İstanbul ona emanet!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Binali Yıldırım olduğunu açıkladı.

İstanbul ona emanet!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 31 Mart Yerel Seçimleri İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayını açıkladı ve ilçe belediye başkan adaylarını da tek tek sahneye çağrılarak tanıttı.

İstanbul adaylarının Binali Yıldırım olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

İstanbul’da ve Ankara’da partimizde birçok önemli görevlerde bulunan Sayın Binali Yıldırım, belediye başkanlığından bu yana benimle yol arkadaşı, dava arkadaşım ve şimdi de İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı seçeceğiz. Herhangi bir ilçeden birisini buraya kaydırmıyoruz, dikkat edin. Çok önemsediğimiz için, bakanlıklar yapmış, en son görevi meclis başkanımız ve şimdi büyükşehire belediye başkan adayı yapıyoruz. İstiyoruz ki İstanbul inşallah çok daha ilerilere ve bu asrın en nadide, en güzide çekim alanını oluştursun. En güzide kıdemli, tecrübeli, pratik, icraatçı bir ismi aday olarak gösterdik. İstanbul buna layık.

AK Parti'nin, İstanbul'daki ilçe belediye başkan adayları, alfabetik sıraya göre şöyle:

Adalar - Özlem Öztekin Vural

Arnavutköy - Ahmet Haşim Baltacı

Ataşehir - İsmail Erdem

Avcılar - İbrahim Ulusoy

Bağcılar - Lokman Çağrıcı

Bahçelievler - Hakan Bahadır

Bakırköy - Mehmet Umur

Başakşehir - Yasin Kartoğlu

Bayrampaşa - Atilla Aydıner

Beykoz - Murat Aydın

Beylikdüzü - Mustafa Necati Işık

Beyoğlu - Haydar Ali Yıldız

Büyükçekmece - Mevlüt Uysal

Çatalca - Mesut Üner

Çekmeköy - Ahmet Poyraz

Esenler - Mehmet Tevfik Göksu

Esenyurt - Azmi Ekinci

Eyüp Sultan - Deniz Köken

Fatih - Ergün Turan

Gaziosmanpaşa - Hasan Tahsin Usta

Güngören - Bünyamin Demir

Kadıköy - Özgül Özkan Yavuz

Kağıthane - Mevlüt Öztekin

Kartal - Ebubekir Taşyürek

Küçükçekmece - Temel Karadeniz

Pendik - Ahmet Cin

Sancaktepe - Şeyma Döğücü

Sarıyer - Salih Bayraktar

Sultanbeyli - Hüseyin Keskin

Sultangazi - Abdurrahman Dursun

Şile - İlhan Ocaklı

Tuzla - Şadi Yazıcı

Şişli - Nihal Yıldırım

Ümraniye - İsmet Yıldırım

Üsküdar - Hilmi Türkmen

Zeytinburnu - Ömer Arısoy

3 ilçede Cumhur İttiffakı

Erdoğan, bu seçimde Cumhur İttifakı ile hareket ettiklerini ifade ederek, "Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin dört bir tanında müşterek çalışmalarımız var. Bunun sonucunda İstanbul’un 3 ilçesinde biz aday göstermiyoruz. Cumhur İttifakı adayı olarak 3 isim belirledik. Hepsinde de bir olacağız, beraber olacağız, Allah’ın izniyle oralardaki seçimleri alacağız." dedi.

Erdoğan, yerel seçimlerde Cumhur İttifakı olarak, Beşiktaş'ta MHP'den Serkan Toperi, Maltepe'de Ahmet Baykan, Silivri'de de Volkan Yılmaz'ı destekleyeceklerini duyurdu.

“Biz İstanbul'u hep kahırla devraldık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca hep insanlığın göz bebeği olmuş, Hazreti Peygamberin övgüsüyle şereflenmiş, tek taşına tüm servetlerin feda edildiği kutlu şehrin bahtiyar insanlarını, Marmara'dan, Tuzla'dan Silivri'ye, Karadeniz'den, Şile'den Çatalca'ya kadar tüm ilçeleriyle "Ana gibi yar İstanbul gibi diyar olmaz" denilen bu dünya şehrinin şanslı insanlarının selamladığını dile getirdi.

Erdoğan, bir ayağını Avrupa'ya, diğerini Asya'ya bastığı eşsiz coğrafyasında Türkiye'nin ve dünyanın her rengini ve güzelliğini içinde barındıran, kendisini sevmenin bir ömre bedel olduğu bu şehrin tüm insanlarını selamladığını belirtti.

Ülkenin en güzel renklerinden olan merhum Cem Karaca'nın şarkısındaki "Dur, bırak kaynasın kahvenin suyu/Bana İstanbul'u anlat nasıldı?/Bana boğazı anlat nasıldı?/Haziran titreyişlerle kaçak yağmurlar ardı/Yıkanmış, kurunur muydu yine o yedi tepe/Ana şefkati gibi sıcak bir güneşle/Dur, bırak kalsın açma televizyonu/Bana İstanbul'u anlat nasıldı/Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?/Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp/Köprüler, Sarayburnu, minareler ve halice/Diyiverdin mi bir merhaba, gizlice/Dur, bırak, kımıldama, kal biraz öylece nolur/Kokun İstanbul gibidir, gözlerin İstanbul gecesi/Şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım/Gökkubbenin altında ordada beraber/Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali/Hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi/İnsanlar gülüyordu de/Trende, vapurda, otobüste/Yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle/Hep kahır, hep kahır, hep kahır/Bıktım be" dizeleri seslendiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz İstanbul'u hep kahırla devraldık. Tarihine, kültürüne, medeniyetine, çağına uygun hizmetlerle donatarak biz bugünlere getirdik. Şimdi İstanbul yeni bir yol ayrımında, yeni bir tercih aşamasında. İnşallah İstanbul, 31 Mart 2019 akşamı, kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek."

“5 yıl süreyle İstanbul’a hizmet edeceğiz”

AK Parti olarak hem Büyükşehirde hem de ilçelerde tüm benliğini İstanbul'a adamış adaylarla milletin karşısına çıkacaklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasının sonunda isimlerini ilan edeceği Büyükşehir ve ilçe adaylarının birikimleriyle, enerjileriyle, projeleriyle ve gayretleriyle 5 yıl süreyle İstanbul'a hizmet edeceklerini vurguladı.

Erdoğan, AK Parti'nin her ferdi gibi İstanbul adaylarının da hizmet siyasetiyle gece gündüz hemşehrilerinin emrinde olacağını ifade ederek, adaylara başarılar diledi.

“İstanbul için en büyük siyahi tehdit CHP zihniyetidir”

Erdoğan, İstanbul'un güzel olduğu kadar nazlı bir şehir olduğunu ve asla ihmale gelmeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un şehircilikte ihmale gelmeyeceğini, hemen etrafının gecekondularla, derme çatma binalarla kuşatılacağını, hizmette ihmale gelmeyeceğini, sokaklarının çöpten, caddelerinin çamurdan, çukurdan geçilmeyeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Havası kirden solunmaz. Haliç'i kokudan yanına varılmaz hale gelir. Mesela insanı ihmale gelmez. Böyle bir şehirde ne aç açıkta, ne mahrum, mağdur, ne umutsuz yaşamaya tahammül edemez. Bunun için biz İstanbul'a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduk. 1994'te İstanbul'un yönetimini devraldığımızda karşımızda öyle ihmal edilmiş, öyle örselenmiş, öyle sahipsiz bırakılmış bir şehir vardı ki kelimenin tam anlamıyla yüreğimiz cız etti.

Ama ne diyor şair, 'Kazara bir sapan taşı bir altın kaseye değse, ne kıymeti artar taşın, ne kıymetten düşer kase.' Biz de bu inançla, hemen kolları sıvadık. Ekibimizle İstanbul'u hak ettiği hizmetlere kavuşturmak için çalışmaya başladık. Bu süreçte gördük ki İstanbul için en büyük doğal tehdit depremse, en büyük siyahi tehdit CHP zihniyetidir.

CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa, İstanbul acı çekmiş, kıvranmış, vakit kaybetmiştir. İdeolojik olarak bu partiye oy verenler dışında hiçbir vatandaşımız, CHP'nin İstanbul'a hizmet sunabileceğine inanmadığı için 24 senedir o zihniyeti Büyükşehire yaklaştırmadı. Genel başkanından il başkanına, adaylarına kadar şöyle bir baktığımızda CHP zihniyetinin 1994'ün bir adım ötesine geçemediğini görüyoruz.

Sadece konuşuyor, lafazanlık yapıyor, sadece millete hakaret ediyorlar. Ne İstanbul umurlarında, ne Türkiye umurlarında, ne da dünyada ne olup bittiği umurlarında. Varsa yoksa kendi partilerindeki iktidar mücadelesi, adaylık mücadelesi, ekipçilik, hizipçilik mücadelesi. CHP neredeyse sadece bunlardan ibaret bir partidir."

"Milletimiz bunları ciğerine kadar tanıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii kendileri de bunun farkında olduğu için her seçim şapkadan başka bir tavşan çıkarmanın peşine düşüyorlar. Bir gün bakıyorsunuz çarşaflı kadınlara rozet takıyor. Bir başka gün müftünün karısı kılığında bir mensuplarıyla tüm insanlara hakaret ediyor. Bir gün bölücü örgütün güdümündeki partiyle el sıkıyorlar, ertesi gün tam tersi görüşleri savunan bir başka partiye göz kırpıyorlar. Velhasıl, her seçim döneminde kılıktan kılığa, şekilden şekle giriyorlar. Transferden transformasyona her türlü siyasi oyun bunlarda mübahtır. Tek bir hedefleri var AK Parti'nin önünü kesmek, şahsıma verebilecekleri her zararı vermek, bunun için kendilerini, siyasi duruşlarını inkar dahil, çeviremeyecekleri numara yok. Halbuki boşu boşuna uğraşıyorlar çünkü milletimiz bunları ciğerine kadar tanıyor. Milletimiz bunların tıynetini çok iyi biliyor." diye konuştu.

“Bizim milletimizin hamuru adaletle yoğrulmuştur”

Cenap Şahabettin'in "Karga adını değiştirse de sesinden tanınır" dizelerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kargayı biz sesinden tanırız, istediği kadar adını değiştirsin. CHP adını da kılığını da değiştirse, söylemini de değiştirse milletimiz onu sesinden tanır. Nasıl mı tanır? Tek parti devrindeki zulmünden tanır. Darbelere, cuntalara verdiği destekten tanır. Sokak teröristlerine sahip çıkmalarından tanır. İnancına, kültürüne, tarihine olan husumetinden tanır.

Terör örgütleriyle olan 'al takke ver külah' ilişkisinden tanır. Ülkesini yurt dışına şikayet edip bu şekilde içeride siyasi rant peşinden koşmasından tanır. Cumhurbaşkanı adayı dahi olmaya cesaret edemeyen genel başkanından tanır. Millete hakaret eden yöneticilerinden, milletvekillerinden, il başkanlarından, belediye başkanlarından tanır. Lafa gelince demokrat, özündeyse ya simsiyah ya kıpkızıl faşist duruşundan tanır.

Milletimiz bunları 26 milyon 330 bin kişinin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanını asmakla, zehirlemekle, darbeyle tehdit eden o bed sesinden tanır. Bakın sahip çıkıyor. Niye? Al birini vur öbürüne. CHP hangi boyaya boyanırsa boyansın, hangi kılığa girerse girsin, milletimiz onu tanır ve hak ettiği yere yerleştirir. Çünkü bizim milletimiz feraset ve basiret sahibidir. Çünkü bizim milletimizin hamuru adaletle yoğrulmuştur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Mevlana'nın adaleti "Adalet ağaçlara su vermek, zulüm dikeni sulamaktır." şeklinde tarif ettiğini aktararak, "Milletimiz bilir ki CHP'ye ülkeyi veya İstanbul gibi bir şehri teslim etmek dikeni sulamaktır." dedi.

Bu gerçek karşısında en büyük görevin, en büyük sorumluluğun AK Partililere düştüğünü vurgulayan Erdoğan, milleti dikeni sulamak mecburiyetinde bırakmamak için teşkilatlarıyla, milletvekilleriyle, adaylarıyla, AK Parti'ye gönül vermiş herkesle birlikte çok çalışmak zorunda olduklarını söyledi.

"Tevazu, samimiyet, gayret..."

Erdoğan, "Unutmayınız, kimse AK Parti'ye oy vermek zorunda değil. Biz insanlarımızın önce gönüllerini fethetmek, sonra da oylarına talip olmak durumundayız. Önce ahlakımızla, karakterimizle, duruşumuzla, hasbiliğimizle, mütevaziliğimizle, değerlerimizle milletimizin gönlüne girecek, ardından yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle onların oyunu alacağız." diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Her şeyden önce bir şeye çok dikkat edeceğiz. Tevazu, samimiyet, gayret... Ve biz 31 Mart'ta kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine bina ettik ve gönül belediyeciliğini yapacağız. Bunun başka bir yolu yoktur. Şayet bu salonda milletimizin gönlüne girerek, oyunu alamayacağına kalpten inanmayan tek bir kişi varsa bilsin ki yanlış yerdedir.

Şimdi sesleniyorum, İstanbul 31 Mart'ta bu şehirde gönlüne girmediğimiz tek bir hemşehrimizi bırakmamaya hazır mısın? İstanbul 31 Mart'a kadar şu Şehr-i İstanbul'da kapısını çalmadık ev, iş yeri, hatırını sormadık insan bırakmamaya hazır mısın?

İstanbul Büyükşehir ile birlikte, 39 ilçenin tamamını da AK Parti'nin eser siyaseti ile buluşturmaya hazır mısın? Ana kademesiyle, kadın, gençlik kollarıyla bu süreci inşallah başarılı kılacağız. Rabbim şu güzel manzarayı, 31 Mart akşamı da yaşamayı nasip etsin diyorum."

“Beş yıllık Cumhurbaşkanlığı programının yol haritasını çizdik”

Erdoğan, salı günü Ankara'da, haftaya cumartesi de İzmir'de aynı toplantıyı yapacaklarını dile getirdi.

Erdoğan, 2018'i bitirip, 2019'a girmeye hazırlanırken yeni yılın ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını niyaz ettiğini vurgulayarak, "16 Nisan 2017'deki halk oylamasıyla milletimiz tarafından da kabul edilen Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçme kararı almamız ve 24 Haziran 2018 Seçimleri ülkemiz için önemli bir milat olmuştur. Seçimlerin hemen ardından 9 Temmuz'da yeminimizi yaparak kabinemizi açıkladık. 3 Ağustos'da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'mizin 400 projeden oluşan ilk 100 günlük icraat programını ilan ettik. Böylece Türk siyasetine de yeni bir açılım, yeni bir siyaset kültürü oluşturmak için bir adım atmış olduk. 13 Aralık'ta 43 milyar liralık yani 43 katrilyonluk bütçe maliyeti ön gördüğümüz ilk 100 günlük icraat programımızdaki yüzde 97 gerçekleşme performansını milletimizle paylaştık, milletimizin huzurunda ilk 100 günün muhasebesini yaptık, Aynı zamanda ikinci 100 güne dair programımızı da ortaya koyduk. Yaklaşık 24 katrilyonluk maliyeti olan ikinci 100 günlük eylem planımızda yer alan 454 projenin tamamlanmasına yönelik ahdimizi milletimize verdik. Beş yıllık Cumhurbaşkanlığı programının yol haritasını çizdik. Bir taraftan bu reformları yürütürken, diğer yandan gelecek asra damga vuracak projelerimizi de hayata geçiriyoruz." şeklinde konuştu.

"İstanbul ekonomimizin de lokomotif şehri"

Her biri İstanbul'un ulaşım sorununun çözümüne katkıda bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü ile Marmaray ve Avrasya Tünelini hizmete sunduklarını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü olacak Çanakkale 1915 Köprüsünün yapımına başladık. 2018 içinde milletimizin hizmetine sunduğumuz bazı hizmetler şunlardır; şubat ayında Tuz Gölü Yeraltı Depolama Tesislerini, mart ayında Artvin'deki Cankurtaran Tünelini, mayıs ayında Kayseri Şehir Hastanesini, haziran ayında oy tünelini, İzmir-Manisa arasındaki Sabuncubeli Tünelini, Azerbaycan'dan Türkiye'ye uzanan TANAP'ı, ağustos ayında Elazığ Şehir Hastanesini, ekim ayında kardeş ülkemiz Azerbaycan ile yapmış olduğumuz dünyanın en prestijli petrol projelerinden biri olan STAR Rafinerisini, ekim ayında İstanbul Havalimanımızın yılda 90 milyon yolcu kapasiteli olan ilk etabını, ayrıca Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerini hizmete sunduk. Yatırım hamlelerimizi hızlandırarak sürdürüyoruz, sürdüreceğiz."

“İhracatta inşallah 176 milyar dolarla rekor kırıyoruz”

İstanbul'un diğer pek çok vasfıyla beraber ekonomimizin de lokomotif şehri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ekonominin olumlu göstergeleri yukarı doğru yükseldiğinde İstanbul'un yüzü güler, aşağı doğru indiğinde kara kara düşünmeye başlar. Geçtiğimiz ağustos ayında tarihimizin en sinsi, en alçak ekonomik saldırılarından birine maruz kaldığımızda da öyle oldu. AK Parti olarak geçtiğimiz 16 yılda ekonomide gerçekleştirdiği yapısal reform ve ortaya koyduğumuz güçlü irade sayesinde bu saldırıyı kısa sürede bertaraf ettik. Gelişmiş sınıfındakiler dahil, başka ülkelerin üstesinden gelmesi yıllar sürecek dalgalanma dönemini hamdolsun birkaç ay içinde istikrar rayına oturtmayı başardık. Böylece ülkemizi diz çöktürtmek isteyenlerin heveslerini bir kez daha kursaklarında bıraktık. Ekonomimizin dengelenme sürecinin somut emarelerini her alanda görmeye başladık. İhracatta inşallah 176 milyar dolarla rekor kırıyoruz. Cari açığımız 30 milyar doların altına düşüyor. İstihdamda tüm sıkıntılara rağmen son 10 yılda 9 milyonluk bir artış sağladık. Büyüme oranımız kur faiz enflasyon dalgalanmasına rağmen ilk üç çeyreğin ortalaması olarak yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Ülkemize gelen doğrudan yatırım rakamı yılın ilk on ayı itibariyle 9 milyar doları buldu." ifadelerini kullandı.

“Savunma sanayi ihtiyaçlarımızın yüzde 65'ini kendimiz üretiyoruz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, savunma sanayi alanındaki yatırımlara da değinerek, "Savunma sanayinde gerçekten çok önemli gelişmeler kaydediyoruz. Artık savunma sanayi ihtiyaçlarımızın yüzde 65'ini kendimiz üretiyoruz. Ayrıca bu ürünleri yurt dışına da ihraç ediyoruz. Sadece tek bir sözleşmeyle Pakistan'a gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolarlık ihracat savunma sanayimizin dünya çapında söz sahibi olmaya başladığının işaretidir." dedi.

Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2018, 17:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5