banner30

banner29

Aynı tas aynı hamam

Fenerbahçe bu akşam oynanan Yeni Malatyaspor maçıyla birlikte, şampiyonluk şansını adeta mucizeye soktu. Maçın berabere bitmesinin ardından taraftarların takıma tepkisi sürerken, teknik direktör Emre Belözoğlu ise hala şampiyonluk şanslarının olduğunu söyledi. Genç yazar Mert Cengiz de Fenerbahçeliler için üzücü maçı yazısına taşıdı. İşte Cengiz'in yazısı...

Spor 09.04.2021, 00:09
Aynı tas aynı hamam

Fenerbahçe bu akşam oynanan Yeni Malatyaspor maçıyla birlikte, şampiyonluk şansını adeta mucizeye soktu.

Genç kalem Mert Cengiz de sarı-lacivertlilerin Malatya performansını yazısına taşıdı.

İşte o yazı:

Maç öncesi konuştuğumuz birçok arkadaşımız, galibiyet, hatta şampiyonluk bağlamında umudunu dile getirdiler. Fakat sene başında neydiyse genel durum, olmaya devam etti. Fenerbahçe, bir kez daha önemli bir dönemeci zararla kapattı. Beşiktaş’ın kazandığı haftada şampiyonluk yarışından uzaklaşırken, 2.lik yarışı için haftayı bay geçen rakibi Galatasaray’ı umutlandırdı.

Peki olmayan neydi?

Geçen maçın kadrosu göz önüne alındığın, eldeki imkanlarla doğru diyebileceğimiz bir 11 sahadaydı. Etkili olamayan Sinan’ın yerine Osayi’nin kadroya dönüşü, dinamik Malatyaspor orta sahasına karşı, performans düşüklüğü yaşayan Pelkas yerine İrfan Can güzel değişliklerdi.

İlk yarı başlangıcı itibariyle Fenerbahçe, topa hakim olacağını, rakip sahaya yerleşik düzende baskın bir oyun oynayacağının sinyallerini verdi. Nitekim bu durum hemen hemen maç boyunca devam etti. Oyun hakimiyeti ve pas yüzdeleri bağlamında yüksekçe istatistikler elde etti. Malatyaspor ise topu Fenerbahçe’ye verip, topun arkasına geçti.

Gol yine bir duran toptan geldi. Erken öne geçmek Fenerbahçe adına önemliydi. Rakibin gardını düşürebilecek, devamının gelmesini sağlayabilecek bir goldü. Öne geçtikten sonra deplasmandaki her maçını kazanmış bir Fenerbahçe vardı üstelik. Golden sonrada topa sahip olup rakibin üzerine özgüvenle gitmeye devam etti. Arkada az adamla kalınan birkaç pozisyon yenilecek kontralar habercisiydi. Nitekim öyle oldu. Kornerde uzaklaştırılan bir top döndü, Fofana’nın müthiş driblingi ve Mustafa’nın takipçiliğiyle golü buldu Malatyaspor.

Tam burada bu sene neden başarının yakalanmadığıyla alakalı net bir durumla karşılaştık. Fenerbahçe, korner sonrası rakibin yakaladığı kontrada, Göztepe maçında gol yemiş ve 3 puan bırakmıştı Saraçoğlu’nda. Bugün yine çok benzer bir pozisyonda, yine bir hızlı kanat oyuncusu topu aldı, bu sefer kendisi atmak yerine ortayı yaptı ve Mustafa topu boş ağlara gönderdi.

İkinci yarı başında yapılan değişiklikler çok yerindeydi. Dar ve kapalı savunmalara karşı daha etkili olabilecek Pelkas ve Ferdi’nin sahaya sürüldüğünü, özellikle ilk yarıda topun arkasındaki Malatyaspor savunmasını aşmak zor olunca, ikinci yarı daha sık uzaktan şut denendiğini gördük. İyi denilecek bir reaksiyonlardı bunlar. Emre Belözoğlu’nun maçı iyi okuduğunu da gösteriyordu.

Fakat oyuna girenlerin performansları vasatı aşmadı. Kimi zamanlar baskıyı kurabilirken, kimi zaman 2.ve 3.bölgede alelade top çevrildiğine de şahit olduk. Bunların yanında gerçekten şanssızlık diyebileceğimiz iki topun direkten dönmesi, uzatmalarda Pelkas’ın boş kaleye topu gönderememesi gibi sebeplerden ötürü, Fenerbahçe golü bulamadı ve yarışta ağır bir yara aldı. Burada kaleci Ertaç’ı da alkışlamadan geçmeyelim.

Hayatta hatalarla yüzleşmek, onlardan dersler almak tabiri caizse çuvaldızı kendine batırmak, sonrası için müspet denilebilecek gelişmelerin yaşanmasına vesiledir. Fenerbahçe, kendi sahasında oynadığı maçlarda özellikle rakibin kapalı defansını çözmeyi bir şekilde başaramadığı için iç saha performansı bu denli kötü hale geldi. Sezonun geride kalan kısmını, henüz sezonun  başındaki Hatayspor ve Galatasaray maçlarında görünen bir gerçek olmasına rağmen bir türlü çözümü bulunamadı. Sistemsel çözümler gelmediğinde yapılan transferler, gerçeği birle çarpmaktan başka bir işe yaramıyor.

Fenerbahçe’nin defansif anlamda kontra futbolu oynayan takımlara karşı kaybettiği puanlar ortada. Halen bu minvalde goller yemek, hücumsal anlamdaki nakıslığı ve ders çıkarmazlığı burada da devam ettiğini, yapılan müdahalelerin yarayı iyileştirmediğini gösteriyor.

İrfan Buz’u bu noktada tebrik etmek isterim ki, Fenerbahçe’yi çok iyi analiz etmiş. Kendi yarı sahasına çekildiğinde, akan oyun içerisinde çok güzel topun arkasına geçip alan kapattılar. Yakaladıkları topları da doğrudan kanatlara hızlı ve uzun toplarla pozisyon bulmaya çabaladılar.

Ne hücumsal, ne defansif anlamda hiçbir şeyin sezonun gerisinden farklı olmadığı bir Fenerbahçe izledik. Sizce bugün Erol Bulut takımın başında olsaydı, Emre Belözoğlu’ndan neyi farklı yapardı? Aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemek ne kadar mantıklı? 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?