Ömer Çelik'ten zor soru: 15 Temmuz gecesi neredeydiniz?

AK Parti MKYK toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Ömer Çelik'ten zor soru: 15 Temmuz gecesi neredeydiniz?

Ömer Çelik'in açıklamalarından önemli başlıklar;

'HERKESE UYARIMIZ ŞUDUR'

YSK'nın kararı tartışılıyor. Neredeyse bazı ülkelerde birinci gündem maddesi durumunda. ABD ve AB üyesi ülkelerden YSK kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Herkese uyarımız şudur; bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. Türkiye'deki seçim sonuçlarına ve süreçlerine müdahale edildiğine yönelik ifadelerden ve yorumlardan kaçınılmalıdır.

Demokratik seçimlerde ülkelerde tekrarlanıyor. Demokrasinin olmadığı ülkelerde herhangi bir seçimin tekrarlandığını göremezsiniz. Bu konularda yeterli bilgiye sahip olup değerlendirmede bulunulması saygıyla karşılanır.

'NET BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKACAK'

42 bine yakın oyda bir usulsüzlük tespit edilmiş, sandık görevlileriyle ilgili kamu görevlileri olmamasıyla ilgili bir durum var. Tüm bunları değerlendirerek YSK bir karar vermiştir. Artık önümüzde bir seçim var. Net bir sonuç ortaya çıkacak ve bu sonucu selamlayacağız. Şu anki eksiklikler ortadan kaldırılacak. Usulsüzlüklerin olmayacağı bir seçim olacağı için bir oy farkla kazan seçimi kazanmış olur.

"ABD'NİN DARBECİLERE ÇAĞRI YAPMASINI DÜNYA NOT EDİYOR"

Sonuç olarak 1 oy fazla kim kazansa bile başımızın üstünde yeri vardır. Bu konuyu tam anlamadan eleştiren dış çevrelerin aslında demokrasiye ne kadar uzak tutumlarını anlayabiliriz. Bunlara dayanmak isteyenlerin dayanakların ne kadar zayıf olduğunu görmeleri gerekir. Aynı çevreler Mısır'da darbecilerin yanında yer aldılar. Beraber çalışmak için heyecanlanıyoruz gibisinden açıklama yapmışlardı. Aynı çevreler Sisi demokrasiyi restore ediyor gibi çok enteresan açıklamalar yapmıştı. ABD'li yetkili 'not ettik' diyor. Bu seçim meselesiyle bu kadar ilgili iken, demokrasi konusunda bu hassasiyeti gösterirken Venezuela'da askeri darbe çağrısı yapmaları, seçilmiş kişileri askeri darbeyle uzaklaştırma çabalarını bütün dünya not ediyor.

"BU HATIRLATMAYI YAPANLAR PYD-YPG'YE YARDIM YAPIYORLAR"

İç siyasette bunlara dayananların dayanaklarının ne kadar zayıf olduklarını görmeleri lazım. Türkiye'nin AGİT gibi NATO gibi üyeliğine vurgu yapılarak ortak dayanışma, demokrasi anlaşmalarından bahsediliyor. Bilmeleri gerekir ki biz bu kurumlarla ilgili olarak ilkesel olarak bütün mükellefiyetlerimizi yerine getiriyoruz. Ama bu hatırlatmayı yapanlar PYD/YPG'ye yardım yapıyor. Bir tutarlılık çağrısı yapıyoruz. Demokrasi, hukuk konusunda tutarlık çağrımızı ifade ediyoruz. Türkiye'yi batıya şikayet eden Türkiye içindeki siyasetçilerin bu durumları iyi değerlendirmesi lazım.

"MÜTTEFFİKLERİMİZDEN GEREKEN SAYGIYI BEKLİYORUZ"

Onların ne derece hassas olduklarını 15 Temmuz'daki suskunluklarından iyi biliyoruz. Bedeli ödenmiş gururlu demokrasiyi ülkemizin en büyük kazanımı, zenginliği olarak görüyoruz. Buna herhangi bir şekilde zarar verilmesi karşısında çok büyük bir hassasiyet duyuyoruz. Bu gururlu ve onurlu demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Müttefiklerimizden ve dışımızdaki dünyadan da aynı saygıyı bekliyoruz.  Seçimlerde kapılarımızı açıyoruz, seçimleri izliyoruz. Her seferinde gösterdiğimiz kolaylıklardan dolayı teşekkür ederek ayrılıyorlar.

"CHP MİLLETVEKİLİNİN DARBE ÇAĞRISINA SESSİZ KALMIŞLARDIR"

Bu geleneğin kullandığı kavramlara ve kodlara hakimiz. Bir CHP milletvekili darbe çağrısı yaptı. Ne CHP sözcüleri ne de genel başkanları tarafından kınanmış, uyarılmış değildir. Bir milletin iradesiyle seçilmiş yönetime karşı darbe çağrısı yapmak ahlaki ve siyasi olarak işlenebilecek en büyük suçtur. O kişinin alnında ömür boyu taşıyacağı bir leke olarak durur. CHP Genel Başkanı YSK hakimleri isimlendirerek hedef göstererek bir konuşma yaptı. Hatta soyadlarıyla dalga geçmeye kadar işi götürdü.

"ABD, İSRAİL-FİLİSTİN KONUSUNDA ARABULUCU OLAMAZ"

Türkiye hem kendi hassasiyetleri açısından bu süreci yakından takip ediyor. Aynı zamanda ABD'nin Kudüs kararını, Golan'la ilgili kararını göz önüne aldığımız zaman, ABD'nin İsrail-Filistin arasında güvenilir bir arabulucu olarak görülmüyor. İsrail'in her günkü saldırganlığı maalesef umutlu olmamız için herhangi bir ipucu vermiyor bize.  Kudüs konusunda hassasiyetimiz devam etmektedir.  Şu ana kadar devam etmiş olan İsrail saldırganlığı karşısında herkesi bir kez daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. ABD'nin bu İsrail saldırganlığını desteklemekten vazgeçmesi gerekmektedir.

"RUM YÖNETİMİ VE YUNANİSTAN'IN SONUÇ ALMASI MÜMKÜN DEĞİL"

Türkiye'nin KKTC'nın Türkiye petrollerine devrettiği yaptığı çalışmalara karşı hem Rum tarafının hem Yunanistan'a karşı saldırgan beyanlarını görüyoruz. Bunun tavrımıza etki etmeyeceğini en iyi onlar bilir. Oradaki gemilerimiz Deniz Kuvvetlerimiz tarafından korunuyor. Burada Türkiye'nin tezlerine karşı oldu bittiyle Rum tarafının ya da Yunanistan tarafının herhangi bir sonuç alması mümkün değildir. Burada tüm kazanımlar hem Rum yönetimi hem de Türk toplumu tarafından eşit olarak paylaşılsın. Onları çözümsüzlüğe iten şey AB ülkelerinin Kıbrıs'ın arkasındayız gibilerinden çözümü zorlaştıran tavırlarıdır.

ABDULLAH GÜL VE DAVUTOĞLU SORUSU

Aslında pek çok yerden de benzer eleştirler geldi. Bu başka siyasi partilerden de geldi. Bununla ilgi özel bir değerlendirmemiz olmadı.

"BU ARKADAŞLARIMIZIN 15 TEMMUZ'DA SESİNİ DUYMADIK"

Sayın Cumhurbaşkanımız Afrin sınırına bir ziyarette bulunduğunda, kahraman Memetçiğimizle biraraya geldiğinde kendisine eşlik eden sanatçıların fişleme faaliyetini gördük. Aynı şekilde çeşitli seferlerde sayın Cumhurbaşkanımıza eşlik edenlerden sanatçı olmaktan ziyade başka etiketlerle yaftalandığını gördük. Dolayısıyla bu bizim geleneğimiz değil. Sanatçıların teşkilat mensubu gibi tutum içerisine girmelerinde tercih kendileridir. Biz hep şunu biliriz, sanatçı dediğinizde bir sanatsal yaratıcılık ve bireysellik gelir. Herhangi bir siyasetçi tek bir çağrı yaptığında bunların kenetlenmesi tabii ki vatandaşımızın dikkatini çekmiştir.  Bu arkadaşlarımızın 15 Temmuz'da, genç kızlar üniversiteye alınmazken, parti kapatmalarında seslerini duymadık.  Tabii ki demokratik haklarını kullanacaklardır. Ancak bunu nezih bir üslupla yapmaları gerekir. İyi üslup iyi üslubu çağırır.

"BU KÜRT SEÇMENLERİNE BÜYÜK BİR SAYGISIZLIKTIR"

Kürt seçmen diyerek Kürt vatandaşlarımızın oyunu toplu bir biçimde kim kedi cebinde hazır görüyorsa bu çok büyük saygısızlıktır. Her bir vatandaşımız kendi kanaatine, siyasi hassasiyetine göre oyunu verir. Herkes herkesten etkilenir tabii ki. Bir siyasi parti bazı siyasetçiler, terör odakları Kürt kökenli vatandaşlarımızın oyları kendilerinin egemenlik içindeymiş gibi bir üslup kullanıyorlar. Bunu HDP'nin eş başkanları da kullanıyor. Dolayısıyla bu Kürt vatandaşlarımıza büyük saygısızlıktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5