banner5

30.08.2019, 21:58

Şule

1938 doğumlu. 2. Dünya Savaşını yaşamış. Tek parti dönemini, çok partili döneme geçişi, Menderes dönemini yaşamış ve darbeyi görmüş bir kişi.

Şule Yüksel’in benim hayatımda çok önemli bir rolü var. Kız kardeşim başörtüsü sebebi ile okuyamıyor. Dayılarımın kızları Ankara’da Şule Yüksel’in açtığı bir Kız İlahiyat Kursuna katılıyorlar. Burada hem dini bilgiler alacaklar, hem de ortaokul ve lise dersleri alıp dışarıdan bitirecekler. Zaten Şule Yüksel de aynı şekilde okuyamamış. Kız kardeşimle hanım bu vesile ile Ankara’da bu kursta tanışıyorlar. Çünkü hanımım da aynı durumda. 1960’lı yıllardan söz ediyorum. Ben 70 sonrası İstanbul’a gelince ve ardından evlenince Asiye de İstanbul’da Şule Yüksel’in çevresi ile buluşuyor ve birlikte çalışmaya başlıyorlar.

Şule Yüksel, Emine Erdoğan’ı Tayyib Erdoğan’la buluşturan isim. Hanımım da bu ortamda yeni bir çevre kazanıyor.

Şule Yüksel Şenler (29 Mayıs 1938 Kayseri - 28.8.2019 İstanbul), aslen Kıbrıslı. 1960’lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarıyla ün kazandı. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı. Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Örtündü ve kızılca kıyamet koptu. O zamanlar kolaj tekniği ile bugün Photoshop tekniği olarak bilinen bir yöntemle, “Müslüman genç kızlar” için tesettür ve başörtüsü modelleri çiziyordu. Bu modeller daha sonra, malum medya ve çevreler tarafından “Şulebaş” olarak tanıtıldı.

Şule Yüksel yazıları ve konferansları ile bir sözcü ve rol model olmuştu. Genç bir hanım, konuşuyor, yazıyor. Ama o zamanlarda hiçbir kadın hareketi buna destek olmuyordu.

1967’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi, Ali Babacan’ın halası Hatice Babacan, başı örtülü olarak derse girmeye kalkınca Şubat 1968’de senato kararıyla okuldan atıldı. Bunun üzerine, protestocu öğrenciler İlahiyat Fakültesi’ni işgal ettiler.

16 Nisan 1968 tarihli gazetelerde yer alan haberler şöyleydi: İki öğrencinin fakülteden atılışını senato onaylayınca dekan dövmeye kalkan öğrenciler ilahiyat fakültesi binasını işgal etti.

Aslında Şule Yüksel 1959’da, 21 yaşında iken gazetecilik yapmaya başlamıştı. 1965’te tesettüre girdi. Yeni İstiklal gazetesindeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadolu’da verdiği konferanslarla tanındı ve geniş bir destek gördü. Laikçi medya bunu bir irtica provası olarak görüyordu. Cevdet Sunay’a yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı. Bu şöhretinin daha da artmasına yol açtı. 1971’de yine cezaevi yolu gözüktü.

Şule Yüksel, tiyatrocu Abdullah Kars’la evlendi. Müslüman çevrenin sinema ve tiyatro, müzikle ilgisi yoktu. 1970’li yılların başında biz 9 arkadaş MTTB sinema kulübünü kurduk ve “Gençlik köprüsü” isimli filmi çektik. Mesut Uçakan, Salih Diriklik, Osman Sınav o gruptandır. Abdullah Kars’ın tiyatrosu gişe rekorları kırmaktadır. Tiyatro bir tebliğ vesilesidir bir bakıma. Halit Refiğ, Metin Erksan “Ulusal sinema tartışması”nı başlatırken, biz “Milli Sinema dedik”. Mustafa Miyasoğlu, Bekir Oğuz Başaran ile “Yeni Sanat” dergisini yayınladık. Gazetelerimizde “sanat-edebiyat sayfaları” yayınlanmaktadır. MTTB’de tiyatro grubu kuruldu. Bütün bunlar aynı dönemde oluyor. Daha sonra bu açılan yoldan birçok sinemacı ve tiyatrocumuz oldu. Bizim ilk sinema tecrübemizde bize en çok destek verenler arasında Yücel Çakmaklı ve Ali Osman Emirosmanoğlu vardı.

Sinema tiyatro tamam da “Müzik” konusunu ne yapacağız!. Müzik “Teganni” değil mi idi!. 1980’e gelirken İran devriminin müzikli kasetleri ile müzik sorununu da çözdük. Artık “tef” ile sınırlı değildik. İran’dan gelen Azeri ezgilerin ardından Türkçe ezgilerin de önü açıldı.

Bu dönemle ilgili düşünürken, tiyatroda Hasan Nail Canat,  Ulvi Alacakaptan ilk akla gelen isimler. Mesela o yıllarda Cat Stevens Müslüman oldu. 1977 yılında Müslüman oldu, iki yıl sonra da Yusuf İslam adını aldı. Cat Stevens müziği bıraktı. Çok daha sonra yeniden farklı bir şekilde müziğe başladı. Biz Yusuf İslam’a müziği bıraktırdıktan bir yıl kadar sonra müzikle tanıştık. Aslında biz de, hayatı İslami bir istikamete dönüştürmek isterken, biz de dönüştük.. F.Gülen bu dönüşümü reformist bir çerçevede istikamet olarak başka yöne doğru dönüştürmeye çalıştı. Bugün de, Gülen’e destek veren o derin güç, AK Parti ve diğer Müslüman topluluklar üzerinden ve daha çok da aileye odaklanarak bu dönüşümü kendi istikametlerinde sürdürmeye çalışıyor.

Şule Yüksel Şenler, aslında Müslüman kadının, Müslüman kimliği ile “evininin karanlık köşesi”nden çıkıp, çocuklarını doğurup, saldığı sokak, meydan, pazar, mektepte var olma iddiasının “Ben varım ve buradayım” demenin sembol ismi idi. 1960’ların sonuna doğru başlayan Milli Nizam hareketi ve MSP tecrübesi aynı zamana denk gelir. Müslüman kadın siyasi arenada elindeki karanfillerle meydanlarda boy gösterir.

Ben kravat takmıyordum, kadınlara dokunmuyordum artık, farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşayabileceğimizin bir göstergesi olarak her kesimden insanlarla bir aradaydım.

Şule Yüksel Hanım bir yazar. Bir moda tasarımcısı değil ama öyle bir rol de üstlendi bir bakıma. Bir tiyatrocu ile evlendi. Yazdığı “Huzur Sokağı” romanı film oldu. Zaten Şule Yükselin hayatı baştan sona bir romandır. Sinemayla tanıştı. Gazetelere röportajlar veren, mahkemelerde başı dik, kendini savunan salonlarla kalabalık topluluklara hitab eden yeni bir “Müslüman kadın” profilinin öncülerinden biri. Güzel günler de yaşadı, acı günlerde, onun kahkaha atarken bir resmi var mı bilmiyoruz. Hüzün yüklü buruk bir tebessüm, ona daha çok yakışıyor sanki. Allah hepimizin taksiratımızı affetsin. O günleri özlüyor insan bugün. Aklımızın erdiğince, gücümüzün yettiğince bir şeyler yapmaya çalıştık. Bugün sanki daha çok dünyevileştik. İnşallah tekrar aklımızı başımıza alırız.

Şule Yüksel Şenler, her canlı gibi o da öldü. Şimdi bizim ailemizde iki Şule var, o günlerin hatırası olarak, kız kardeşimin kızı Şule, hanımımın kız kardeşinin kızı Şule ve yine o kız kardeşinin gelini Şule! Şule “alaz, alev, yalım, ışık, parıltı” demektir. O karanlık gecelerin ardından aydınlık bir sabahın ilk işaretini hatırlatır. O ismi ile müsemma “Yükselen” bir değerdi. “Neşeli” bir hayatı olmasa da, “Asude bir bahar ülkesi”ne göç etti. O vefat etti. Çileli bir ömrü vardı. Allah (c.c) ona ve bizlere rahmet etsin. O’ndan geldik ve dönüşümüz O’nadır. Nasıl bilirsiniz derseniz, iyi biliriz. Müslümanlardandı. Selam ve dua ile. 

Yorumlar (0)
7
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12