Dünya

Siyonist işgalcilere ve İsrailli bakana altı ülkeden ortak yaptırım

Mazlum Filistin halkının asırlık yurdunu adım adım gasp eden ve hukuksuzluğu devlet politikası haline getiren siyonist idarecilere karşı diplomatik arenada sarsıcı bir adım atıldı. Aralarında Fransa ve İngiltere'nin de bulunduğu altı Batılı ülke, işgal rejiminin tepe isimlerinden birini ve radikal grupları hedef alan tarihi bir yaptırım kararını duyurdu. Peki, işgalci zihniyete kapıları kapatan bu emsalsiz uyarının perde arkasında hangi gerçekler yatıyor?

Abone Ol

Uzun yıllardır süregelen orantısız baskılara ve sistematik toprak gasplarına karşı uluslararası arenada sessizliğini koruyan bazı Batılı başkentler, sahadaki insanlık dışı tablonun ulaştığı vahim boyut karşısında nihayet harekete geçmek zorunda kaldı. Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten oluşan altılı blok, Batı Şeria'da mazlum Filistinlilerin ata topraklarını yasa dışı yollarla işgal eden ve bölgeyi yaşanmaz hale getiren radikal unsurlara yönelik eş güdümlü bir yaptırım paketi açıkladı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot tarafından kamuoyuna duyurulan bu karar, on yıllardır süregelen haksızlıklar karşısında atılmış gecikmiş ancak diplomatik ağırlığı yüksek bir adım olarak kayıtlara geçti.

Yaptırım kararının en dikkat çekici hedefi ise, Gazze ve Batı Şeria'daki sistematik tahribatın baş aktörlerinden biri olan, işgalci yönetimin Maliye Bakanı Bezalel Smotrich oldu. Uluslararası hukuku hiçe sayarak Batı Şeria'nın tamamen ilhak edilmesini ve Gazze'nin yeniden sömürgeleşmesini savunan bu ismin, Fransa topraklarına girişi resmen yasaklandı. Bakan Barrot’un ifadeleriyle; Filistin yönetimini ekonomik bir darboğaza sürükleyerek mazlum halkın yaşam damarlarını kesmeyi hedefleyen Smotrich'in yanı sıra, yasa dışı gasp faaliyetlerini organize eden dört farklı örgüt ve bu zulme bilfiil iştirak eden yirmi bir radikal isme de kapılar tamamen kapatıldı.

Altı ülkenin dışişleri bakanlıkları tarafından yayımlanan ortak deklarasyon, işgalci gücün himayesinde palazlanan radikal grupların sivil halka yönelik sistematik baskılarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Metinde, evlerinden ve yurtlarından edilmeye çalışılan Filistinlilere karşı sergilenen insanlık dışı muamelelerin, kimi zaman bizzat işgalci güvenlik güçlerinin gözetimi altında gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Yıllardır hiçbir hukuki yaptırımla karşılaşmadan mazlumların yuvalarını tahrip eden ve bölgedeki barış umutlarını dinamitleyen bu yapıların artık cezasız kalmaması gerektiği en üst perdeden dile getirildi.

Diplomatik yaptırımların gölgesinde işgal rejimine verilen nihai mesaj, zulmün ve haksızlığın ilelebet sürdürülemeyeceği gerçeğini bir kez daha yüzlerine çarptı. Söz konusu altı ülke, sahadaki hukuksuzlukların derhal soruşturulması, masumları hedef alan tahriklerin son bulması ve yeni yasa dışı yerleşimlerin durdurulması çağrısında bulunarak, aksi takdirde çok daha ağır tedbirlerin devreye sokulacağını ilan etti. Küresel hegemonyanın koşulsuz desteğine güvenerek Filistin topraklarında fütursuzca hareket eden zihniyetin, müttefikleri tarafından dahi izole edilmeye başlanması, direnen mazlumların haklı davasının uluslararası vicdanda uyandırdığı sarsıntının en somut göstergesi oldu.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }