CHP'nin İstanbul adayı 'John Doe' mu?

Habertürk yazarı Sevilay Yılman, Türkiye hızla yerel seçimlere doğru ilerlerken CHP'nin İstanbul'daki şansını ve partide İstanbul'a dair konuşulanları kaleme aldı.

CHP'nin İstanbul adayı 'John Doe' mu?

Yılman, "CHP İstanbul’da nasıl bir adayla kazanır?" başlıklı yazısında, AK Parti'nin adayı olarak henüz resmen açıklanmamış olsa da, adaylığı neredeyse kesinleşen Binali Yıldırım'ın karşısında CHP'nin pek de şansı olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Sevilay Yılman buna karşılık CHP'nin 'doğru bir adayla', İstanbul'u kazanabileceğini düşündüğünü belirterek, bu 'doğru adayın' kim olabileceğini sordu.

"Enteresan cevaplar veriyorlar" diyen Yılman, "Bunlardan biri Metin Kaya… İstanbul’un eski İl Sekreteri. İstanbul örgütünü iyi tanıyan bilen isim. Diyor ki: “Yanılıyorsun. Ve yanıldığını da göreceksin. Hiç zor değil İstanbul’u almak! Yeter ki biz doğru isimle sahaya çıkalım! Hem AK Parti seçmeninden, yani muhafazakarlardan, hem İYİ Parti’ye, MHP’ye oy veren milliyetçi, hem de HDP’ye oy veren Kürt seçmenden oy alabilecek doğru kişiyle yola çıktığımızda CHP’nin önüne kimse geçemez!

Bu ifadeleri üzerine sordum tabii Metin Kaya’ya: “Doğru, böyle biri olursa alır İstanbul’u. Ama kim var böyle bir siyasi yelpazeyi kucaklayacak bu partide?” Bir isim vermiyor ama Kemal Kılıçdaroğlu hata yapmayacakmış bu kez ve kesinlikle sahaya bu profildeki bir isimle çıkacakmış.” diye yazdı. 

CHP'lilerin İstanbul adayıyla ilgili bu tarifi ise akıllara 'John Doe'yu getirdi. Bilindiği üzere John Doe, ABD'de gerçek kimliği belirlenemeyen, ya da yasal gerekçelerle gizli tutulması gereken kişiler ve kimliği saptanamayan cesetler için kullanılan bir takma isimdir.

İşte o satırlar: 

"Bu aralar nereye gitsem, hangi davete katılsam konuşulan tek konu yerel seçimler.
Sohbetlerimiz başta İstanbul olmak üzere yavaş yavaş belirginleşen AK Parti’nin adayları üzerinden yürüyor.
Dün de aralarında bazı CHP’li tanıdığım insanların da olduğu çok güzel bir davetteydim.
Konu İstanbul’a gelince ve fikrim sorulunca dedim ki: “Eğer AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım olmasaydı, CHP’nin kazanma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini söylerdim. Ancak artık çok zor!”
Nedenlerini de aktardım.
Binali Yıldırım’ın benim zaviyemde yeri çok başkadır ayrı konu.
Ancak seçmen nezdinde de Yıldırım’ın yeri farklı.
Daha şimdiden duyuyorum AK Parti’ye oy vermeyen bir kısım seçmenin tercihini kesinlikle Yıldırım’dan yana kullanacağını.
Ve CHP’nin, Yıldırım gibi siyasi hayatının tamamında mühendisliğini konuşturmuş bir ismin karşısına çıkaracağı aday öyle bir aday olmalı ki, seçmene tercih şansı bırakmamalı.
Tabii katılmıyor CHP’liler bu görüşüme.
Onlara göre 31 Mart akşamı İstanbul CHP’nin olacak.
Ben de onlara soruyorum bunun nasıl olacağını.
Enteresan cevaplar veriyorlar. Bunlardan biri Metin Kaya… İstanbul’un eski İl Sekreteri. İstanbul örgütünü iyi tanıyan bilen isim.
Diyor ki: “Yanılıyorsun. Ve yanıldığını da göreceksin. Hiç zor değil İstanbul’u almak! Yeter ki biz doğru isimle sahaya çıkalım! Hem AK Parti seçmeninden, yani muhafazakarlardan, hem İYİ Parti’ye, MHP’ye oy veren milliyetçi, hem de HDP’ye oy veren Kürt seçmenden oy alabilecek doğru kişiyle yola çıktığımızda CHP’nin önüne kimse geçemez!”
Bu ifadeleri üzerine sordum tabii Metin Kaya’ya: “Doğru, böyle biri olursa alır İstanbul’u. Ama kim var böyle bir siyasi yelpazeyi kucaklayacak bu partide?”
Bir isim vermiyor ama Kemal Kılıçdaroğlu hata yapmayacakmış bu kez ve kesinlikle sahaya bu profildeki bir isimle çıkacakmış.
Ona da dedim… Yazayım da…
Gerçekten de eğer Kaya’nın tarif ettiği gibi her kesimden sempati kazanan, her kesimden oy alabilecek birini aday gösterebilirse CHP kazanabilir İstanbul’u.
Ancak nerede var böyle bir aday?
Kim uyuyor bu profile?"

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2018, 10:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5