banner29

Kaybedilen puanlar değil, camianın özgüveni

Bu akşam Süper Lig'in kırılma maçlarından biri Vodafone Arena'da oynandı. Nefes kesen mücadele de, Vida'nın kafa golüne Ozan Tufan harika bir vuruşla cevap verdi ve taraflar 1 puanla maçtan ayrıldı. Maçtan sonra Fenerbahçe cephesinde Erol Bulut istifa sesleri yükselirken, genç teknik direktörden 'sonuna kadar savaşacağız' açıklaması; "sezon sonuna kadar Bulut'la devam edilecek." yorumlarının yapılmasına neden oldu. Genç yazar Mert Cengiz'de derbi havasını ve yaşananları Fenerbahçe açısından ele aldı. İşte o yazı...

Spor 21.03.2021, 23:29
Kaybedilen puanlar değil, camianın özgüveni

Beşiktaş ve Fenerbahçe, Süper Lig'in 31. haftasında Vodafone Arena'da karşı karşıya geldi. Tarafların 1'er puanla ayrıldığı maç sonrasında ise Erol Bulut'un takıdmaki geleceği iyice sorgulanmaya başladı.

Genç kalem Mert Cengiz'de yaşanan bu gelişmelerin ışığında Fenerbahçe'nin derbi performansını ve sonrasında yaşanabilecek gelişmeleri yazdı.

İşte o yazı:

Bugün sahaya çıkan Fenerbahçe, öncelikle olarak rakibe bozmak, gol attırmamak ve ileri atılan uzun toplarla gol şansı yakalama peşindeydi. Rakibi özellikle 2.bölgede karşılayıp, net gol pozisyonu vermeden oynamaya gayret etti ilk yarı boyunca. Topu ileride tutma görevini üzerinde bulunduran Samatta, Valencia ve Osayi üçlüsü ileride çarnaçar bir görüntü sergiledikleri için Fenerbahçe ne ileride top tutabildi, ne hücumda istediği pozisyonları yakalayabildi. İleride top tutamadığı içinde, topun sürekli Beşiktaş kontrolünde olması ve karşı atak yemek zorunda kaldı.

Bu görüntülere sahip Fenerbahçe’ye karşı Beşiktaş topa hakim oyun oynarken, ezici diyebileceğimiz oyun üstünlüğünü maç boyunca sağlayamadı. Girdiği birkaç pozisyonda Altay başarılıydı. Beşiktaş adına bence en büyük farkı ortaya çıkartan şey işin mental kısmıydı. Beşiktaş ev sahibi olmanın ve puan durumunun avantajıyla şampiyon gibi oynarken; Fenerbahçe, rakipten çekinen ve oyuna galibiyet karakteri koyan bir görüntüde değildi.

Derbi öncesi kaybedilen Gençlerbirliği maçının kaybedilmesi sonucunda, yarışta eksik maçı olan lider Beşiktaş’tan 5 puan geri duruma düşmüştü. Bu maçtaki izlenimimiz ve Fenerbahçe’nin genel görüntüsü, geçen sene Fenerbahçe’nin çok iyi oynayıp,golünün sayılmayıp hatta net penaltısının verilmediği ve kaçırılan galibiyet sonrasında şampiyon özgüveniyle bir daha sahaya oyun koyamadığı, şampiyonluk yarışından kopma maçı olduğunu sonradan anladığımız Alanyaspor maçı benzeri bir tabloyla karşı karşıyayız. Takım şampiyonluk zihniyetini ve özgüvenini kaybetmiş bir halde.

Muhtemelen ilk yarıya göre farklı bir görüntü ortaya koyacağını düşündüğümüz Fenerbahçe’de ikinci yarının başında, oyundan çıkana kadar alabildiğine etkisiz oyun sergileyen Valencia’nın yaptığı gereksiz faulle kalesinde gol gördü. Bu oyun içinde özgüvensiz Fenerbahçe dağınık görüntüsünü sürdürmek haricinde bir şey yapamadı. Beşiktaş’ta ikinci yarının birçoğunda geri çekilip topu ikinci bölgede dolandırıp, ara ara bulduğu kontralarla da pozisyon üretmeye ve skoru tutmaya çabaladı. Bu dakikalarda Fenerbahçe’yi oyunda tutan kritik anlarda yaptığı kurtarışlarla Altay oldu. Oldukça başarılı performans sergileyen genç kaleci, genel duruşuyla da inanmışlığını ortaya koyarken, taraftarlar “Keşke her futbolcu bu şekilde ruhla oynasa!” dedirtiyor.

Bireysel anlamda ilk kez 11’de olan İrfan Can diri bir görüntü sergilerken; Pelkas, Osayi, Gustavo vasat performanslarda kaldılar. Bariz biçimde sorumluluk alan ve öne çıkan isim Altay oldu. Bu da zaten maçın nasıl geçtiğine dair önemli bir nokta bizim için. Sonradan oyuna dahil olan Ozan Tufan attığı gol ve son dakikalarda dikine koşularla öne çıkan isim olurken, sonradan oyuna giren isimlerden Tisserand, Ferdi ve Thiam müspet işler yapmaktan oldukça uzaktılar.

Öteki taraftan sezon başından bugüne kadar oyununu oldukça geliştiren Beşiktaş, bugünde toplu bir görüntü sergiledi diyebiliriz. Özellikle Aboubakar ile öne geçme, öndeyken farkı arttırma şansları yakaladıkları birçok pozisyon oldu. Orta sahada çok koşan, basan, topu kaybettikten sonra karşı prese geçen bir Beşiktaş izledik. Buradan alınan bir puan ve Fenerbahçe’nin yaşadığı puan kaybı, her türlü şampiyonluk yarışında başarılı bir iş oldu.

Oynattığı futbolla takdire şayan bir iş yapan Sergen Yalçın’ın, sürekli itiraz eden, polemik içerisinde ki görüntüsü geleceğe dönük olarak baktığımızda futbolumuz adına ciddi bir kayıptır. Umarım bu görüntüsünden bir an evvel kurtulur ve öykündüğü isimlere dönüşmez. Bunun yanında maç boyunca Fenerbahçeli oyunculara çıkarttığı ilk kartların benzerlerini; özellikle Rosier ve Welinton başta olmak üzere Beşiktaşlı oyunculara gösterme konusunda çekingen kalan; mesela Samatta’ya gösterdiği kartın benzerini hemen önceki pozisyonunda Aboubakar için kullanmaktan imtina eden Halil Umut Meler yine hakem performansını maçın önüne geçirmeye namzet hale getirmiştir.

Son söz yerine bir şeyler söylemem gerekirse bu maçtaki izlenimlerim, Beşiktaş’ın üstün oyunu, benzer goller itibariyle, Aykut Kocaman’ın takımın başında olduğu ve Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışı verdiği süreçte oynanmış ve 3-1 Beşiktaş’ın üstünlüğüyle sonuçlanmış maçı hatırlattı bana. O maçta Fenerbahçe öne geçmiş, ikinci yarının başında golü Vida’nın kafa vuruşuyla bulan Kartal direnci kırmış ve maçı kazanmıştı. Ezici bir oyun oynamıştı o gün Beşiktaş. Bugün olan o gün olandan ne kadar farklı? Fenerbahçe’nin Aykut Hocayla oynadığı defansif oyunu beğenmeyenler ve kötü yönetildiğini düşünenler bugün Fenerbahçe’yi yönetmekteler. Sonuç bu olacaktı o zaman niye eleştirdiniz? Eleştirdiniz, peki sonuç niye aynı Volkan Demirel? Hep mi MHK, TFF, hakemler ? Acaba Fenerbahçe’de şuan sorsak takımdaki kaç futbolcu, yönetici, çalışan gelecek bir şampiyonluğa inanıyor? Benzer işler dönüyor ve Fenerbahçe kaybetmeye devam ediyor.

Zor ama Fenerbahçe kalan maçlar için yönetimin futbol oynanabilir sıhhatte bir ortam oluşturup, hatalarını kabul edip, sezonu en iyi yerde bitirmesi haricinde konuşulacak bir söz kaldığını düşünmüyorum.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?