzeylerinde bulunan şimdiki DEVA ve GP'liler tarafından yeniden üretilmesi ise şaşırtıcı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uzun yıllar çalışan isimlerin bu onulmaz sorunlarının bence iki temel sebebi var. İlki, AK Parti'nin başından itibaren fırtınalı olan iktidar serüveninde "başarılı" buldukları kısımlarda kendilerini aktif, Erdoğan'ı pasif görme yanılsamaları. Senaryoyu yazanın kendileri, rolü oynayanın Erdoğan olduğunu sanıyorlar. İkincisi de yine bu başarıda aslan payını liberalizm ve demokrasi adına uygulanan politikalara ve söyleme bağlamaları. Yani açılıma, müzakereye ve uzlaşmaya bağımlılık düzeyinde atfettikleri kategorik "başarı" iddiası. Yeni AK Parti muhaliflerinin içinden konuştuğu liberal ilmihalin bazı prensipleri, normları var. Sözgelimi demokratikleşme, PKK terörünün ve Kürt milliyetçiliğinin ayrılıkçı emellerini bitirir. Ya da liberalleşme (özgürlükleri genişletme ve ekonomiyi dışarı açma gibi) ve uzlaşma ısrarı ile uluslararası sistemle muvafık yeni başarı hikayesi yazılabilir. Ya da sürekli reform ile vesayet tasfiye edilebilir ve toplumsal kesimleri kapsayacak uzlaşmalar üretilebilir. Ve farklı seçkin gruplarının iktidar talepleri ve çıkarları müzakere ile bir araya getirilebilir.

Ders kitaplarında güzel duran bu varsayımların Türkiye'de iktidar olmanın gerçekleriyle ayrıştığı fark edildiğinde sığınılan kestirme yol ise çok bildik. İktidarı sürdürmenin ana aktörü olan Erdoğan'ın ya da çevresinin yoldan çıktığı ve ilkelerden uzaklaştığı argümanı seslendiriliyor. Milliyetçiliğe, Kemalizm'e, satükoculuğa ve otoriterliğe teslim olduğu iddia ediliyor. Yani, sorun süreçte değil, ona verilen cevapta. Yani, 2013'den itibaren Türkiye'yi türbülansa sokan krizler, Erdoğan daha liberal ve uzlaşmacı davransaydı daha iyi yönetilirdi.
Liberal ilmihalden öğüt verenler iktidarın doğasını anlamayan bir iyimserlikle malul. Türkiye'nin uluslararası sistemdeki rolünü yükseltmesinin çıkaracağı türbülansı hakkıyla değerlendiremiyorlar. Güç pastasında payı daralanların Türkiye içindeki stratejik müttefiklerini harekete geçireceğini göz ardı ediyorlar. Gerilime yönelmeden önce Türkiye'nin uzlaşma ve müzakere yolunu ısrarla denediğini unutuyorlar. Güç mücadelesine girmeden, maliyet ödemeden muktedir olunamayacağını, muktedir olmadan da düzen kurulamayacağını kabul etmiyorlar. Gezicilerin, FETÖ'nün ve PKK'nın yıkıcı emellerinin otoritenin ve güç ile karşılanmasının kaçınılmazlığını ıskalıyorlar.

AB sürecindeki demokratik reformlar ile Kemalist vesayet geriletildi ancak bu vesayetin siyasal ve toplumsal karşılıkları, CHP başta olma üzere, hiç pes etmedi. CHP, yeni vesayet arayışındaki taşeron FETÖ'yü 2013- 2016 arasında desteklemekten geri durmadı. 15 Temmuz'dan hemen sonra bile darbecilerle hesaplaşmayı "sivil darbe" olarak niteledi. Yine 2009 ve 2013 açılımlarını sabote eden ve ABD ile Suriye'de devlet oluşturma macerasına girişen PKK'ya sadece demokratikleşme ile silah bıraktıramazsınız. Taşeronluktan vazgeçiremezsiniz. Kürtlerin talepleri için yapılan reformların demokrasinin sınırlarına ulaşması bazı Kürt milliyetçilerinin şiddete bağımlılığını bitirmedi. Normların etkisini yitirdiği ve güç mücadelesinin ana eksen olduğu bir dünyada uzlaşma çağrısı ile Doğu Akdeniz, Libya, Suriye ve Irak'taki çıkarlarınızı koruyamazsınız. Kriz öncelikle içinde olduğumuz bölgenin ve kürenin türbülansıdır. Liberal ilmihalin ne kadar romantik olduğunu ABD ve diğer Batı demokrasilerinin Türkiye ile kıyaslanamayacak krizlerde nasıl savrulduklarını görerek fark edebilirsiniz.

Yorumlar (0)
2
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 16 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:46
Akşam 18:08
Yatsı 19:33
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Galatasaray 17 33
4. Gaziantep FK 17 31
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 17 26
9. Antalyaspor 18 24
10. Konyaspor 17 22
11. Sivasspor 17 22
12. Başakşehir 17 22
13. Kasımpaşa 17 22
14. Malatyaspor 17 21
15. Rizespor 17 21
16. Göztepe 17 19
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 17 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Liverpool 17 33
3. Man City 16 32
4. Leicester City 17 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Southampton 17 29
8. Aston Villa 15 26
9. Chelsea 17 26
10. West Ham 17 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 17 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 18 22
15. Newcastle 17 19
16. Burnley 16 16
17. Brighton 18 14
18. Fulham 16 12
19. West Bromwich 17 8
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12