Namazları vaktinde kılmanın önemi!

Alemlerin yaratıcısı olan Allah (celle celalühü) günde 5 vakit namazı farz kılmıştır ve namazın da bazı şartları vardır. Bunlardan biri de vakittir.

Namazları vaktinde kılmanın önemi!

Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) "Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur" hadisi şerifi namazın önemine işaret etmektedir. Namaz kılarken bazı şartların yerine getirilmesi de gerekmektedir. Bunlardan birisi de namazı vaktinde kılmaktır.

Namazlar; farz, vacip ve nafile olarak ayrılmaktadır. Günde 5 vakit (Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı) olan namazlar farz namazlardır.

Bu namazlari vakti girdikten itibaren, vaktin sonuna kadar edâ edilebilir. Namazı vaktinde kılmanın büyük sevap ve mükâfatları vardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (aleyhisselam), kendisine İbn-i Mes'ud tarafından sorulan "Allah'ı en çok razı eden amel hangisidir?" sorusuna "vakti içinde kılınan namaz" şeklinde cevap vermiştir.

Vaktinde kılınan namazın da en faziletli ve sevaplı olanı, namaz vakti girer girmez kılınan namazdır. Peygamber Efendimiz, bir başka hadisi şerifinde "Namaz vakti nerede girerse hemen kıl. Çünkü fazilet, vaktin evvelindedir" buyurmuştur.

"Namazın ilk vakti, Allah'ın rızasına; orta vakti Allah'ın rahmetine vesiledir. Son vakti ise, Allah'ın affına vâbestedir" denilmektedir.

VAKTİNDE KILINMAYAN NAMAZIN DURUMU

Her namazın kendine ait bir vakti, zaman dilimi vardır. Vakti içinde kılınmayan namazlar kazaya kalmış olur. Kaza namazları her ne kadar kulu namaz borcundan kurtarsa da; kazaya kalan namazlar, vaktinde kılınan namazın verdiği feyiz ve kemâli, uhrevî fayda ve menfaati sağlayamaz.

Farz namazların ciddî bir mâzeret olmadan vaktinde kılınmayıp sonraya terki, kulu sorumluluk altına sokar. Namazın sonradan kazâ edilmesi her ne kadar namaz borcunu düşürürse de ibâdet vazifesinde ihmalkârlık ve kulluk görevini zamanında yapmamak günahını ortadan kaldırmaz.

HANGİ NAMAZ HANGİ VAKİTTE DAHA FAZİLETLİDİR?

Farz olan günde 5 vakit namaz için belirlenen vakitler vardır. Hangi namazın hangi vakitte daha fazletli olduğunu elbette Allah (c.c) bilmektedir. Ancak Peygamber Efendimiz'in bize aktardıkları ile bazı ipuçları elde edilebilmektedir.

SABAH NAMAZI İÇİN FAZİLETLİ VAKİT

Sabah namazını ortalık ağarıncaya kadar geciktirmek müstehabdır. Bunun ölçüsü: Kılınan namazın iadesi gerektiğinde bunu edâ edecek kadar bir zamanın kalmasıdır.

Peygamber Efendimiz'den bu konuda şu hadis rivayet edilmiştir:

"Sabah namazını ortalık ağarıncaya kadar geciktirin. Çünkü bunun sevabı daha büyüktür." (Ebû Dâvud - Tirmizî - îbn Mace, Nesâi : Rafi' b, Hudayc'den.)

ÖĞLE NAMAZININ FAZİLETLİ VAKTİ

Öğle namazı vakit girince, diğer namazlar gibi kılınabilir. Ancak yazın sıcak günlerinde biraz geciktirmek, kışın kısa ve soğuk günlerinde vakit olunca kılmak müstehabdır.

Yazın sıcak günlerinde havanın serinlemeye başlamasına kadar beklenmesi şu hadise dayandırılmaktadır:

Ebû Zerr-i Gıffarî (r.a) diyor ki: Resûlullah (a.s) Efendimizle birlikte bir seferde bulunuyorduk. Müezzin vakit girince ezan okumak istediğinde, Resûlullah (a.s.) ona:

"Havanın biraz serinlemesine kadar bekle." buyurdu. Bir süre sonra o yine ezan okumak istediyse de Resûlullah (a.s.) yine aynı şekilde onu uyardı. Bu ya iki ya da üç defa tekrarlandı; o kadar ki çevremizdeki tepeciklerin gölgesini görmeye başladık. Sonra Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu:

"Doğrusu sıcaklığın şiddetli, cehennemin kaynayıp hararetinin yükselmesindendir. Sıcaklık, şiddetlenince, öğle namazını havanın serinlemesine kadar geciktirin." (Buharî - Müslim)

İKİNDİ NAMAZININ MÜTEHAB VAKTİ

İkindi namazını, güneşin parlaklığının değişmediği vakte kadar geciktirmek müstehabdır. Buradaki değişiklikten maksat, çoğu fakihlere göre, ışınların parlaklığı değil, güneş cirminin gözle rahatlıkla bakılmayacak kadar parlak bulunmasıdır.

Bu konuda Rafi’ bin Hadîs veya Hudaye (r.a.)'den şu rivayet yapılmıştır:

"Biz, Resûlullah (s.a.v) Efendimizle birlikte ikindi namazını kıldıktan sonra deve boğazlayıp onu kısımlara ayırır ve henüz güneş batmadan pişirilen etinden yenilirdi." (Buharî - Müslim)

AKŞAM NAMAZININ MÜSTEHAB VAKTİ

Genellikle akşam namazını vaktin evvelinde kılmak müstehab sayılmıştır. Çünkü bu konudaki tavsiye anlamındaki hadisler çeşitli rivayet yollarıyla nakledilmiş ve çoğu sahih kabul edilmiştir.

"Ümmetim, akşam namazını (vakit girdiğinde) acele ettiği, yatsı namazını da geciktirdiği sürece hayır üzere olacaktır." (Ebû Dâvud)

"Ümmetim, akşam namazını, yıldızlar belirgin duruma gelinceye kadar geciktirmediği sürece fıtrat üzere olacaktır." (İbn Mâce)

YATSI NAMAZININ MÜSTEHAB VAKTİ

Yatsı namazını (yorgun ve uykusuz olmayanların) gecenin üçte birine geciktirmeleri müstehabdır. Bu konuda yapılan sahih rivayette şöyle buyurulmuştur.

"Ümmetime meşakkat vermemiş olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emreder ve yatsı namazını da gecenin üçte birine geciktirirdim." (Tirmizi)

Vitir namazını da (uyanacağına güveni olan kimse için) gecenin sonuna geciktirmek müstehabdır. Kendine güveni olmayanın uyumadan önce kılması müstehabdır. (Et-Tebyin - Fetavâ-yi Hindiyye - İbn Abidin.)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5