banner30

banner29

Son dönemecin ilk galibiyeti

Emre Belözoğlu yönetiminde ilk maçına çıkan Fenerbahçe, Kadıköy'de 65 gün aradan sonra kazandı. Beşiktaş ve Galatasaray'ın da puan kaybettiği haftada sarı-lacivertliler adeta 9 puan almış oldu. Genç yazar Mert Cengiz de Denizlispor karşısında alınan kritik galibiyeti değerlendirdi. İşte Cengiz'in o yazısı...

Spor 05.04.2021, 22:52
Son dönemecin ilk galibiyeti

Emre Belözoğlu yönetiminde ilk maçına çıkan Fenerbahçe, Kadıköy'de 65 gün aradan sonra kazandı. 

Genç yazar Mert Cengiz de yazısında Denizlispor karşısında alınan kritik galibiyeti değerlendirdi.

İşte Cengiz'in o yazısı:

Fenerbahçe Erol Hoca’dan sonra ilk karşılaşmasına, zirvedeki iki rakibinin mağlup oldukları bir atmosferde çıktı. Olası bir galibiyet, Galatasaray’ı altına almak, liderle puan farkını azaltmak anlamında çok kıymetliydi. Emre Belözoğlu, futbolculuğu dönemindeki agresif ve etkili futbolu, Fenerbahçe taraftarına göreve geldiği kısa sürede vaat etmekteydi. Denizlispor ise, kümede kalma ümitlerini korumaya çalışanı ekonomik ve kulüp içi çalkantılarla beraber, ligin en alt basamağında geldi Saraçoğlu’na.

Emre Hoca ilk kez saha kenarında çıktığı mücadelede uzun süredir 11’de şans bulamayan Sinan Gümüş’le başladığını ve orta sahada  milli takım performansıyla dikkat çeken Ozan Tufan’ın 11’e geri döndüğünü gördük. Özellikle sürpriz diyebileceğimiz Sinan tercihi, Osayi’ye göre pas kalitesinin daha yüksek olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

Bu şartlar altında başlayan karşılaşmada, ilk yarı beklenildiği gibi oyunun hakimi Fenerbahçe oldu. Pas sayısı ve top hakimiyeti itibariyle ezici üstünlük kuran Fenerbahçe’nin, oyunun üretkenlik kısmındaysa ciddi eksikliği göze çarptı. Genel itibariyle kanat bekleri üzerinden oyun kurmaya çabalansa da, hücum bölgesinde aynı reaksiyon görülmedi. Hücum varyasyonları itibariyle, ancak açılan ortalar ve duran toplarla tehlike oluşturmaya çalışıldı. Şutlarda ancak ceza alanı dışındaydı ve 2.kez bir maçın ilk yarısını kaleyi bulan şut çekmeden tamamlandı. Özellikle Samatta, Denizlispor tandemi içinde hareketsiz ve silik görüntü çizdi. Dolayısıyla takım halinde ileride top tutma ve pozisyon oluşturma imkanı da kaybolmuş oldu.  

İkinci yarıya ise Fenerbahçe, beklendiği gibi baskılı başladı. Oyunu Denizlispor ceza sahasına kadar yıkmayı başardı. Sık sık köşe atışları ve presle rakibini bunaltan takım bu baskıdan sonuç çıkartamasa da hemen ardından bu sezon kurtarıcısı olan duran toptan gelen golle rahatladı. Fenerbahçe golü bulduktan sonra da topu Denizlispor’a vermedi. Rahat bir görüntü çizerken, pozisyon vermeden sakin bir oyun tercihinde bulundu. Genel itibariyle maçtaki düşük tempo devam etti. Pekte iyi oynanmayan, ter maçı üslubunda bir karşılaşma olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Denizlispor ise genel itibariyle Fenerbahçe’yi karşılamayı, atılacak golden sonra yatmayı düşüneceklerini herkesçe biliniyordu. Akan oyun içerinde bir iki pozisyonda yapılan bireysel hatalar haricinde Denizlispor takım savunmasında oldukça başarılı sayılabilecek bir noktadaydı. Fakat takım olarak 3 puana bu kadar ihtiyaçlarının olduğu maçta, hücum bakımından onlarda çok nakıs kaldılar. Yenilen golden sonraki kısımda da reaksiyon veremediler.

Fenerbahçe genel itibariyle sezon özeti olarak karşımıza çıkan görüntü şu oldu, fazlasıyla hücumda top taşınıp, ileride bir şekilde pozisyona girebiliyorken; sonuçlandırma ve oyunu çözme noktasında eksik kalmasıydı. Bu maçta yine pozisyon itibariyle, 5.20 gol beklentisiyle oynayan Valencia, 7.20 gol beklentisiyle oynayan Samatta, bugünde 1 gol bulabildiler. Bugünle beraber 4 santrafor oyuncusunun beraber yaptığı gol sayısı 20’ye ancak ulaştı. Bu da aslında genel görüntünün ve Fenerbahçe’nin ligdeki konumunu özetleyen bir durum olduğunu düşünüyorum. 

Bazı şeyler Erol Hocanın bıraktığı yerde duruyor. Genel itibariyle coşku istenilen seviyede yalnızca ikinci yarının başından gol dakikasına kadar vardı sahada. Artı şu çok başarılıydı diyebileceğimiz hadise takımın kötü olan iç saha performansına bir yeni leke eklemeden, Ocak ayından sonra ilk kez kazanmak önemliydi. Emre Hocayla çıkılan ilk maçta kazanmak, rakiplerin kaybettiği haftada, son dönemece girilirken kazanmak çok önemliydi.

Gol sonrası oyuncu ve kulübedeki ekibin hep beraber verdiği görüntü, takımda Erol Hocadan sonra kenetlendiğinin mesajıydı bence. Bundan sonra görüntü itibariyle kötü olsa da kazanmak isteyeceği maçlara çıkacak Fenerbahçe. Bu süreçte oyununu geliştirebilirse ne ala.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?